63. Ayet
اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَۜ
Onlar iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَۜ
Onlar iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.
Onlar öyle kişilerdir ki inanmışlardır ve çekinir onlar.
Onlar inananlardır, sakınçlı da olanlardır
Onlar Allah'a iman eden ve O'na karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlardır.
63, 64. Îmân idüb korkanlara dünyâda ve âhiretde güzel tebşîrât vardır. Allâh’ın kelimâtı tebeddül itmez. Ânlara ’azîm bir sa’âdet müyesser olacakdır.
Onlar, iman edip de takvâya ermiş olanlardır.
Onlar ki, inandılar ve erdemli davrandılar.
Onlar ki Allaha iyman etmişlerdir ve hep takvâ ile korunur dururlar
Onlar ki, iman etmişler ve Allah'a karşı gelmekten sakınmışlardır.
Onlar îmân eden ve takva sahibi olan kimselerdir.
(Evliya-Allah’ın has kulları) Onlar, (hakkıyla) iman edenler ve (Allah’tan) korkup (kötülükten sakınan, takva sahibi) olan kimselerdir.
Onlar, iman eden ve takva sahibi olan kimselerdir.
anlar kim įmān getürdiler daħı oldılar śaķınurlar.
Onlar îman edib takvaaya ermiş olanlardır.
Onlar, îmân edip (günahlardan) sakınmakta olan kimselerdir.
Onlar (veliler) o kimselerdir ki, gerçekten iman edip (Allah’ın emirlerine aykırı hareket etmekten ve kötü işleri yapmaktan) sakınırlar. *
(Çünkü onlar) İman etmişler ve gereği gibi Rablerinin azabından korunmuşlardır.
Onlar ki inanan sakınan kimselerdir,
Onlar, iman getirip sakınmış kimselerdir.
Onlar inanmış ve sorumluluk bilincine sahip olmuşlardır.
Onlar, iman etmiş ve takvaya ermiş kimselerdir.
Onlar iman edip, sonra yollarını Allah ve kitabıyla bulmaya çalışanlardır.
63-64. Onlar ki, iman etmişler ve takvâya ermişlerdir, işte onlara hem bu dünya hayatında hem de âhirette müjdeler olsun! Allah’ın sözlerinde değişme olmaz; (öyleyse) en büyük kazanç budur.
Onlar, Allah’ın ayetlerine yürekten iman eden ve bu imanın gereğini yerine getiren, yani dürüst ve erdemlice bir hayatı tercih ederek kötülüğün her çeşidinden titizlikle sakınan kimselerdir. İşte bunun içindir ki:
Onlar ki iman ettiler. Sakınıp korunuyorlardı.
İmanıyla kendisini sağlama alan herkese
Çünkü onlar inandılar. Yasalarımıza uyarak cezamızdan korundular. Şımarık kibirliler gibi Rabbimiz bize her şeyi versin ama dünya yaşantımıza karışmasın demediler. Dünyalarını yalan yanlış yasa çıkaranların yasalarına göre yaşamadılar.
Onlar, iman edip [takvâ]lı olanlardır.
Onlar, (Allah’a gerçekten) inanan ve Ondan (hakkıyla) sakınan kimselerdir.
Onlar, imana erişip Allah’a karşı hep bilinçli ve duyarlı kalmaya çalışan kimselerdir.
Onlar Allah’a inanıp güvenen ve sorumluluğunu yerine getirenlerdir. 6/15, 29/7 39/10
Onlar iman edip Allah'a sığınıp, emirlerine yapışmaya, günahlardan arınıp, azaptan korunmaya, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranmaya, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olmaya devam edenlerdir.
Onlar imanda sebat gösteren ve sorumluluk bilincine sahip olan kimselerdir.[¹⁶⁴⁵]
Onlar ki, imân etmişlerdir ve ittika eder olmuşlardır.
Onlar ki, iman etmişlerdir ve takvaya da ermişlerdir.
Onlar (O dostlar ki) iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.
Onlar Allah'a inanmış ve O'na karşı gelmekten sakınmışlardır.
Ol kişiler ki īmān getürdiler, daḫı taḳvā üstine oldılar.
Velîler o kimselerdir ki O'na iman edip, emirlerine aykırı hareketlerden sakınırlar.
Onlar ki, inandılar ve korunurlardı.
Ve o evliyâullah ki îmân ider ve Allâh'dan korkub me'âsîden sakınırlar.
Onlar inanıp güvenen ve çekinerek korunan kimselerdir.
Onlar iman edip de Allah'a karşı gelmekten sakınanlardır.
Onlar iman etmiş ve takvâya(11) sarılmışlardır.
Onlar inanmış, takvaya sarılmışlardır.
Onlar iman edenler ve (Allah'tan) sakınanlardır.
Veliler, o kimselerdir ki, Allah'a iman edip emirlerine aykırı hareket etmekten sakınırlar.
62, 63. İşte Allah’ın dostlarına ne (gelecek) korkusu, ne de (geçmişin) üzüntüsü vardır. Onlar ki (Allah’a ve ahirete) inanırlar ve sakınarak kendilerini korurlar.
Onlar iman edip takvâya erişmişlerdir.