Hûd Suresi 108. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

108. Ayet

وَاَمَّا الَّذ۪ينَ سُعِدُوا فَفِي الْجَنَّةِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَٓاءَ رَبُّكَۜ عَطَٓاءً غَيْرَ مَجْذُوذٍ

Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedî kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Bu, onlara ardı kesilmez bir lütuf olarak verilmiştir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ama kutlu olanlarsa cennettedir, orada ebedi kalır Rabbinin dilediğinden başka hepsi, gökler ve yeryüzü durdukça; bitip tükenmesi olmayan bir bağıştır bu.

Besim Atalay (1965)

Mutlu olanlar ise, yerle gökler durdukça, Tanrının dileğince sınırsız verim olarak cennette sonsuzdurlar

Cemal Külünkoğlu

Mutlu olanlar ise cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe onlar da bitmeyen bir lütfun sonucu olarak orada kalacaklardır.

Cemil Said (1924)

Mes’ûd olanlar cennete girecekler ve semâvât ve arz durdukca orada kalacaklar meğer ki rabbin ânları bir müddet muntazır bir halde bulundursın.

Diyanet Vakfı

Mutlu olanlara gelince, onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar da orada ebedî kalacaklardır. Bu (nimetler) bitmez, tükenmez bir lütuftur.

Edip Yüksel

Mutluluğu hakkedenler ise, gökler ve yer kaldığı sürece cennette kalıcıdırlar. Rabbinin dilerse başka. Kesintisiz bir ödüldür bu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Amma mes'ud olanlar Cennettedirler, rabbının dilediği müddetten başka Semavât ve Arz durdukça onlar onda muhalled kalacaklar, bir atâ ki kesilmesi yok

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Mutlu olanlar ise cennettedirler. Orada gökler ve yer durdukça duracaklar, ancak Rabbinin diledikleri başka. (Bu) ardı arası kesilmeyen bir ihsan olacak.

Emrah Demiryent

Saîd olanlara gelince... Onlar cennettedir. Rabbinin (azaba müstahak olmuş günahkâr mü’minlerin geçici bir süre cehennemde kalmalarını) dilediği (müddet) müstesna, (âhiret âlemine ait) gökler ve yer durdukça onlar orada (cennette) ebedî kalıcıdırlar. (İşte bu mükâfat) kesintisi olmayan (ilâhî) bir lütuftur.

Abdullah-Ahmet Akgül

(İman ve itaatle) Mutlu olanlar ise, artık onlar da cennette (bahtiyardır). Rabbinin dilemesi dışında, gökler ve yer sürüp gittikçe, orada süresiz kalacaklardır. (Bu) Asla kesintisi olmayan bir ikramdır.

Erhan Aktaş

Mutlu olanlar ise, Cennet'tedirler. Rabb'in aksini dilemedikçe, gökler ve yer durdukça, orada sürekli kalacaklardır. Bu kesintisiz bir iyiliktir.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ammā anlar kim nįk baħt oldılar uçmaķ içindedür ebed ķalıcılarken anuñ içinde mādām kim oldı gökler daħı yir illā ol kim diledi çalabuñ virmek kesinilmemiş.

Hasan Basri Çantay

Mes'ud olanlara gelince: Onlar da cennetdedirler. Rabbinin dilediği (müddet) müstesna olmak üzere gökler ve yer durdukça onlar orada ebedî kalıcıdırlar. (Bu), bir lütf-ü ihsandır ki (tükenib) kesilmesi yokdur.

Hayrat Neşriyat

Ve saîd (bahtiyâr) olanlara gelince, artık (onlar ise) Cennettedirler; gökler ve yer durdukça orada ebedî olarak kalıcıdırlar; ancak Rabbinin dilediği müstesnâ!(4) (Bu) aslâ kesilmeyip devâm eden bir lütuftur.

