Alışveriş (Büyû‘) Kitabı

En-Nesai · Sünen-i Nesai (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

4449. Hadis

أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ أَبُو قُدَامَةَ السَّرَخْسِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ عَمَّتِهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ أَطْيَبَ مَا أَكَلَ الرَّجُلُ مِنْ كَسْبِهِ وَإِنَّ وَلَدَ الرَّجُلِ مِنْ كَسْبِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ubeydullah b. Saîd Ebû Kudâme es-Serahsî haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya b. Saîd, Süfyan'dan, o Mansûr'dan, o Umâre b. Umeyr'den, o halasından, o da Âişe'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kişinin yediği en temiz (helal) şey, kendi kazancındandır. Kişinin çocuğu da kendi kazancındandır."

4450. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ عَمَّةٍ، لَهُ عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ قَالَ إِنَّ أَوْلاَدَكُمْ مِنْ أَطْيَبِ كَسْبِكُمْ فَكُلُوا مِنْ كَسْبِ أَوْلاَدِكُمْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Mansûr haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan haber verdi. Dedi ki: Bize A'meş, İbrahim'den, o Umâre b. Umeyr'den, o da bir halasından, o da Âişe'den naklederek haber verdi ki; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Muhakkak ki çocuklarınız en temiz kazançlarınızdandır; öyleyse çocuklarınızın kazancından yiyin."

4451. Hadis

أَخْبَرَنَا يُوسُفُ بْنُ عِيسَى، قَالَ أَنْبَأَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، قَالَ أَنْبَأَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ أَطْيَبَ مَا أَكَلَ الرَّجُلُ مِنْ كَسْبِهِ وَوَلَدُهُ مِنْ كَسْبِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yûsuf b. Îsâ haber verdi. Dedi ki: Bize Fadl b. Mûsâ haber verdi. Dedi ki: Bize A'meş, İbrahim'den, o Esved'den, o da Âişe'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kişinin yediği en temiz şey, kendi kazancındandır. Çocuğu da kendi kazancındandır."

4452. Hadis

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَفْصِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ النَّيْسَابُورِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي قَالَ، حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ طَهْمَانَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ سَعِيدٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ أَطْيَبَ مَا أَكَلَ الرَّجُلُ مِنْ كَسْبِهِ وَإِنَّ وَلَدَهُ مِنْ كَسْبِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ahmed b. Hafs b. Abdullah en-Nîsâbûrî haber verdi. Dedi ki: Babam bana anlattı. Dedi ki: Bana İbrahim b. Tahmân, Ömer b. Saîd'den, o A'meş'ten, o İbrahim'den, o Esved'den, o da Âişe'den naklederek anlattı. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kişinin yediği en temiz şey, kendi kazancındandır. Muhakkak ki çocuğu da kendi kazancındandır."

4453. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى الصَّنْعَانِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - وَهُوَ ابْنُ الْحَارِثِ - قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ النُّعْمَانَ بْنَ بَشِيرٍ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - فَوَاللَّهِ لاَ أَسْمَعُ بَعْدَهُ أَحَدًا يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - يَقُولُ ‏"‏ إِنَّ الْحَلاَلَ بَيِّنٌ وَإِنَّ الْحَرَامَ بَيِّنٌ وَإِنَّ بَيْنَ ذَلِكَ أُمُورًا مُشْتَبِهَاتٍ ‏"‏ ‏.‏ وَرُبَّمَا قَالَ ‏"‏ وَإِنَّ بَيْنَ ذَلِكَ أُمُورًا مُشْتَبِهَةً ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ وَسَأَضْرِبُ لَكُمْ فِي ذَلِكَ مَثَلاً إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ حَمَى حِمًى وَإِنَّ حِمَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ مَا حَرَّمَ وَإِنَّهُ مَنْ يَرْتَعْ حَوْلَ الْحِمَى يُوشِكْ أَنْ يُخَالِطَ الْحِمَى ‏"‏ ‏.‏ وَرُبَّمَا قَالَ ‏"‏ إِنَّهُ مَنْ يَرْعَى حَوْلَ الْحِمَى يُوشِكْ أَنْ يَرْتَعَ فِيهِ وَإِنَّ مَنْ يُخَالِطِ الرِّيبَةَ يُوشِكْ أَنْ يَجْسُرَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdul'a'lâ es-San'ânî haber verdi. Dedi ki: Bize Hâlid -ki o İbnü'l-Hâris'tir- haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Avn, Şa'bî'den haber verdi. Dedi ki: Nu'mân b. Beşîr'i şöyle derken işittim -dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim (Vallahi ondan sonra kimseyi Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i işittim derken duymadım)-: "Şüphesiz helal bellidir, haram da bellidir. Bu ikisinin arasında ise (helal mi haram mı olduğu tam belli olmayan) şüpheli işler vardır." Bazen de şöyle dedi: "Bu ikisinin arasında şüpheli işler vardır." Devamla şöyle buyurdu: "Size bu konuda bir misal vereceğim: Allah (Azze ve Celle) bir koru (yasak bölge) belirlemiştir. Allah'ın korusu, haram kıldığı şeylerdir. Kim korunun etrafında hayvan otlatırsa, çok geçmeden koruya dalabilir." Bazen de şöyle dedi: "Kim korunun etrafında güderse, çok geçmeden oraya dalabilir. Kim de şüpheli şeylere karışırsa, (harama) cüret etmesi yakındır."

4454. Hadis

حَدَّثَنَا الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّا بْنِ دِينَارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ الْحَفَرِيُّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنِ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَأْتِي عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ مَا يُبَالِي الرَّجُلُ مِنْ أَيْنَ أَصَابَ الْمَالَ مِنْ حَلاَلٍ أَوْ حَرَامٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kâsım b. Zekeriyyâ b. Dînâr haber verdi. Dedi ki: Bize Ebû Dâvûd el-Haferî, Süfyan'dan, o Muhammed b. Abdurrahman'dan, o Makburî'den, o da Ebû Hureyre'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, kişi malı nereden, helalden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine aldırmayacaktır."

4455. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي خَيْرَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَأْتِي عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ يَأْكُلُونَ الرِّبَا فَمَنْ لَمْ يَأْكُلْهُ أَصَابَهُ مِنْ غُبَارِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Ebî Adî, Dâvûd b. Ebî Hind'den, o Saîd b. Ebî Hayre'den, o Hasan'dan, o da Ebû Hureyre'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, (herkes) faiz yiyecek. Yemeyene de tozu (buharı) bulaşacaktır."

4456. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ أَنْبَأَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ يُونُسَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ تَغْلِبَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ مِنْ أَشْرَاطِ السَّاعَةِ أَنْ يَفْشُوَ الْمَالُ وَيَكْثُرَ وَتَفْشُوَ التِّجَارَةُ وَيَظْهَرَ الْعِلْمُ وَيَبِيعَ الرَّجُلُ الْبَيْعَ فَيَقُولَ لاَ حَتَّى أَسْتَأْمِرَ تَاجِرَ بَنِي فُلاَنٍ وَيُلْتَمَسَ فِي الْحَىِّ الْعَظِيمِ الْكَاتِبُ فَلاَ يُوجَدُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi. Dedi ki: Bize Vehb b. Cerîr haber verdi. Dedi ki: Babam bana Yûnus'tan, o Hasan'dan, o da Amr b. Tağlib'den naklederek anlattı. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kıyamet alametlerinden bazıları şunlardır: Malın yayılıp çoğalması, ticaretin yaygınlaşması, ilmin ortaya çıkması, kişinin bir satış yaparken 'Hayır, falan oğullarının tüccarına danışıncaya kadar olmaz' demesi ve koca mahallede bir kâtip (yazıcı) aranıp da bulunamamasıdır."

4457. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنِي قَتَادَةُ، عَنْ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا فَإِنْ صَدَقَا وَبَيَّنَا بُورِكَ فِي بَيْعِهِمَا وَإِنْ كَذَبَا وَكَتَمَا مُحِقَ بَرَكَةُ بَيْعِهِمَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi. O Yahya'dan, o Şu'be'den, o Katâde'den, o Ebu'l-Halîl'den, o Abdullah b. Hâris'ten, o da Hakîm b. Hizâm'dan naklederek haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alıcı ve satıcı, birbirlerinden ayrılmadıkları sürece muhayyerdirler (alışverişi bozabilirler). Eğer doğru söyler ve (kusurları) açıklarlarsa alışverişleri bereketli kılınır. Eğer yalan söyler ve (kusurları) gizlerlerse alışverişlerinin bereketi yok olur."

4458. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ مُدْرِكٍ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ بْنِ عَمْرِو بْنِ جَرِيرٍ، عَنْ خَرَشَةَ بْنِ الْحُرِّ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ ثَلاَثَةٌ لاَ يُكَلِّمُهُمُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلاَ يَنْظُرُ إِلَيْهِمْ وَلاَ يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ ‏"‏ ‏.‏ فَقَرَأَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَبُو ذَرٍّ خَابُوا وَخَسِرُوا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ الْمُسْبِلُ إِزَارَهُ وَالْمُنَفِّقُ سِلْعَتَهُ بِالْحَلِفِ الْكَاذِبِ وَالْمَنَّانُ عَطَاءَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr haber verdi. Muhammed'den, o Şu'be'den, o Alî b. Müdrik'ten, o Ebû Zür'a b. Amr b. Cerîr'den, o Haraşe b. Hürr'den, o da Ebû Zer'den naklederek haber verdi ki; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Üç sınıf insan vardır ki, Allah Kıyamet Günü onlarla konuşmaz, onlara bakmaz ve onları temize çıkarmaz. Onlar için elem verici bir azap vardır." Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bunu okuyunca, Ebû Zer: "Kaybettiler ve hüsrana uğradılar!" dedi. (Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "(Elbisesini kibirle yerlerde) sürüyen, malını yalan yere yemin ederek satan ve yaptığı iyiliği başa kakan."

