اَلْحِزْبُ الثَّالِثُ ف۪ي يَوْمِ الْأَرْبِعَٓاءِ
Çarşamba Günündeki Üçüncü Hizib
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى رُوحِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ ف۪ي الْأَرْوَاحِ وَعَلٰى جَسَدِه۪ ف۪ي الْأَجْسَادِ وَعَلٰى قَبْرِه۪ ف۪ي الْقُبُورِ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ وَسَلِّمْ
Allah'ım! Ruhlar içinde Efendimiz Muhammed'in ruhuna, bedenler içinde bedenine, kabirler içinde kabrine, âline ve ashabına salât eyle ve selâm eyle.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كُلَّمَا ذَكَرَهُ الذَّاكِرُونَ اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كُلَّمَا غَفَلَ عَنْ ذِكْرِهِ الْغَافِلُونَ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, onu ananlar andıkça salât eyle. Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, onu anmaktan gafil olanlar gafil kaldıkça salât eyle.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الْأُمِّيِّ وَأَزْوَاجِه۪ أُمَّهَاتِ الْمُؤْمِن۪ينَ وَذُرِّيَّتِه۪ وَأَهْلِ بَيْتِه۪ صَلٰوةً وَسَلَامًا لَا يُحْصٰى عَدَدُهُمَا وَلَا يَنْقَطِعُ مَدَدُهُمَا
Allah'ım! Ümmî nebî Efendimiz Muhammed'e, müminlerin anneleri olan eşlerine, zürriyetine ve ehl-i beytine salât eyle ve selâm eyle; sayıları hesap edilemeyen ve arkası kesilmeyen bir salât ve selâm ile.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَدَدَ مَا أَحَاطَ بِه۪ عِلْمُكَ وَأَحْصَاهُ كِتَابُكَ صَلٰوةً تَكُونُ لَكَ رِضَٓاءً وَلِحَقِّه۪ أَدَٓاءً وَأَعْطِهِ الْوَس۪يلَةَ وَالْفَض۪يلَةَ وَالدَّرَجَةَ الرَّف۪يعَةَ وَابْعَثْهُ اَللّٰهُمَّ الْمَقَامَ الْمَحْمُودَ الَّذ۪ي وَعَدْتَهُ وَاجْزِه۪ عَنَّا مَا هُوَ أَهْلُهُ وَعَلٰى جَم۪يعِ إِخْوَانِه۪ مِنَ النَّبِيّ۪ينَ وَالصِّدّ۪يق۪ينَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَالصَّالِح۪ينَ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, ilminin kuşattığı ve kitabının saydığı şeylerin sayısınca salât eyle; Senin için rıza, onun hakkı için eda olan bir salât ile. Ona vesileyi, fazileti ve yüksek dereceyi ver, Allah'ım, onu kendisine vaat ettiğin övülmüş makama ulaştır, onu bizim adımıza lâyık olduğu şeyle mükâfatlandır; nebîlerden, sıddîklardan, şehitlerden ve sâlihlerden olan bütün kardeşlerine de salât eyle.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَأَنْزِلْهُ الْمُنْزَلَ الْمُقَرَّبَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e salât eyle ve onu kıyamet günü yakın kılınmış konağa indir.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ اَللّٰهُمَّ تَوِّجْهُ بِتَاجِ الْعِزِّ وَالرِّضَٓاءِ وَالْكَرَامَةِ اَللّٰهُمَّ أَعْطِ لِسَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَفْضَلَ مَا سَأَلَكَ لِنَفْسِه۪ وَأَعْطِ لِسَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَفْضَلَ مَا سَأَلَكَ لَهُ أَحَدٌ مِنْ خَلْقِكَ وَأَعْطِ لِسَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَفْضَلَ مَا أَنْتَ مَسْؤُولٌ لَهُ إِلٰى يَوْمِ الْقِيَامَةِ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e salât eyle. Allah'ım! Ona izzet, rıza ve keramet tacını giydir. Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, kendisi için Senden istediğinin en üstününü ver, Efendimiz Muhammed'e, yarattıklarından birinin onun için Senden istediğinin en üstününü ver, Efendimiz Muhammed'e, kıyamet gününe kadar onun için Senden istenecek olanın en üstününü ver.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَسَيِّدِنَا اٰدَمَ وَسَيِّدِنَا نُوحٍ وَسَيِّدِنَا اِبْرٰه۪يمَ وَسَيِّدِنَا مُوسٰى وَسَيِّدِنَا ع۪يسٰى وَمَا بَيْنَهُمْ مِنَ النَّبِيّ۪ينَ وَالْمُرْسَل۪ينَ صَلَوَاتُ اللّٰهِ وَسَلَامُهُ عَلَيْهِمْ أَجْمَع۪ينَ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, Efendimiz Âdem'e, Efendimiz Nûh'a, Efendimiz İbrâhim'e, Efendimiz Mûsâ'ya, Efendimiz Îsâ'ya ve aralarındaki nebîlere ve resullere salât eyle. Allah'ın salavatı ve selâmı onların hepsinin üzerine olsun.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى أَب۪ينَا سَيِّدِنَا اٰدَمَ وَأُمِّنَا سَيِّدَتِنَا حَوَّٓاءَ صَلٰوةَ مَلَٓائِكَتِكَ وَأَعْطِهِمَا مِنَ الرِّضْوَانِ حَتّٰى تُرْضِيَهُمَا وَاجْزِهِمَا اللّٰهُمَّ أَفْضَلَ مَا جَازَيْتَ بِه۪ أَبًا وَأُمًّا عَنْ وَلَدَيْهِمَا
