Hûd Suresi 44. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

44. Ayet

وَق۪يلَ يَٓا اَرْضُ ابْلَع۪ي مَٓاءَكِ وَيَا سَمَٓاءُ اَقْلِع۪ي وَغ۪يضَ الْمَٓاءُ وَقُضِيَ الْاَمْرُ وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِيِّ وَق۪يلَ بُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ

“Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu” denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cûdî’ye oturdu ve “Zalimler topluluğu, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!” denildi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve dendi ki: Ey yeryüzü, em suyunu ve ey gök kes yağmurunu ve su emildi ve iş yapıldıbitti ve oturdu Cudi'ye gemi ve uzaklık denildi, zulmeden topluluğa.

Besim Atalay (1965)

Denildi ki: «Ey yeryüzü! Sen suyunu yutasın, ey gökyüzü ! Sen de yağmurunu tutasın!»; sular durdu, iş de bitti; gemi Cudi üzerine oturdu, zulüm eyliyen ulus için denildi ki: «Yok olun !»

Cemal Külünkoğlu

Bir süre sonra yere: “Ey yer, suyunu yut” ve göğe: “Ey gök, yağmurunu tut” denildi. Bunun üzerine sular çekildi, Allah'ın emri gerçekleşti ve gemi Cudi'ye oturdu. Bu sırada: “Kahrolsun zalimler topluluğu!” diye bir ses duyuldu.

Cemil Said (1924)

"Ey arz suları bel’ it! Ey semâ suyunu tut!" dinildi. Sular azaldı. Emir icrâ olundı. Sefîne cebel-i Cûdî’de durdı. "Zâlim kavim helâk olsun" dinildi.

Diyanet Vakfı

(Nihayet) «Ey yer suyunu yut! Ve ey gök (suyunu) tut!» denildi. Su çekildi; iş bitirildi; (gemi de) Cûdî (dağının) üzerine yerleşti. Ve: «O zalimler topluluğunun canı cehenneme!» denildi.

Edip Yüksel

Ve denildi ki: "Ey toprak suyunu yut, ey gök sen de tut." Su yatıştı, karar yerine getirildi, Cudi (Judea) üzerine oturdu ve "Zalimler uzak olsunlar!," dendi.

Elmalılı Hamdi Yazır

bir de denildi: ey Arz! Yut suyunu ve ey Semâ! Açıl, su çekildi iş bitirildi ve gemi, Cudî üzerinde durdu, o zalim kavme def'olun denilmişti

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Allah tarafından denildi ki: "Ey yeryüzü suyunu yut! Ey gökyüzü sen de suyunu kes! Ve sular çekildi. Emir yerine gelmiş oldu. Gemi de Cudi dağı üzerine oturdu. O zalim kavme böylece dünyadan uzak olun denildi.

Emrah Demiryent

Ve buyurduk ki: “Ey yer! (Artık) suyunu yut ve ey gök! Sen de (suyunu) tut!” (Bu ilâhî emir üzerine) su (lar) çekildi, (böylece kâfirlerin) iş (leri) bitirildi Gemi de Cudi (dağı) üzerine oturup yerleşti. Ve zâlimler topluluğu yok olsun (Allah’ın rahmetinden uzak olsun)!” buyuruldu.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ve (ardından) "Ey yer (artık) suyunu yut, ve ey gök sen de (suyunu) tut!" denildi... (Bu İlahi emir üzerine) Su(lar) çekildi, (zalimlerin) iş(leri) bitirildi… (Böylece gemi de) Cudi (Dağı) üzerine oturup yerleşti… Ve zalimler topluluğu için de: "(Hayırdan ve huzurdan) Uzak kalsınlar, kahrolsunlar!" denildi…

Erhan Aktaş

“Ey yer, suyunu çek ve ey gök, suyunu kes.” denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi Cudi'ye oturdu. “Zalimler topluluğu Allah'ın rahmetinden uzak olsun.” denildi.¹

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyidildi “iy yir yut śuyuñı daħı iy gök girü dur! daħı eksinildi śu daħı tamām olındı iş. daħı dölendi cūdi ŧaġı üzere [114b] daħı eyidildi “helāklıķ olsun ķavma kim žālimlerdür!

