7. Ayet
اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ
6,7. O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ
6,7. O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.
Öylesine ateş ki yürekleri sarar, kaplar.
Yürekleri eritir
(Onun) acısı yüreklere kadar işler.
6-9. Hutame Allâh’ın yakdığı bir âteşdir ki (kâfirin) kalbini ve kendilerini, sütunlar üzerinde bir kubbe gibi her tarafdan ihâta idecekdir.
6, 7. Allah'ın, tutuşturulmuş, (yandıkça) tırmanıp kalplerin ta üstüne çıkan ateşidir.
Ki beyinlere işler.
Ki çıkar gönüller üstüne
6,7. O, kalplerin içine işleyecek, Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir.
O öyle bir ateştir ki, yürekler (in için) e kadar işler.
Ki o, yüreklerin üstüne tırmanıp çıkacak (inkârcıların ve münafıkların iç organlarına kadar yakıp kavuracak)tır.
Yüreklere işleyen bir ateş.
6-7. Tañrı odıdur yandurınılmıs ol kim muŧŧalį ola ya'nį ire yürekler üzere.
ki tırmanıb yüreklerin ta üstüne çıkacak (kaplayacak) dır o.
Öyle (ateş) ki, kalbleri kaplar (ta içine işler!)
Öyle (bir ateş) ki, (akıl ve irade merkezi olan) beyinlere (kadar) işler. *
O, kalplerin içine işleyen bir ateş.
O ateş ki yüreklerini sarıp dağlıyacaktır.
Yürekleri sarıp yakar.
O, tâ gönüllere [ef’ide] işleyen (bir iç ateştir).
O (ateş), kalplere çöreklenmektedir.
Öyle bir ateş ki, canlılık merkezi olan yüreklere işler ve kaplar.
7-9. Uzatılmış direklere bağlı olarak içine hapsedildikleri, yükselip yürekleri saran ateş!
Tâ gönüllere işleyen korkunç bir ateş!
Gönüller’e işleyen!
öncelikle yürekleri dağlayacak,
O ateş insanların gönüllerine işler. Daha dünyada iken ateşin içinde yanarlar. Haklı haksız çeşitli yollarla elde ettikleri mallarını kaybetme korkusu onları çepeçevre kuşatmıştır. Öyle ki, bütün hücrelerine bu korku işlemiştir. Onun için sürekli sayarlar. Kandırılacağı, aldatılacağı, çalınacağı korkusu yaşamlarının karabasanı olur. Sürekli diken üzerinde dururlar. Dünyaya karşı önü alınmaz sevgi, ölüm korkusu, mallarını kaybetme korkusu onları yer bitirir. Yaşamlarında rahat huzur kalmaz. Her an beğenmedikleri fakirler yoksullar gibi olacakları endişesiyle ne yapacaklarını bilemezler. Her an, her yerde, yaşadıkları tedirginlikle yanıp tutuşurlar. Gözlerinde sakinlik, kalplerinde sevgi, sözlerinde yumuşaklık, hareketlerinde güven yoktur. Onlar hutemenin yakıcılığıyla tutuşturulmuştur. Daha ölüp yanımıza gelmeden onların dünyası zindan olur. Rüyaları karabasan olur. Yataklarında huzurla uyuyamazlar.
O (ateş) ki kalplerin üzerinde yükselir. [*]
6,7. O, kalplerin içine dahi işleyecek olan, Allah’ın (emriyle) yakılmış bir ateştir.
[günahkar] kalplerin üstünde yükselen: ⁵
Ta yüreklere işleyen bir ateş! 14/16-17, 18/29
Kalplerin, beyinlerin içine işleyen ateştir.
O öyle bir ateştir ki, bütün bir iç dünyalarını[⁵⁸⁸⁹] kaplayarak yükselir:[⁵⁸⁹⁰]
Öyle ki, yüreklerin üzerine yüklenecektir.
(O öyle bir ateştir ki) Gönüllere tırmanır.
(O günahkar) gönüllerin/göğüslerin üstünde yükselir,
Kalplere işleyen...
Ol od ki odı yitişür yüreklere.
6, 7. Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir. Bir ateş ki ta kalplere kadar işleyip yakar.
(Bir ateş) Ki gönüllere işler.
Öyle ateş ki kalblere kadar girer.
Yüreklere kadar tırmanan,
O yüreklere kadar işler.
Yüreklere kadar işler.
Ki tırmanıp işler yüreklere.
Ki o, yüreklerin üstüne tırmanıp çıkar.
Öyle ki, onun acısı kalblere kadar girer.
Kalp ve gönülleri sarar.
4,5,6,7,8,9. Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır. Hutame'nin ne olduğunu bilir misin? Allah'ın, tutuşturulmuş, kalplerin cıdarına işleyen ateşidir. Onlar, bu ateşin içinde uzatılmış sütunlara bağlanmış haldeyken o ateş, üzerlerine kapatılmıştır.