Allah'ım! Babamız Efendimiz Âdem'e ve annemiz Hanımefendimiz Havvâ'ya meleklerinin salâtıyla salât eyle, onlara hoşnutluktan, kendilerini hoşnut edinceye kadar ver, Allah'ım, onları bir babayı ve bir anneyi evlatları adına mükâfatlandırdığın en üstün şeyle mükâfatlandır.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا جِبْر۪يلَ وَسَيِّدِنَا م۪يكَٓائ۪يلَ وَسَيِّدِنَا إِسْرَاف۪يلَ وَسَيِّدِنَا عَزْرَٓائ۪يلَ وَحَمَلَةِ الْعَرْشِ وَعَلَى الْمَلَٓائِكَةِ وَالْمُقَرَّب۪ينَ وَعَلٰى جَم۪يعِ الْأَنْبِيَٓاءِ وَالْمُرْسَل۪ينَ صَلَوَاتُ اللّٰهِ وَسَلَامُهُ عَلَيهِمْ أَجْمَع۪ينَ
Allah'ım! Efendimiz Cebrâil'e, Efendimiz Mîkâil'e, Efendimiz İsrâfil'e, Efendimiz Azrâil'e, Arş'ı taşıyanlara, meleklere ve mukarreblere salât eyle; bütün nebîlere ve resullere de. Allah'ın salavatı ve selâmı onların hepsinin üzerine olsun.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَدَدَ مَا عَلِمْتَ وَمِلْءَ مَا عَلِمْتَ وَزِنَةَ مَا عَلِمْتَ وَمِدَادَ كَلِمَاتِكَ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, bildiklerinin sayısınca, bildiklerini dolduracak kadar, bildiklerinin ağırlığınca ve kelimelerinin mürekkebi kadar salât eyle.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلٰوةً مَوْصُولَةً بِالْمَز۪يدِ اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلٰوةً لَا تَنْقَطِعُ أَبَدَ الْاٰبَادِ وَلَا تَب۪يدُ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, artışa bağlanmış bir salât ile salât eyle. Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, ebedler boyunca kesilmeyen ve yok olmayan bir salât ile salât eyle.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاتَكَ الَّت۪ي صَلَّيْتَ عَلَيْهِ وَسَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ سَلَامَكَ الَّذ۪ي سَلَّمْتَ عَلَيْهِ وَاجْزِه۪ عَنَّا مَا هُوَ أَهْلُهُ اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلٰوةً تُرْض۪يكَ وَتُرْض۪يهِ وَتَرْضٰى بِهَا عَنَّا وَاجْزِه۪ عَنَّا مَا هُوَ أَهْلُهُ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, Senin ona ettiğin salâtınla salât eyle, Efendimiz Muhammed'e, Senin ona ettiğin selâmınla selâm eyle, onu bizim adımıza lâyık olduğu şeyle mükâfatlandır. Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, Seni de onu da razı eden ve kendisiyle bizden de razı olacağın bir salât ile salât eyle, onu bizim adımıza lâyık olduğu şeyle mükâfatlandır.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بَحْرِ أَنْوَارِكَ وَمَعْدِنِ أَسْرَارِكَ وَلِسَانِ حُجَّتِكَ وَعَرُوسِ مَمْلَكَتِكَ وَإِمَامِ حَضْرَتِكَ وَطِرَازِ مُلْكِكَ وَخَزَٓائِنِ رَحْمَتِكَ وَطَر۪يقِ شَر۪يعَتِكَ اَلْمُتَلَذِّذِ بِتَوْح۪يدِكَ إِنْسَانِ عَيْنِ الْوُجُودِ وَالسَّبَبِ ف۪ي كُلِّ مَوْجُودٍ عَيْنِ أَعْيَانِ خَلْقِكَ اَلْمُتَقَدِّمِ مِنْ نُورِ ضِيَٓائِكَ صَلٰوةً تَدُومُ بِدَوَامِكَ وَتَبْقٰى بِبَقَٓائِكَ لَا مُنْتَهٰى لَهَا دُونَ عِلْمِكَ صَلٰوةً تُرْض۪يكَ وَتُرْض۪يهِ وَتَرْضٰى بِهَا عَنَّا يَا رَبَّ الْعَالَم۪ينَ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e salât eyle; o, Senin nurlarının denizi, sırlarının madeni, hüccetinin dili, memleketinin güveyi, huzurunun imamı, mülkünün nakışı, rahmetinin hazineleri, şeriatinin yolu, Senin tevhidinden lezzet alan, varlık gözünün göz bebeği, her var olanın sebebi, yarattıklarının seçkinlerinin seçkini, ışığının nurundan öne geçendir. Senin devamınla devam eden, Senin bekanla bâki kalan, ilminden başka sonu olmayan bir salât ile; Seni de onu da razı eden bir salât ile; kendisiyle bizden de razı olacağın bir salât ile, ey âlemlerin Rabbi!