4459. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ الأَعْمَشُ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ مُسْهِرٍ، عَنْ خَرَشَةَ بْنِ الْحُرِّ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ ثَلاَثَةٌ لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلاَ يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ الَّذِي لاَ يُعْطِي شَيْئًا إِلاَّ مَنَّهُ وَالْمُسْبِلُ إِزَارَهُ وَالْمُنَفِّقُ سِلْعَتَهُ بِالْكَذِبِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan haber verdi. Dedi ki: Bana Süleyman el-A'meş, Süleyman b. Müshir'den, o Haraşe b. Hürr'den, o da Ebû Zer'den naklederek haber verdi ki; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Üç sınıf insan vardır ki, Allah Kıyamet Günü onlara bakmaz, onları temize çıkarmaz ve onlar için elem verici bir azap vardır: Başa kakmadan hiçbir şey vermeyen, (kibirle) elbisesini yerlerde sürüyen ve malını yalanla satan."

4460. Hadis

أَخْبَرَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، قَالَ أَخْبَرَنِي الْوَلِيدُ، - يَعْنِي ابْنَ كَثِيرٍ - عَنْ مَعْبَدِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ الأَنْصَارِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِيَّاكُمْ وَكَثْرَةَ الْحَلِفِ فِي الْبَيْعِ فَإِنَّهُ يُنَفِّقُ ثُمَّ يَمْحَقُ ‏"‏ ‏.‏

Bana Hârûn b. Abdullah haber verdi. Dedi ki: Bize Ebû Üsâme haber verdi. Dedi ki: Bana Velîd -yani İbn Kesîr-, Ma'bed b. Ka'b b. Mâlik'ten, o da Ebû Katâde el-Ensârî'den naklederek haber verdi ki; o, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işitmiş: "Alışverişte çok yemin etmekten sakının! Çünkü o (malı) sattırır ama sonra (bereketini) yok eder."

4461. Hadis

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ السَّرْحِ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْحَلِفُ مَنْفَقَةٌ لِلسِّلْعَةِ مَمْحَقَةٌ لِلْكَسْبِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ahmed b. Amr b. Serh haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Vehb, Yûnus'tan, o İbn Şihâb'dan, o Saîd b. Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den naklederek haber verdi ki; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Yemin, malın sürümünü artırır (satılmasını sağlar) fakat kazancı (bereketi) yok eder."

4462. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ ثَلاَثَةٌ لاَ يُكَلِّمُهُمُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ وَلاَ يَنْظُرُ إِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلاَ يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ رَجُلٌ عَلَى فَضْلِ مَاءٍ بِالطَّرِيقِ يَمْنَعُ ابْنَ السَّبِيلِ مِنْهُ وَرَجُلٌ بَايَعَ إِمَامًا لِدُنْيَا إِنْ أَعْطَاهُ مَا يُرِيدُ وَفَّى لَهُ وَإِنْ لَمْ يُعْطِهِ لَمْ يَفِ لَهُ وَرَجُلٌ سَاوَمَ رَجُلاً عَلَى سِلْعَةٍ بَعْدَ الْعَصْرِ فَحَلَفَ لَهُ بِاللَّهِ لَقَدْ أُعْطِيَ بِهَا كَذَا وَكَذَا فَصَدَّقَهُ الآخَرُ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshak b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Cerîr haber verdi, A'meş'ten, o Ebû Sâlih'ten, o da Ebû Hureyre'den naklederek. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Üç kişi vardır ki, Allah Azze ve Celle Kıyamet Günü onlarla konuşmaz, onlara bakmaz ve onları temize çıkarmaz. Onlar için elem verici bir azap vardır: Yol üzerinde fazla suyu olup da onu yolcudan esirgeyen adam; bir devlet başkanına sırf dünyalık için biat eden, istediğini verirse ona sadık kalan, vermezse sadık kalmayan adam; bir de ikindi vaktinden sonra bir başkasıyla mal pazarlığı yaparken, 'Vallahi buna şu kadar verildi' diye Allah'a yemin eden ve karşısındakini inandıran (ama yalan söyleyen) adam."

4463. Hadis

أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ قُدَامَةَ، عَنْ جَرِيرٍ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي غَرَزَةَ، قَالَ كُنَّا بِالْمَدِينَةِ نَبِيعُ الأَوْسَاقَ وَنَبْتَاعُهَا وَنُسَمِّي أَنْفُسَنَا السَّمَاسِرَةَ وَيُسَمِّينَا النَّاسُ فَخَرَجَ إِلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَمَّانَا بِاسْمٍ هُوَ خَيْرٌ لَنَا مِنَ الَّذِي سَمَّيْنَا بِهِ أَنْفُسَنَا فَقَالَ ‏ "‏ يَا مَعْشَرَ التُّجَّارِ إِنَّهُ يَشْهَدُ بَيْعَكُمُ الْحَلِفُ وَاللَّغْوُ فَشُوبُوهُ بِالصَّدَقَةِ ‏"‏ ‏.‏

Bana Muhammed b. Kudâme haber verdi. Cerîr'den, o Mansûr'dan, o Ebû Vâil'den, o da Kays b. Ebî Ğaraze'den naklederek. Dedi ki: "Biz Medine'de ölçekle mal alıp satardık. Kendimize 'Simsar' derdik, insanlar da bize böyle derdi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yanımıza geldi ve bize kendimize verdiğimiz isimden daha hayırlı bir isim verdi. Şöyle buyurdu: 'Ey tüccarlar topluluğu! Şüphesiz alışverişinize (boş) yemin ve boş söz karışır; siz de onu sadaka ile karıştırın (temizleyin).'"

4464. Hadis

أَخْبَرَنَا أَبُو الأَشْعَثِ، عَنْ خَالِدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، - وَهُوَ ابْنُ أَبِي عَرُوبَةَ - عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ صَالِحٍ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا فَإِنْ بَيَّنَا وَصَدَقَا بُورِكَ لَهُمَا فِي بَيْعِهِمَا وَإِنْ كَذَبَا وَكَتَمَا مُحِقَ بَرَكَةُ بَيْعِهِمَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebu'l-Eş'as haber verdi. Hâlid'den. Dedi ki: Bize Saîd -ki o İbn Ebî Arûbe'dir- haber verdi. Katâde'den, o Sâlih Ebu'l-Halîl'den, o Abdullah b. Hâris'ten, o da Hakîm b. Hizâm'dan naklederek. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alıcı ve satıcı, birbirlerinden ayrılmadıkları sürece muhayyerdirler. Eğer (kusurları) açıklar ve doğru söylerlerse alışverişleri bereketli kılınır. Eğer yalan söyler ve (kusurları) gizlerlerse alışverişlerinin bereketi yok olur."

4465. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْمُتَبَايِعَانِ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ عَلَى صَاحِبِهِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Seleme ve Hâris b. Miskîn haber verdi -okuma Hâris'e yapıldı, ben de dinliyordum; lafız ona (Hâris'e) aittir-. İbnü'l-Kâsım'dan, dedi ki: Bana Mâlik, Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklederek haber verdi ki; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alışveriş yapan iki kişinin her biri, birbirlerinden ayrılmadıkları sürece muhayyerdir (cayma hakkına sahiptir). Ancak 'muhayyerlik satışı' (opsiyonlu satış) müstesnadır."

4466. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا أَوْ يَكُونَ خِيَارًا ‏"‏ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya, Ubeydullah'tan naklederek haber verdi. Dedi ki: Bana Nâfi', İbn Ömer'den naklederek haber verdi ki; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alıcı ve satıcı, birbirlerinden ayrılmadıkları sürece veya (satış) muhayyerlik üzerine (opsiyonlu) olursa, muhayyerdirler."

4467. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيٍّ الْمَرْوَزِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحْرِزُ بْنُ الْوَضَّاحِ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الْمُتَبَايِعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا إِلاَّ أَنْ يَكُونَ الْبَيْعُ كَانَ عَنْ خِيَارٍ فَإِنْ كَانَ الْبَيْعُ عَنْ خِيَارٍ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Alî el-Mervezî haber verdi. Dedi ki: Bize Muhriz b. Vaddâh haber verdi. İsmail'den, o Nâfi'den, o da İbn Ömer'den naklederek. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alıcı ve satıcı, birbirlerinden ayrılmadıkları sürece muhayyerdirler. Ancak satış 'muhayyerlik' (şartı) ile yapılmışsa o başka. Eğer satış 'muhayyerlik' şartı ile yapılmışsa, satış kesinleşmiş olur."

4468. Hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَمْلَى عَلَىَّ نَافِعٌ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا تَبَايَعَ الْبَيِّعَانِ فَكُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ مِنْ بَيْعِهِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا أَوْ يَكُونَ بَيْعُهُمَا عَنْ خِيَارٍ فَإِنْ كَانَ عَنْ خِيَارٍ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Alî b. Meymûn haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, İbn Cüreyc'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Nâfi' bana İbn Ömer'den yazdırdı. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İki taraf alışveriş yaptığında, birbirlerinden ayrılmadıkları sürece veya alışverişleri muhayyerlik üzerine (opsiyonlu) olmadıkça, her birinin alışverişinde muhayyerlik hakkı vardır. Eğer (alışveriş) muhayyerlik üzerine ise, satış kesinleşmiştir."

4469. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَفْتَرِقَا أَوْ يَقُولَ أَحَدُهُمَا لِلآخَرِ اخْتَرْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi. Dedi ki: Bize Abdul'a'lâ haber verdi. Dedi ki: Bize Saîd, Eyyûb'dan, o Nâfi'den, o da İbn Ömer'den naklederek haber verdi ki; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alıcı ve satıcı, birbirlerinden ayrılmadıkları veya biri diğerine 'Seç (alışverişi kesinleştirelim)' demedikçe muhayyerdirler."

