Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
İnsanlar, ancak tek bir ümmetti, sonradan ayrılıklara düştüler. Rabbinin ezeli takdiri olmasaydı ayrılıklara düştükleri şeyler hakkında çoktan aralarında bir hüküm verilirdi, mücrimler, çoktan helak olup giderdi.
Besim Atalay (1965)
İnsanlar yalnız bir ümmettiler, sonradan ayrıştılar, Tanrınca bir tek söz geçmeseydi, ayrıştıkları şeyde aralarında iş olup biterdi
Cemal Külünkoğlu
İnsanlar (tevhit inancına bağlı) bir tek ümmetti; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (hesabın ahirette görüleceğine dair) Rabbinden bir söz (hükme bağlanıp) geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri şey hakkında aralarında elbette hüküm verilir (ve azaba uğratılırlar)dı.
Cemil Said (1924)
İnsanlar evvelden bir ümmet idi sonra ihtilâf itdiler, eğer Allâh ihtilâfın hallini kıyâmete ta’lîk itmese idi, ihtilâfları hall olunurdı.[1]
Diyanet Vakfı
İnsanlar sadece bir tek ümmetti, sonradan ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili) Rabbinden bir söz (ezelî bir takdir) geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilirdi (Derhal azap iner ve işleri bitirilirdi).
Edip Yüksel
İnsanlar bir tek toplumdu; sonra anlaşmazlığa düştüler. Rabbinin vermiş olduğu bir sözü olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilecekti.
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsanlar bir tek ümmetti, sonra ıhtilâf ettiler, eğer rabbından ezelde bir kelime sebketmiş olmasa idi o ıhtilâf edib durdukları şeylerde şimdiye kadar beyinlerinde huküm verilmiş bitmişti
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
İnsanlar, aslında bir tek ümmet idiler, sonra ihtilafa düşüp ayrı ayrı oldular. Eğer Rabbinden bir karar çıkmamış olsa idi, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında çoktan hüküm verilmiş olurdu.
Emrah Demiryent
(Vaktiyle) insanlar (İslâm dinine bağlı) tek bir ümmetti. Sonra (peygamberlerinin tebliğ etmiş oldukları İslâm dinini terk ederek, yahûdîlik, hırıstiyanlık, müşriklik ve mecûsîlik gibi daha birçok farklı sapkın inançlar ortaya çıkararak) ayrılığa düştüler. Eğer (aralarındaki hükmün, hesap gününe tehir edilmesine dair) Rabbin tarafından ezelî bir takdir olmamış olsaydı, üzerinde ayrılığa düştükleri şeylerde, aralarında elbette (hemen) hüküm verilir (azaba uğratılıp işleri bitirilir) di.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Aslında) İnsanlar, tek bir ümmetten başkası değildi; sonra (aralarında ihtilaf edip) anlaşmazlığa düştüler. Eğer Rabbinden geçmiş (verilmiş) bir söz olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda mutlaka aralarında (hemen) hüküm verilmiş (ve işleri bitirilmiş) olup giderdi.
Erhan Aktaş
İnsanlar, sadece tek bir ümmetti. Sonra anlaşmazlığa düştüler. Şayet Rabb'inin katında önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri konularda hemen karar verilirdi.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı olmadı-y-ıdı ādemįler illā bir bölük pes dartışdılar. ”daħı eger degül- misse bir söz kim geçdi çalabuñdan hükm olına-y-ıdı anlaruñ arasında anuñ içinde kim anuñ içinde ŧartışırlar.
Hasan Basri Çantay
İnsanlar bir tek ümmetden başka (bir şey) değildi. Sonra ihtilâfa düşdüler. Eğer Rabbinden bir söz (ezelî bir takdîr) geçmiş olmasaydı hakkında ihtilâf edegeldikleri şeylere dâir aralarında (şimdiye kadar) muhakkak hüküm verilmiş, bitmişdi bile..
