Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Hayır, onlar bilgileriyle kavrayamadıkları ve henüz zuhur etmeyen vaitleri yalanladılar. Tıpkı bunun gibi evvelce gelip geçen ümmetler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Bak da gör, zulmedenlerin sonları neye varmış, nice olmuş.
Besim Atalay (1965)
«Onu kendi uydurdu mu?» diyorlar, diyesin ki: «Eğer siz gerçekseniz, Allahtan başka, gücünüz yettiğini çağırınız da, ancılıyın bir tek sûre getirin»
Cemal Külünkoğlu
Aksine onlar özünü, hikmetini kavrayamadıkları ve üstelik o mesajın ayrıntılı açıklaması henüz kendilerine gelmemişken onu yalanladılar. Onlardan öncekiler de tıpkı böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Cemil Said (1924)
Kendilerine îzâhât virildiği halde ’ilimlerinin ihâta idemediği şeye yalandır diyorlar. Evvelce senden başka rasûlleri de yalancılıkla ithâm idenler var idi lâkin o zâlimlerin ’âkıbeti ne oldığına bir nazar it.
Diyanet Vakfı
Bilakis, onlar hakkıyla bilmedikleri ve bildirdikleri kendilerine (vakıa olarak) gelmemiş Kur’an’ı yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Şimdi bak, zalimlerin sonu nasıl oldu!
Edip Yüksel
Hayır, onlar bilgisini kavramadan ve asıl anlamına ulaşmadan onu yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de böyle yalanladı. Zalimlerin sonuna dikkatle bak.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hayır onlar, ılmini ihata etmedikleri ve te'vili kendilerine hiç gelmemiş olan bir şey'i tekzib ettiler, bunlardan evvel geçenler de böyle tekzib etmişlerdi amma bak zâlimlerin akıbeti nasıl oldu?
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Hayır. Onlar bilgileriyle kavrayamadıkları, te'vili de kendilerine hiç gelmemiş olan bir şeyi yalan saydılar. Bunlardan önce gelip geçenler de yine böyle inkâr etmişlerdi, amma bak zalimlerin akıbeti nasıl oldu.
Emrah Demiryent
Hayır, onlar ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine henüz yorumu gelmemiş şeyi (Kur’ân’ı, daha anlamadan) yalanladılar. Onlardan öncekiler de (hakkı/hakikati) böyle yalanlamışlardı. Zâlimlerin/kâfirlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Abdullah-Ahmet Akgül
Hayır, onlar ilmini kuşatamadıkları (gerçeğine akıl yatıramadıkları) ve kendilerine henüz yorumu gelip ulaşmamış (yani şimdilik bilimsel olarak hikmeti ve içeriği açığa çıkmamış olduğundan kavrayamadıkları) bir şeyi (kısır akılları ve nefsani duygularıyla) yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zulmedenlerin nasıl bir akıbete uğradıklarına bir bak (ki hepsi felakete ve helakete mahkûm olmuşlardır).
Erhan Aktaş
Hayır! Onlar, bilgisini kavrayamadıkları ve kendilerine asıl anlamı açıklanmamış bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!
Eski Anadolu Türkçesi
belki yalan duttılar anı kim ķaplayu irmediler bilmeġine daħı gelmedi anlara tefsiri anuñ ancılayın yalan duttı anlar kim anlardan ilerü-di pes baķ nite oldı śoñı žālimleruñ!
Hasan Basri Çantay
Hayır, onlar ilmini kavrayamadıkları şey'i yalan saydılar. Kendilerine te'vîli (hakkında bir idrâk) gelmedi. Onlardan evvelki (ümmetler) de (peygamberlerini) böyle tekzîb etdiler işte. Bak, o zaalimlerin sonucu nice olmuşdur!
Hayrat Neşriyat
Bil'akis (onlar) ilmini kavrayamadıkları ve te'vîli (ma'nâsı) henüz kendilerine gelmemiş olan bir şeyi (Kur'ân'ı daha anlamadan) yalanladılar. Onlardan öncekiler de(peygamberlerini ve kendilerine gönderilen kitabları) böyle yalanlamıştı ama, bak zâlimlerin âkıbeti nasıl oldu!
İhsan Aktaş
Aksine (onlar) ilmini (özünü, hikmetini) kavrayamadıkları ve te’vîli (açıklaması) henüz kendilerine gelmemiş olan bir şeyi (yani Kur’ân’ı düşünüp araştırmadan hemen) yalanladılar. Onlardan öncekiler de tıpkı böyle yalanlamışlardı. (O gönderdiğimiz kitapları yalanlamış olan) zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak! *
İlyas Yorulmaz
Hayır, (indiriliş) bilgisini kavrayamadıkları (Kitabı) yalanladılar. Kitab’ın gerçek bilgileri geldiğinde onlardan öncekiler de böyle yalanlamıştı. Bak bakalım, zulmedenlerin akıbetleri nasıl olmuş?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Doğrusu şu ki onlar bilgileriyle kavrıyamadıkları, yorumlaması da kendilerine gelmemiş olan bu Kur’an’ı yalan saydılar. Nasıl ki kendilerinden önce gelenler de böyle yalan saymışlardı. O kıyıcıların sonu nice oldu bir görün.
