Yunus Suresi 103. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

103. Ayet

ثُمَّ نُنَجّ۪ي رُسُلَنَا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كَذٰلِكَۚ حَقًّا عَلَيْنَا نُنْجِ الْمُؤْمِن۪ينَ۟

Sonra resûllerimizi ve iman edenleri kurtarırız. (Ey Muhammed!) Aynı şekilde üzerimize bir hak olarak, inananları da kurtaracağız.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra peygamberlerimizi ve inananları böylece kurtarırız biz ve inananları kurtarmak, bir haktır bize.

Besim Atalay (1965)

Sonra da biz, peygamberlerimizi de, inan edenleri de kurtaracağız, işte böyle, bize haktır inanlıyı kurtarmamız

Cemal Külünkoğlu

Sonra (azap günü geldiğinde) resullerimizi ve inananları kurtarırız. Bu hep böyle olmuştur. İnanıp güvenenleri kurtarmak boynumuzun borcudur.

Cemil Said (1924)

Ândan sonra rasûllerimizi ve îmân idenleri kurtardık, mü’minlere necât virmek hak oldı.

Diyanet Vakfı

Biz, sonra peygamberlerimizi ve aynı şekilde iman edenleri kurtarırız. İnananları üzerimize bir borç olarak kurtaracağız.

Edip Yüksel

Sonunda elçilerimizi ve inananları kurtarırız. Evet, inananları kurtarmak bizim değişmez bir yasamızdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra Resullerimizi ve iyman edenleri kurtarırız, biz böyle uhdemizde bir hakk olarak mü'minleri kurtarırız

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Sonra biz, peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İşte biz böyleyiz. Müminleri kurtarmak üzerimize düşen bir görevdir.

Emrah Demiryent

Sonra (o azap günü geldiğinde) peygamberlerimizi ve îmân edenleri kurtarırız. İnananları kurtarmamız (onlara verdiğimiz vaat gereğince) bize haktır.

Abdullah-Ahmet Akgül

Sonra Biz, elçilerimizi ve iman edenleri işte böyle kurtarırız; (zira) mü’minleri kurtarmamız (ve zafere ulaştırmamız) Bizim üzerimize bir haktır.

Erhan Aktaş

Sonra resûllerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İman edenleri kurtarmak üzerimize bir haktır.

Eski Anadolu Türkçesi

andan ķurtaravuz yalavaçlarumuzı daħı anları kim įmān getürdiler ancılayın vācibdur bize ķurtaravuz mü’minleri ya'nį muḥammed ümmetinüñ.

Hasan Basri Çantay

Nihayet biz resullerimizi ve îman edenleri selâmete erdiririz. (Müşriklere azâb çatdığı zaman) böylece mü'minleri de, üstümüzde bir hak olarak, kurtaracağız.

Hayrat Neşriyat

Sonra peygamberlerimizi ve îmân edenleri kurtarırız. İşte böyle, mü'minleri kurtarmak üzerimize bir haktır.

İhsan Aktaş

Sonra biz, (mesajlarımızı tebliğ eden) elçilerimizi ve inanmış olanları kurtarırız; İşte böyle, iman edenleri kurtarmamız üzerimize bir haktır. *

İlyas Yorulmaz

Sonra bizde, elçilerimizi ve onunla beraber iman edenleri kurtardık. İnananları kurtarmak bizim üzerimize bir hak (zorunluluk) dur.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sonra Biz elçilerimizi, inananları kurtarırız. Böylece inananları da kurtarmak boynumuzun borcudur.

İsmail Hakkı İzmirli

Sonra [⁴] biz peygamberlerimizi de, mü/min olanları da kurtarırız, böylece [⁵] mü/minleri kurtarmamız bize ait bir haktır.

İsmail Yakıt

Sonunda elçilerimizi ve inananları kurtarırız. İşte böyle, mü’minleri kurtarmamız bizim üzerimize bir haktır /borçtur.

Kadri Çelik

Sonra biz, peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız ve böylece müminleri kurtarmamız da üzerimize düşen bir haktır.

Abdullah Parlıyan

Çünkü bu konudaki değişmeyen uygulama şudur: Hakkı inkâr edip, ayetlerimizi yalanlamaya kalkışanların felaketlerini hazırlarız ve buna karşılık elçilerimizi ve iman edenleri kurtarırız, mü'minleri de azap geldiğinde kurtarmak üzerimize bir haktır.

Kuran Yolu

Sonra peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İşte böyle; inananları kurtarmak bize düşer.

Mahmut Kısa

Bu bekleyiş esnasında, müminlerle kâfirler arasında büyük bir mücadele yaşanır. Biz de zalimlere biraz mühlet veririz ve nihayet o azap günü geldiğinde zalimleri helâk eder, elçilerimizi veiman edenleri kurtarırız.Uhdemizde bir hak olarak, ilahi adalet gereğince, hak uğrunda sabırla mücadele eden müminleri işte böyle kurtarırız.

Mahmut Özdemir

Sonra bizim rasûllerimizi ve iman etmiş olanları kurtarırız; işte böyle; Müminler’i, üzerimizde bir hak olmak üzere kurtarırız.

