1624. Hadis
وَحَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَبِي أُنَيْسَةَ، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ زَيْدِ بْنِ الْخَطَّابِ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ عَنْ مُسْلِمِ بْنِ يَسَارٍ الْجُهَنِيِّ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، سُئِلَ عَنْ هَذِهِ الآيَةِ، {وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِنْ بَنِي آدَمَ مِنْ ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَأَشْهَدَهُمْ عَلَى أَنْفُسِهِمْ أَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ قَالُوا بَلَى شَهِدْنَا أَنْ تَقُولُوا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّا كُنَّا عَنْ هَذَا غَافِلِينَ} . فَقَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُسْأَلُ عَنْهَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ اللَّهَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى خَلَقَ آدَمَ ثُمَّ مَسَحَ ظَهْرَهُ بِيَمِينِهِ فَاسْتَخْرَجَ مِنْهُ ذُرِّيَّةً فَقَالَ خَلَقْتُ هَؤُلاَءِ لِلْجَنَّةِ وَبِعَمَلِ أَهْلِ الْجَنَّةِ يَعْمَلُونَ ثُمَّ مَسَحَ ظَهْرَهُ فَاسْتَخْرَجَ مِنْهُ ذُرِّيَّةً فَقَالَ خَلَقْتُ هَؤُلاَءِ لِلنَّارِ وَبِعَمَلِ أَهْلِ النَّارِ يَعْمَلُونَ " . فَقَالَ رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَفِيمَ الْعَمَلُ قَالَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ اللَّهَ إِذَا خَلَقَ الْعَبْدَ لِلْجَنَّةِ اسْتَعْمَلَهُ بِعَمَلِ أَهْلِ الْجَنَّةِ حَتَّى يَمُوتَ عَلَى عَمَلٍ مِنْ أَعْمَالِ أَهْلِ الْجَنَّةِ فَيُدْخِلَهُ بِهِ الْجَنَّةَ وَإِذَا خَلَقَ الْعَبْدَ لِلنَّارِ اسْتَعْمَلَهُ بِعَمَلِ أَهْلِ النَّارِ حَتَّى يَمُوتَ عَلَى عَمَلٍ مِنْ أَعْمَالِ أَهْلِ النَّارِ فَيُدْخِلَهُ بِهِ النَّارَ " .
Bize Yahya anlattı; Mâlik'ten; Zeyd b. Ebî Üneyse'den; Abdülhamîd b. Abdurrahman b. Zeyd b. el-Hattâb'dan; ona Müslim b. Yesâr el-Cühenî'nin haber verdiğine göre; Ömer b. el-Hattâb'a şu ayet hakkında soruldu: {Hani Rabbin, Âdemoğullarının sırtlarından (bellerinden) zürriyetlerini almış ve onları kendilerine şahit tutarak: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" (demişti). Onlar da: "Evet (Rabbimizsin), şahit olduk" demişlerdi. (Bu,) kıyamet günü: "Biz bundan habersizdik" demeyesiniz diyedir.} (A'râf, 172). Ömer b. el-Hattâb şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e bunun hakkında sorulurken işittim. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah Tebâreke ve Teâlâ Âdem'i yarattı. Sonra sağ eliyle (kudretiyle) onun sırtını sıvazladı ve ondan bir zürriyet çıkardı. 'Bunları cennet için yarattım; bunlar cennet ehlinin ameliyle amel edecekler' buyurdu. Sonra (tekrar) onun sırtını sıvazladı ve ondan bir zürriyet çıkardı. 'Bunları da cehennem için yarattım; bunlar da cehennem ehlinin ameliyle amel edecekler' buyurdu." Bir adam: "Ey Allah'ın Resûlü! Öyleyse amel neye yarar (neden amel ediyoruz)?" dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah bir kulu cennet için yarattığında, onu cennet ehlinin ameliyle meşgul eder (çalıştırır). Nihayet o, cennet ehlinin amellerinden bir amel üzere ölür ve Allah onu bu sebeple cennete koyar. Bir kulu cehennem için yarattığında ise, onu cehennem ehlinin ameliyle meşgul eder. Nihayet o, cehennem ehlinin amellerinden bir amel üzere ölür ve Allah onu bu sebeple cehenneme koyar."