İsmail Hakkı İzmirli
Hayır, onlar ilmini kavrayamadıkları, râci olduğu mânaya yetişemedikleri şeyi yalan saydılar. Onlardan evvelkiler de böyle yalan saymışlardı. Zalimlerin akıbeti nasıl oldu! gördün ya.
İsmail Yakıt
Bilakis onlar bilgisini kavrayamadıkları ve açıklaması kendilerine gelmemiş/yapılmamış şeyleri yalanladılar. Onlardan öncekiler de aynı şekilde yalanlamıştı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!¹⁷
Kadri Çelik
Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine henüz yorumu (inkârını imkânsız kılan hakikati) gelmemiş olan şeyi (Kur'an'ı) yalanladılar. Onlardan öncekiler de böylece yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Abdullah Parlıyan
Hayır, o Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, ilmini kuşatamadıkları ve kendilerine de henüz yorumu gelmemiş bir şeyi, yani Kur'ân'ı yalanladılar. Onlardan öncekiler de, kitap ve peygamberleri böyle yalanlamışlardı. Gerçekleri görmek istiyorsan, yaratılış maksadına aykırı davrananların, sonunun nasıl olduğuna bir bak.
Kuran Yolu
İşin gerçeği şu ki onlar, mahiyetini bilemedikleri ve henüz kendilerine yorumu yapılmamış olan şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de işte böyle yalan saymışlardı; ama bak zalimlerin sonu nice oldu!
Mahmut Kısa
Hayır! Aslında onlar, meseleye önyargıyla yaklaştıkları için, hakkındayeteri kadar bilgi edinmedikleri ve gerçek anlamını henüz kavrayamadıkları şeyi, yani Kur’an’ı, ölçüp biçmeden yalanladılar! Çünkü ona inanıp dürüst ve erdemli yaşamak, hiç mi hiç işlerine gelmiyordu. Geçmişte bunun bir çok örnekleri var. Nitekim, onlardan öncekiler de kendilerine bildirilen hakîkati böylesahte gerekçelerle yalanlamaya kalkmışlardı. Fakat bir görsen, o zâlimlerin sonu nice oldu!
Mahmut Özdemir
Bilgisini kavramadıkları şeyi ve henüz te’vîli / yorumu kendilerine gelmemiş şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler böyle yalanladı; bir bak, Zâlimler’in sonu nasıl oldu?
Mehmet Çakır
Yoo onlar, açıklama yapılmadan algılamaları imkânsız olan bir şeyi yalanlıyorlar. Nitekim eskiler de hep bu şekilde yalanlamışlardı. Haksızlık edenlerin akıbeti n'olmuş görüyorsun değil mi?
Mehmet Çoban
Hayır! Bilgisini kavrayamadıkları, yorumu kendilerine gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Bak! Zalimlerin sonu nasıl oldu?
Mehmet Okuyan
Aksine onlar bilgisini kavrayamadıkları ve yorumu kendilerine asla gelmemiş olan (Kur’an’ı) yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Şimdi bak, zalimlerin sonu nasıl olmuştu!
Mehmet Türk
Bilakis onlar, kendilerinden öncekilerin yalanladıkları gibi bilgisini kavrayamadıkları ve daha açıklaması bile kendilerine ulaşmamış olan bir şeyi (Kur’an’ı) yalanladılar. O (kitapları yalanlayan) zâlimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak...¹
Muhammed Esed
Hayır hayır, aslında onlar özünü, hikmetini kavrayamadıkları ve önceden kendilerine açıklanmamış her şeyi yalanlamaya eğilimliler. ⁶³ Onlardan önce gelip geçenler de işte böyle gerçeği yalanlamaya yeltenmişlerdi. (Ger-çeği görmek istiyorsan) zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Mustafa Çavdar
Hayır aslında onlar Kuran’ın içindeki gerçekleri kavrayamadıkları ve kendilerine haber verilen birtakım olaylar henüz gerçekleşmediği için Kuran karşısında yalana sarılıyorlar. Onlardan önceki nice topluluklar da aynen böyle yalanlamışlardı. İşte o yalanlayanların sonunun ne olduğuna bir bak! 10/13, 27/84
Ahmet Tekin
Aslında onlar, mâhiyetini, içindeki bilgileri, getirdiği ilâhî düzeni kavrayamadıkları, bildirdiği hususlar da o an önlerinde gerçekleşmediği, sonuçlarını hemen görmedikleri için Kur'ân'ı yalanladılar. Onlardan öncekiler de kutsal kitapları, peygamberleri böyle yalanlamışlardı. Şimdi ibret nazarıyla bak, incele, inkâr ile isyan ile, baskı, zulüm, işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, aleyhte propaganda yapan zâlimlerin sonu nasıl oldu?
