Mâûn Suresi 7. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

7. Ayet

وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ

Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve zekat vermeyi menederler.

Besim Atalay (1965)

Hayra engel olana

Cemal Külünkoğlu

(Ama yardım etmeye sıra gelince) basit şeyleri bile esirgerler.

Cemil Said (1924)

4,5,6,7. Hayf namâzı lâkaydâne ve mahzâ gösteriş olsun diyu kılanların ve sadaka virmekden imtinâ’ idenlerin hâline!

Diyanet Vakfı

6, 7. Onlar gösteriş yapanlardır; hayra da mâni olurlar.

Edip Yüksel

Ve yardımı da engellerler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve yardımlığı sakınır (zekâtı vermezler)

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ve yardımlığı sakınırlar (zekatı vermezler).

Emrah Demiryent

Ve (onlar, kendilerinden istenilen) en ufak bir yardımı (insanlardan) esirgerler.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Dinin bütün hükümleriyle yerleşip yürümesi ve tüm mazlum ve yoksulların huzura ermesi yolunda) Malının az bir kısmının (kamu payı ve yoksul hakkı olarak paylaşma ve dayanışma amaçlı) alınmasına (ve ülkede zekât vergisini uygulayacak bir nizamın kurulmasına) bile mâni olup engellemeye çalışmaktadırlar. (İşte böylesine zalim, hain ve merhametsiz davranmalarının sebebi, gerçek bir imanla DİN’in aslına ve ahiret hesabına inanmamış olmalarıdır. Bir kişinin veya kesimin, ibadet alışkanlıklarıyla, helâl kazanma ve hayırda harcama gibi ekonomik sorumlulukları arasında bir uygunluk yoksa, bunların dindarlık tavrı samimiyetten uzaktır.)

Erhan Aktaş

Ve küçük, basit, sıradan yardımı bile esirgerler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı yıġarlar ev āletin yā zekātı.

Hasan Basri Çantay

Zekâtı da men'ederler onlar.

Hayrat Neşriyat

Ve mâûn'u (zekâtı)(1) men' ederler!

İhsan Aktaş

Ve onlar (kamu payı ve yoksul hakkı olarak paylaşma ve dayanışma amaçlı yoksul ve muhtaç kimselere yapılan) yardıma (bile) mâni oluyorlar.*

İlyas Yorulmaz

Yardımlara da engel olan kimselerdir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

zekattan alıkoyanlardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Zekât ve âriyet vermeyi men/edenlerin haline!

İsmail Yakıt

Küçük yardıma/kamu hakkına [mâ’ûn] bile engel olurlar.

Kadri Çelik

Faydası olan her şeyi engellemektedirler.

Abdullah Parlıyan

İnsanlara yapılabilecek en küçük bir iyiliği ve yardımı da esirger ve sakınırlar veya zekat vermeye engel olurlar ve reddederler.

Kuran Yolu

Hayra da engel olurlar.

Mahmut Kısa

Ve en ufak bir iyiliğe, yardıma engel olan o sözde “dindarlara” yazıklar olsun!

Mahmut Özdemir

MÂÛN’a / Ufak Tefek Yardım’a engel oluyorlar.

Mehmet Çakır

birbirilerine kap kacağı bile esirgeyenler!

Mehmet Çoban

Bir sürü laf söylerler ama neticesi yoktur. Onların topluma insanlara destek veriyoruz, yoksula, yetime, öksüze sahip çıkıyoruz sözleri yalandır. Bu sözleri sadece gösteriştir. Toplumu aldatmaya yöneliktir.

Mehmet Okuyan

(En ufak) yardıma (bile) engel olurlar.

Mehmet Türk

Ve onlar, kimseye en ufak bir şey¹ bile vermezler.²

Muhammed Esed

ve üstelik onlar, [insanlara] en ufak bir yardımı bile reddederler! ⁴

Mustafa Çavdar

Zira onlar en küçük bir yardımı bile esirgerler. 36/47, 50/23.25, 63/7-8

Ahmet Tekin

Verilmesi ve yapılması meşru olan şeyleri engelleyenlerin, hakları kısıtlayanların, hakkın aranmasını, meşru harcamayı sınırlayanların, yağmura, su ve otlak kullanımına-paylaşımına mani olanların, kâğıt kısıtlaması yapanların, mâlî mükellefiyetleri yerine getirmeyenlerin, olanından karşılıksız-ödünç vermeyenlerin, bağlılık ve itaatin, yardıma gitmenin, imdada yetişmenin önüne gerilenlerin vay haline!

Mustafa İslamoğlu

ama en küçük yardımı bile esirgerler.[⁵⁹⁰⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve men edilmesi mutad olmayan bir şeyi bile men ediverirler.

Orhan Kuntman

Ve (cimrilik eder) başkasına hiç bir hayır ve yardımda bulunmazlar!

Osman Fırat

Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.

Şaban Piriş

Ufak tefek yardıma bile engel olanlara..

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı zekātı yā ev āletini men‘ iderler.

Suat Yıldırım

5, 6, 7. Ki onlar namazlarından gafildirler (Kıldıkları namazın değerini bilmez, namaza gereken ihtimamı göstermezler). İbadetlerini gösteriş için yapar, zekât ve diğer yardımlarını esirger, vermezler. [4, 142; 4, 38; 2, 264; 8, 47]

Süleyman Ateş

En ufak bir yardımı esirgerler.

Süleyman Tevfik (1927)

Zekâtı veyâ ödünç istenen şeyi virmezler. [¹]

Süleymaniye Vakfı

Küçük yardımlara bile engel olan kimselerdir.

Ahmet Varol

Ve zekatı (veya emaneti) vermezler.

Ümit Şimşek

Mâuna da engel olurlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekâta/iyiliğe engel olurlar.

Ali Bulaç

Ve 'ufacık bir yardımı (veya zekatı) da' engellemektedirler.

Ali Fikri Yavuz

Ve zekâtı vermezler...

Bahaeddin Sağlam

Ve (insanların birbirine fayda vermesini ve) yardım etmesini engellerler.

Bayraktar Bayraklı

Hayra da mâni olurlar.