4470. Hadis

أَخْبَرَنَا زِيَادُ بْنُ أَيُّوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، قَالَ أَنْبَأَنَا أَيُّوبُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ حَتَّى يَفْتَرِقَا أَوْ يَكُونَ بَيْعَ خِيَارٍ ‏"‏ ‏.‏ وَرُبَّمَا قَالَ نَافِعٌ ‏"‏ أَوْ يَقُولَ أَحَدُهُمَا لِلآخَرِ اخْتَرْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ziyâd b. Eyyûb haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Uleyye haber verdi. Dedi ki: Bize Eyyûb, Nâfi'den, o da İbn Ömer'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alıcı ve satıcı, ayrılıncaya kadar veya 'muhayyerlik satışı' oluncaya kadar muhayyerdirler." Nâfi' bazen şöyle dedi: "Veya biri diğerine 'Seç' deyinceye kadar."

4471. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ حَتَّى يَفْتَرِقَا أَوْ يَكُونَ بَيْعَ خِيَارٍ ‏"‏ ‏.‏ وَرُبَّمَا قَالَ نَافِعٌ ‏"‏ أَوْ يَقُولَ أَحَدُهُمَا لِلآخَرِ اخْتَرْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Leys, Nâfi'den, o da İbn Ömer'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alıcı ve satıcı, ayrılıncaya kadar veya 'muhayyerlik satışı' oluncaya kadar muhayyerdirler." Nâfi' bazen şöyle dedi: "Veya biri diğerine 'Seç' deyinceye kadar."

4472. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ إِذَا تَبَايَعَ الرَّجُلاَنِ فَكُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا بِالْخِيَارِ حَتَّى يَفْتَرِقَا ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ مَرَّةً أُخْرَى ‏"‏ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا وَكَانَا جَمِيعًا أَوْ يُخَيِّرَ أَحَدُهُمَا الآخَرَ فَإِنْ خَيَّرَ أَحَدُهُمَا الآخَرَ فَتَبَايَعَا عَلَى ذَلِكَ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ فَإِنْ تَفَرَّقَا بَعْدَ أَنْ تَبَايَعَا وَلَمْ يَتْرُكْ وَاحِدٌ مِنْهُمَا الْبَيْعَ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Leys, Nâfi'den, o da İbn Ömer'den, o da Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den naklederek haber verdi. Şöyle buyurdu: "İki adam alışveriş yaptığında, ayrılıncaya kadar her biri muhayyerdir." Bir başka sefer şöyle dedi: "Ayrılmadıkları ve bir arada oldukları sürece... Veya biri diğerine seçme hakkı verinceye kadar. Eğer biri diğerine seçme hakkı verir de bu şekilde alışveriş yaparlarsa, satış kesinleşmiş olur. Eğer alışveriş yaptıktan sonra, (henüz) ikisi de satışı feshetmeden ayrılırlarsa, satış yine kesinleşmiş olur."

4473. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ نَافِعًا، يُحَدِّثُ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ الْمُتَبَايِعَيْنِ بِالْخِيَارِ فِي بَيْعِهِمَا مَا لَمْ يَفْتَرِقَا إِلاَّ أَنْ يَكُونَ الْبَيْعُ خِيَارًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَافِعٌ فَكَانَ عَبْدُ اللَّهِ إِذَا اشْتَرَى شَيْئًا يُعْجِبُهُ فَارَقَ صَاحِبَهُ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi. Dedi ki: Bize Abdulvehhâb haber verdi. Dedi ki: Yahya b. Saîd'i şöyle derken işittim: Nâfi'in İbn Ömer'den, o da Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den naklederek şöyle anlattığını duydum: "Şüphesiz alışveriş yapan iki taraf, ayrılmadıkları sürece satışlarında muhayyerdirler. Ancak satış 'muhayyerlik' (şartı) ile yapılmışsa o başka." Nâfi' dedi ki: "Abdullah (b. Ömer), hoşuna giden bir şey satın aldığı zaman (satış kesinleşsin diye hemen) arkadaşından ayrılırdı."

4474. Hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الْمُتَبَايِعَانِ لاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Alî b. Hucr haber verdi. Dedi ki: Bize Hüşeym, Yahya b. Saîd'den haber verdi. Dedi ki: Bize Nâfi', İbn Ömer'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alışveriş yapan iki taraf, ayrılmadıkları sürece aralarında (kesinleşmiş) bir satış yoktur. Ancak 'muhayyerlik satışı' müstesnadır."

4475. Hadis

أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ كُلُّ بَيِّعَيْنِ لاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Alî b. Hucr haber verdi. İsmail'den, o Abdullah b. Dînâr'dan, o da İbn Ömer'den naklederek. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alışveriş yapan her iki taraf, ayrılmadıkları sürece aralarında (kesinleşmiş) bir satış yoktur. Ancak 'muhayyerlik satışı' müstesnadır."

4476. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الْحَكَمِ، عَنْ شُعَيْبٍ، عَنِ اللَّيْثِ، عَنِ ابْنِ الْهَادِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ كُلُّ بَيِّعَيْنِ فَلاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdullah b. Abdulhakem haber verdi. Şuayb'dan, o Leys'ten, o İbnü'l-Hâd'dan, o Abdullah b. Dînâr'dan, o da Abdullah b. Ömer'den naklederek haber verdi ki; o, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işitmiş: "Alışveriş yapan her iki taraf, ayrılmadıkları sürece aralarında (kesinleşmiş) bir satış yoktur. Ancak 'muhayyerlik satışı' müstesnadır."

4477. Hadis

أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مَخْلَدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ كُلُّ بَيِّعَيْنِ لاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdulhamîd b. Muhammed haber verdi. Dedi ki: Bize Mahled haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, Amr b. Dînâr'dan, o da İbn Ömer'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alışveriş yapan her iki taraf, ayrılmadıkları sürece aralarında (kesinleşmiş) bir satış yoktur. Ancak 'muhayyerlik satışı' müstesnadır."

4478. Hadis

أَخْبَرَنَا الرَّبِيعُ بْنُ سُلَيْمَانَ بْنِ دَاوُدَ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ بَكْرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ كُلُّ بَيِّعَيْنِ لاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Rebî' b. Süleyman b. Dâvûd haber verdi. Dedi ki: Bize İshak b. Bekr haber verdi. Dedi ki: Babam bana Yezîd b. Abdullah'tan, o Abdullah b. Dînâr'dan, o da İbn Ömer'den naklederek haber verdi ki; o, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işitmiş: "Alışveriş yapan her iki taraf, ayrılmadıkları sürece aralarında (kesinleşmiş) bir satış yoktur. Ancak 'muhayyerlik satışı' müstesnadır."

4479. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ يَزِيدَ، عَنْ بَهْزِ بْنِ أَسَدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ كُلُّ بَيِّعَيْنِ فَلاَ بَيْعَ بَيْنَهُمَا حَتَّى يَتَفَرَّقَا إِلاَّ بَيْعَ الْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Amr b. Yezîd haber verdi. Behz b. Esed'den, o Şu'be'den, o Abdullah b. Dînâr'dan, o da İbn Ömer'den naklederek. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alışveriş yapan her iki taraf, ayrılmadıkları sürece aralarında (kesinleşmiş) bir satış yoktur. Ancak 'muhayyerlik satışı' müstesnadır."

4480. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا أَوْ يَكُونَ بَيْعُهُمَا عَنْ خِيَارٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, Abdullah b. Dînâr'dan, o da İbn Ömer'den naklederek haber verdi ki; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alışveriş yapan iki taraf, ayrılmadıkları sürece veya alışverişleri muhayyerlik üzerine (opsiyonlu) olmadıkça muhayyerdirler."

4481. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ سَمُرَةَ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ حَتَّى يَتَفَرَّقَا أَوْ يَأْخُذَ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِنَ الْبَيْعِ مَا هَوِيَ وَيَتَخَايَرَانِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi. Dedi ki: Bize Muâz b. Hişâm haber verdi. Dedi ki: Babam bana Katâde'den, o Hasan'dan, o da Semüre'den naklederek haber verdi ki; Nebiyyullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alıcı ve satıcı, ayrılıncaya kadar muhayyerdirler. Veya her biri alışverişten dilediğini alır (kesinleştirir). Üç kere (birbirlerine) seçme hakkı tanırlar."

4482. Hadis

أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، قَالَ أَنْبَأَنَا هَمَّامٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ سَمُرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا وَيَأْخُذْ أَحَدُهُمَا مَا رَضِيَ مِنْ صَاحِبِهِ أَوْ هَوِيَ ‏"‏ ‏.‏

Bana Muhammed b. İsmail b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Yezîd haber verdi. Dedi ki: Bize Hemmâm, Katâde'den, o Hasan'dan, o da Semüre'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alıcı ve satıcı, ayrılmadıkları sürece ve biri diğerinden (aldığına) razı olup dilediğini alıncaya kadar muhayyerdirler."

4483. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْمُتَبَايِعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا إِلاَّ أَنْ يَكُونَ صَفْقَةَ خِيَارٍ وَلاَ يَحِلُّ لَهُ أَنْ يُفَارِقَ صَاحِبَهُ خَشْيَةَ أَنْ يَسْتَقِيلَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Leys, İbn Aclân'dan, o Amr b. Şuayb'dan, o babasından, o da dedesinden naklederek haber verdi ki; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Alıcı ve satıcı, birbirlerinden ayrılmadıkları sürece muhayyerdirler. Ancak 'muhayyerlik anlaşması' (yapılmışsa) müstesnadır. (Satıcının veya alıcının), arkadaşının satışı bozmasından korkarak (hemen) ayrılması helal değildir."

4484. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَجُلاً، ذَكَرَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ يُخْدَعُ فِي الْبَيْعِ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا بِعْتَ فَقُلْ لاَ خِلاَبَةَ ‏"‏ ‏.‏ فَكَانَ الرَّجُلُ إِذَا بَاعَ يَقُولُ لاَ خِلاَبَةَ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd, Mâlik'ten, o Abdullah b. Dînâr'dan, o da İbn Ömer'den naklederek haber verdi ki: "Bir adam Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e, alışverişte sürekli aldatıldığını anlattı. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona: 'Bir şey sattığın (veya aldığın) zaman, "Hile yok! (Lâ hılâbe)" de' buyurdu. Adam bundan sonra alışveriş yaparken hep 'Hile yok!' derdi."

