Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey kavmim, işte şu Allah'ın dişi devesi, size bir mucize. Bırakın onu da yeryüzünde yiyip gezsin ve ona kötülükle dokunmayın, sonra pek yakın bir azap gelip çatar size.
Besim Atalay (1965)
Ey ulusum! Allahın yarattığı şu dişi deve, size bir belge, onu bırakınız da, yesin Allahın kırında, kötülükle dokunmayın, çok yakın bir azap sizi alır»
Cemal Külünkoğlu
“Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın gönderdiği dişi bir deve! Bırakın onu da Allah'ın arzında otlasın. Ona kötü maksatla dokunmayın! Yoksa çok geçmez sizi bir azap yakalayıverir.”
Cemil Said (1924)
"Ey kavmim! buradaki nâka [1] benim nübüvvetime ’alâmetdir. Bırakınız Allâh’ın arzında rahatca otlasun âna hiç bir fenâlık itmeyiniz. Çünki derhâl ’azâba dûçâr olursunuz."
Diyanet Vakfı
Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın devesi. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin). Ona kötülük dokundurmayın; sonra sizi yakın bir azap yakalar.
Edip Yüksel
"Ey halkım, ALLAH'ın bu devesi sizin için bir ayettir. ALLAH'ın toprağında bırakın otlansın. Ona kötülük dokundurmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem ey kavmim, işte şu: «Allahın nâkasi» size âyet, bırakın onu Allahın Arzında yayılsın, ve ona kötü bir maksatla el sürmeyin, sonra sizi yakın bir azâb yakalar
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
"Ey kavmim! İşte şu, Allah'ın dişi devesi, size bir mucizedir. Bırakın onu Allah'ın yer yüzünde (otlaklarında) otlasın. Ve ona kötü bir maksatla el sürmeyin, sonra sizi yakın bir azap yakalar."
Emrah Demiryent
Ey kavmim! İşte Allah’ın (kayadan çıkardığı) şu dişi devesi, sizin için (benim peygamber olduğumu ispat eden apaçık) bir mu‘cizedir! Onu (serbest) bırakın Allah’ın arzında otlasın. Ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”
Abdullah-Ahmet Akgül
"Ey kavmim, işte bu, size bir ayet (mucize) olarak Allah’ın (kayadan çıkarıverdiği) dişi devesidir; onu serbest bırakın, (ki) Allah’ın arazisinde yesin (içsin dolaşsın). Ona kötülük (vermek niyetiy)le sakın dokunmayın. Yoksa sizi yakın bir azap sarıp kuşatacaktır."
Erhan Aktaş
“Ey halkım! İşte şu Allah'ın dişi devesi¹, sizin için bir ayettir.² Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”
Eski Anadolu Türkçesi
daħı iy ķavmum! uşbu Tañrı’nuñ arvaña devesidür size nişān iken. pes ķoñ anı yisüñ Tañrı yirinde daħı yoķanmañ aña yavuzlıġ-ıla. duta sizi 'aźāb yaķın.”
Hasan Basri Çantay
«Ey kavmim, işte size bir âyet (bir mu'cize) olmak üzere Allahın şu dişi devesi! Artık onu (serbest) bırakın. Allahın arzında yesin. Ona fenalık edib dokunmayın. Binnetîce sizi yakın bir azâb yakalar».
Hayrat Neşriyat
“Ey kavmim! İşte bu, size bir mu'cize olarak Allah'ın dişi devesidir;(1) artık onu(serbest) bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin)! Ona bir kötülükle dokunmayın! Yoksa sizi yakın bir azab yakalar.”
İhsan Aktaş
“Ey kavmim! Bu, size (davetimin doğruluğuna dair benden beklediğiniz) bir işaret (mucize) olarak Allah’ın (belirlediği) dişi devedir! Bırakın onu da Allah’ın arzında otlasın. Ona kötü maksatla dokunmayın! Yoksa çok geçmez sizi bir azap yakalayıverir.” *
İlyas Yorulmaz
“Ey kavmim! Şu gördüğünüz Allah’ın devesi sizin için bir ibret. Onu bırakın, Allah’ın arzında yesin içsin, sakın ola ki ona bir zarar vermeyin, yoksa sizi hemen bir azap yakalayacak” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ey ulusum! İşte Allah’ın şu dişi devesi! Bu sizin için bir belgedir. Bırakın onu da Allah’ın toprağında otlasın. Sakın ona kötülük etmek için el sürmeyin. Yoksa çok geçmez, azaba uğrarsınız."