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَدَدَ مَا ف۪ي عِلْمِ اللّٰهِ صَلٰوةً دَٓائِمَةً بِدَوَامِ مُلْكِ اللّٰهِ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, Allah'ın ilmindekilerin sayısınca salât eyle; Allah'ın mülkünün devamıyla daim olan bir salât ile.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰى سَيِّدِنَا اِبْرٰه۪يمَ وَبَارِكْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلٰى سَيِّدِنَا اِبْرٰه۪يمَ وَعَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا اِبْرٰه۪يمَ ف۪ي الْعَالَم۪ينَ إِنَّكَ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ عَدَدَ خَلْقِكَ وَرِضَٓاءَ نَفْسِكَ وَزِنَةَ عَرْشِكَ وَمِدَادَ كَلِمَاتِكَ وَعَدَدَ مَا ذَكَرَكَ بِه۪ خَلْقُكَ ف۪يمَا مَضٰى وَعَدَدَ مَا هُمْ ذَاكِرُونَكَ بِه۪ ف۪يمَا بَقِيَ ف۪ي كُلِّ سَنَةٍ وَشَهْرٍ وَجُمْعَةٍ وَيَوْمٍ وَلَيْلَةٍ وَسَاعَةٍ مِنَ السَّاعَاتِ وَشَمٍّ وَنَفَسٍ وَطَرْفَةٍ وَلَمْحَةٍ مِنَ الْأَبَدِ إِلَى الْأَبَدِ وَاٰبَادِ الدُّنْيَا وَاٰبَادِ الْاٰخِرَةِ وَأَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ لَا يَنْقَطِعُ أَوَّلُهُ وَلَا يَنْفَدُ اٰخِرُهُ
Allah'ım! Efendimiz İbrâhim'e salât ettiğin gibi Efendimiz Muhammed'e salât eyle. Âlemler içinde Efendimiz İbrâhim'e ve Efendimiz İbrâhim'in âline bereket ihsan ettiğin gibi Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline bereket ihsan eyle. Şüphesiz Sen övülmeye lâyıksın, şanı yücesin. Yarattıklarının sayısınca, Kendi rızan kadar, Arş'ının ağırlığınca, kelimelerinin mürekkebi kadar, yarattıklarının geçmişte Seni andığı şeylerin sayısınca, kalan zamanda Seni anacakları şeylerin sayısınca; her yılda, ayda, haftada, günde, gecede ve saatlerden her saatte, her koklayışta, nefeste, göz kırpışta ve bakışta; ebedden ebede, dünyanın ebedleri ve âhiretin ebedleri boyunca, ve bundan daha fazlasıyla; başı kesilmez, sonu tükenmez.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَلٰى قَدْرِ حُبِّكَ ف۪يهِ اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَلٰى قَدْرِ عِنَايَتِكَ بِه۪ اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ حَقَّ قَدْرِه۪ وَمِقْدَارِه۪
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, ona olan sevgin ölçüsünde salât eyle. Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, ona olan inayetin ölçüsünde salât eyle. Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, kadrinin ve değerinin hakkı kadar salât eyle.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلٰوةً تُنْج۪ينَا بِهَا مِنْ جَم۪يعِ الْأَهْوَالِ وَالْاٰفَاتِ وَتَقْض۪ي لَنَا بِهَا جَم۪يعَ الْحَاجَاتِ وَتُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَم۪يعِ السَّيِّئَاتِ وَتَرْفَعُنَا بِهَا أَعْلَى الدَّرَجَاتِ وَتُبَلِّغُنَا بِهَا أَقْصَى الْغَايَاتِ مِنْ جَم۪يعِ الْخَيْرَاتِ ف۪ي الْحَيَاةِ وَبَعْدَ الْمَمَاتِ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e öyle bir salât ile salât eyle ki onunla bizi bütün korkulardan ve âfetlerden kurtarasın, onunla bütün ihtiyaçlarımızı gideresin, onunla bizi bütün kötülüklerden temizleyesin, onunla bizi derecelerin en yükseğine çıkarasın, onunla bizi bütün hayırların en uzak gayelerine ulaştırasın; hayatta ve ölümden sonra.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلٰوةَ الرِّضَٓاءِ وَارْضَ عَنْ أَصْحَابِه۪ رِضَٓاءَ الرِّضٰى
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e rıza salâtıyla salât eyle, ashabından da rızanın rızasıyla razı ol.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ السَّابِقِ لِلْخَلْقِ نُورُهُ وَرَحْمَةٌ لِلْعَالَم۪ينَ ظُهُورُهُ عَدَدَ مَنْ مَضٰى مِنْ خَلْقِكَ وَمَنْ بَقِيَ وَمَنْ سَعِدَ مِنْهُمْ وَمَنْ شَقِيَ صَلٰوةً تَسْتَغْرِقُ الْعَدَّ وَتُح۪يطُ بِالْحَدِّ صَلٰوةً لَا غَايَةَ لَهَا وَلَا مُنْتَهٰى وَلَا اِنْقِضَٓاءَ صَلٰوةً دَٓائِمَةً بِدَوَامِكَ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ وَسَلِّمْ تَسْل۪يمًا مِثْلَ ذَلِكَ