4485. Hadis

أَخْبَرَنَا يُوسُفُ بْنُ حَمَّادٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ رَجُلاً، كَانَ فِي عُقْدَتِهِ ضَعْفٌ كَانَ يُبَايِعُ وَأَنَّ أَهْلَهُ أَتَوُا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا يَا نَبِيَّ اللَّهِ احْجُرْ عَلَيْهِ ‏.‏ فَدَعَاهُ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنَهَاهُ فَقَالَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ إِنِّي لاَ أَصْبِرُ عَنِ الْبَيْعِ ‏.‏ قَالَ ‏ "‏ إِذَا بِعْتَ فَقُلْ لاَ خِلاَبَةَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yûsuf b. Hammâd haber verdi. Dedi ki: Bize Abdul'a'lâ haber verdi. Saîd'den, o Katâde'den, o da Enes'ten naklederek. Dedi ki: "Bir adam vardı, akli dengesinde (veya alışveriş bilgisinde) zayıflık vardı ama alışveriş yapardı. Ailesi Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'e gelip: 'Ey Allah'ın Nebisi, onu (alışverişten) men et (kısıtla)' dediler. Allah'ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem onu çağırdı ve (alışverişten) nehyetti. Adam: 'Ey Allah'ın Nebisi! Ben alışveriş yapmadan duramam' dedi. Bunun üzerine (Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: 'O halde alışveriş yaptığın zaman "Hile yok!" de.'"

4486. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو كَثِيرٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا بَاعَ أَحَدُكُمُ الشَّاةَ أَوِ اللَّقْحَةَ فَلاَ يُحَفِّلْهَا ‏"‏ ‏.‏

Bize İshak b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Abdurrazzâk haber verdi. Bize Ma'mer anlattı. Yahya b. Ebî Kesîr'den. Dedi ki: Bana Ebû Kesîr anlattı ki; o, Ebû Hureyre'yi şöyle derken işitmiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden biri bir koyun veya deve satacağı zaman, (sütü çok görünsün diye) memesinde süt biriktirmesin."

4487. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَلَقُّوا الرُّكْبَانَ لِلْبَيْعِ وَلاَ تُصَرُّوا الإِبِلَ وَالْغَنَمَ مَنِ ابْتَاعَ مِنْ ذَلِكَ شَيْئًا فَهُوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ فَإِنْ شَاءَ أَمْسَكَهَا وَإِنْ شَاءَ أَنْ يَرُدَّهَا رَدَّهَا وَمَعَهَا صَاعُ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Mansûr haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan haber verdi, Ebu'z-Zinâd'dan, o A'rec'den, o da Ebû Hureyre'den naklederek. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "(Şehre mal getiren) binekli tüccarları (piyasayı öğrenmeden) yolda karşılamayın. Develerin ve koyunların sütünü memelerinde (sağmayarak) bekletmeyin. Kim böyle bir hayvan satın alırsa, (sağdıktan sonra) şu iki seçenekten hangisi hayırlı ise onu yapma hakkına sahiptir: Dilerse hayvanı tutar, dilerse onu geri verir ve beraberinde bir sâ' hurma verir."

4488. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْحَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنِي دَاوُدُ بْنُ قَيْسٍ، عَنِ ابْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنِ اشْتَرَى مُصَرَّاةً فَإِنْ رَضِيَهَا إِذَا حَلَبَهَا فَلْيُمْسِكْهَا وَإِنْ كَرِهَهَا فَلْيَرُدَّهَا وَمَعَهَا صَاعٌ مِنْ تَمْرٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshak b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah b. Hâris haber verdi. Dedi ki: Bana Dâvûd b. Kays haber verdi. İbn Yesâr'dan, o da Ebû Hureyre'den naklederek. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim musarra (sütü memesinde bekletilmiş) bir hayvan satın alırsa, onu sağdıktan sonra eğer razı olursa tutsun. Eğer hoşlanmazsa onu geri versin ve beraberinde bir sâ' hurma versin."

4489. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ أَبُو الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنِ ابْتَاعَ مُحَفَّلَةً أَوْ مُصَرَّاةً فَهُوَ بِالْخِيَارِ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ إِنْ شَاءَ أَنْ يُمْسِكَهَا أَمْسَكَهَا وَإِنْ شَاءَ أَنْ يَرُدَّهَا رَدَّهَا وَصَاعًا مِنْ تَمْرٍ لاَ سَمْرَاءَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Mansûr haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, Eyyûb'dan, o Muhammed'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Ebû Hureyre'nin şöyle dediğini işittim: Ebu'l-Kâsım sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim muhaffele veya musarra (sütü memesinde bekletilmiş) bir hayvan satın alırsa, üç gün muhayyerlik hakkına sahiptir. Dilerse onu tutar, dilerse geri verir. Geri verirse beraberinde buğday değil, bir sâ' hurma verir."

4490. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، وَوَكِيعٌ، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ مَخْلَدِ بْنِ خُفَافٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ الْخَرَاجَ بِالضَّمَانِ ‏.‏

Bize İshak b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Îsâ b. Yûnus ve Vekî' haber verdiler. Dediler ki: Bize İbn Ebî Zi'b, Mahled b. Hufâf'tan, o Urve'den, o da Âişe'den naklederek haber verdi. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, kazancın (gelirin), riski (tazmin sorumluluğunu) üstlenene ait olduğuna hükmetti."

4491. Hadis

أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ تَمِيمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ حَدَّثَنِي شُعْبَةُ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ التَّلَقِّي وَأَنْ يَبِيعَ مُهَاجِرٌ لِلأَعْرَابِيِّ وَعَنِ التَّصْرِيَةِ وَالنَّجْشِ وَأَنْ يَسْتَامَ الرَّجُلُ عَلَى سَوْمِ أَخِيهِ وَأَنْ تَسْأَلَ الْمَرْأَةُ طَلاَقَ أُخْتِهَا ‏.‏

Bana Abdullah b. Muhammed b. Temîm haber verdi. Dedi ki: Bize Haccâc haber verdi. Dedi ki: Bana Şu'be, Adî b. Sâbit'ten, o Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den naklederek haber verdi. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem; (ticaret kervanlarını) yolda karşılamayı, şehirlinin köylü (bedevi) adına satış yapmasını, (hayvanın) sütünü memesinde bekletmeyi (tasriye), müşteri kızıştırmayı (neceş), bir kişinin din kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasını ve bir kadının (kıskançlık sebebiyle) kız kardeşinin (kocasının diğer eşinin) boşanmasını istemesini yasakladı."

4492. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الزِّبْرِقَانِ، قَالَ حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ عُبَيْدٍ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ وَإِنْ كَانَ أَبَاهُ أَوْ أَخَاهُ ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr haber verdi. Dedi ki: Bana Muhammed b. Zibrikân haber verdi. Dedi ki: Bize Yûnus b. Ubeyd, Hasan'dan, o da Enes'ten naklederek haber verdi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, babası veya kardeşi bile olsa, şehirlinin köylü (bedevi) adına satış yapmasını yasakladı."

4493. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ نُوحٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا يُونُسُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ نُهِينَا أَنْ يَبِيعَ، حَاضِرٌ لِبَادٍ وَإِنْ كَانَ أَخَاهُ أَوْ أَبَاهُ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ haber verdi. Dedi ki: Bana Sâlim b. Nûh haber verdi. Dedi ki: Bize Yûnus, Muhammed b. Sîrîn'den, o da Enes b. Mâlik'ten naklederek haber verdi. Dedi ki: "Kardeşi veya babası bile olsa, şehirlinin köylü (bedevi) adına satış yapması bize yasaklandı."

4494. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ نُهِينَا أَنْ يَبِيعَ، حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdul'a'lâ haber verdi. Dedi ki: Bize Hâlid haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Avn, Muhammed'den, o da Enes'ten naklederek haber verdi. Dedi ki: "Şehirlinin köylü (bedevi) adına satış yapması bize yasaklandı."

4495. Hadis

أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرًا، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ يَبِيعُ حَاضِرٌ لِبَادٍ دَعُوا النَّاسَ يَرْزُقُ اللَّهُ بَعْضَهُمْ مِنْ بَعْضٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize İbrahim b. Hasan haber verdi. Dedi ki: Bize Haccâc haber verdi. Dedi ki: İbn Cüreyc, "Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi ki; Câbir'i şöyle derken işitmiş" dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şehirli, köylü (bedevi) adına satış yapmasın. İnsanları (kendi hallerine) bırakın; Allah bazısını bazısı vesilesiyle rızıklandırsın."

4496. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَلَقُّوا الرُّكْبَانَ لِلْبَيْعِ وَلاَ يَبِعْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَيْعِ بَعْضٍ - وَلاَ تَنَاجَشُوا - وَلاَ يَبِيعُ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe, Mâlik'ten, o Ebu'z-Zinâd'dan, o A'rec'den, o da Ebû Hureyre'den naklederek haber verdi ki; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "(Şehre mal getiren) binekli tüccarları (piyasayı öğrenmeden) yolda karşılamayın. Biriniz diğerinin satışı üzerine satış yapmasın. Müşteri kızıştırmayın (neceş yapmayın). Şehirli de köylü adına satış yapmasın."

4497. Hadis

أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الْحَكَمِ بْنِ أَعْيَنَ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ اللَّيْثِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ كَثِيرِ بْنِ فَرْقَدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنِ النَّجْشِ وَالتَّلَقِّي وَأَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏

Bize Abdurrahman b. Abdullah b. Abdulhakem b. A'yen haber verdi. Dedi ki: Bize Şuayb b. Leys, babasından, o Kesîr b. Ferkad'dan, o Nâfi'den, o da Abdullah'tan naklederek haber verdi ki; "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem; müşteri kızıştırmayı (neceş), (ticaret kervanlarını) yolda karşılamayı ve şehirlinin köylü (bedevi) adına satış yapmasını yasakladı."