Hasan Basri Çantay

(Taraf-ı ilâhîden) denildi ki: «Ey arz suyunu yut, ey gök sen de tut». Su kesildi, iş olub bitirildi, (gemi de) Cûdî (dağının) üzerinde durdu. O zaalimler güruhuna «Uzak olsunlar» denildi.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet (vakti geldiğinde): “Ey yer! Suyunu yut! Ve ey gök! (Sen de yağmurunu) tut!” denildi. Su çekildi, iş bitirildi, (gemi) Cûdî (dağının) üzerine oturdu(2) ve: “(Allah'ın rahmetinden uzak olan) zâlimler topluluğu helâk olsun!” denildi.

İhsan Aktaş

Ve (ardından arz’a has bir iletişimle) denildi ki: "Ey yer (ey toprak), suyunu yut! Ve ey gök, (ey bulutlar) suyunu tut (açıl)!" Ve sular çekildi ve hüküm infaz edildi, sonunda gemi Cudi’ye (Cudi mevkiinde bulunan bir tepeye) yerleşti. Ve o zulmeden (baskı ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri engelleyen, her türlü kötülük ve haksızlık yapan, şirk ve inkârda ısrar eden) topluluk (böylece) yok olup gitti!” denildi. *

İlyas Yorulmaz

Sonra “Ey arz suyunu em (yut), Ey gök suyunu tut (yağma)” denildi. Sular kesildi ve böylece Allah’ın hükmü yerine geldi, gemi Cudi (dağı seviyesine çıktı) üzerine oturdu. Böylece, “Haksızlık yapan toplum (inananlardan) uzak olsun” denildi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Buyruldu: "Ey yeryüzü! Suyunu çek! Ey gökyüzü sen de yağmurunu kes!" Sular kesildi. Allah’ın buyruğu yerine geldi. Gemi de Cudi dağı üzerinde durdu. O kıyıcılar takımı için de "Allah’ın esirgeyiciliğinden uzak olsunlar." Buyruldu.

İsmail Hakkı İzmirli

Yer! Suyunu yut, gök! Sen de tut [⁶]. Denildi, su kesildi. İş [⁷] bitti. Gemi de Cudi dağı üzerinde durdu. «Zalim olan kâfirler rahmetten uzak olsun» denildi.

İsmail Yakıt

Buyuruldu: “Ey yer! Suyunu yut ve ey gök! Sen de tut.” Su azaldı ve iş bitirildi/emir yerine geldi. Gemi Cudî’ye oturdu ve “Zalimler topluluğu [kavm] uzak/yok olsun” denildi.

Kadri Çelik

Denildi ki: “Ey yer, suyunu yut ve ey gök, sen de tut.” Su çekildi, iş bitiriliverdi, (gemi de) Cûdi (dağı) üstünde durdu ve “Zalimler (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun” denildi.

Abdullah Parlıyan

Ve derken “Ey yeryüzü suyunu yut” denildi. “Ey gök yağmurunu durdur.” Ve böylece sular çekildi, Allah'ın hükmü yerine geldi, gemi Cûdî dağına oturdu. Ve yaratılış gayesi dışına çıkan bu toplum için, “Rahmetten uzak olsun” denildi.

Kuran Yolu

(Sonra) “Ey toprak suyunu yut! Ey gök sen de tut!” denildi. Su çekildi; hüküm yerini buldu; gemi Cûdî’nin üzerine oturdu; “Zalimlerin topunun canı cehenneme!” denildi.

Mahmut Kısa

Bütün kâfirler helâk edildikten sonra, yere ve göğe, “Ey yer, sularını geri yut veey gök, yağmurlarını artık durdur!” diye emredildi. Böylece sular çekildi, iş bitirildi. Nûh’un gemisi, Cizre yakınlarındaki Cûdîdağının üzerinde karaya oturdu. Ve ilâhî fermânı ilân etmek üzere denildi ki: “Helâki hak eden bu zâlim topluluk İlahi rahmetten uzak olsun!”

