33. Ayet
كَذٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى الَّذ۪ينَ فَسَقُٓوا اَنَّهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, “Onlar artık imana gelmezler” sözü, işte böylece gerçekleşmiştir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
كَذٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى الَّذ۪ينَ فَسَقُٓوا اَنَّهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, “Onlar artık imana gelmezler” sözü, işte böylece gerçekleşmiştir.
Buyruktan çıkanlar, Rabbinin şu sözünü haketmişlerdir: Onlar, inanmazlar.
İşte böyle, buyrum tutmaz kimselere, Tanrının sözü hak oldu artık, onlar inan etmezler
İşte böylece, Yoldan çıkmış (yaratılış safiyetinden uzaklaşmış) kimselerin, “iman etmeyeceklerine dair” Rabbinin sözü gerçekleşmiş oldu.
Bu vecihle rabbin fâsıkların hiç bir vakit îmân itmeyecekleri hakkındaki sözü tahakkuk itdi.
İşte böylece Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki «Onlar inanmazlar» sözü gerçekleşmiş oldu.
Yoldan çıkmış olanların inanmıyacağına dair Rabbinin sözü işte böyle gerçekleşir.
Öyle büsbütün haktan çıkmış fasıklara rabbının kelimesi şöyle hakk oldu: onlar artık iymana gelmezler
Hak dinden çıkmış fasıklara Rabbinin kelimesi şöyle gerçekleşti: Onlar artık imana gelmezler.
(Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen) Rabbinin, yoldan çıkanlar hakkındaki, “Onlar artık îmân etmezler!” buyruğu, işte böylece gerçekleşmiştir.
İşte böylece Rabbinin o fasık (ve münafık) kimseler üzerindeki "Onlar asla iman etmezler" sözü de gerçekleşmiş olacaktır.
Böylece, Rabb'inin fasıklar¹ hakkındaki kelimesi² gerçekleşmiş oldu. Onlar iman etmezler.
ancılayın vācib oldı çalabuñ sözi anlaruñ üzere kim ŧā'atdan çıķdılar kim bayıķ anlar inanmazlar.
(Onlar îmandan nice döndürüldülerse hakdan) çık (ıb sap) mış olanlara karşı Rabbinin (ezeldeki) şu sözü de öylece sabit olmuşdur: «Hakıykat onlar îman etmezler».
İşte böylece, Rabbinin isyân edenler hakkındaki, “Şübhesiz ki onlar îmân etmezler!” sözü gerçekleşmiş oldu.
İşte böylece; Rabbinin kelimesi (ikazı ve azapla ilgili kararı) yoldan çıkmış olanlar üzerinde hak olmuştur. Çünkü onlar (o sapkınlığa ve isyana ısrar edenler) iman etmezler. *
Böylece Rabbinin doğru ve gerçek sözleri, yoldan çıkmış suçluların üzerine hak olmuştur. Artık onlar kesinlikle iman etmezler.
Böylece senin çalabının karıştırıcılar için söylediği söz doğru çıktı: "Gerçekten onlar inanmazlar."
Bunun gibi [¹⁰] fasık olanlar hakkında Rabbinin sözü sabit olmuştur: Onlar iman, etmezler [¹¹].
Böylece yoldan çıkmışlarla ilgili olarak Allah’ın “onlar kesinlikle inanmazlar” sözü gerçekleşir.¹⁴”
Böylece, fâsık olanların inanmayacaklarına dair Rabbinin söylediği söz gerçekleşmiş oldu.
İşte böylece Rabbinin yoldan çıkanlar hakkında, “Onlar inanmayanlardır” diye söylemiş olduğu sözü, gerçekleşmiş oldu.
Böylece günahkârlık batağına saplananlarla ilgili olarak rabbinin verdiği, “Onlar artık iman etmeyecekler!” şeklindeki hüküm gerçekleşti.
İşte böylece, günaha batmış ahlâk ve şeref yoksunu kimselerin, hakîkati idrâk etseler bile, ona asla iman etmeyeceklerine dâir Rabb’inin bir yasa olarak verdiği hükmü gerçekleşmiş oldu.
