Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Nuh'a, kavminden inananlardan başkaları kesin olarak inanmayacak, artık sen de onların yaptıkları işler yüzünden kederlenme diye vahyedildi.
Besim Atalay (1965)
Nuh'a vahiy olundu ki: «Ulusundan sana inanmış olan kimselerden başkaları, hiç inanmazlar, onların yaptığına kaygılanma sen »
Cemal Külünkoğlu
Nuh'a vahyolundu ki: “Kavminden (şimdiye kadar sana) iman etmiş kimselerden başkası, (artık asla sana) inanmayacak. O halde sen, onların yaptıklarından dolayı üzülme!”
Cemil Said (1924)
Nûh’a vahy oldı ki: "Senin kavminden mü’min olanlar evvelce îmân idenlerdir. Îmân itmeyenlerin yapdıklarından dolayı teessüf itme."
Diyanet Vakfı
Nuh'a vahyolundu ki: Kavminden iman etmiş olanlardan başkası artık (sana) asla inanmayacak. Öyle ise onların işlemekte olduklarından (günahlardan) dolayı üzülme.
Edip Yüksel
Nuh'a vahyedildi: "Şu ana kadar inanmış olanların dışında artık halkından hiç kimse inanmıyacaktır. Onların tavırları seni üzmesin."
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de Nuha vahyolunmuştu ki haberin olsun kavminden iyman etmiş olanlardan maada hiç biri iyman etmiyecek, onun için her ne yaparlarsa gam yeme de
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Ayrıca Nuh'a şöyle vahyettik: "Bil ki kavminden şimdiye kadar iman etmiş olanlardan başka artık kimse iman etmeyecektir. Onun için yaptıkları şeylerden dolayı kederlenme."
Emrah Demiryent
Ve Nûh’a şöyle vahyettik: “Kavminden (şimdiye kadar) îmân etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse îmân etmeyecek. Artık onların yapmakta olduklarından dolayı üzülme!
Abdullah-Ahmet Akgül
(Bunların üzerine Hz.) Nuh’a vahyedildi ki: "(Artık) Senin kavminden (ciddiyet ve samimiyetle) iman edenlerin dışında, kesinlikle hiç kimse inanacak değildir. O halde, sakın onların davranışlarına üzülme!" (Onların başına gelecekleri göreceksin!)
Erhan Aktaş
Nuh'a vahyedildi: “Şu ana kadar inanmış olanların dışında, senin halkından kesinlikle kimse inanmayacak. Onların yaptıklarından dolayı tasalanma;
Eski Anadolu Türkçesi
daħı vaḥy olındı nūḥ’a kim bayıķ hergiz inanmaya ķavumuñdan illā ol kim bayıķ įnāndı pes ķayġurma andan ötürü kim oldılar işlerler”.
Hasan Basri Çantay
Nuha şu hakıykat vahy olundu: «Kavminden gerçek îman etmiş olanlardan başkası asla îman etmeyecekdir. O halde (bîhûde üzülüb de) işleyegeldikleri şeylerden (tecâvüzlerden) dolayı tasalanma».
Hayrat Neşriyat
Nûh'a da şübhesiz şöyle vahyolundu: “Kavminden, gerçekten îmân etmiş olanlardan başka kimse aslâ îmân etmeyecek; öyle ise onların yapmakta olduklarından dolayı üzülme!”
İhsan Aktaş
Nûh’a da (tarafımızdan) şöyle vahyedilmişti: ‘Kavminden, gerçekten (şu ana kadar) iman etmiş olanlardan başka kimse iman etmeyecek; öyle ise onların yapmakta olduklarından dolayı üzülme!’
İlyas Yorulmaz
Nuh’a “Şu ana kadar inananlardan başka, kavminden hiçbir kimse sana inanmayacak. Onların yaptıklarına sakın ola ki üzülme,”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz Nuh’un gönlüne şunu bildirdik: "Senin ulusundan sana inanmış olanlardan başka hiç kimse inanmıyacaktır. Onun için onların işledikleri yüzünden sakın bezginlik getirme.
İsmail Hakkı İzmirli
Nuh/a vahiy olundu ki kavminden daha evvel iman edenlerden başka hiçbir kimse iman etmeyecektir [⁴]. Artık onların işledikleri şeyden dolayı gam çekme [⁵].
İsmail Yakıt
Nûh’a vahyolundu ki, “İnanmış olanların dışında daha kimse inanmayacak, onların yaptıklarından dolayı üzülme.”
Kadri Çelik
Nuh'a, “Senin kavminden, gerçekten iman etmiş olanlardan başkası artık iman etmeyecektir; o halde yaptıkları şeylerden dolayı üzülme” diye vahyolundu.
Abdullah Parlıyan
Ve Nuh'a “Senin kavminden şimdiye kadar inanmış olanların dışında kimse inanmayacak” diye vahyettik. Bu yüzden onların yapageldikleri şeylerden dolayı sakın tasalanma.
Kuran Yolu
Nûh’a vahyolundu ki: “Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başkası artık inanmayacak. Sakın onların yaptıklarına üzülme!
Mahmut Kısa
Uzun ve meşakkatli bir mücâdelenin ardından, Nûh’a şu talimatlar bildirildi: “Şu ana kadar sana inanmış olanların dışında, artık kavminden hiç kimse iman etmeyecek fakat sen, onların yapageldikleri çirkin davranışlardan dolayı üzülme sakın! Ve asla umutsuzluğa, karamsarlığa kapılma!”
Mahmut Özdemir
Nûh’a vahyedildi ki; “kesinlikle inanmış kimseler dışında senin kavminden hiç kimse asla inanmayacaktır. Yapıyor oldukları şeyler sebebiyle sıkıntıya düşme!”.