Mahmut Özdemir

-“Ey Yer! Suyunu yut! Ey Gök! Sen tut!” denildi. Su çekildi; İş bitirildi; Gemi Cûdiyy’e / Dağ’a oturdu. “Defolsun, Zâlim Kavim!” denildi.

Mehmet Çakır

Sonunda: " Ey topraklar! Yut sularını, ey sema kes artık " dendi. Sular çekildi. Görev tamamlandı. " haksızlık edenlerin canı cehenneme! " diye sesler yükselirken, gemi de Cûdî'ye oturdu.

Mehmet Çoban

"Ey arz suyunu yut! Ey gök suyunu tut!" denildi. Su azaldı, iş bitirildi. Gemi bereketi bol olan bir bölgede karaya oturdu. "Haksızlık yapan toplum yok olsun!" denildi.

Mehmet Okuyan

“Ey yer, suyunu yut (çek)! Ey gök, (suyunu) tut (dindir)!” denmiş, su çekilmiş, iş bitirilmişti. (Gemi) Cûdî (dağı)nın üzerine yerleşmişti. O zalimler topluluğuna “(Merhametten) uzak olun!” denmişti.

Mehmet Türk

(Allah tarafından): “Ey yer! Suyunu yut ve ey gök! Sen de yağmuru kes.” denildi. Su çekildi (böylece Nûh toplumunun) helâk işi tamamlandı. (Gemi de) Cûdi¹ üstünde durdu ve: “O zâlimler topluluğu (böylece) defolup gitti!” denildi.

Muhammed Esed

Ve derken, “Ey yer, suyunu yut!” denildi; “Ey gök, [yağmurunu] durdur!” Ve böylece sular çekildi, [Allah’ın] hükmü yerine geldi, gemi Cûdî Dağı’na oturdu. ⁶⁶ Ve böylece, zulmeden bu halk için “uzak olsunlar!” sözü söylenmiş oldu.

Mustafa Çavdar

Bir süre sonra “Ey gökyüzü yağmuru tut, ey yeryüzü suyunu çek!” diye emredildi. Sular çekildi ve hüküm gerçekleşti ve gemi Cudi’de karaya oturdu ve şöyle denildi: – Kahrolsun zalimler topluluğu! 63/4

Ahmet Tekin

Nihayet: “Ey yer, suyunu yut. Ey gök, suyunu tut.” denildi. Sular çekildi. Plan icra edildi. Gemiler Cûdî (münbit hilal) böldesindeki tepelerde karaya oturdu. Tufanda boğulanlar için: “İnkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm, işkence ile, temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, suikastler tertip eden zâlim bir kavim rahmetten ve korumadan uzak olsun, canı Cehennem'e” denildi.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet denildi ki: “Ey yer, suyunu yut! Ve ey gök, suyunu tut!” Ve sular çekildi ve hüküm infaz edildi, sonunda gemi Cûdî[¹⁷³⁷] üzerine oturdu. Ve kendilerine kıyan toplum için; “Olmaz olsunlar!”[¹⁷³⁸] denildi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve denildi ki: «Ey yer! Suyunu yut ve ey gök açıl.» Ve su kesildi ve iş icra edilmiş oldu. Gemi de Cûdi dağının üzerine yerleşti. Ve, «Zalimler olan kavim için uzaklık olsun!» denildi.

Orhan Kuntman

(Sonunda) "Ey yer suyunu yut" ve "Ey gök suyunu tut" denildi, sular çekildi ve ilahi emir tamamlanmış oldu ve gemi Cudi (dağının) üzerine oturdu, "Zalimler topluluğu Allah’ın rahmetinden uzak olsun" diye nida olundu.