Mustafa İslamoğlu
Fakat hayır, aksine onlar özünü kavramaktan âciz kaldıkları, üstelik o mesajın (özüne dair) nihaî açıklaması da (henüz) kendilerine ulaşmamışken[¹⁶¹⁹] yalanlamayı tercih ettiler. Onlardan öncekiler de işte böylesi bir yalanlamaya yeltenmişlerdi; fakat (onların akıbetini merak ediyorsan), dön de zalimlerin sonunun ne olduğuna bir bak hele!
Ömer Nasuhi Bilmen
Hayır. Onlar ilmini ihata edemedikleri ve daha te'vili kendilerine gelmemiş olan bir şeyi tekzîp ettiler. Onlardan evvelkiler de böylece tekzîpte bulunmuşlardı. Artık bak ki zalimlerin akibeti nasıl olmuştur.
Orhan Kuntman
(Müşrikler) Kur'an'ın ilmini kavrayamadıklarından ve tevili (inecek azap) kendilerine henüz gelmemiş olduğu için Kur'an'ı yalan saydılar. (Peygamberden azabı indirmesini her talep edişlerinde cezalandırılmamış olmaları, onların cüretlerini artırmış oldu) (Ey Muhammed) Onlardan evvelkiler de (peygamberlerini ve inen kitapları) böyle yalan saymışlardı, o zalimlerin sonu ne feci oldu, (geride bıraktıkları harabelerine) bir bak! (ve kavmini uyar!)
Osman Fırat
Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olanı (Kur’an’ı) yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de (indirilen kitapları) böyle yalanlamışlardı. Bak, o zalimlerin sonu nasıl oldu.
Şaban Piriş
Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve henüz açıklaması onlara gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Satıraltı Meal (1534)
Bel ki yalanladılar ol nesneyi yitişmez ‘ilmleri aña, daḫı bilmediler tefsīrini.Anuñ gibi yalanladılar‐ıdı ol kimseler ki özlerinden burun gelmişler‐idi.Pes gör nice oldı ṣoñ işi ẓālimlerüñ.
Suat Yıldırım
Hayır! Onlar, hakkında etraflı bir bilgi edinmeden ve henüz yorumuna tam vakıf olmadan, bu Kur'ân'ı, çarçabuk yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de böyle yalan saymışlardı. Bak ve zalimlerin sonunun nasıl olduğunu anla!
Süleyman Ateş
Hayır, bilgisini kavrayamadıkları, sonucu henüz başlarına gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Bak, o zalimlerin sonu nice oldu?
Süleyman Tevfik (1927)
Onlar, Kur'ân'ın ma'nâsını ihâta itmezden ve tefsîrine vakıf olmazdan evvel onı tekzîb itdiler. Onlardan evvel olanlar da böyle tekzîb itmişlerdi. O zâlimlerin 'âkıbeti nasıl oldığına nazar iyle.
Süleymaniye Vakfı
Aslında onlar, Kur’ân’daki bilgiyi (ilmi) anlamadan, (ayetler arası) iç bağlamı henüz ortaya çıkmadan yalana sarıldılar. Onlardan öncekiler de böyle yalana sarılmışlardı. Yanlışlar içindekilerin sonunun nasıl olduğunu bir düşün.
Ahmet Varol
Hayır, onlar ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine henüz yorumu gelmemiş şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Ümit Şimşek
Aslında onlar, ilmini kavrayamadıkları ve henüz başlarına gelmemiş olan şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı; sonra, bak, o zalimlerin sonu ne oldu.
Yaşar Nuri Öztürk
Hayır, düşündükleri gibi değil. Onlar, ilmini kuşatamadıkları ve yorumu kendilerine hiç gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamıştı. Bak da gör nasıl olmuştur zalimlerin sonu!
Ali Bulaç
Hayır, onlar ilmini kuşatamadıkları ve kendilerine henüz yorumu gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zulmedenlerin nasıl bir sonuca uğradıklarına bir bak.
Ali Fikri Yavuz
Hayır, o kâfirler, ilmini kavrayamadıkları Kur'an'ı yalanladılar ve kendilerine, hakikat ve inceliği hakkında bir anlayış da gelmedi. Onlardan önce gelen ümmetler de Peygamberlerini, işte böyle yalanlamışlardı. Amma bak, zalimlerin âkibeti nasıl oldu!...
Bahaeddin Sağlam
Hayır! Onlar, bilgisini kavrayamadıkları, gerçek anlamlarının kendilerine henüz gerçekleşmediği bir hakikati yalanlıyorlar. Onlardan öncekiler de böylece yalanladılar. İşte o zalimlerin sonunun nasıl olduğunu gör.
Bayraktar Bayraklı
Bilâkis, onlar ilmini kavrayamadıkları ve yorumu kendilerine asla gelmemiş olan Kur'ân'ı yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Şimdi bak, zâlimlerin sonu nasıl oldu?