Mehmet Çakır
Sonunda Nuh'a: " sana halkından ilk başta inanmış olanlar dışında kimse inanmayacak yaptıklarına bakıp da canını sıkma.
Mehmet Çoban
Bunun üzerine Nuh’a vahyolundu ki: "İnanmış olanlardan başka sana kimse inanmayacak, onların yaptıklarından dolayı üzülme!"
Mehmet Okuyan
(Tarafımızdan) Nuh’a şöyle vahyedilmişti: “Kavminden iman etmiş olanlardan başkası artık (sana) asla inanmayacak. [*] Onların işlemekte olduklarından dolayı üzülme!
Mehmet Türk
Nûh’a: “(Şimdiye kadar) îman edenlerin dışında artık (bundan sonra) sana kimse kesinlikle inanmayacak. Sakın onların yaptıkları şeylerden dolayı üzülme...”
Muhammed Esed
VE NÛH’A: “Senin kavminden, şimdiye kadar inanmış olanların dışında kimse inanmayacak” diye vahyettik, “Bu yüzden, onların yapabilecekleri şeylerden ötürü sakın tasalanma,
Mustafa Çavdar
Nuh’a şöyle vahyedilmişti “Halkından şimdiye kadar iman edenlerin dışında kimse inanmayacak, o halde onların yaptıklarına sakın üzülme.” 18/6
Ahmet Tekin
Nuh'a: “Kavminden iman etmiş olanlardan başkası artık asla sana iman etmeyecek. Öyleyse onların sergilemeye devam ettikleri günahkâr, isyankâr davranışlarından dolayı üzülme.” diye vahyedildi.
Mustafa İslamoğlu
DERKEN Nûh’a şöyle vahyettik: “Şu kesin ki, daha önce inanmış olanlar dışında bundan böyle toplumundan kimse sana inanmayacak:[¹⁷²⁵] Artık, onların yapageldikleri şeylerden dolayı sakın üzüleyim deme![¹⁷²⁶]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Nûh'a vahyolundu ki, «Muhakkak kavminden imân etmeyecektir, ancak cidden imân etmiş olanlar müstesna. Artık yapar oldukları şey ile mahzun olma.»
Orhan Kuntman
Ve Nuh'a "Kavminden iman etmiş olanlardan başkası artık sana asla inanmayacaktır, onların yaptıkları şeylerden (seni yalancı sayıp alay etmelerinden) dolayı üzülme! (Kak ettikleri azab zamanı yaklaştı)
Osman Fırat
Nûh’a vahyolundu ki: "Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek. O hâlde, onların yapmakta olduklarından dolayı ye’se kapılma. "
Şaban Piriş
Nuh'a: “Gerçekten iman edenlerin dışında, kesin olarak konumdan kimse inanmayacak. O halde, onların yaptıklarına üzülme.” diye vahyedildi.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı vaḥy oldı Nūḥa ki saña inanmaz ḳavmüñden illā īmāngetürenler. Pes ḳayġurma anlar işledükleri işlerden.
Suat Yıldırım
36, 37. Nuh'a şöyle vahyolundu ki: “Artık halkından, daha önce iman etmiş olanlar dışında, hiç kimse iman etmeyecek. Öyleyse o kâfirlerin yaptıklarından dolayı kederlenme de, Bizim gözetimimiz altında ve vahyimiz doğrultusunda, gemiyi yap ve o zalimler lehinde Ben'den hiçbir ricada bulunma. Çünkü onlar suda boğulacaklardır. ” [23, 27; 71, 26; 54, 10]
Süleyman Ateş
Nuh'a vahyolundu ki: "Kavminden, inanmış olanlardan başka kimse inanmayacak, onların yaptıklarından dolayı üzülme!"
Süleyman Tevfik (1927)
Nûh'a: "Kavminden, îmân idenlerden başka kimse îmân itmez. Onların işledikleri şeylerden me'yûs olma." [¹]
Süleymaniye Vakfı
Nuh’a şu vahyedildi: “Şimdiye kadar inanmış olanlar bir yana, artık halkından kimse inanmayacaktır. Onların yaptıkları yüzünden sakın kendini harap etme.”
Ahmet Varol
Nuh'a vahyolundu ki: "Kavminden şimdiye kadar iman etmiş olanların dışında artık kimse iman etmeyecek. Onların yaptıklarından dolayı üzülme!
Ümit Şimşek
Derken Nuh'a “Şimdiye kadar iman edenlerden başka, kavminden sana iman eden olmayacak,” diye vahyolundu. “Artık onların yaptıkları için tasalanma.
Yaşar Nuri Öztürk
Nûh'a şöyle vahyolundu: "Toplumundan, daha önce inanmış olanlar dışında hiç kimse iman etmeyecektir. Artık onların yaptıkları yüzünden tasalanıp durma."
Ali Bulaç
Nuh'a vahyedildi: 'Gerçekten iman edenlerin dışında, kesin olarak kimse inanmayacak. Şu halde onların yaptıklarından dolayı üzülme.'
Ali Fikri Yavuz
Nûh'a şöyle vahyolunmuştu: “- Haberin olsun, önceden iman edenlerden başka, kavminden hiç biri asla iman etmiyecek. O halde yaptıkları şeylerden (eziyet ve tekziplerden ) ötürü kederlenme.
Bahaeddin Sağlam
Ve Nuh’a vahyedildi ki: “Bu mevcut inananlardan başka daha kimse inanmayacaktır. Artık onların yaptıklarından dolayı sıkıntı çekme, üzülme!
Bayraktar Bayraklı
Nûh'a, “Senin toplumundan inanmış olanların dışında başka kimse inanmayacaktır. Onların yaptıklarına üzülme!”