Binûn

9. Fasıl: Tevessül

Kaynak: Kasîde-i Bürde · Muhammed b. Saîd el-Bûsîrî · Arapça metin · Türkçe çeviri

الفصل التاسع: في التوسل بالنبي صلى الله عليه وآله وسلم وشرف وكرم ومجد وعظم ووالى عليه وأنعم

9. Fasıl: Tevessül

خَدَمْتُهُ بِمَدِيحٍ أَسْتَقِيلُ بِهِ ذُنُوبَ عُمْرٍ مَضَى فِي الشِّعْرِ وَالْخِدَمِ

Ona bir övgü şiiriyle hizmet ettim; onun hürmetine Şiirlerde ve devlet kapılarındaki hizmetlerde geçen ömrümün günahlarından bağışlanma diliyorum.

إِذْ قَلَّدَانِيَ مَا تُخْشَى عَوَاقِبُهُ كَأَنَّنِي بِهِمَا هَدْيٌ مِنَ النَّعَمِ

Çünkü bu ikisi boynuma sonundan korkulan veballer taktı; Sanki bu ikisiyle kurbanlık develerden bir kurbanlıktım!

أَطَعْتُ غَيَّ الصِّبَا فِي الْحَالَتَيْنِ وَمَا حَصَلْتُ إِلَّا عَلَى الآثَامِ وَالنَّدَمِ

Her iki hâlde de gençliğin azgın heveslerine uydum da Günahlardan ve pişmanlıktan başka hiçbir şey elde edemedim.

فَيَا خَسَارَةَ نَفْسٍ فِي تِجَارَتِهَا لَمْ تَشْتَرِ الدِّينَ بِالدُّنْيَا وَلَمْ تَسُمِ

Yazıklar olsun ticaretinde ziyana uğrayan nefse ki Dünya karşılığında dini satın almadı, pazarlığına dahi girişmedi!

وَمَنْ يَبِعْ آجِلاً مِنْهُ بِعَاجِلِهِ يَبِنْ لَهُ الْغَبْنُ فِي بَيْعٍ وَفِي سَلَمِ

Kim gelecekteki ahiretini peşin dünyalığına satarsa, Hem peşin alışverişte hem vadeli akitte aldandığı apaçık ortaya çıkar!

إِنْ آتِ ذَنْباً فَمَا عَهْدِي بِمُنْتَقِضٍ مِنَ النَّبِيِّ وَلاَ حَبْلِي بِمُنْصَرِمِ

Bir günah işlemiş olsam da Peygamber’e olan ahdim bozulmuş değildir, Ve ona bağlı olan kurtuluş ipim asla kopmuş değildir.

فَإِنَّ لِي ذِمَّةً مِنْهُ بِتَسْمِيَتِي مُحَمَّداً وَهْوَ أَوْفَى الْخَلْقِ بِالذِّمَمِ

Zira adımın Muhammed oluşuyla onun zimmetinde bir ahdim vardır; O ise mahlukatın ahdine en vefalı olanıdır!

إِنْ لَمْ يَكُنْ فِي مَعَادِي آخِذاً بِيَدِي فَضْلاً وَإِلَّا فَقُلْ يَا زَلَّةَ الْقَدَمِ

Mahşer gününde bir lütuf olarak elimden tutmayacak olursa, Artık "Vah ayağımın kayışına, eyvah helakime!" de!

حَاشَاهُ أَنْ يَحْرِمَ الرَّاجِي مَكَارِمَهُ أَوْ يَرْجِعَ الْجَارُ مِنْهُ غَيْرَ مُحْتَرَمِ

Hâşâ, keremini uman bir kimseyi mahrum bıraksın, Yahut ona sığınan kimse hürmetsizce geri çevrilsin!

وَمُنْذُ أَلْزَمْتُ أَفْكَارِي مَدَائِحَهُ وَجَدْتُهُ لِخَلاَصِي خَيْرَ مُلْتَزِمِ

Düşüncelerimi onun övgülerine adadığımdan beri, Onu kurtuluşumu üstlenen en hayırlı kefil buldum.

وَلَنْ يَفُوتَ الْغِنَى مِنْهُ يَداً تَرِبَتْ إِنَّ الْحَيَا يُنْبِتُ الأَزْهَارَ فِي الأَكَمِ

Ondan gelecek ihsan, fakirlikten toza bulanmış bir eli asla boş çevirmez; Zira bereketli yağmur kurak tepelerde bile çiçekler bitirir!

وَلَمْ أُرِدْ زَهْرَةَ الدُّنْيَا الَّتِي اقْتَطَفَتْ يَدَا زُهَيْرٍ بِمَا أَثْنَى عَلَى هَرِمِ

Züheyr’in Herim’i övmesi karşılığında iki eliyle derlediği Fani dünyanın geçici parıltısını asla istemedim.