4498. Hadis

أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ التَّلَقِّي ‏.‏

Bize Ubeydullah b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya, Ubeydullah'tan, o Nâfi'den, o da İbn Ömer'den naklederek haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, (tüccarları) yolda karşılamayı yasakladı."

4499. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ قُلْتُ لأَبِي أُسَامَةَ أَحَدَّثَكُمْ عُبَيْدُ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ تَلَقِّي الْجَلَبِ حَتَّى يَدْخُلَ بِهَا السُّوقَ فَأَقَرَّ بِهِ أَبُو أُسَامَةَ وَقَالَ نَعَمْ ‏.‏

Bize İshak b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Ebû Üsâme'ye: "Ubeydullah size Nâfi'den, o da İbn Ömer'den naklederek; 'Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, (dışarıdan getirilen) mal pazara girmeden önce (yolda) karşılanmasını yasakladı' diye haber verdi mi?" dedim. Ebû Üsâme bunu doğruladı ve: "Evet" dedi.

4500. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ ابْنِ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُتَلَقَّى الرُّكْبَانُ وَأَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ ‏.‏ قُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ مَا قَوْلُهُ حَاضِرٌ لِبَادٍ قَالَ لاَ يَكُونُ لَهُ سِمْسَارًا ‏.‏

Bize Muhammed b. Râfi' haber verdi. Dedi ki: Bize Abdurrazzâk haber verdi. Dedi ki: Bize Ma'mer, İbn Tâvûs'tan, o babasından, o da İbn Abbâs'tan naklederek haber verdi. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, (ticaret kervanlarını) yolda karşılamayı ve şehirlinin köylü (bedevi) adına satış yapmasını yasakladı." (Tâvûs dedi ki:) İbn Abbâs'a: "Şehirlinin köylü adına satış yapması ne demektir?" diye sordum. O da: "Onun için simsar (komisyoncu) olmasın" dedi.

4501. Hadis

أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا هِشَامُ بْنُ حَسَّانَ الْقُرْدُوسِيُّ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ سِيرِينَ، يَقُولُ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَلَقُّوا الْجَلَبَ فَمَنْ تَلَقَّاهُ فَاشْتَرَى مِنْهُ فَإِذَا أَتَى سَيِّدُهُ السُّوقَ فَهُوَ بِالْخِيَارِ ‏"‏ ‏.‏

Bize İbrahim b. Hasan haber verdi. Dedi ki: Bize Haccâc b. Muhammed haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Cüreyc haber verdi. Dedi ki: Bize Hişâm b. Hassân el-Kurdûsî haber verdi ki; İbn Sîrîn'i şöyle derken işitmiş: Ebû Hureyre'yi şöyle derken işittim: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "(Dışarıdan) mal getirenleri yolda karşılamayın. Kim (mal sahibini) karşılar ve ondan bir şey satın alırsa, mal sahibi pazara geldiğinde (fiyatları görünce, satıştan cayma konusunda) muhayyerdir."

4502. Hadis

حَدَّثَنَا مُجَاهِدُ بْنُ مُوسَى، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ يَبِيعَنَّ حَاضِرٌ لِبَادٍ وَلاَ تَنَاجَشُوا وَلاَ يُسَاوِمِ الرَّجُلُ عَلَى سَوْمِ أَخِيهِ وَلاَ يَخْطُبْ عَلَى خِطْبَةِ أَخِيهِ وَلاَ تَسْأَلِ الْمَرْأَةُ طَلاَقَ أُخْتِهَا لِتَكْتَفِئَ مَا فِي إِنَائِهَا وَلِتُنْكَحَ فَإِنَّمَا لَهَا مَا كَتَبَ اللَّهُ لَهَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Mücâhid b. Mûsâ haber verdi. Dedi ki: Bize İsmail, Ma'mer'den, o Zühri'den, o Saîd b. Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şehirli, köylü adına satış yapmasın. Müşteri kızıştırmayın (neceş yapmayın). Kişi, din kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın. (Kişi), din kardeşinin dünürlüğü üzerine dünürlük yapmasın (evlenme teklif etmesin). Bir kadın, kız kardeşinin (kocasının diğer eşinin) çanağındakini (rızkını/nasibini) dökmek (kendi tarafına çevirmek) ve kendisi nikahlanmak için onun boşanmasını istemesin. Çünkü onun için de ancak Allah'ın takdir ettiği şey vardır."

4503. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكٍ، وَاللَّيْثِ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبِيعُ أَحَدُكُمْ عَلَى بَيْعِ أَخِيهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd, Mâlik ve Leys'ten -lafız Leys'e aittir- haber verdi. Onlar Nâfi'den, o İbn Ömer'den naklederek haber verdiler ki; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sizden hiç kimse, din kardeşinin satışı üzerine satış yapmasın."

4504. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبِيعُ الرَّجُلُ عَلَى بَيْعِ أَخِيهِ حَتَّى يَبْتَاعَ أَوْ يَذَرَ ‏"‏ ‏.‏

Bize İshak b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Ebû Muâviye haber verdi. Dedi ki: Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbn Ömer'den naklederek haber verdi ki; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kişi, din kardeşi (mal) satın alıncaya veya (alışverişten) vazgeçinceye kadar, onun satışı üzerine satış yapmasın."

4505. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ النَّجْشِ ‏.‏

Bize Kuteybe, Mâlik'ten, o Nâfi'den, o da İbn Ömer'den naklederek haber verdi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, neceş yapmayı (müşteri kızıştırmayı) yasakladı."

4506. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ شُعَيْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ، وَسَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ لاَ يَبِيعُ الرَّجُلُ عَلَى بَيْعِ أَخِيهِ وَلاَ يَبِيعُ حَاضِرٌ لِبَادٍ وَلاَ تَنَاجَشُوا وَلاَ يَزِيدُ الرَّجُلُ عَلَى بَيْعِ أَخِيهِ وَلاَ تَسْأَلِ الْمَرْأَةُ طَلاَقَ الأُخْرَى لِتَكْتَفِئَ مَا فِي إِنَائِهَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Yahya haber verdi. Dedi ki: Bize Bişr b. Şuayb haber verdi. Dedi ki: Bize babam, Zühri'den haber verdi. Bana Ebû Seleme ve Saîd b. Müseyyeb haber verdiler ki; Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: "Kişi, din kardeşinin satışı üzerine satış yapmasın. Şehirli, köylü (bedevi) adına satış yapmasın. Müşteri kızıştırmayın (neceş yapmayın). Kişi, din kardeşinin satışı üzerine fiyat artırmasın. Kadın, diğer bir kadının (kocasının diğer eşinin) çanağındakini (rızkını) dökmek (kendine çevirmek) için onun boşanmasını istemesin."

4507. Hadis

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ، قَالَ حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَبِيعُ حَاضِرٌ لِبَادٍ وَلاَ تَنَاجَشُوا وَلاَ يَزِيدُ الرَّجُلُ عَلَى بَيْعِ أَخِيهِ وَلاَ تَسْأَلُ الْمَرْأَةُ طَلاَقَ أُخْتِهَا لِتَسْتَكْفِئَ بِهِ مَا فِي صَحْفَتِهَا ‏"‏ ‏.‏

Bana Muhammed b. Abdul'a'lâ haber verdi. Dedi ki: Bize Yezîd haber verdi. Dedi ki: Bize Ma'mer, Zühri'den, o Saîd b. Müseyyeb'den, o da Ebû Hureyre'den naklederek haber verdi ki; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şehirli, köylü (bedevi) adına satış yapmasın. Müşteri kızıştırmayın (neceş yapmayın). Kişi, din kardeşinin satışı üzerine fiyat artırmasın. Kadın, kız kardeşinin (kocasının diğer eşinin) çanağındakini (rızkını/nasibini) kendi tarafına çevirmek için onun boşanmasını istemesin."

4508. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، وَعِيسَى بْنُ يُونُسَ، قَالاَ حَدَّثَنَا الأَخْضَرُ بْنُ عَجْلاَنَ، عَنْ أَبِي بَكْرٍ الْحَنَفِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَاعَ قَدَحًا وَحِلْسًا فِيمَنْ يَزِيدُ ‏.‏

Bize İshak b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize Mu'temir ve Îsâ b. Yûnus haber verdi. Dediler ki: Bize Ahdar b. Aclân, Ebû Bekir el-Hanefî'den, o da Enes b. Mâlik'ten naklederek haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, bir kadehi ve bir çulu (örtüyü), en çok fiyat verene (açık artırmayla) sattı."

4509. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ يَحْيَى بْنِ حِبَّانَ، وَأَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُنَابَذَةِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Seleme ve Hâris b. Miskîn haber verdi -okuma Hâris'e yapıldı, ben de dinliyordum; lafız ona aittir-. İbnü'l-Kâsım'dan, dedi ki: Bana Mâlik, Muhammed b. Yahya b. Hibbân ve Ebu'z-Zinâd'dan, onlar A'rec'den, o da Ebû Hureyre'den naklederek haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, mülâmese (dokunma) ve münâbeze (atışma) yoluyla yapılan alışverişleri yasakladı."

4510. Hadis

أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ يَعْقُوبَ بْنِ إِسْحَاقَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَامِرُ بْنُ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُلاَمَسَةِ لَمْسِ الثَّوْبِ لاَ يَنْظُرُ إِلَيْهِ وَعَنِ الْمُنَابَذَةِ وَهِيَ طَرْحُ الرَّجُلِ ثَوْبَهُ إِلَى الرَّجُلِ بِالْبَيْعِ قَبْلَ أَنْ يُقَلِّبَهُ أَوْ يَنْظُرَ إِلَيْهِ ‏.‏

Bize İbrahim b. Yakub b. İshak haber verdi. Dedi ki: Bize Abdullah b. Yûsuf haber verdi. Dedi ki: Bize Leys, Ukayl'den, o İbn Şihâb'dan naklederek haber verdi. Dedi ki: Bana Âmir b. Sa'd b. Ebî Vakkas, Ebû Saîd el-Hudrî'den naklederek haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem; mülâmese'den -ki bu, (satın alacak kişinin) elbiseye bakmadan sadece dokunmasıdır- ve münâbeze'den -ki bu da, kişinin elbiseyi evirip çevirmeden veya ona bakmadan satmak üzere diğer adama atmasıdır- nehyetti."