Allah'ım! Nuru yaratılmışlardan önce olan Efendimiz Muhammed'e salât eyle; onun ortaya çıkışı âlemlere rahmettir; yarattıklarından geçmiş olanların ve kalanların, onlardan bahtiyar olanların ve bedbaht olanların sayısınca; sayıyı içine alan ve sınırı kuşatan bir salât ile; gayesi, sonu ve bitişi olmayan bir salât ile; Senin devamınla daim olan bir salât ile; âline ve ashabına da; ve bunun gibi tam bir selâmla selâm eyle.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذ۪ي مَلَأْتَ قَلْبَهُ مِنْ جَلَالِكَ وَعَيْنَهُ مِنْ جَمَالِكَ فَأَصْبَحَ فَرِحًا مُؤَيَّدًا مَنْصُورًا وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ وَسَلِّمْ تَسْل۪يمًا وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى ذَلِكَ
Allah'ım! Kalbini celâlinle, gözünü cemâlinle doldurduğun Efendimiz Muhammed'e salât eyle; böylece o sevinçli, desteklenmiş ve yardım görmüş oldu; âline ve ashabına da; ve tam bir selâmla selâm eyle. Bunun için hamd Allah'a mahsustur.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ عَدَدَ أَوْرَاقِ الزَّيْتُونِ وَجَم۪يعِ الثِّمَارِ اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ عَدَدَ مَا كَانَ وَمَا يَكُونُ وَعَدَدَ مَا أَظْلَمَ عَلَيْهِ اللَّيْلُ وَأَضَٓاءَ عَلَيْهِ النَّهَارُ اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَأَزْوَاجِه۪ وَذُرِّيَّتِه۪ عَدَدَ أَنْفَاسِ أُمَّتِه۪ اَللّٰهُمَّ بِبَرَكَةِ الصَّلٰوةِ عَلَيْهِ اجْعَلْنَا بِالصَّلٰوةِ عَلَيْهِ مِنَ الْفَآئِز۪ينَ وَعَلٰى حَوْضِه۪ مِنَ الْوَارِد۪ينَ الشَّارِب۪ينَ وَبِسُنَّتِه۪ وَطَاعَتِه۪ مِنَ الْعَامِل۪ينَ وَلَا تَحُلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يَا رَبَّ الْعَالَم۪ينَ وَاغْفِرْ لَنَا وَلِوَالِد۪ينَا وَلِجَم۪يعِ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Allah'ım! Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed'e zeytin yapraklarının ve bütün meyvelerin sayısınca salât eyle. Allah'ım! Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed'e olmuş ve olacak şeylerin sayısınca, gecenin üzerine karanlık çöktürdüğü ve gündüzün üzerini aydınlattığı şeylerin sayısınca salât eyle. Allah'ım! Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed'e, âline, eşlerine ve zürriyetine ümmetinin nefesleri sayısınca salât eyle. Allah'ım! Ona getirilen salavatın bereketiyle bizi, ona salavat getirmekle kurtuluşa erenlerden, havzına varıp içenlerden, sünnetiyle ve ona itaatle amel edenlerden eyle; kıyamet günü bizimle onun arasına engel koyma, ey âlemlerin Rabbi! Bizi, anne babamızı ve bütün Müslümanları bağışla. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَكْرَمِ خَلْقِكَ وَسِرَاجِ أُفُقِكَ وَأَفْضَلِ قَٓائِمٍ بِحَقِّكَ الْمَبْعُوثِ بِتَيْس۪يرِكَ وَرِفْقِكَ صَلٰوةً يَتَوَالٰى تَكْرَارُهَا وَتَلُوحُ عَلَى الْأَكْوَانِ أَنْوَارُهَا
Allah'ım! Salât eyle, selâm eyle ve Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline bereket ihsan eyle; o, yarattıklarının en keremlisi, ufkunun kandili, hakkını ayakta tutanların en üstünü, kolaylaştırman ve şefkatinle gönderilendir; tekrarı birbirini izleyen ve nurları kâinatın üzerinde parlayan bir salât ile.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَفْضَلِ مَمْدُوحٍ بِقَوْلِكَ وَأَشْرَفِ دَاعٍ لِلْإِعْتِصَامِ بِحَبْلِكَ وَخَاتَمِ أَنْبِيَٓائِكَ وَرُسُلِكَ صَلٰوةً تُبَلِّغُنَا ف۪ي الدَّارَيْنِ عَم۪يمَ فَضْلِكَ وَكَرَامَةَ رِضْوَانِكَ وَوَصْلِكَ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline salât eyle, selâm eyle ve bereket ihsan eyle; o, Senin sözünle övülenlerin en üstünü, ipine sarılmaya çağıranların en şereflisi, nebîlerinin ve resullerinin sonuncusudur; bizi iki yurtta kuşatıcı lütfuna, rızanın ve vuslatının ikramına ulaştıran bir salât ile.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ أَكْرَمِ الْكُرَمَٓاءِ مِنْ عِبَادِكَ وَأَشْرَفِ الْمُنَاد۪ينَ لِطُرُقِ رَشَادِكَ وَسِرَاجِ أَقْطَارِكَ وَبِلَادِكَ صَلٰوةً لَا تَفْنٰى وَلَا تَب۪يدُ تُبَلِّغُنَا بِهَا كَرَامَةَ الْمَز۪يدِ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline salât eyle, selâm eyle ve bereket ihsan eyle; o, kullarından kerem sahiplerinin en keremlisi, doğru yolunun yollarına çağıranların en şereflisi, bölgelerinin ve beldelerinin kandilidir; yok olmayan ve tükenmeyen bir salât ile; onunla bizi artışın ikramına ulaştırasın.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الرَّف۪يعِ مَقَامُهُ اَلْوَاجِبِ تَعْظ۪يمُهُ وَاحْتِرَامُهُ صَلٰوةً لَا تَنْقَطِعُ أَبَدًا وَلَا تَفْنٰى سَرْمَدًا وَلَا تَنْحَصِرُ عَدَدًا