İhsan Aktaş

Ama (yaptıkları iyiliklerden ötürü o gün) mutlu olanlar cennettedirler. Gökler ve yer (o günün evreni) devam ettikçe orada kalırlar; ancak Rabbinin dilediği şey hariç. (Bu cennet ve nimetleri ise) kesintisi olmayan (sonsuza dek devam eden) bir bağıştır. *

İlyas Yorulmaz

Mutlu olanlara gelince, onlarda cennet içerisindedirler. Rabbinin dilediği süre, gökler ve yer var oldukça, onlarda cennet içerisinde süresiz bitmez tükenmez bir lütuf içindedirler kalacaklar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O kimseler ki mutludurlar, onlar da Cennet’te olacaklardır. Yerler gökler durdukça onlar da orada kalacaklardır. Meğer ki senin çalabın başka türlü dileye. Bu, Onun artsız arasız bir sungusudur.

İsmail Hakkı İzmirli

Bahtiyar olanlara gelince; onlar da Cennette bulunurlar. Orada gökler ve yer durdukça daim kalırlar. Meğer ki Rabbinin dilediği olsun [⁵]. Bu, asla kesilmeyen bir vergidir.

İsmail Yakıt

Mutlu olanlara gelince, onlar cennettedirler. Gökler ve yer durdukça orada sürekli kalırlar. Ancak Rabbinin dilemesi hariç. Bu bitmez, tükenmez bir lütuftur [meczûz].

Kadri Çelik

Mesut olanlar ise cennettedirler. Rabbinin dilemesi bir yana, kesintisiz bir lütuf olarak, gökler ve yer durdukça, onda temelli kalıcılardır.

Abdullah Parlıyan

O kıyamet günü, mutlu olacak olanlara gelince onlar da, dünyada yaptıklarından dolayı, cennette yaşayacaklar ve Rabbin bunun aksini dilemedikçe, gökler ve yer yerinde durduğu sürece, ardı arkası kesilmeyen bir lütuf olarak, o cennetlerde kalacaklardır.

Kuran Yolu

Mutlu olanlara gelince onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar da orada kesintisiz bir lutuf olarak ebedî kalacaklardır.

Mahmut Kısa

Mutlu olanlara gelince, onlar da cennette nîmetler içinde yaşayacaklar. Gökler ve yer durduğu sürece,ebediyen orada kalacaklar. Bu, ancak Rabb’inin dilemesi ile olacaktır! Rabb’in dilerse, onları daha yüce makâmlara ulaştırabilir. İşte bu mükâfât, asla kesintiye uğramayacak bir ilâhî lütuftur.

Mahmut Özdemir

Mutlu (memnun) edilmiş kimselere gelince; kesintisiz bir lütuf olarak Cennet’tedirler. Yer ve Gökler devam ettikçe, senin rabbinin dilediği dışında, orada sürekli kalacaklardır.

Mehmet Çakır

Yüzlerinde mutluluk ifadesi olanlar ise, cennettedir. Onlar, gökler ve yer durduğu sürece orada kalacaklardır. Yani Rabb'in aksini istemediği sürece, ikramlar kesintisiz devam edecektir.

Mehmet Çoban

Mutlu olan kimseler, onlar cennet içindedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar orada sürekli kalacaklardır. Bu Rabbinin kesintisi olmayan iyiliğidir.

Mehmet Okuyan

Mutlu kılınanlara gelince, onlar da cennettedir. Rabbinin dilemesi hariç, gökler ve yer durdukça bitmez bir lütuf olarak [*] onlar da orada [ebedî] kalacaklardır.

Mehmet Türk

Bahtiyar olanlara gelince, artık onlar cennettedirler. (Onlar) Rabbinin dilemesi dışında, gökler ve yer devam ettiği müddetçe, ardı arkası kesilmeyen bir ihsan olarak, orada ebedî kalacaklardır.

Muhammed Esed

Bahtiyar olanlara gelince, onlar [da dünyada yaptıklarından ötürü] cennette [yaşayacak] ve Rabbin bunun aksini dilemedikçe, ¹³⁵ gökler ve yer yerinde durduğu sürece -bitmeyen bir lütfun sonucu olarak- orada kalacaklar.

Mustafa Çavdar

Mesut olanlar ise cennettedirler. Rabbin aksini dilemezse gökler ve yer durdukça cennette kalacaklar. Bitmez tükenmez bir nimete nail olacaklar. 10/26, 35/33...35, 36/55...58

Ahmet Tekin

Mutlu olanlarsa, Allah'a kulluk ve ibadetleri, iyilikleri dolayısıyla Cennettedirler. Rabbinin sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan hal, daha büyük mükâfatlar müstesna, gökler ve yer daim olup durdukça, orada ebedî yaşayacaklar. Bu, ardı arkası kesilmeyen bir lütuf, bir ihsandır.

