Yunus Suresi 45. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

45. Ayet

وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَاَنْ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنَ النَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْۜ قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِ وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ

Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Allah’a kavuşmayı yalan sayanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün onları tapısında öyle bir toplar ki kendilerini, dünyada sanki bir günün bir saati kadar eğlenmişler sanırlar. Aralarında tanışırlar, birbirlerini tanırlar. Allah'a kavuşacaklarını inkar edenler, şüphe yok ki zarara uğrarlar ve doğru yolu da bulamazlar.

Besim Atalay (1965)

Şüphe yok ki, Allah insanlara hiç zulmetmez, insanlar zulmeder kendilerine

Cemal Külünkoğlu

(Allah) o kıyamet günü (onları) topladığı zaman (onlara öyle gelecek ki yeryüzünde) sanki sadece tanışmalarına yetecek kadar gündüzün bir saati kadar kalmışlar. (Vaktiyle) Allah'ın huzuruna çıkarılacakları uyarısını yalanlayan ve doğru yola girmekten geri duranlar (işte o zaman) en büyük kayba uğramış olacaklar.

Cemil Said (1924)

Allâh te’âlâ bir gün hepsini cem’ idecekdir. Görünürde ânlar yalnız bir sa’at kabirde kalmış gibi olacaklardır. Hepsi biri birini tanıyacakdır. O vakit Allâh’ın huzûruna çıkmak yalandır diyenler ve hidâyeti bulamıyanlar dûçâr-ı hüsrân olacakdır.

Diyanet Vakfı

Allah’ın onları, sanki günün ancak bir saati kadar kaldıklarını zanneder vaziyette yeniden diriltip toplayacağı gün aralarında birbirleriyle tanışırlar. Allah’ın huzuruna varmayı yalanlayanlar elbette zarara uğramışlardır. Zira onlar doğru yola gitmemişlerdi.

Edip Yüksel

Onları topladığımız gün, sanki gündüzden bir saat kadar (dünyada) kalmışlar gibi birbirlerini tanırlar. ALLAH ile karşılaşmayı yalanlayanlar kaybedenlerdir. Doğruyu da bulmamışlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sanki gündüzün bir saatinden başka durmamışlar gibi hepsini mahşere sevkedeceği gün beyinlerinde tanışacaklar, Allahın karşısına çıkacaklarını tekzib edib de doğru yolu tutmamış olanlar hakıkat husrana düşmüş bulunacaklar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Allah'ın onları haşredip toplayacağı günde, sanki onlar dünyada gündüz bir parça kalmışlar da aralarında tanışmışlar gibi olacak. Allah'ın huzuruna çıkacaklarına inanmamış ve doğru yolu tutmamış olanlar hiç şüphesiz en büyük ziyana uğramış olacaklar.

Emrah Demiryent

(Hesaba çekmek üzere) onları (ahirette) bir araya topladığımız gün, dünyada, ancak birbirleri ile tanışmalarına yetecek kadar kısa bir süre, gündüzün bir saati kadar kaldıklarını sanacaklar. Allah’ (ın manevi huzurun) a kavuşmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Allah’ın) Onları (mahşere) toplayacağı günde, sanki onlar dünyada sadece gündüzün bir parçası (kadar) kalmışlar da, (o sırada) aralarında tanışmışlar gibi olacaklardır. Allah’a kavuşmayı (huzuruna çıkacaklarını) inkâr edip de, (hidayetten mahrum kalanlar,) elbette en büyük ziyana uğrayacaklardır. Zaten onlar hidayete ermiş (kimseler) değillerdi.

Erhan Aktaş

Onları toplayacağımız gün; dünyada, ancak birbirleri ile tanışabilecekleri kadar kısa olan, gündüzün bir saati kadar yaşamış gibi gelecek kendilerine. Allah'a kavuşmayı yalanlayıp, doğru yola yönelmemiş olanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır.¹

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol gün kim ķoparavuz anları taman döllenmediler gibi ya'nį sinde illā bir śā'at gündüzden biribirini bileler aralarında. bayıķ ziyānlu oldı anlar kim yalan duttılar Tañrı’yı görmekliġi daħı olmadılar ŧoġru yol dutıcılar.

Hasan Basri Çantay

O gün (kıyamet günü, Allah) hepsini bir araya toplayacak. Sanki onlar gündüzün bir saatinden başka (bir müddet) eğlenmemişlerdir. Birbirini tanıyacaklardır. Allahın karşılarına çıkacaklarını yalan sayıb da doğru yolu tutmamış bulunanlar muhakkak en büyük zarara uğramışdır.