Allah'ım! Makamı yüce olan Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline salât eyle, selâm eyle ve bereket ihsan eyle; onu yüceltmek ve ona hürmet etmek vâciptir; asla kesilmeyen, sonsuza dek yok olmayan ve sayıyla sınırlanmayan bir salât ile.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰى سَيِّدِنَا اِبْرٰه۪يمَ وَعَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا اِبْرٰه۪يمَ ف۪ي الْعَالَم۪ينَ إِنَّكَ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ
Allah'ım! Âlemler içinde Efendimiz İbrâhim'e ve Efendimiz İbrâhim'in âline salât ettiğin gibi Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline salât eyle. Şüphesiz Sen övülmeye lâyıksın, şanı yücesin.
وَصَلِّ اللّٰهُمَّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كُلَّمَا ذَكَرَهُ الذَّاكِرُونَ وَغَفَلَ عَنْ ذِكْرِهِ الْغَافِلُونَ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline salât eyle; onu ananlar andıkça ve onu anmaktan gafil olanlar gafil kaldıkça.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَارْحَمْ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا وَاٰلَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَبَارِكْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ وَرَحِمْتَ وَبَارَكْتَ عَلٰى سَيِّدِنَا اِبْرٰه۪يمَ وَعَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا اِبْرٰه۪يمَ إِنَّكَ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline salât eyle; Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline merhamet eyle; Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in âline bereket ihsan eyle; Efendimiz İbrâhim'e ve Efendimiz İbrâhim'in âline salât ettiğin, merhamet ettiğin ve bereket ihsan ettiğin gibi. Şüphesiz Sen övülmeye lâyıksın, şanı yücesin.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الْأُمِّيِّ الطَّاهِرِ الْمُطَهَّرِ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَسَلِّمْ
Allah'ım! Temiz ve tertemiz kılınmış ümmî nebî Efendimiz Muhammed'e ve âline salât eyle ve selâm eyle.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مَنْ خَتَمْتَ بِهِ الرِّسَالَةَ وَأَيَّدْتَهُ بِالنَّصْرِ وَالْكَوْثَرِ وَالشَّفَاعَةِ
Allah'ım! Kendisiyle risaleti sona erdirdiğin, yardımla, Kevser'le ve şefaatle desteklediğin zata salât eyle.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا وَمَوْلَانَا مُحَمَّدٍ نَبِيِّ الْحُكْمِ وَالْحِكْمَةِ اَلسِّرَاجِ الْوَهَّاجِ اَلْمَخْصُوصِ بِالْخُلُقِ الْعَظ۪يمِ وَخَتْمِ الرُّسُلِ ذِي الْمِعْرَاجِ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَأَصْحَابِه۪ وَأَتْبَاعِهِ السَّالِك۪ينَ عَلٰى مَنْهَجِهِ الْقَو۪يمِ فَأَعْظِمِ اللّٰهُمَّ بِه۪ مِنْهَاجَ نُجُومِ الْإِسْلَامِ وَمَصَاب۪يحِ الظَّلَامِ اَلْمُهْتَدٰى بِهِمْ ف۪ي ظُلْمَةِ لَيْلِ الشَّكِّ الدَّٓاجِ صَلٰوةً دَٓائِمَةً مُسْتَمِرَّةً مَا تَلَاطَمَتْ ف۪ي الْأَبْحُرِ الْأَمْوَاجُ وَطَافَ بِالْبَيْتِ الْعَت۪يقِ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَم۪يقٍ الْحُجَّاجُ
Allah'ım! Hükmün ve hikmetin nebîsi, ışıl ışıl parlayan kandil, yüce ahlâka has kılınan, resullerin sonuncusu ve Miraç sahibi olan Efendimiz ve Mevlâmız Muhammed'e salât eyle; âline, ashabına ve onun dosdoğru yolunda yürüyen tâbilerine de. Allah'ım! Onunla İslâm'ın yıldızlarının ve karanlığın kandillerinin yolunu yücelt; kapkaranlık şüphe gecesinin karanlığında onlarla yol bulunur. Denizlerde dalgalar çarpıştıkça ve hacılar her derin vadiden gelip Beyt-i Atîk'i tavaf ettikçe devam eden, sürekli bir salât ile.