Mustafa İslamoğlu

Ve bahtiyar olanlara gelince: işte onlar da Rabbin aksini tercih etmedikçe, gökler ve yer orada durduğu sürece cennette yerleşip kalacaklar: kesintisiz bir bağış olarak!..[¹⁸⁰³]

Ömer Nasuhi Bilmen

Velâkin said olanlar cennettedirler. Rabbin dilediği müddetten başka gökler ve yer devam ettikçe orada muhalleddirler. Bir atiyye ki, kesilmiş değildir.

Orhan Kuntman

Mutlu olanlar ise cennettedirler. -Rabbinin dilediği dışında- gökler ve yer durdukça orada sonsuza dek kalacaklardır. (İçlerinden bazıları cennetten daha yüksek makamlara nail olabileceklerdir) Bu nimetler bitip tükenmez bir ihsandır.

Osman Fırat

Mutlu olanlara gelince onlar yerler ve gökler durdukça sürekli cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi hariç. Bu, verilen (Allah’ın) kesintisiz bir lütfudur.

Şaban Piriş

Mesut olanlar ise cennettedirler. Rabbin dilemesi dışında gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardır. Bu sonsuz bir lütufdur.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı sa‘ādet ehli cennete girerler, ebedī ḳalurlar anda durduġınca gökler,yirler illā Tañrı Ta‘ālā diledügi nesne. Kesilmek yoḳdur ol cennetni‘metlerine.

Suat Yıldırım

Mutlu olanlar ise cennettedirler. Senin Rabbinin dilemesi hariç gökler ve yer durdukça orada ebedî kalacaklardır. Kesintisi olmayan bir ihsan içinde olacaklardır.

Süleyman Ateş

Mutlu kılınanlar ise cennettedirler. Gökler ve yer durdukça orada sürekli kalacaklardır. Meğer Rabbin, çıkmalarını dilemiş olsun. Bu, Kesintisiz bir vergidir!.

Süleyman Tevfik (1927)

Sa'îd olanlar ise, arkası kesilmez bir ihsân olarak cennetde, semâvât ve arz dâim oldukca rabbinin dilediği zamâna kadar kalırlar.

Süleymaniye Vakfı

Mutlu olanlar da Cennet’tedirler. Gökler ve yer durdukça onlar da orada kalacaklardır. Rabbin çıkaracak olursa başka[*]. Onlara yapılan kesintisiz bir ikramdır.

Ahmet Varol

Mutlu olanlar ise cennettedirler. Rabbinin diledikleri dışında, gökler ve yer durdukça onlar orada sürekli kalıcıdırlar. Bu, kesintisiz bir lütuftur.

Ümit Şimşek

Mutlu olanlar ise Cennettedirler. Onlar da gökler ve yer durdukça orada sürekli kalırlar—Rabbinin dilemesi müstesna. İşte bu ardı arkası kesilmeyecek bir ikramdır.(18)

Yaşar Nuri Öztürk

Mutluluğa erdirilenlere gelince, onlar cennettedirler. Rabbinin dilemesi hariç, gökler ve yer durdukça onlar, hep orada kalacaklardır. Kesintisiz bir lütuf olarak...

Ali Bulaç

Mutlu olanlar da, artık onlar cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe, orada süresiz kalacaklardır. (Bu) kesintisi olmayan bir ihsandır.

Ali Fikri Yavuz

Amma bahtiyar olanlar, cennetliktirler, Ahiretin gökleri ve yeri durdukça, onlar, cennette ebedî olarak kalıcıdırlar. Ancak Rabbinin (daha önce müminlerden bir kısım günahkârların azabını) dilediği müddet müstesna. Bu bitmez ve tükenmez bir lütûfdur.

Bahaeddin Sağlam

Said (mutlu) olanlar ise, Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer kaldıkça, onlar Cennette devam edeceklerdir. İşte bu, kesilmeyen İlahî bir bağıştır.

Bayraktar Bayraklı

Mutlu olanlara gelince, onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar da orada süreli kalacaklardır. Bu, bitmez-tükenmez bir lütuftur.[217]