Hayrat Neşriyat

(Allah'ın) onları (mahşerde) toplayacağı gün, sanki (onlar dünyada) gündüzün bir saatinden başka kalmamış gibidirler; aralarında birbirlerini tanıyacaklardır. Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar muhakkak hüsrâna uğramış ve hidâyete eren kimselerden olmamışlardır.

İhsan Aktaş

Onları (yeniden diriltip hepsini) bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Doğrusu Allah’a kavuşmayı yalanlamış olanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır. *

İlyas Yorulmaz

Allah onları (zalimleri) bir araya topladığı gün, onlar sanki gündüzün bir saati kadar kalmış olduklarını zannederler ve o zalimler birbirlerini iyi tanırlar. İşte doğru yol üzerinde olmadıkları için, Allah ile karşılaşıp hesap vermeyi yalanlayanlar, kendilerine yazık etmiş olanlardır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün Allah hepsini derliyecektir. Sanki onlar dünyada günün yalnız bir saatinde kalmış gibi olacaklardır. Biribirlerini tanıyacaklardır. Allah’a kavuşacaklarını yalan sayıp da doğru yolu tutmamış olanlara yazık olacaktır.

İsmail Hakkı İzmirli

O gün Allah onları sanki gündüz bir saat kadar kalmışlar gibi bir halde toplayacak. Onlar da kendi aralarında birbirlerini tanıyacaklardır [⁴]. Allah/a kavuşmayı yalan sayanlar hem ziyankâr olmuşlar, hem uçmak yolunu bulamamışlardır.

İsmail Yakıt

Onları bir araya toplayacağı gün, sanki onlar sadece gündüzün, aralarında görüşüp tanıştıkları dünyanın bir saati kadar bir zaman kalmış gibidirler²¹. Andolsun Allah’ın huzuruna çıkmayı/O’nunla karşılaşmayı yalanlayanlar kaybedenlerdir/zarara uğrayanlardır. Zaten doğru yolda değildirler.

Kadri Çelik

Gündüzün bir saatinden başka sanki (dünyada) hiç durmamışlar gibi onları bir araya toplayacağı gün (hiç ayrılmamışlar gibi) birbirlerini de tanıyacaklardır. Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar gerçekten hüsrana uğramışlardır. Onlar zaten hidayete ermiş kimseler değillerdi.

Abdullah Parlıyan

Ve o gün Allah, onları huzuruna topladığı zaman, onlara öyle gelecek ki, yeryüzünde sanki sadece tanışmalarına yetecek kadar kısa bir süre, yani gündüzün bir saati kadar kalmış gibi olacaklar, vaktiyle Allah'ın huzuruna çıkarılacakları uyarısına, yalan gözü ile bakan ve bu yüzden doğru yolu tutmaktan geri duranlar, o gün bütün bütün yanılmış ve kaybetmiş olacaklar.

Kuran Yolu

Allah onları mahşerde topladığı vakit, sanki (dünyada) sadece günün bir saatinde, aralarında tanışacak kadar kısa bir süre kaldıklarını sanacaklardır. (İşte o vakit) Allah’ın huzuruna çıkarılacakları uyarısını asılsız sayanlar ve doğru yolda yaşamamış olanlar hüsrana uğramış olacaklar.

Mahmut Kısa

O gün Allah onları diriltip mahşerde topladığı zaman, yaşadıkları bir ömür, insanlara o kadar kısa gelecek ki, sanki gündüz vakti aralarında tanışıverdikleri kısacık bir an kadar yeryüzünde kaldıklarını zannedecekler. İşte o zaman, dünya hayatının geçici zevkleri uğruna ebedî mutluluğu kaybetmenin ne büyük bir gaflet olduğunu anlayacaklar. Evet, günün birinde Allah’ın huzuruna çıkarılacakları gerçeğini inkâr eden ve bunun en doğal sonucu olarak doğru yola girmekten kaçınanlar, o Gün korkunç bir hüsrana uğrayacaklar! Ey Peygamber! Sana diş bileyen, seni ortadan kaldırmak için türlü komplolar hazırlayan zâlimler, şunu iyi bilsinler ki:

Mahmut Özdemir

Onları bir araya toplayacağı gün, sanki aralarında tanışacakları Gündüz’den bir saat kadar kalmış gibidirler. Allah ile karşılaşmayı yalanlamış kimseler kesinlikle hüsrana düştü. Hidayete ermiş değillerdi.