وَأَفْضَلُ الصَّلٰوةِ وَالتَّسْل۪يمِ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ رَسُولِهِ الْكَر۪يمِ وَصَفْوَتِه۪ مِنَ الْعِبَادِ وَشَف۪يعِ الْخَلَٓائِقِ ف۪ي الْم۪يعَادِ صَاحِبِ الْمَقَامِ الْمَحْمُودِ وَالْحَوْضِ الْمَوْرُودِ اَلنَّاهِضِ بِأَعْبَٓاءِ الرِّسَالَةِ وَالتَّبْل۪يغِ الْأَعَمِّ وَالْمَخْصُوصِ بِشَرَفِ السِّعَايَةِ ف۪ي الصَّلَاحِ الْأَعْظَمِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَعَلٰى اٰلِه۪ صَلٰوةً دَٓائِمَةً مُسْتَمِرَّةَ الدَّوَامِ عَلٰى مَرِّ اللَّيَال۪ي وَالْأَيَّامِ
Salâtın ve selâmın en üstünü Efendimiz Muhammed'in üzerine olsun; o, O'nun kerîm resulü, kullar içinden seçtiği, buluşma gününde yaratılmışların şefaatçisi, övülmüş makamın ve varılan Havz'ın sahibi, risaletin ve en kapsamlı tebliğin yüklerini kaldıran, en büyük salah için çalışma şerefine has kılınandır. Allah ona ve âline salât eylesin; gecelerin ve gündüzlerin geçişi boyunca sürüp giden, daimî bir salât ile.
فَهُوَ سَيِّدُ الْأَوَّل۪ينَ وَالْاٰخِر۪ينَ وَأَفْضَلُ الْأَوَّل۪ينَ وَالْاٰخِر۪ينَ عَلَيْهِ أَفْضَلُ صَلٰوةِ الْمُصَلّ۪ينَ وَأَزْكٰى سَلَامِ الْمُسَلِّم۪ينَ وَأَطْيَبُ ذِكْرِ الذَّاكِر۪ينَ وَأَفْضَلُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَحْسَنُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَجَلُّ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَجْمَلُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَكْمَلُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَسْبَغُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَتَمُّ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَظْهَرُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَعْظَمُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَذْكٰى صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَطْيَبُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَبْرَكُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَزْكٰى صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَنْمٰى صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَوْفٰى صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَسْنٰى صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَعْلٰى صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَكْثَرُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَجْمَعُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَعَمُّ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَدْوَمُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَبْقٰى صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَعَزُّ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَرْفَعُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ وَأَعْظَمُ صَلَوَاتِ اللّٰهِ عَلٰى أَفْضَلِ خَلْقِ اللّٰهِ وَأَحْسَنِ خَلْقِ اللّٰهِ وَأَجَلِّ خَلْقِ اللّٰهِ وَأَكْرَمِ خَلْقِ اللّٰهِ وَأَجْمَلِ خَلْقِ اللّٰهِ وَأَكْمَلِ خَلْقِ اللّٰهِ وَأَتَمِّ خَلْقِ اللّٰهِ وَأَعْظَمِ خَلْقِ اللّٰهِ عِنْدَ اللّٰهِ رَسُولِ اللّٰهِ وَنَبِيِّ اللّٰهِ وَحَب۪يبِ اللّٰهِ وَصَف۪يِّ اللّٰهِ وَنَجِيِّ اللّٰهِ وَخَل۪يلِ اللّٰهِ وَوَلِيِّ اللّٰهِ وَأَم۪ينِ اللّٰهِ وَخ۪يرَةِ اللّٰهِ مِنْ خَلْقِ اللّٰهِ وَنُخْبَةِ اللّٰهِ مِنْ بَرِيَّةِ اللّٰهِ وَصَفْوَةِ اللّٰهِ مِنْ أَنْبِيَٓاءِ اللّٰهِ وَعُرْوَةِ اللّٰهِ وَعِصْمَةِ اللّٰهِ وَنِعْمَةِ اللّٰهِ وَمِفْتَاحِ رَحْمَةِ اللّٰهِ اَلْمُخْتَارِ مِنْ رُسُلِ اللّٰهِ اَلْمُنْتَخَبِ مِنْ خَلْقِ اللّٰهِ اَلْفَٓائِزِ بِالْمَطْلَبِ ف۪ي الْمَرْهَبِ وَالْمَرْغَبِ اَلْمُخْلَصِ ف۪يمَا وُهِبَ أَكْرَمِ مَبْعُوثٍ أَصْدَقِ قَٓائِلٍ أَنْجَحِ شَافِعٍ أَفْضَلِ مُشَفَّعٍ اَلْأَم۪ينِ ف۪يمَا اسْتُودِعَ اَلصَّادِقِ ف۪يمَا بَلَّغَ اَلصَّادِعِ بِأَمْرِ رَبِّه۪ اَلْمُضْطَلِعِ بِمَا حُمِّلَ أَقْرَبِ رُسُلِ اللّٰهِ إِلَى اللّٰهِ وَس۪يلَةً وَأَعْظَمِهِمْ غَدًا عِنْدَ اللّٰهِ مَنْزِلَةً وَفَض۪يلَةً وَأَكْرَمِ أَنْبِيَٓاءِ اللّٰهِ الْكِرَامِ الصَّفْوَةِ عَلَى اللّٰهِ وَأَحَبِّهِمْ إِلَى اللّٰهِ وَأَقْرَبِهِمْ زُلْفٰى لَدَى اللّٰهِ وَأَكْرَمِ الْخَلْقِ عَلَى اللّٰهِ وَأَحْظَاهُمْ وَأَرْضَاهُمْ لَدَى اللّٰهِ وَأَعْلَى النَّاسِ قَدْرًا وَأَعْظَمِهِمْ مَحَلاًّ وَأَكْمَلِهِمْ مَحَاسِنًا وَفَضْلاً وَأَفْضَلِ الْأَنْبِيَٓاءِ دَرَجَةً وَأَكْمَلِهِمْ شَر۪يعَةً وَأَشْرَفِ الْأَنْبِيَٓاءِ نِصَابًا وَأَبْيَنِهِمْ بَيَانًا وَخِطَابًا وَأَفْضَلِهِمْ مَوْلِدًا وَمُهَاجَرًا وَعِتْرَةً وَأَصْحَابًا وَأَكْرَمِ النَّاسِ أَرُومَةً وَأَشْرَفِهِمْ جُرْثُومَةً وَخَيْرِهِمْ نَفْسًا وَأَطْهَرِهِمْ قَلْبًا وَأَصْدَقِهِمْ قَوْلاً وَأَزْكَاهُمْ فِعْلاً وَأَثْبَتِهِمْ أَصْلاً وَأَوْفَاهُمْ عَهْدًا وَأَمْكَنِهِمْ مَجْدًا وَأَكْرَمِهِمْ طَبْعًا وَأَحْسَنِهِمْ صُنْعًا وَأَطْيَبِهِمْ فَرْعًا وَأَكْثَرِهِمْ طَاعَةً وَسَمْعًا وَأَعْلَاهُمْ مَقَامًا وَأَحْلَاهُمْ كَلَامًا وَأَزْكَاهُمْ سَلَامًا وَأَجَلِّهِمْ قَدْرًا وَأَعْظَمِهِمْ فَخْرًا وَأَسْنَاهُمْ فَخْرًا وَأَرْفَعِهِمْ ف۪ي الْمَلَإِ الْأَعْلٰى ذِكْرًا وَأَوْفَاهُمْ عَهْدًا وَأَصْدَقِهِمْ وَعْدًا وَأَكْثَرِهِمْ شُكْرًا وَأَعْلَاهُمْ أَمْرًا وَأَجْمَلِهِمْ صَبْرًا وَأَحْسَنِهِمْ خَيْرًا وَأَقْرَبِهِمْ يُسْرًا وَأَبْعَدِهِمْ مَكَانًا وَأَعْظَمِهِمْ شَأْنًا وَأَثْبَتِهِمْ بُرْهَانًا وَأَرْجَحِهِمْ م۪يزَانًا وَأَوَّلِهِمْ إ۪يمَانًا وَأَوْضَحِهِمْ بَيَانًا وَأَفْصَحِهِمْ لِسَانًا وَأَظْهَرِهِمْ سُلْطَانًا
O, öncekilerin ve sonrakilerin efendisi, öncekilerin ve sonrakilerin en üstünüdür. Salavat getirenlerin salâtının en üstünü, selâm verenlerin selâmının en arısı, zikredenlerin zikrinin en hoşu onun üzerine olsun; Allah'ın salavatının en üstünü, Allah'ın salavatının en iyisi, Allah'ın salavatının en ulusu, Allah'ın salavatının en güzeli, Allah'ın salavatının en mükemmeli, Allah'ın salavatının en bolu, Allah'ın salavatının en tamı, Allah'ın salavatının en açığı, Allah'ın salavatının en büyüğü, Allah'ın salavatının en güzel kokulusu, Allah'ın salavatının en hoşu, Allah'ın salavatının en bereketlisi, Allah'ın salavatının en arısı, Allah'ın salavatının en çok artanı, Allah'ın salavatının en eksiksizi, Allah'ın salavatının en parlağı, Allah'ın salavatının en yücesi, Allah'ın salavatının en çoğu, Allah'ın salavatının en kapsayıcısı, Allah'ın salavatının en yaygını, Allah'ın salavatının en devamlısı, Allah'ın salavatının en kalıcısı, Allah'ın salavatının en azizi, Allah'ın salavatının en yükseği, Allah'ın salavatının en büyüğü, Allah'ın yarattıklarının en üstününe, Allah'ın yarattıklarının en iyisine, Allah'ın yarattıklarının en ulusuna, Allah'ın yarattıklarının en keremlisine, Allah'ın yarattıklarının en güzeline, Allah'ın yarattıklarının en