447. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ يَهُودِيَّةً جَاءَتْ تَسْأَلُهَا فَقَالَتْ أَعَاذَكِ اللَّهُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ . فَسَأَلَتْ عَائِشَةُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَيُعَذَّبُ النَّاسُ فِي قُبُورِهِمْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَائِذًا بِاللَّهِ مِنْ ذَلِكَ ثُمَّ رَكِبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ غَدَاةٍ مَرْكَبًا فَخَسَفَتِ الشَّمْسُ فَرَجَعَ ضُحًى فَمَرَّ بَيْنَ ظَهْرَانَىِ الْحُجَرِ ثُمَّ قَامَ يُصَلِّي وَقَامَ النَّاسُ وَرَاءَهُ فَقَامَ قِيَامًا طَوِيلاً ثُمَّ رَكَعَ رُكُوعًا طَوِيلاً ثُمَّ رَفَعَ فَقَامَ قِيَامًا طَوِيلاً وَهُوَ دُونَ الْقِيَامِ الأَوَّلِ ثُمَّ رَكَعَ رُكُوعًا طَوِيلاً وَهُوَ دُونَ الرُّكُوعِ الأَوَّلِ ثُمَّ رَفَعَ فَسَجَدَ ثُمَّ قَامَ قِيَامًا طَوِيلاً وَهُوَ دُونَ الْقِيَامِ الأَوَّلِ ثُمَّ رَكَعَ رُكُوعًا طَوِيلاً وَهُوَ دُونَ الرُّكُوعِ الأَوَّلِ ثُمَّ رَفَعَ فَقَامَ قِيَامًا طَوِيلاً وَهُوَ دُونَ الْقِيَامِ الأَوَّلِ ثُمَّ رَكَعَ رُكُوعًا طَوِيلاً وَهُوَ دُونَ الرُّكُوعِ الأَوَّلِ ثُمَّ رَفَعَ ثُمَّ سَجَدَ ثُمَّ انْصَرَفَ فَقَالَ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَقُولَ ثُمَّ أَمَرَهُمْ أَنْ يَتَعَوَّذُوا مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ .
Bana Mâlik'ten anlattı; Yahya b. Saîd'den; Amre bint Abdurrahman'dan; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in eşi Âişe'den [naklettiğine göre]: “Bir Yahudi kadın ondan (bir şey) istemeye geldi ve dedi ki: 'Allah seni kabir azabından korusun.' Bunun üzerine Âişe Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e sordu: 'İnsanlar kabirlerinde azap görürler mi?' Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Bundan Allah'a sığınırım' dedi. Sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bir sabah binitine binip gitti. Derken güneş tutuldu. Kuşluk vakti geri döndü. Hücrelerin arasından geçti. Sonra durup namaza başladı. İnsanlar da arkasında durdu. Uzun bir süre kıyamda durdu. Sonra rükû etti ve rükûyu uzattı. Sonra doğruldu ve uzun bir süre kıyamda durdu; bu, ilk kıyamdan daha kısaydı. Sonra rükû etti ve rükûyu uzattı; bu, ilk rükûdan daha kısaydı. Sonra doğruldu ve secde etti. Sonra kalktı ve uzun bir süre kıyamda durdu; bu, ilk kıyamdan daha kısaydı. Sonra rükû etti ve rükûyu uzattı; bu, ilk rükûdan daha kısaydı. Sonra doğruldu ve uzun bir süre kıyamda durdu; bu, ilk kıyamdan daha kısaydı. Sonra rükû etti ve rükûyu uzattı; bu, ilk rükûdan daha kısaydı. Sonra doğruldu ve secde etti. Sonra ayrıldı ve Allah'ın dilediği kadar konuştu. Sonra onlara kabir azabından Allah'a sığınmalarını emretti.”