Mehmet Çakır

Zamanı gelince biz elçilerimizi ve müminleri kurtarırız. Hep yaptığımız gibi inananları kurtarmak bizim işimizdir.

Mehmet Çoban

Sonunda elçilerimizi ve inananları kurtarırız. Böylece inananları kurtaracağız diye verdiğimiz sözü yerine gelir.

Mehmet Okuyan

Sonra biz elçilerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İşte böylece, üzerimize bir borç olarak inananları kurtaracağız.

Mehmet Türk

Sonunda (nasıl olsa) Biz Peygamberlerimizi ve îman edenleri kurtarırız. Zâten inananları böylece kurtarmamız bizim üzerimize bir borçtur.

Muhammed Esed

[Çünkü bu konudaki değişmeyen uygulama şudur: hakkı inkar edip ayetlerimizi yalanlamaya kalkışanların felaketlerini hazırlarız;] ve buna karşılık elçilerimizi ve imana erişenleri kurtarırız. ¹²⁵ İşte bize hak olan, böylece inananları kurtarmamızdır. ¹²⁶

Mustafa Çavdar

Sonra biz elçilerimizi ve iman edenleri kurtarmışızdır. Bizim yasamız işte böyledir. Zira bize düşen iman edenleri kurtarmaktır. 30/47, 40/51

Ahmet Tekin

Hakkı inkâr edip, ayetlerimizi yalanlamaya kalkışanların felâketlerini hazırlarız. Sonra Rasulümüzü, görevlilerimizi ve iman edenleri kurtarırız. Geçmişte rasullerimizi, elçilerimizi, iman edenleri kurtardığımız gibi, bu bizim kesinlikle gerçekleştireceğimiz bir taahhüttür. Muhammed'e iman eden şuurlu ve kâmil mü'minleri de kurtaracağız.

Mustafa İslamoğlu

Sonuçta, elçilerimizi (ötekilerin başına gelecek her belâdan) kurtarırız; aynı şekilde iman eden kimseleri de (kurtarırız): İşin gerçeği, mü’minleri kurtarmak Bize düşen bir haktır.[¹⁶⁷⁵]

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra Biz peygamberlerimizi ve imân etmiş olanları kurtarırız. Böylece Bizim üzerimize bir haktır ki, mü'minleri necâta erdiririz.

Orhan Kuntman

Sonunda biz peygamberlerimizi ve iman edenleri selamete erdiririz. (Evet müşriklere azap çöktüğü zaman) Üstümüze hak olarak müminleri elbette kurtaracağız!

Osman Fırat

Sonra resûllerimizi ve O iman edenleri kurtarırız. Ve böylece üzerimize bir hak olarak mü’minleri de kurtaracağız.

Şaban Piriş

Sonra biz Peygamberlerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız. İman edenleri verdiğimiz söz gereğince kurtarmamız bize haktır.

Satıraltı Meal (1534)

Andan ṣoñra ḳurtarur‐biz bizüm peyġamberlerümüzi, īmān getürenleri daḫı. Anuñ gibi vācibdür bizüm üstümüze mü’minleri ḳurtarmaḳ.

Suat Yıldırım

Sonra Biz, resûllerimizi ve iman edenleri kurtarırız. Böylece müminleri kurtarmak üzerimize düşen bir borçtur.

Süleyman Ateş

Sonunda elçilerimizi ve inananları kurtarırız. İşte böyle, üzerimize bir borç olarak mü'minleri kurtarırız.

Süleyman Tevfik (1927)

(Sonra ('azâb gelince) rasûllerimizi ve îmân idenleri kurtarırız. Çünki mü'minleri kurtarmak bizim üzerimize hakdır.

Süleymaniye Vakfı

Sonra elçilerimizi ve inanıp güvenenleri kurtarırız. Bu hep böyledir. İnanıp güvenenleri kurtarmak boynumuzun borcudur.

Ahmet Varol

Sonuçta peygamberlerimizi ve iman etmiş olanları böyle kurtarırız. Mü'minleri kurtarmak üzerimize bir haktır.

Ümit Şimşek

Azap onlara geldiğinde, Biz peygamberleri ve iman edenleri kurtarırız. Mü'minleri böylece kurtarmak üzerimize bir borç olmuştur.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonunda biz, resullerimizi ve iman edenleri kurtarıyoruz. İşte böyledir. Üzerimize bir borç olarak, inananları kurtarırız.

Ali Bulaç

Sonra biz, elçilerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız; mü'minleri kurtarmamız bizim üzerimize bir haktır.

Ali Fikri Yavuz

Sonra kâfirlere azap inince, Peygamberlerimizi ve Onlara iman edenleri kurtarıyorduk. İşte böylece, müminleri de, üzerimizde bir hak olarak, (müşrikler azab çektiği zaman), kurtaracağız.

Bahaeddin Sağlam

(Biz her topluma elçiler göndeririz.) Sonra onları ve onlarla beraber inananları kurtarırız. Onlar gibi ey müminler! Sizi de üzerimize bir borç olarak kurtarırız.

Bayraktar Bayraklı

Sonra biz, peygamberlerimizi ve aynı şekilde iman edenleri kurtarırız. İnananları kurtarmamız, üzerimize bir haktır.