mükemmeline, Allah'ın yarattıklarının en tamına, Allah katında Allah'ın yarattıklarının en büyüğüne olsun; Allah'ın resulüne, Allah'ın nebîsine, Allah'ın sevgilisine, Allah'ın seçkin kuluna, Allah'ın sırdaşına, Allah'ın dostuna, Allah'ın velîsine, Allah'ın eminine, Allah'ın yarattıkları içinden Allah'ın seçtiğine, Allah'ın mahlûkatı içinden Allah'ın güzidesine, Allah'ın nebîleri içinden Allah'ın süzüp seçtiğine, Allah'ın kulpuna ve Allah'ın korumasına, Allah'ın nimetine, Allah'ın rahmetinin anahtarına; Allah'ın resulleri içinden seçilene, Allah'ın yarattıkları içinden ayıklanıp seçilene, korkulan ve umulan yerde dileğine kavuşana, kendisine bağışlanan şeyde hâlis kılınana, gönderilenlerin en keremlisine, söz söyleyenlerin en doğrusuna, şefaat edenlerin en başarılısına, şefaati kabul edilenlerin en üstününe, kendisine emanet edilen şeyde emin olana, tebliğ ettiği şeyde doğru olana, Rabbinin emrini açıkça bildirene, kendisine yükleneni omuzlayana, Allah'ın resulleri içinde vesile bakımından Allah'a en yakın olana, yarın Allah katında mertebe ve fazilet bakımından onların en büyüğüne, Allah'ın seçkin ve kerîm nebîleri içinde Allah katında en keremli olana, onların Allah'a en sevgili olanına, Allah katında yakınlık bakımından onların en yakınına, yaratılmışların Allah katında en keremlisine, Allah katında onların en nasiplisine ve en çok razı olunanına, insanların kadir bakımından en yücesine, onların mevki bakımından en büyüğüne, onların güzellikler ve fazilet bakımından en mükemmeline, nebîlerin derece bakımından en üstününe, onların şeriat bakımından en mükemmeline, nebîlerin asıl bakımından en şereflisine, onların beyan ve hitap bakımından en açığına, onların doğum yeri ve hicret yeri bakımından en üstününe, soyu ve ashabı bakımından da; insanların kök bakımından en keremlisine, onların dal bakımından en şereflisine, onların nefis bakımından en hayırlısına, onların kalp bakımından en temizine, onların söz bakımından en doğrusuna, onların iş bakımından en arısına, onların asıl bakımından en sağlamına, onların ahit bakımından en vefalısına, onların şan bakımından en köklüsüne, onların tabiat bakımından en keremlisine, onların yaptığı iş bakımından en iyisine, onların dal bakımından en hoşuna, onların itaati ve söz dinlemesi en çok olanına, onların makam bakımından en yücesine, onların söz bakımından en tatlısına, onların selâm bakımından en arısına, onların kadir bakımından en ulusuna, onların övünç bakımından en büyüğüne, onların övünç bakımından en parlağına, onların Mele-i A'lâ'da anılış bakımından en yükseğine, onların ahit bakımından en vefalısına, onların vaat bakımından en doğrusuna, onların şükrü en çok olanına, onların emir bakımından en yücesine, onların sabır bakımından en güzeline, onların hayır bakımından en iyisine, onların kolaylık bakımından en yakınına, onların mekân bakımından en uzağına, onların itibar bakımından en büyüğüne, onların burhan bakımından en sağlamına, onların mizan bakımından en ağır basanına, onların iman bakımından ilkine, onların beyan bakımından en açığına, onların dil bakımından en fasihine, onların hâkimiyeti en açık olanına.