Hayrat Neşriyat
Hâlbuki insanlar ancak (inanan ve güzel ameller işleyen) tek bir ümmetti; sonra ihtilâfa düştüler. Eğer Rabbin tarafından (hak ettikleri azâbın te'hîrine dâir) önceden(söylenmiş) bir söz olmasaydı (cezâları hemen gelir ve) üzerinde ihtilâf etmekte oldukları şeyler hakkında, aralarında elbette (çoktan) hüküm verilmiş olurdu.
İhsan Aktaş
Ve (ilk zamanlarda) bütün insanlık (toplumsal hayatında kanunsuz, hukuksuz, ahlakî ve insanî değerlerden yoksun ilkel bir hayat sürdüren, aynı duygu ve düşünceler etrafında toplanmış) tek bir toplumdan başka değildi; fakat sonradan (zamanın ilerlemesiyle sayıları çoğaldıkça, aşiretler, kabileler ve topluluklar hâlinde) ayrılığa düştüler. Ve eğer Rabbinden (insanın yeryüzü hayatı ve haklarındaki nihai hükmün Âhirete bırakılması konusunda) bir takdir ve irade sadır olmamış olsa idi, hiç şüphesiz ihtilaf ettikleri hususlarda aralarındaki hüküm çoktan verilmiş ve uygulanmış olurdu.*
İlyas Yorulmaz
İnsanlar daha önceden, yalnızca tek bir inanç (ümmet) üzerinde idiler, sonra karşı inançlar geliştirerek aralarında ayrılıklara düştüler. Eğer daha önce Allah’dan verilmiş bir söz olmasaydı, ayrılığa düşenlerin ihtilaf ettikleri konular hakkında, aralarında hemen hüküm verilirdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Önce insanlar hep bir tek topluluktu. Sonradan biribirleriyle anlaşamaz oldular. Eğer bundan önce senin çalabının bir sözü olmasaydı, onların aralarındaki anlaşmazlık kesenkes yargılanmış olurdu.
İsmail Hakkı İzmirli
İnsanlar bir tek ümmetten ibaret idiler, sonra ihtilâfa düştüler [³]. Eğer Rabbin tarafından bir söz [⁴] geçmemiş olsaydı aralarındaki ihtilâf bitmiş olurdu [⁵].
İsmail Yakıt
İnsanlar (vaktiyle) tek bir topluluktan [ummet] başka bir şey değildi. Derken aralarında ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden daha önce belirlenmiş bir karar [kelime] olmasaydı, ayrılığa düştüğü şeylerde aralarında elbette hüküm çoktan verilmiş olurdu.
Kadri Çelik
İnsanlar bir tek ümmet idiler de sonra ayrılığa düştüler. Şayet Rabbinden, daha önce geçmiş bir söz (takdir) olmasaydı, aralarında ihtilafa düştükleri şeyler hakkında hüküm çoktan verilmiş olurdu.
Abdullah Parlıyan
Ve bilin ki, bütün insanlık sadece bir tek topluluk halindeydi, ama sonradan ayrı ayrı görüşler benimsemeye başladılar. Şayet bu konuda, Rabbinin katında önceden belirlenmiş bir karar olmasaydı, ayrılığa düştükleri bütün konularda aralarında hüküm verilmiş olurdu, yani düştükleri tüm ayrılıklar meselesi, daha başlangıçta çözümlenmiş olurdu.”
Kuran Yolu
İnsanlar (inanç birliği içinde bütünleşmiş) tek bir topluluktan ibaretti, sonra aralarında inanç farklılığı oluştu. Eğer rabbinin katından daha önce verilmiş bir söz olmasaydı, ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verilir, iş bitirilirdi.
Mahmut Kısa
İnsanlar, başlangıçta İslâm inancında birleşen tek bir toplumdan ibaretti, fakat zamanla hak dinden uzaklaşarak farklı görüşlere ayrıldılar. Eğer bu dünyanın imtihân yeri olduğuna ve her şeyin tam karşılığının âhirette verileceğine dâir Rabb’in tarafından ezelden ortaya konulmuş bir yasa olmasaydı, ayrılığa düştükleri bu gibi konularda aralarında çoktan hüküm verilmiş ve kötülerin cezası derhal verilerek her türlü anlaşmazlık bitirilmiş olurdu. Fakat ilâhî hikmet, bu dünyanın bir mücâdele ve imtihân yurdu olmasını uygun gördü:
Mahmut Özdemir
İnsanlar ancak bir ümmetti. Derken ihtilaf ettiler. Rabbinden verilmiş bir söz geçmiş olmasaydı, ihtilaf ettikleri konuda aralarında elbette hükmedilirdi.