Mehmet Çakır

Allah, bir gün insanlığı bir araya getirdiğinde, dünyada sadece birkaç saat kaldıklarını sanacaklar, o da tanışacak kadar. Vaktiyle Allah'a hesap verme olayını inkar edenler, o gün çok perişandır. Durumlarının düzelmesi de mümkün değil...

Mehmet Çoban

Rabbin onları bir araya topladığı zaman, onlar sadece gündüzün görüşüp tanıştıkları bir saat kadar dünyada kaldıklarını zannederler. Rabbinin karşısına çıkmayı yalanlayıp yola gelmemiş olanlar, en büyük zarara uğrayacaklardır.

Mehmet Okuyan

(Allah) o gün onları, (dünyada) sanki günün ancak aralarında birbirleriyle tanışabilecekleri bir saati kadar kalmış gibi toplayacaktır. [*] Allah ile karşılaşmayı yalanlayıp doğru yola gelmemiş olanlar elbette zarara uğramışlardır.

Mehmet Türk

Allah, onları mahşerde toplayınca onlara (dünya hayatı); sanki birbirleriyle görüşüp tanıştıkları bir günün, bir anı kadar gelecek. Allah’a kavuşacaklarını yalanlayarak doğru yolu bulamayanlar, işte o gün perişan olacaklardır.

Muhammed Esed

Ve o Gün Allah onları [huzuruna] topladığı zaman [onlara öyle gelecek ki yeryüzünde] sanki sadece tanışmalarına yetecek kadar (kısa bir süre), sadece gündüzün bir saati kadar kalmışlar; ⁶⁵ (vaktiyle) Allah’ın huzuruna çıkarılacakları uyarısını yalanlayan ve [bu yüzden] doğru yolu tutmaktan geri duranlar (o Gün) bütün bütün yanılmış, kaybetmiş olacaklar.

Mustafa Çavdar

Onların hepsini bir araya toplayacağı o gün, sanki gündüzün bir vaktinde birbirleriyle tanışacakları bir zaman kadar kalmış olduklarını sanacaklar. Allah ile karşılaşmayı hesaba katmayıp doğru yolda gitmeyenler kesinlikle kaybetmiş olacaklar. 20/103- 104, 30/55- 56, 46/35, 210/17, 45/34- 35, 59/19

Ahmet Tekin

Allah'ın onları mahşerde toplayacağı gün, sıkıntının şiddetinden, sanki gündüzün bir kısmında, birbirleriyle tanışacak kadar bir süre dünyada birlikte yaşadıklarını hatırlarlar. Allah'ın huzurunda hesaba çekilmeyi ve cezayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Doğru yola girmeye istekli de değillerdi.

Mustafa İslamoğlu

Ve o Gün gelip de Allah onları bir araya topladığı zaman, onlara (dünyada) sanki birbirleriyle tanışmalarına yetecek kadar, yalnızca gündüzün bir saatinde kalmışlar (gibi gelecek);[¹⁶²²] doğrusu, Allah’ın huzuruna çıkarılacakları gerçeğine yalan gözüyle bakan ve doğru yola yönelmemekte ısrarcı davranan kimseler (o gün) hepten kaybetmiş olacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

O gün ki onları (mahşere) toplayacaktır. Sanki (dünyada) gündüzün bir saat kadar kalmış gibi olacaklardır. Birbirlerini tanıyacaklardır. Allah Teâlâ'ya çıkacaklarını yalan sayanlar, muhakkak ki hüsrâna uğramışlardır. Ve doğru yola ermiş olmamışlardır.

Orhan Kuntman

(Allah) O gün -kıyamet günü- hepsini bir araya toplayacaktır, (kabirlerinden çıkarılıp, mahşere sevk olunacaklardır, mahşerin korkunç durumu karşısında) Dünyada ancak gündüzün bir saati kadar kaldıklarını sanırlar ve onlar -ilkin- birbirini tanırlar. (Fakat sonra herkes başının derdine düşer, akraba ve dostluk gibi bağlar kesilir) İşte o gün -hesap vermek üzere- Allah’ın huzuruna çıkacaklarını yalan sayanlar, elbetteki büyük hüsrana uğramışlardır. Zira onlar doğru yola girmemişlerdir. (Sapıklığı hidayete tercih etmişlerdir)

Osman Fırat

Onları (mahşerde) bir araya topladığımız gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar gibi, birbirlerini de tanırlar. Allah’a kavuşmayı yalan sayanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.