Osman Fırat

Ve denildi ki: ’’Ey yer, suyunu yut ve ey gök(sen de) tut!’’ Su çekildi, (Allah’ın) emri icra edildi. (Gemi) Cudi’ye oturdu. Ve denildi ki: "Zalim topluluk yok olsun!"

Şaban Piriş

-Ey yeryüzü suyunu yut, ey gök tut denildi. Su çekildi, emir gerçekleşti, gemi Cudi'ye oturdu. Ve şöyle denildi:-Kahrolsun Zalim toplum!

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı eyidildi yire: Yā yir yud ṣuyuñı; daḫı yā gök açıl, yaġmuruñı dut. Ṣukesildi, Allāhuñ buyruġı yirine geldi. Daḫı Nūḥ gemisi Cūdī ṭaġı üstindedurdı. Daḫı eyidildi: Helāklik, raḥmetinden ıraḳlıḳ olsun ẓālim ḳavmlere.

Suat Yıldırım

Kâfirler boğulduktan sonra yerle göğe: “Ey yer suyunu yut ve sen ey gök suyunu tut! ” diye emir buyuruldu. Su çekildi, iş bitirildi ve gemi Cudi üzerinde yerleşti ve “Kahrolsun o zalimler! ” denildi. {KM, Tekvin 8, 4}

Süleyman Ateş

Ey yer, suyunu yut ve ey gök tut! denildi. Su azaldı, iş bitirildi. (Gemi) Cudi'ye oturdu. "Haksızlık yapan kavim yok olsun!" denildi.

Süleyman Tevfik (1927)

Ey Arz! Suyunu yut, Ey Semâ! suyunu tut dinildi. sular eksildi. Hüküm ve kazâ-yı Bârî cârî oldığından (helâki mukarrer olanlar helâk olduklarından) sefîne "Cûdi" dağı üzerinde durdı. Zâlim olan kavim helâk olsun dinildi.

Süleymaniye Vakfı

“Ey yer! Suyunu yut! Ey gök sen de açıl!” dendi. Sular çekildi, iş tamamlandı, gemi Cudi’nin üstüne oturdu ve şöyle dendi: “Yanlışlar içindeki o topluluk olmaz olsun.”[*]

Ahmet Varol

"Ey yer, suyunu çek ve ey gök sen de tut!" denildi. Böylece su çekildi, iş bitirildi, (gemi) Cudi'nin üzerine oturdu ve: "Zalimler topluluğu yok olsun" denildi.

Ümit Şimşek

Ve denildi ki: “Ey yer, suyunu yut; ey gök, suyunu tut.” Su çekildi, iş bitirildi, gemi Cûdî'ye oturdu. Ve “Zalimler güruhu yok olsun” denildi.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve denildi: "Ey yer! Suyunu yut ve ey gök, sen de tut." Ve su çekildi. İş bitirilmişti. Gemi, Cûdi üzerine oturdu ve haykırıldı: "O zalimler topluluğu geri gelmez olsun!"

Ali Bulaç

Denildi ki: 'Ey yer, suyunu yut ve ey gök, sen de tut.' Su çekildi, iş bitiriliverdi, (gemi de) Cudi (dağı)üstünde durdu ve zalimler topluluğuna da: 'Uzak olsunlar' denildi.

Ali Fikri Yavuz

Allah'ın emri olarak: “Ey arz, suyunu yut ve ey gök! Yağmuru tut.” denildi. Su çekildi ve iş bitirildi. Gemide CÛDİ dağı üzerinde kararlaştı ve : “-Zâlimler helâk olsun.” denildi.

Bahaeddin Sağlam

Ve: “Ey arz, suyunu yut! Ey gök, suyunu kes!” denildi. Su azaldı, iş bitti, gemi yüksek bir dağa oturdu. Ve “kahrolsun zalimler!” denildi.

Bayraktar Bayraklı

“Ey yeryüzü! Suyunu içeri çek ve ey gök, sen de suyunu tut” denildi. Su çekildi, iş de böylece bitirildi. Gemi ise Cûdî'ye oturdu. “Haksızlık yapan toplum yok olsun” denildi.