Mehmet Çakır
Vaktiyle insanlık bir tek millet idi. Giderek çeşitlendi. Eğer Allah'ın vaktiyle verilmiş bir sözü olmasaydı, ayrımcılık yapan milletlerin defteri çoktan dürülürdü.
Mehmet Çoban
İnsanlar ancak tek bir ümmettir. Sonradan ayrılığa düştüler. Eğer önceden Rabbin tarafından söz verilmiş olmasaydı; ayrılığa düştükleri konuda hükümleri hemen verilirdi.
Mehmet Okuyan
İnsanlar sadece tek bir ümmetti; [*] sonradan ayrılığa düştüler. Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda aralarında elbette (hemen) hüküm verilirdi. [*]
Mehmet Türk
(Vaktiyle) insanlar sadece tek bir ümmetti, fakat (sonraları) anlaşmazlığa düştüler. Eğer Rabbinden önceden verilen bir söz bulunmasaydı¹ aralarında anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda onların işleri derhal bitirilirdi.²
Muhammed Esed
VE [bil ki,] bütün insanlık sadece bir tek topluluk halindeydi, ama sonradan ayrı görüşleri benimsemeye başladılar. ²⁸ Şayet (bu konuda) Rabbinin katında önceden belirlenmiş bir karar olmasaydı düştükleri bütün bu ayrılıklar [daha başlangıçta] çözümlenmiş olurdu. ²⁹
Mustafa Çavdar
Başlangıçta insanlar tek bir ümmetti fakat sonra ihtilaf edip ayrı görüşlere saptılar. Eğer Rabbinden daha önce konulmuş bir yasa olmasaydı ihtilaf ettikleri konularda aralarında ki hüküm verilmiş olurdu. 2/213, 23/52...61
Ahmet Tekin
İnsanlar yaratılışları icabı aslında ay-nı inancı ve düşünceyi paylaşan bir tek milletti. Hür iradeleri ve seçme özgürlükleri olduğu için daha sonra farklı inançlara ve düşüncelere sahip oldular. Eğer insanların sorumlu tutularak muhakeme edileceği, mükâfata nâil olanla cezaya müstehak olanların hükümlerinin kesinleşeceği ile ilgili, rahmeti gazabına baskın olan Rabbinin koyduğu-kurduğu, mühlet verilen bir düzen olmasaydı, insanların kasıtlı ihtilaf ettikleri, çarpıttıkları konularda, aralarında âcilen yargı gerçekleştirilir, hüküm icra edilirdi.
Mustafa İslamoğlu
[¹⁵⁹²] İNSANLIK başlangıçta aynı duygu, düşünce ve ideal etrafında toplanmış bir topluluktan oluşuyordu; fakat sonradan ayrı görüşlere saptılar.[¹⁵⁹³] Ve eğer Rabbin tarafından daha önceden bir yasaya bağlanmamış olsaydı, onların kendi aralarında tartıştıkları konularda (daha başından) hüküm verilip iş bitirilirdi.[¹⁵⁹⁴]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve insanlar bir ümmetten başka değildi. Sonra ihtilafa düştüler. Eğer Rabbin tarafından geçmiş bir kelime bulunmasa idi, onların arasında ihtilâfa düştükleri şey hususunda elbette ki (derhal) hükmolunurdu.
Orhan Kuntman
İnsanlar (Nuh tufanında hiçbir kafir kalmadığından) sadece bir tek ümmetti, sonradan ayrılığa düştüler. (Bir kısmı tevhid inancını bıraktı, şirke geçti, sapıtmalar ve yoldan çıkmalar başladı. Ey Muhammed senin kavmin de Rablerine ortak koşuyor.) Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili) Rabbinden çıkmış bir karar olmasa idi, ayrılığa düştükleri konuda aralarında ilahi hüküm verilirdi.
