625. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ يُخْرِجُ زَكَاةَ الْفِطْرِ عَنْ غِلْمَانِهِ الَّذِينَ، بِوَادِي الْقُرَى وَبِخَيْبَرَ . وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّ أَحْسَنَ، مَا سَمِعْتُ فِيمَا، يَجِبُ عَلَى الرَّجُلِ مِنْ زَكَاةِ الْفِطْرِ أَنَّ الرَّجُلَ يُؤَدِّي ذَلِكَ عَنْ كُلِّ مَنْ يَضْمَنُ نَفَقَتَهُ وَلاَ بُدَّ لَهُ مِنْ أَنْ يُنْفِقَ عَلَيْهِ وَالرَّجُلُ يُؤَدِّي عَنْ مُكَاتَبِهِ وَمُدَبَّرِهِ وَرَقِيقِهِ كُلِّهِمْ غَائِبِهِمْ وَشَاهِدِهِمْ مَنْ كَانَ مِنْهُمْ مُسْلِمًا وَمَنْ كَانَ مِنْهُمْ لِتِجَارَةٍ أَوْ لِغَيْرِ تِجَارَةٍ وَمَنْ لَمْ يَكُنْ مِنْهُمْ مُسْلِمًا فَلاَ زَكَاةَ عَلَيْهِ فِيهِ . قَالَ مَالِكٌ فِي الْعَبْدِ الآبِقِ إِنَّ سَيِّدَهُ إِنْ عَلِمَ مَكَانَهُ أَوْ لَمْ يَعْلَمْ وَكَانَتْ غَيْبَتُهُ قَرِيبَةً فَهُوَ يَرْجُو حَيَاتَهُ وَرَجْعَتَهُ فَإِنِّي أَرَى أَنْ يُزَكِّيَ عَنْهُ وَإِنْ كَانَ إِبَاقُهُ قَدْ طَالَ وَيَئِسَ مِنْهُ فَلاَ أَرَى أَنْ يُزَكِّيَ عَنْهُ . قَالَ مَالِكٌ تَجِبُ زَكَاةُ الْفِطْرِ عَلَى أَهْلِ الْبَادِيَةِ كَمَا تَجِبُ عَلَى أَهْلِ الْقُرَى وَذَلِكَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرَضَ زَكَاةَ الْفِطْرِ مِنْ رَمَضَانَ عَلَى النَّاسِ عَلَى كُلِّ حُرٍّ أَوْ عَبْدٍ ذَكَرٍ أَوْ أُنْثَى مِنَ الْمُسْلِمِينَ .
Bana Yahya anlattı; Mâlik'ten; Nâfi'den; Abdullah b. Ömer Vadi'l-Kurâ'da ve Hayber'de bulunan köleleri (gılman) adına fıtır sadakası (fitre) verirdi. Bize Mâlik anlattı; dedi ki: "Kişinin fıtır sadakası yükümlülüğü hakkında işittiğim en güzel görüş şudur: Kişi, nafakasını üstlendiği ve mutlaka bakmakla yükümlü olduğu herkes adına bunu öder. Kişi; mükâteb, müdebber ve diğer kölelerinin hepsi adına -uzakta da olsalar yakında da olsalar- öder; ancak onlardan Müslüman olanlar için. Ticaret için olsun veya olmasın fark etmez. Onlardan Müslüman olmayanlar için zekât (fitre) yoktur." Mâlik, kaçak köle (âbık) hakkında dedi ki: "Efendisi onun yerini bilse de bilmese de, eğer kaybolması yakın zamanda olmuşsa ve hayatta olduğunu, döneceğini umuyorsa; onun adına zekât (fitre) vermesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer kaçaklığı uzun sürmüş ve ondan ümidini kesmişse, onun adına zekât vermesi gerektiğini düşünmüyorum." Mâlik dedi ki: "Fıtır sadakası, şehir halkına vacip olduğu gibi bedevilere de vaciptir. Çünkü Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Ramazan fıtır sadakasını insanlar üzerine; Müslümanlardan her hür veya köle, erkek veya kadın üzerine farz kılmıştır."