2287. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَطْلُ الْغَنِيِّ ظُلْمٌ، فَإِذَا أُتْبِعَ أَحَدُكُمْ عَلَى مَلِيٍّ فَلْيَتْبَعْ ".
Abdullah b. Yûsuf bize tahdis etti, [o] dedi ki: Mâlik bize haber verdi. [O] Ebû’z-Zinâd’dan; [o] el-A’rec’den; [o da] Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’dan [naklederek] şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Zenginin [borcunu] geciktirmesi bir zulümdür. Biriniz [alacağını tahsil etmek için] ödeme gücü olan (melî’) birine havale edilirse, o havaleyi kabul etsin.”
2288. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ ذَكْوَانَ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَطْلُ الْغَنِيِّ ظُلْمٌ، وَمَنْ أُتْبِعَ عَلَى مَلِيٍّ فَلْيَتَّبِعْ ".
Muhammed b. Yûsuf bize tahdis etti, [o] dedi ki: Süfyân bize tahdis etti. [O] İbn Zekvân’dan; [o] el-A’rec’den; [o da] Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’dan [naklederek şöyle dedi]: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Zenginin [borcunu] geciktirmesi bir zulümdür. Kim ödeme gücü olan (melî’) birine havale edilirse, o havaleyi kabul etsin.”
2289. Hadis
حَدَّثَنَا الْمَكِّيُّ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ أَبِي عُبَيْدٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كُنَّا جُلُوسًا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِذْ أُتِيَ بِجَنَازَةٍ، فَقَالُوا صَلِّ عَلَيْهَا. فَقَالَ " هَلْ عَلَيْهِ دَيْنٌ ". قَالُوا لاَ. قَالَ " فَهَلْ تَرَكَ شَيْئًا ". قَالُوا لاَ. فَصَلَّى عَلَيْهِ ثُمَّ أُتِيَ بِجَنَازَةٍ أُخْرَى، فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ، صَلِّ عَلَيْهَا. قَالَ " هَلْ عَلَيْهِ دَيْنٌ ". قِيلَ نَعَمْ. قَالَ " فَهَلْ تَرَكَ شَيْئًا ". قَالُوا ثَلاَثَةَ دَنَانِيرَ. فَصَلَّى عَلَيْهَا، ثُمَّ أُتِيَ بِالثَّالِثَةِ، فَقَالُوا صَلِّ عَلَيْهَا. قَالَ " هَلْ تَرَكَ شَيْئًا ". قَالُوا لاَ. قَالَ " فَهَلْ عَلَيْهِ دَيْنٌ ". قَالُوا ثَلاَثَةُ دَنَانِيرَ. قَالَ " صَلُّوا عَلَى صَاحِبِكُمْ ". قَالَ أَبُو قَتَادَةَ صَلِّ عَلَيْهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَعَلَىَّ دَيْنُهُ. فَصَلَّى عَلَيْهِ.
el-Mekkî b. İbrâhîm bize tahdis etti, [o] dedi ki: Yezîd b. Ebî Ubeyd bize tahdis etti. [O] Seleme b. el-Ekva’ radıyallâhu anh’dan [naklederek] şöyle dedi: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in yanında oturduğumuz sırada bir cenaze getirildi. [Sahabiler]: “Onun [cenaze namazını] kıldır” dediler. [Nebi]: “Üzerinde borç var mı?” diye sordu. Onlar: “Hayır” dediler. [Resûlullah]: “Bir şey bıraktı mı?” diye sordu. “Hayır” dediler. Bunun üzerine [cenaze namazını] kıldırdı. Sonra başka bir cenaze getirildi. [Sahabiler]: “Ey Allah’ın Resûlü! Bunun [namazını] kıldır” dediler. [Nebi]: “Üzerinde borç var mı?” diye sordu. “Evet” denildi. [Resûlullah]: “Bir şey bıraktı mı?” diye sordu. Onlar: “Üç dinar” dediler. Bunun üzerine [cenaze namazını] kıldırdı. Sonra üçüncü bir [cenaze] getirildi. [Sahabiler]: “Bunun [namazını] kıldır” dediler. [Nebi]: “Bir şey bıraktı mı?” diye sordu. “Hayır” dediler. [Resûlullah]: “Üzerinde borç var mı?” diye sordu. Onlar: “Üç dinar” dediler. Bunun üzerine [Resûlullah]: “Arkadaşınızın [namazını] siz kıldırın” buyurdu. Ebû Katâde: “Ey Allah’ın Resûlü! Onun namazını kıldır, borcu benim üzerime olsun” dedi. Bunun üzerine [Resûlullah] onun namazını kıldırdı.