606. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، أَنَّهُ قَالَ شَرِبَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ لَبَنًا فَأَعْجَبَهُ فَسَأَلَ الَّذِي سَقَاهُ مِنْ أَيْنَ هَذَا اللَّبَنُ فَأَخْبَرَهُ أَنَّهُ وَرَدَ عَلَى مَاءٍ - قَدْ سَمَّاهُ - فَإِذَا نَعَمٌ مِنْ نَعَمِ الصَّدَقَةِ وَهُمْ يَسْقُونَ فَحَلَبُوا لِي مِنْ أَلْبَانِهَا فَجَعَلْتُهُ فِي سِقَائِي فَهُوَ هَذَا . فَأَدْخَلَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ يَدَهُ فَاسْتَقَاءَهُ . قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ عِنْدَنَا أَنَّ كُلَّ مَنْ مَنَعَ فَرِيضَةً مِنْ فَرَائِضِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ فَلَمْ يَسْتَطِعِ الْمُسْلِمُونَ أَخْذَهَا كَانَ حَقًّا عَلَيْهِمْ جِهَادُهُ حَتَّى يَأْخُذُوهَا مِنْهُ .
Bize Mâlik anlattı; Zeyd b. Eslem'den; dedi ki: Ömer b. el-Hattab bir süt içti ve hoşuna gitti. Kendisine sütü sunan kişiye "Bu süt nereden?" diye sordu. Adam ona, (adını verdiği) bir suya uğradığını, orada zekât develerinin sulandığını gördüğünü, onların sütünden kendisine sağıldığını, kendisinin de bunu süt kabına koyduğunu, işte bu sütün o olduğunu haber verdi. Bunun üzerine Ömer b. el-Hattab elini (boğazına) soktu ve onu kustu. Mâlik dedi ki: "Bizim katımızda hüküm şudur: Kim Allah Azze ve Celle'nin farzlarından bir farzı (zekâtı) vermezse ve Müslümanlar onu alamazlarsa, onu alana kadar o kişiyle savaşmaları üzerlerine hak (görev) olur."