4511. Hadis

أَخْبَرَنَا يُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُنَابَذَةِ فِي الْبَيْعِ ‏.‏

Bize Yûnus b. Abdul'a'lâ ve Hâris b. Miskîn haber verdi -okuma Hâris'e yapıldı, ben de dinliyordum-. İbn Vehb'den naklederek. Dedi ki: Bana Yûnus, İbn Şihâb'dan, o Âmir b. Sa'd'dan, o da Ebû Saîd el-Hudrî'den naklederek haber verdi. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, alışverişte mülâmese ve münâbeze usullerini yasakladı."

4512. Hadis

أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ الْمَرْوَزِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعَتَيْنِ عَنِ الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُنَابَذَةِ ‏.‏

Bize Hüseyin b. Hureys el-Mervezî haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, Zühri'den, o Atâ b. Yezîd'den, o da Ebû Saîd el-Hudrî'den naklederek haber verdi. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, iki satış türünden; mülâmese ve münâbeze'den nehyetti."

4513. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى بْنِ بُهْلُولٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ حَرْبٍ، عَنِ الزُّبَيْدِيِّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ سَعِيدًا، يَقُولُ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُنَابَذَةِ وَالْمُلاَمَسَةُ أَنْ يَتَبَايَعَ الرَّجُلاَنِ بِالثَّوْبَيْنِ تَحْتَ اللَّيْلِ يَلْمِسُ كُلُّ رَجُلٍ مِنْهُمَا ثَوْبَ صَاحِبِهِ بِيَدِهِ وَالْمُنَابَذَةُ أَنْ يَنْبِذَ الرَّجُلُ إِلَى الرَّجُلِ الثَّوْبَ وَيَنْبُذَ الآخَرُ إِلَيْهِ الثَّوْبَ فَيَتَبَايَعَا عَلَى ذَلِكَ ‏.‏

Bize Muhammed b. Musaffâ b. Bühlûl haber verdi. Dedi ki: Bize Muhammed b. Harb haber verdi. Zübeydî'den, o Zühri'den. Dedi ki: Saîd'i, Ebû Hureyre'nin şöyle dediğini anlatırken işittim: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, mülâmese ve münâbeze'den nehyetti. "Mülâmese; iki adamın gece karanlığında, her biri arkadaşının elbisesine sadece eliyle dokunarak (görmeden) alışveriş yapmasıdır. Münâbeze ise; bir adamın diğerine elbisesini atması, diğerinin de ona elbisesini atması ve bu şekilde (incelemeden) alışveriş yapmalarıdır."

4514. Hadis

أَخْبَرَنَا أَبُو دَاوُدَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ عَامِرَ بْنَ سَعْدٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُلاَمَسَةِ وَالْمُلاَمَسَةُ لَمْسُ الثَّوْبِ لاَ يَنْظُرُ إِلَيْهِ وَعَنِ الْمُنَابَذَةِ وَالْمُنَابَذَةُ طَرْحُ الرَّجُلِ ثَوْبَهُ إِلَى الرَّجُلِ قَبْلَ أَنْ يُقَلِّبَهُ ‏.‏

Bize Ebû Dâvûd haber verdi. Dedi ki: Bize Yakub b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize babam, Sâlih'ten, o İbn Şihâb'dan naklederek haber verdi ki; Âmir b. Sa'd ona, Ebû Saîd el-Hudrî'nin radıyallahu anh şöyle dediğini haber vermiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, mülâmese'den nehyetti. "Mülâmese, (satın alacak kişinin) elbiseye bakmadan (sadece) dokunmasıdır. (Yine) münâbeze'den nehyetti. Münâbeze, kişinin elbiseyi diğerine, o kişi elbiseyi evirip çevirmeden (incelemeden) önce atmasıdır."

4515. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ لُبْسَتَيْنِ وَعَنْ بَيْعَتَيْنِ أَمَّا الْبَيْعَتَانِ فَالْمُلاَمَسَةُ وَالْمُنَابَذَةُ وَالْمُنَابَذَةُ أَنْ يَقُولَ إِذَا نَبَذْتُ هَذَا الثَّوْبَ فَقَدْ وَجَبَ يَعْنِي الْبَيْعَ وَالْمُلاَمَسَةُ أَنْ يَمَسَّهُ بِيَدِهِ وَلاَ يَنْشُرَهُ وَلاَ يُقَلِّبَهُ إِذَا مَسَّهُ فَقَدْ وَجَبَ الْبَيْعُ ‏.‏

Bize Muhammed b. Râfi' haber verdi. Dedi ki: Bize Abdurrazzâk haber verdi. Dedi ki: Bize Ma'mer, Zühri'den, o Atâ b. Yezîd'den, o da Ebû Saîd el-Hudrî'den naklederek haber verdi. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem iki giyinme şeklinden ve iki alışveriş türünden nehyetti. İki alışveriş türü; mülâmese ve münâbeze'dir. Münâbeze; (satıcının veya alıcının) 'Bu elbiseyi (sana) attığım zaman satış kesinleşmiştir' demesidir. Mülâmese ise; kişinin elbiseyi açmadan ve evirip çevirmeden (incelemeden) sadece eliyle dokunmasıdır; dokunduğu zaman satış kesinleşmiş sayılır."

4516. Hadis

أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ زَيْدِ بْنِ أَبِي الزَّرْقَاءِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي قَالَ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ بُرْقَانَ، قَالَ بَلَغَنِي عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ لُبْسَتَيْنِ وَنَهَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعَتَيْنِ عَنِ الْمُنَابَذَةِ وَالْمُلاَمَسَةِ وَهِيَ بُيُوعٌ كَانُوا يَتَبَايَعُونَ بِهَا فِي الْجَاهِلِيَّةِ ‏.‏

Bize Hârûn b. Zeyd b. Ebî Zerka haber verdi. Dedi ki: Bize babam haber verdi. Dedi ki: Bize Ca'fer b. Burkân haber verdi. Dedi ki: Bana Zühri'den, o Sâlim'den, o da babasından nakledilerek ulaştı ki; dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem iki giyinme tarzından nehyetti. Ve Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem bize iki alışveriş türünü; münâbeze ve mülâmese'yi yasakladı. Bunlar, Cahiliye devrinde insanların kendi aralarında yaptıkları alışveriş türleriydi."

4517. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، قَالَ سَمِعْتُ عُبَيْدَ اللَّهِ، عَنْ خُبَيْبٍ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنْ بَيْعَتَيْنِ أَمَّا الْبَيْعَتَانِ فَالْمُنَابَذَةُ وَالْمُلاَمَسَةُ وَزَعَمَ أَنَّ الْمُلاَمَسَةَ أَنْ يَقُولَ الرَّجُلُ لِلرَّجُلِ أَبِيعُكَ ثَوْبِي بِثَوْبِكَ وَلاَ يَنْظُرَ وَاحِدٌ مِنْهُمَا إِلَى ثَوْبِ الآخَرِ وَلَكِنْ يَلْمِسُهُ لَمْسًا وَأَمَّا الْمُنَابَذَةُ أَنْ يَقُولَ أَنْبُذُ مَا مَعِي وَتَنْبُذُ مَا مَعَكَ لِيَشْتَرِيَ أَحَدُهُمَا مِنَ الآخَرِ وَلاَ يَدْرِي كُلُّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا كَمْ مَعَ الآخَرِ وَنَحْوًا مِنْ هَذَا الْوَصْفِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdul'a'lâ haber verdi. Dedi ki: Bize Mu'temir haber verdi. Dedi ki: Ubeydullah'ı şöyle derken işittim: Hubeyb'den, o Hafs b. Âsım'dan, o da Ebû Hureyre'den naklederek haber verdi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem iki satış türünden nehyetti. Bu iki satış; münâbeze ve mülâmese'dir. (Ravi) dedi ki: Mülâmese; kişinin diğerine 'Benim elbisemi senin elbisenle -hiçbiri diğerinin elbisesine bakmadan, sadece dokunarak- değiştiriyorum (satıyorum)' demesidir. Münâbeze ise; 'Ben yanımdakini atayım, sen de yanındakini at' diyerek, her birinin yanında ne kadar (veya ne) olduğunu bilmeden birbirlerinden satın almalarıdır (veya buna benzer bir tarif yaptı)."

4518. Hadis

أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الْحَصَاةِ وَعَنْ بَيْعِ الْغَرَرِ ‏.‏

Bize Ubeydullah b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya, Ubeydullah'tan haber verdi. Dedi ki: Bana Ebu'z-Zinâd, A'rec'den, o da Ebû Hureyre'den naklederek haber verdi. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, hasat (taş atma) satışını ve ğarar (bilinmezlik/risk içeren) satışını yasakladı."

4519. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَبِيعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ ‏"‏ ‏.‏ نَهَى الْبَائِعَ وَالْمُشْتَرِيَ ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Leys, Nâfi'den, o da İbn Ömer'den, o da Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den naklederek haber verdi ki; O şöyle buyurdu: "Meyveleri, olgunlaşıncaya (yenilebilir hale gelinceye) kadar satmayın." (Resûlullah) satanı da alanı da (bundan) nehyetti.

4520. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, Zühri'den, o Sâlim'den, o da babasından naklederek haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, olgunlaşıncaya kadar meyvenin satılmasını yasakladı."

4521. Hadis

أَخْبَرَنِي يُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ حَدَّثَنِي سَعِيدٌ، وَأَبُو سَلَمَةَ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَبِيعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَلاَ تَبْتَاعُوا الثَّمَرَ بِالتَّمْرِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ حَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ أَبِيهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ مِثْلِهِ سَوَاءً ‏.‏

Bana Yûnus b. Abdul'a'lâ ve Hâris b. Miskîn haber verdi -okuma Hâris'e yapıldı, ben de dinliyordum-. İbn Vehb'den naklederek. Bana Yûnus, İbn Şihâb'dan haber verdi. Dedi ki: Bana Saîd ve Ebû Seleme haber verdi ki; Ebû Hureyre şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Olgunlaşıncaya kadar meyveyi satmayın. Yaş hurmayı da kuru hurma karşılığında satın almayın." İbn Şihâb dedi ki: "Bana Sâlim b. Abdullah, babasından; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in bunun aynısını yasakladığını haber verdi."

