1630. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ زِيَادٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ كَعْبٍ الْقُرَظِيِّ، قَالَ قَالَ مُعَاوِيَةُ بْنُ أَبِي سُفْيَانَ وَهُوَ عَلَى الْمِنْبَرِ أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّهُ لاَ مَانِعَ لِمَا أَعْطَى اللَّهُ وَلاَ مُعْطِيَ لِمَا مَنَعَ اللَّهُ وَلاَ يَنْفَعُ ذَا الْجَدِّ مِنْهُ الْجَدُّ مَنْ يُرِدِ اللَّهُ بِهِ خَيْرًا يُفَقِّهْهُ فِي الدِّينِ . ثُمَّ قَالَ مُعَاوِيَةُ سَمِعْتُ هَؤُلاَءِ الْكَلِمَاتِ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى هَذِهِ الأَعْوَادِ .
Bize Mâlik'ten; Yezîd b. Ziyâd'dan; Muhammed b. Ka'b el-Kurazî'den; dedi ki: Muâviye b. Ebî Süfyân minberde iken şöyle dedi: "Ey İnsanlar! Allah'ın verdiğine engel olacak yoktur; Allah'ın vermediğini de verecek yoktur. Zengin sahibine, zenginliği (Allah'ın azabına karşı) fayda vermez. Allah kimin hakkında hayır dilerse onu dinde fakih (anlayışlı) kılar." Sonra Muâviye: "Ben bu kelimeleri şu ağaçların (minberin basamaklarının) üzerinde Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den işittim" dedi.