İşte böyle, yoldan çıkıp sapmış kimselere dair senin rabbinin “onlar inanmazlar” sözü gerçekleşti.
Resulüm görüyor musun bak! Rabb’inin asiler hakkında söylediği: " inanmayacaklar " sözü nasıl da gerçek oldu.
Böylece Rabbinin yoldan çıkanlar için söylediği: "Onlar inanmazlar." sözü, inkârda inatlaşmalarından dolayı gerçek olur.
İşte böylece Rabbinin “Onlar inanmazlar” [*] şeklinde yoldan çıkanlar hakkındaki sözü gerçekleşmiş oldu. [*]
Böylece Rabbinin (ezeli ve ebedî ilmiyle bildiği) fasıklar hakkındaki: “Onlar, asla inanmayacaklar.” sözü gerçekleşmiş oldu.¹
Böylece günahkarca davranmaya eğilimli olanlar hakkında Rabbinin sözünün hak olduğu ortaya çıkmış oldu: “Onlar inanmayacaklar”. ⁵³
İşte böylece, iman etmeyerek yoldan çıkanların üzerine Allah’ın azap sözü hak oldu. 32/18...20
Onlar, imandan vazgeçirilip hak yoldan bâtıla döndürüldükleri gibi, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, peygamberlere ve kutsal kitaplara itibar etmedikleri için, Rabbinin doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkan fâsıklar, âsiler, bozguncular hakkındaki: “Onlar artık iman etmeyecekler” gerekçeli hükmü gerçekleşir.
İşte böylece, yoldan iyice sapmış olanlara dair Rabbinin sözü gerçekleşmiş oldu: “Onlar asla inanmayacaklar!”
İşte fıska düşmüş olanların aleyhine Rabbinin kelimesi şöylece tahakkuk etmiştir ki, şüphe yok onlar imân etmezler.
İşte böylece Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki "Onlar inanmazlar" hükmü gerçekleşmiş oldu. Onlar artık iman etmezler!
Böylece Rabbinin Fasıklar hakkındaki sözü hak oldu. Şüphesiz onlar iman etmezler.
Böylece, fasık olanların inanmayacaklarına dair Rabbinin sözü gerçekleşti.
Anuñ gibi vācib oldı Tañrı Ta‘ālānuñ kelimesi fāsıḳlar üstine ki anlar īmāngetürmezler.
Öyle büsbütün doğru yoldan çıkmış, isyanda ısrar eden o fâsıklara, imana gelmedikleri için, Rabbinin azap kararı kesinleşmiştir. [39, 71]
Böylece Rabbinin, yoldan çıkanlar için söylediği: "Onlar inanmazlar." sözü, gerçekleşti.
Îmân itmemekle berâber hadlerini tecâvüz iden ve fısk ve fücûr ile meşgûl olanlar üzerine rabbinin hüküm ve kazâsı hak oldı. ('Azâba müstehak oldılar).
Yoldan çıkanlarla ilgili olarak Rabbinin söylediği şu söz böylece gerçekleşmiş oldu: “Onlar inanıp güvenmezler.”
Böylece Rabbinin o yoldan çıkmışlar hakkındaki: "Onlar iman etmezler" sözü gerçekleşmiş oldu.
Yoldan çıkmış olanların artık iman etmeyeceklerine dair Rabbinin sözü böylece gerçekleşmiştir.
Bu, budur! Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, "Onlar iman etmezler!" sözü gerçekleşmiştir.
Böylece Rabbinin sözü o fasık kimseler üzerinde (şöyle) gerçekleşmiştir ki: 'Onlar şüphesiz iman etmezler.'
Öyle büsbütün haktan çıkmış inatçı fâsıklara Rabbinin hükmü şöyle vâcib oldu: “- onlar, artık imana gelmezler.”
Böylece, “o fasıklar (Allah’ın emrinden çıkanlar) inanmayacaklardır” diye Allah’ın söylediği söz gerçekleşmiş oldu.
İşte böylece Rabbinin, yoldan çıkanlar hakkındaki “Onlar inanmazlar” sözü gerçekleşmiş oldu.