4522. Hadis

أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مَخْلَدُ بْنُ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا حَنْظَلَةُ، قَالَ سَمِعْتُ طَاوُسًا، يَقُولُ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، يَقُولُ قَامَ فِينَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ لاَ تَبِيعُوا الثَّمَرَ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Abdulhamîd b. Muhammed haber verdi. Dedi ki: Bize Mahled b. Yezîd haber verdi. Dedi ki: Bize Hanzala haber verdi. Dedi ki: Tâvûs'u, Abdullah b. Ömer'in şöyle dediğini anlatırken işittim: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem aramızda ayağa kalktı ve: 'Meyveleri, olgunlaşıncaya kadar satmayın' buyurdu."

4523. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ نَهَى عَنِ الْمُخَابَرَةِ وَالْمُزَابَنَةِ وَالْمُحَاقَلَةِ وَأَنْ يُبَاعَ الثَّمَرُ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَأَنْ لاَ يُبَاعَ إِلاَّ بِالدَّنَانِيرِ وَالدَّرَاهِمِ وَرَخَّصَ فِي الْعَرَايَا ‏.‏

Bize Muhammed b. Mansûr haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, İbn Cüreyc'den, o Atâ'dan naklederek haber verdi. Dedi ki: Câbir b. Abdullah'ın, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den naklederek şöyle dediğini işittim: "(Nebi), muhâbera'dan, müzâbene'den, muhâkale'den ve olgunlaşıncaya kadar meyvenin satılmasından nehyetti. Ayrıca (meyvenin) ancak altın (dinar) ve gümüş (dirhem) karşılığında satılmasını emretti (kuru hurma gibi mal karşılığında satışını yasakladı). Ancak arâyâ satışına ruhsat verdi."

4524. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا الْمُفَضَّلُ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، وَأَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُخَابَرَةِ وَالْمُزَابَنَةِ وَالْمُحَاقَلَةِ وَبَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يُطْعَمَ إِلاَّ الْعَرَايَا ‏.‏

Bize Kuteybe haber verdi. Dedi ki: Bize Mufaddal, İbn Cüreyc'den, o Atâ ve Ebu'z-Zübeyr'den, onlar da Câbir'den naklederek haber verdiler ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem; muhâbera'dan, müzâbene'den, muhâkale'den ve yenilecek hale gelinceye kadar meyvenin satılmasından nehyetti. Ancak arâyâ satışı müstesnadır."

4525. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ النَّخْلِ حَتَّى يُطْعَمَ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdul'a'lâ haber verdi. Dedi ki: Bize Hâlid haber verdi. Dedi ki: Bize Hişâm, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklederek haber verdi. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, yenilecek hale gelinceye kadar hurma ağaçlarının (ürününün) satışını yasakladı."

4526. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، وَالْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ، قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنِ ابْنِ الْقَاسِمِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ حُمَيْدٍ الطَّوِيلِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثِّمَارِ حَتَّى تُزْهِيَ ‏.‏ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَا تُزْهِيَ قَالَ ‏"‏ حَتَّى تَحْمَرَّ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَرَأَيْتَ إِنْ مَنَعَ اللَّهُ الثَّمَرَةَ فَبِمَ يَأْخُذُ أَحَدُكُمْ مَالَ أَخِيهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Seleme ve Hâris b. Miskîn haber verdi -okuma Hâris'e yapıldı, ben de dinliyordum; lafız ona aittir-. İbnü'l-Kâsım'dan, dedi ki: Bana Mâlik, Humeyd et-Tavîl'den, o da Enes b. Mâlik'ten naklederek haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, 'tüzhî' oluncaya kadar (renklenip olgunlaşıncaya kadar) meyvelerin satılmasını yasakladı. 'Ey Allah'ın Resûlü, tüzhî nedir?' diye soruldu. 'Kızarıncaya kadar' buyurdu. Ve Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem (şöyle) buyurdu: 'Söyle bana; eğer Allah meyveyi vermez (telef eder) ise, sizden biri kardeşinin malını ne karşılığında alacaktır?'"

4527. Hadis

أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرًا، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنْ بِعْتَ مِنْ أَخِيكَ ثَمَرًا فَأَصَابَتْهُ جَائِحَةٌ فَلاَ يَحِلُّ لَكَ أَنْ تَأْخُذَ مِنْهُ شَيْئًا بِمَ تَأْخُذُ مَالَ أَخِيكَ بِغَيْرِ حَقٍّ ‏"‏ ‏.‏

Bize İbrahim b. Hasan haber verdi. Dedi ki: Bize Haccâc haber verdi. Dedi ki: İbn Cüreyc, "Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi ki; Câbir'i şöyle derken işitmiş" dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Eğer din kardeşine meyve satarsan ve (meyveye) bir afet isabet ederse, ondan (kardeşinden) herhangi bir şey (para) alman sana helal değildir. Kardeşinin malını ne hakla alacaksın?"

4528. Hadis

أَخْبَرَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا ثَوْرُ بْنُ يَزِيدَ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ جُرَيْجٍ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ الْمَكِّيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَنْ بَاعَ ثَمَرًا فَأَصَابَتْهُ جَائِحَةٌ فَلاَ يَأْخُذْ مِنْ أَخِيهِ - وَذَكَرَ شَيْئًا - عَلَى مَا يَأْكُلُ أَحَدُكُمْ مَالَ أَخِيهِ الْمُسْلِمِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Hişâm b. Ammâr haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya b. Hamza haber verdi. Dedi ki: Bize Sevr b. Yezîd haber verdi ki; o İbn Cüreyc'i, Ebu'z-Zübeyr el-Mekkî'den, o da Câbir b. Abdullah'tan naklederek anlatırken işitmiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim bir meyve satar da (meyveye) bir afet isabet ederse, kardeşinden (bir şey) almasın. -Ravi arada bir şey zikretti.- Sizden biri Müslüman kardeşinin malını neye karşılık yiyecek?"

4529. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ حُمَيْدٍ، - وَهُوَ الأَعْرَجُ - عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ عَتِيقٍ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَضَعَ الْجَوَائِحَ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdullah b. Yezîd haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, Humeyd'den -ki o A'rec'dir-, o Süleyman b. Atîk'ten, o da Câbir'den naklederek haber verdi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, afetlerin (câiha'nın) zararının düşülmesini (alıcıdan kaldırılmasını) emretti."

4530. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ بُكَيْرٍ، عَنْ عِيَاضِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ أُصِيبَ رَجُلٌ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي ثِمَارٍ ابْتَاعَهَا فَكَثُرَ دَيْنُهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ تَصَدَّقُوا عَلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏ فَتَصَدَّقَ النَّاسُ عَلَيْهِ فَلَمْ يَبْلُغْ ذَلِكَ وَفَاءَ دَيْنِهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ خُذُوا مَا وَجَدْتُمْ وَلَيْسَ لَكُمْ إِلاَّ ذَلِكَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Leys, Bükeyr'den, o İyâd b. Abdullah'tan, o da Ebû Saîd el-Hudrî'den naklederek haber verdi. Dedi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem zamanında bir adam, satın aldığı meyvelerde (afet sebebiyle) zarara uğradı ve borcu çoğaldı. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: 'Ona sadaka verin' buyurdu. İnsanlar ona sadaka verdiler, fakat bu (toplanan miktar) borcunu karşılamaya yetmedi. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem (alacaklılara): 'Bulduğunuzu alın, sizin için bundan başkası yoktur' buyurdu."

4531. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ حُمَيْدٍ الأَعْرَجِ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ عَتِيكٍ، - قَالَ قُتَيْبَةُ عَتِيكٌ بِالْكَافِ وَالصَّوَابُ عَتِيقٌ - عَنْ جَابِرٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ سِنِينَ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, Humeyd el-A'rec'den, o Süleyman b. Atîk'ten -Kuteybe 'Kef' ile Atîk dedi, doğrusu 'Kaf' ile Atîk'tir-, o da Câbir'den naklederek haber verdi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, meyvenin (henüz oluşmamış) yıllarca (gelecek seneler için) satılmasını yasakladı."

4532. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ ‏.‏ وَقَالَ ابْنُ عُمَرَ حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي الْعَرَايَا ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, Zühri'den, o Sâlim'den, o da babasından naklederek haber verdi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, (dalındaki) yaş hurmanın (ölçekle belirlenen) kuru hurma karşılığında satılmasını yasakladı. İbn Ömer dedi ki: Zeyd b. Sâbit bana, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in arâyâ satışına ruhsat verdiğini haber verdi."

4533. Hadis

أَخْبَرَنِي زِيَادُ بْنُ أَيُّوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُزَابَنَةُ أَنْ يُبَاعَ مَا فِي رُءُوسِ النَّخْلِ بِتَمْرٍ بِكَيْلٍ مُسَمًّى إِنْ زَادَ لِي وَإِنْ نَقَصَ فَعَلَىَّ ‏.‏

Bana Ziyâd b. Eyyûb haber verdi. Dedi ki: Bize İbn Uleyye haber verdi. Dedi ki: Bize Eyyûb, Nâfi'den, o da İbn Ömer'den naklederek haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, müzâbene'den nehyetti. Müzâbene; hurma ağacının başındaki (yaş) hurmayı, belirli bir ölçek kuru hurma karşılığında; 'eğer fazla gelirse benim, eksik gelirse yine benim üzerime' diyerek satmaktır."