Osman Fırat
İnsanlar bir tek topluluk idi ama ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilir. (işleri bitirilirdi. )
Şaban Piriş
İnsanlar tek ümmetti, sonra ayrıldılar. Rabbinden daha önce bir söz verilmemiş olmasaydı; ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verilirdi.
Satıraltı Meal (1534)
Degül‐idi ḫalḳ illā bir ümmet tevḥīd üstine. Pes bölük bölük oldılar.Daḫı eger bir kelime sebḳat eylemese‐y‐di Tañrı Ta‘ālādan ‘aẕābı te’ḫīr eyle‐mekde ḳıyāmete degin ḥükm olurdı ortalarında, ol nesnede ki anlar andaiḫtilāf iderlerdi.
Suat Yıldırım
İnsanlar aslında tek ümmet idi. Başlangıçta hepsi tevhid inancına sahip iken sonra aralarında ihtilaf çıktı. Şayet Allah'tan nihaî hükmü kıyamete bırakma şeklinde önceden yapılmış bir vaad olmasaydı, ihtilaf ettikleri konudaki hüküm çoktan verilmiş, azap tepelerine inmiş olurdu. [2, 213; 11, 110; 20, 129]
Süleyman Ateş
İnsanlar bir tek milletten başka bir şey değildi, ama ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilir(işleri bitirilir)di.
Süleyman Tevfik (1927)
İnsânlar ancak bir tek ümmet idiler. Sonradan ihtilâf itdiler. Eğer rabbin tarafından onların âhiretde dûçâr-ı mücâzât idilmeleri evvelce takdîr buyurulmamış olsa idi bu ihtilâfları içün aralarında hüküm cârî olur ve helâk olunurlardı.
Süleymaniye Vakfı
İnsanlar bir tek toplumdu (ümmetti), daha sonra ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinin daha önce verdiği karar[*] olmasaydı, onların ayrılığa düştükleri konuda aralarından hüküm verilirdi.
Ahmet Varol
İnsanlar sadece bir tek ümmetti ancak sonradan ayrılığa düştüler. Eğer Rabbin tarafından önceden belirlenmiş bir takdir olmasaydı aralarında ayrılığa düştükleri şeylerde kesin hüküm verilirdi.
Ümit Şimşek
İnsanlar tek bir ümmet idi; sonra anlaşmazlığa düştüler. Eğer bu konuda daha önce Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı,(6) anlaşmazlığa düştükleri şey için aralarında hüküm şimdiden verilirdi.
Yaşar Nuri Öztürk
İnsanlar bir tek ümmetten başka değilken ihtilafa düştüler. Eğer Rabbinden bir söz öne geçmemiş olsaydı, tartışıp durdukları konuda aralarında hüküm verilir/iş mutlaka bitirilirdi.
Ali Bulaç
İnsanlar, tek bir ümmetten başka değildi; sonra anlaşmazlığa düştüler. Eğer Rabbinden geçmiş (verilmiş) bir söz olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda mutlaka aralarında hüküm verilmiş olurdu.
Ali Fikri Yavuz
İnsanlar ilk önce, yalnız tek bir ümmetti (aynı dine bağlıydılar) Sonra ayrılığa düştüler (bir çok batıl dinlere ayrıldılar.) Eğer Rabbinden ezelde bir takdir geçmemiş olsaydı (cezaları âhirete bırakılmamış olaydı), o ihtilâf edip durdukları şeylerde şimdiye kadar aralarında hüküm verilmiş bitmişti; (hemen üzerlerine azab inerdi).
Bahaeddin Sağlam
İnsanlar bir tek toplum idiler, sonra ihtilafa girdiler. Eğer Rabbin tarafından verilmiş bir vade (söz) olmasaydı, yaptıkları ihtilaflar hakkında yargılanıp işleri bitecekti.
Bayraktar Bayraklı
İnsanlar bir topluluk halindeydi, sonradan ayrılığa düştüler. Eğer daha önce Rabbinden verilmiş bir söz olmasaydı, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında hüküm hemen verilirdi.