Şaban Piriş

Onları toplayacağı gün, sanki gündüz birbirleriyle tanışacakları bir zaman kadar kalmış gibidirler. Allah ile karşılaşmayı yalanlayıp doğru yolda olmayanlar kaybetmişlerdir.

Satıraltı Meal (1534)

Ol gün ki ḥaşr iderüz anları, ṣanasın ki durmadılar sinlerinden, illā bir sā‘atgündüzden, bilişürler biri biri‐y‐ile. Taḥḳīḳ ziyānlu oldı ol kişiler ki yalan‐ladılar Allāh ḥażretine durmaġı. Daḫı doġrı yol üstine durmadılar.

Suat Yıldırım

Kıyamet günü Allah hepsini bir araya toplayacak. Dünyada, gündüzün ancak bir saati kadar yaşamış gibi gelecek kendilerine. O şekilde ki sadece birbirlerini görünce tanıyacakları kadar yaşadıklarını sanacaklar. Allah'a kavuşmayı yalan sayıp da doğru yolu tutmamış olanlar, en büyük kayba uğramışlardır. [79, 46; 20, 104; 70, 11-15; 23, 101; 77-15]

Süleyman Ateş

Onları bir araya toplayacağı gün, sanki onlar sadece gündüzün, görüşüp, tanıştıkları bir sa'ati kadar dünyada kalmış olurlar. Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayıp, yola gelmemiş olanlar, en büyük ziyana uğramışlardır.

Süleyman Tevfik (1927)

Ke-ennehû dünyâda ve kabirde bir günün bir sâ'ati kadar müddet kalmışlar gibi onları kıyâmet gününde haşr ider. Birbirlerini tanırlar. O günde, Allâh'a mülâkî olacaklarını tekzîb idenler muhakkak zarar itdiler. Onlar vâsıl-ı hidâyet olmamışlardı.

Süleymaniye Vakfı

Onları bir araya toplayacağı gün sanki gündüzün, tanışmayla geçen bir saati dışında dünyada bulunmamış gibi olurlar. Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar kaybedeceklerdir. Onlar yola gelmiş değillerdir.

Ahmet Varol

Onları bir araya toplayacağımız gün dünyada sanki gündüzün bir anı kadar bile kalmadıklarını sanarak kendi aralarında tanışırlar. [2]Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlamış ve doğru yola girmemiş olanlar zarara uğramışlardır.

Ümit Şimşek

Allah onları huzurunda topladığı gün, dünyada sanki gündüzün az bir vakti kadar kalmış gibidirler ve birbirlerini tanımaktadırlar. Allah'a kavuşmayı yalan sayıp da doğru yolu bulamayanlar ise hüsrana düşmüşlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onları huzuruna toplayacağı gün, gündüzün bir saatinden başka, dünyada durmamış gibidirler; aralarında tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalanlayıp da doğru yolu tutmamış bulunanlar, hüsrana uğramışlardır.

Ali Bulaç

Gündüzün bir saatinden başka sanki hiç ömür sürmemişler gibi onları bir arada toplayacağı gün, onlar birbirlerini tanımış olacaklar. Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar gerçekten hüsrana uğramışlardır. Onlar hidayete ermiş (kimseler) değildi.

Ali Fikri Yavuz

Sanki (dünyada ve kabirlerinde) gündüzün bir saatinden başka durmamışlar gibi, Allah hepsini mahşere sevkedeceği gün, aralarında tanışacaklardır. Allah'ın huzuruna çıkacaklarını inkâr edip de hidayet yolunu tutmamış olanlar, muhakkak en büyük ziyana uğramışlardır.

Bahaeddin Sağlam

Onları diriltip topladığımız gün, ancak gündüzden bir saat kadar (dünyada) beklemiş olduklarını sanacaklar. Kendi aralarında tanışacaklar. Daha önce Allah ile karşılaşmayı inkâr edenler ve doğru yolda olmayanlar, işte o gün zarar ederler.

Bayraktar Bayraklı

Onları huzuruna toplayacağı gün, gündüzün bir saatinden başka, dünyada durmamış gibidirler; birbirleriyle tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalanlayıp da doğru yolu tutmayanlar, hüsrana uğramışlardır.