4534. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، رضى الله عنهما أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ وَالْمُزَابَنَةُ بَيْعُ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ كَيْلاً وَبَيْعُ الْكَرْمِ بِالزَّبِيبِ كَيْلاً ‏.‏

Bize Kuteybe, Mâlik'ten, o Nâfi'den, o da İbn Ömer'den radıyallahu anhumâ naklederek haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, müzâbene'den nehyetti. Müzâbene; (dalındaki) yaş hurmanın ölçekle kuru hurma karşılığında satılması ve (dalındaki) üzümün ölçekle kuru üzüm karşılığında satılmasıdır."

4535. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ طَارِقٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُحَاقَلَةِ وَالْمُزَابَنَةِ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Ebu'l-Ahvas, Târık'tan, o Saîd b. Müseyyeb'den, o da Râfi' b. Hadîc'den naklederek haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, muhâkale ve müzâbene'den nehyetti."

4536. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي الْعَرَايَا ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, Zühri'den, o Sâlim'den, o da babasından naklederek haber verdi. Dedi ki: Bana Zeyd b. Sâbit haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, arâyâ satışına ruhsat verdi."

4537. Hadis

قَالَ الْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنِ ابْنِ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ حَدَّثَنِي خَارِجَةُ بْنُ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي الْعَرَايَا بِالتَّمْرِ وَالرُّطَبِ ‏.‏

Hâris b. Miskîn -okuma ona yapıldı, ben de dinliyordum- İbn Vehb'den naklederek dedi ki: Bana Yûnus, İbn Şihâb'dan haber verdi. Dedi ki: Bana Hârice b. Zeyd b. Sâbit, babasından naklederek haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, arâyâ'nın; kuru hurma ve yaş hurma (ile değişimine) ruhsat verdi."

4538. Hadis

أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرَايَا تُبَاعُ بِخِرْصِهَا ‏.‏

Bize Ubeydullah b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya, Ubeydullah'tan naklederek haber verdi. Dedi ki: Bana Nâfi', Abdullah'tan, o da Zeyd b. Sâbit'ten naklederek haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, tahmin usulüyle (hars) satılması şartıyla arâyâ satışına ruhsat verdi."

4539. Hadis

حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ حَمَّادٍ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرِيَّةِ بِخِرْصِهَا تَمْرًا ‏.‏

Bize Îsâ b. Hammâd haber verdi. Dedi ki: Bize Leys, Yahya b. Saîd'den, o Nâfi'den, o da İbn Ömer'den naklederek haber verdi. Dedi ki: Bana Zeyd b. Sâbit haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, tahmin usulüyle (ne kadar kuru hurma çıkacağı hesaplanarak) kuru hurma karşılığında arâyâ (dalındaki yaş hurma) satışına ruhsat verdi."

4540. Hadis

أَخْبَرَنَا أَبُو دَاوُدَ، قَالَ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ سَالِمًا، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، يَقُولُ إِنَّ زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي بَيْعِ الْعَرَايَا بِالرُّطَبِ وَبِالتَّمْرِ وَلَمْ يُرَخِّصْ فِي غَيْرِ ذَلِكَ ‏.‏

Bize Ebû Dâvûd haber verdi. Dedi ki: Bize Yakub b. İbrahim haber verdi. Dedi ki: Bize babam, Sâlih'ten, o İbn Şihâb'dan naklederek haber verdi ki; Sâlim ona, Abdullah b. Ömer'in şöyle dediğini işittiğini haber vermiş: Zeyd b. Sâbit ona haber vermiş ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, arâyâ'nın yaş hurma ve kuru hurma karşılığında satılmasına ruhsat verdi, fakat bundan başkasına ruhsat vermedi."

4541. Hadis

أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَيَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ الْحُصَيْنِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ فِي الْعَرَايَا أَنْ تُبَاعَ بِخَرْصِهَا فِي خَمْسَةِ أَوْسُقٍ أَوْ مَا دُونَ خَمْسَةِ أَوْسُقٍ ‏.‏

Bize İshak b. Mansûr ve Yakub b. İbrahim haber verdi -lafız Yakub'a aittir-. Abdurrahman'dan, o Mâlik'ten, o Dâvûd b. Husayn'dan, o Ebû Süfyan'dan, o da Ebû Hureyre'den naklederek haber verdi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, beş vesk veya beş veskten daha az bir miktarda, tahmin usulüyle arâyâ satışına ruhsat verdi."

4542. Hadis

أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثَمَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الثَّمَرِ حَتَّى يَبْدُوَ صَلاَحُهُ وَرَخَّصَ فِي الْعَرَايَا أَنْ تُبَاعَ بِخَرْصِهَا يَأْكُلُهَا أَهْلُهَا رُطَبًا ‏.‏

Bize Abdullah b. Muhammed b. Abdurrahman haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, Yahya'dan, o Büşeyr b. Yesâr'dan, o da Sehl b. Ebî Hasme'den naklederek haber verdi ki: "Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, olgunlaşıncaya kadar meyvelerin satılmasını yasakladı. Ancak sahiplerinin yaş olarak yemeleri için, tahmin usulüyle arâyâ satışına ruhsat verdi."

4543. Hadis

أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ عِيسَى، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي الْوَلِيدُ بْنُ كَثِيرٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي بُشَيْرُ بْنُ يَسَارٍ، أَنَّ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ، وَسَهْلَ بْنَ أَبِي حَثْمَةَ، حَدَّثَاهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُزَابَنَةِ بَيْعُ الثَّمَرِ بِالتَّمْرِ إِلاَّ لأَصْحَابِ الْعَرَايَا فَإِنَّهُ أَذِنَ لَهُمْ ‏.‏

Bize Hüseyin b. Îsâ haber verdi. Dedi ki: Bize Ebû Üsâme haber verdi. Dedi ki: Bana Velîd b. Kesîr haber verdi. Dedi ki: Bana Büşeyr b. Yesâr haber verdi ki; Râfi' b. Hadîc ve Sehl b. Ebî Hasme ona şunu haber vermişler: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, müzâbene'den -yani (dalındaki) yaş hurmanın kuru hurma karşılığında satılmasından- nehyetti. Ancak arâyâ sahipleri müstesnadır; onlara izin verdi."

4544. Hadis

أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ بُشَيْرِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَصْحَابِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُمْ قَالُوا رَخَّصَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي بَيْعِ الْعَرَايَا بِخَرْصِهَا ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd haber verdi. Dedi ki: Bize Leys, Yahya'dan, o Büşeyr b. Yesâr'dan, o da Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından naklederek haber verdi ki: "Onlar, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in tahmin usulüyle arâyâ satışına ruhsat verdiğini söylediler."

4545. Hadis

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا مَالِكٌ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ عَيَّاشٍ، عَنْ سَعْدٍ، قَالَ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ التَّمْرِ بِالرُّطَبِ فَقَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ ‏ "‏ أَيَنْقُصُ الرُّطَبُ إِذَا يَبِسَ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا نَعَمْ ‏.‏ فَنَهَى عَنْهُ ‏.‏

Bize Amr b. Alî haber verdi. Dedi ki: Bize Yahya haber verdi. Dedi ki: Bize Mâlik haber verdi. Dedi ki: Bana Abdullah b. Yezîd, Zeyd b. Ayyâş'tan, o da Sa'd'dan naklederek haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e, yaş hurma karşılığında kuru hurma (satışı) soruldu. Yanındakilere: 'Yaş hurma kuruduğu zaman eksilir mi?' diye sordu. 'Evet' dediler. Bunun üzerine (Resûlullah) bunu yasakladı."

4546. Hadis

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَلِيِّ بْنِ مَيْمُونٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ الْفِرْيَابِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أُمَيَّةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ زَيْدٍ، عَنْ سَعْدِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الرُّطَبِ بِالتَّمْرِ فَقَالَ ‏ "‏ أَيَنْقُصُ إِذَا يَبِسَ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا نَعَمْ ‏.‏ فَنَهَى عَنْهُ ‏.‏

Bize Muhammed b. Alî b. Meymûn haber verdi. Dedi ki: Bize Muhammed b. Yûsuf el-Firyâbî haber verdi. Dedi ki: Bize Süfyan, İsmail b. Ümeyye'den, o Abdullah b. Yezîd'den, o Zeyd'den, o da Sa'd b. Mâlik'ten naklederek haber verdi ki: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e, kuru hurma karşılığında yaş hurma (satışı) soruldu. 'Kuruduğu zaman eksilir mi?' diye sordu. 'Evet' dediler. Bunun üzerine (Resûlullah) bunu yasakladı."

4547. Hadis

أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ بَيْعِ الصُّبْرَةِ مِنَ التَّمْرِ لاَ يُعْلَمُ مَكِيلُهَا بِالْكَيْلِ الْمُسَمَّى مِنَ التَّمْرِ ‏.‏

Bize İbrahim b. el-Hasen haber verdi. Dedi ki: Bize Haccâc haber verdi. Dedi ki: İbn Cüreyc, Ebu'z-Zübeyr'den naklen şöyle dedi: O, Câbir b. Abdullah'ı şöyle derken işitti: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), miktarı bilinmeyen bir hurma yığınının (subrah), miktarı ismen belirlenmiş (belli bir ölçek) hurma karşılığında satılmasını yasakladı.

4548. Hadis

أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْحَسَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ ابْنُ جُرَيْجٍ أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تُبَاعُ الصُّبْرَةُ مِنَ الطَّعَامِ بِالصُّبْرَةِ مِنَ الطَّعَامِ وَلاَ الصُّبْرَةُ مِنَ الطَّعَامِ بِالْكَيْلِ الْمُسَمَّى مِنَ الطَّعَامِ ‏"‏ ‏.‏

Bize İbrahim b. el-Hasen haber verdi. Dedi ki: Bize Haccâc haber verdi. Dedi ki: İbn Cüreyc, Ebu'z-Zübeyr'den naklen şöyle dedi: O, Câbir b. Abdullah'ı şöyle derken işitti: Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Bir yığın yiyecek, başka bir yığın yiyecek karşılığında satılmaz. Yine bir yığın yiyecek, miktarı ismen belirlenmiş (belli bir ölçek) yiyecek karşılığında da satılmaz."

Okumaya devam etmek için uygulamada aşağı kaydırın.