İsmail Hakkı İzmirli
«— Ey kavmim! İşte Allah/ın yarattığı dişi deve! O, sizin için bir mucizedir. Artık onu bırakıverin de Allah/ın yerinde otlasın dursun, ona kötü maksat ile dokunmayın, yoksa siz, yakında bir azaba giriftar olursunuz».
İsmail Yakıt
“Ey kavmim! İşte şu Allah’ın devesi,²⁰ sizin için bir delil/ mucizedir [âyet]. Bırakınız onu, Allah’ın arzında otlasın/ yesin-içsin! Ona bir kötülük dokundurmayınız/yapmayınız. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar!” (dedi).
Kadri Çelik
“Ey kavmim! İşte şu sizin için bir mucize olmak üzere Allah'ın bir dişi devesidir. Bırakın onu da Allah'ın toprağında otlasın. Ona kötülük etmeyin, yoksa sizi yakın bir azap tutuverir.”
Abdullah Parlıyan
“Ey kavmim!” diye devam etti. “Bu Allah'a ait olan olan deve, sizin için bir işaret olacaktır. Bunun için onu bırakın, Allah'ın arzında otlasın, ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”
Kuran Yolu
Ey kavmim! İşte size mûcize olarak Allah’ın gönderdiği dişi deve. Onu bırakın Allah’ın mülkünde otlasın. Ona kötülük etmeyin; sonra sizi, yaklaşan bir azap yakalar.”
Mahmut Kısa
“Ey halkım! İşte Allah’ın sizi imtihân etmek üzere gönderdiği şu deve, sizin için gerçek Peygamberi tanımanızı sağlayacak apaçık bir mûcizedir! Bu deveye karşı tavrınız, sizin Allah’a itaatinizi ortaya koyan bir ölçü olacaktır. Böylece Allah’ın rab ve ilah olarak üzerinizdeki hakimiyetini kabul edin. Bütün toplumu sütüyle besleyen bu devede olduğu gibi baştan sona hayrınıza olan şeylere isyan etmeyin. Allah’ın nimetlerinin paylaşımında dengeli ve adil olun, zayıf ve çaresiz insanları ezmeyin. O hâlde bırakın onu, Allah’ın arzında serbestçe otlasın ve sakın ona kötü bir maksatla el sürmeyin, aksi hâlde, sizipek yakında korkunç bir azap yakalayacaktır!”
Mahmut Özdemir
-“Ey kavmim! Bu sizin için bir âyet olmak üzere Allah’ın devesidir. Onu salıverin; Allah’ın arz’ında / arazisinde yesin! Ona kötülük etmeyin; yoksa sizi yakın bir azap yakalar”.
Mehmet Çakır
Sevgili milletim! Şu deve size Allah tarafından gönderilmiş bir simgedir. Bırakın onu, Allah'ın otlağında keyfince otlasın. Ona kötü davranmayın, aksi halde cezanız ivedilik kazanır. "
Mehmet Çoban
"Ey kavmim! İşte şu Allah’ın devesi, size bir ayet olarak gelmiştir. Bırakın onu! Allah’ın arzından yesin içsin! Ona bir kötülük yapmayın! Yoksa sizi beklemediğiniz bir azap yakalar. Siz de başınıza gelen azaba karşılık bir şey yapamazsınız. Azap geldiği gün size yardım edemem!"
Mehmet Okuyan
Ey kavmim! İşte Allah’ın şu devesi sizin için bir delildir. Onu bırakın da Allah’ın (yarattığı bu) toprakta yesin (otlasın). Ona hiçbir kötülük etmeyin! Yoksa sizi yakın bir azap yakalar.” [*]
Mehmet Türk
“…Ey kavmim! İşte Allah’ın (yarattığı) şu deve, size bir mûcizedir. Onu Allah’ın arzında (dilediği gibi) yemesi için serbest bırakın ve (sakın) ona kötülük (vermek niyetiy)le dokunmayın. (Eğer onu öldürürseniz) derhal sizi bir azap, helâk ediverir.”¹ dedi.
Muhammed Esed
Ve “Ey kavmim!” diye, devam etti, “Bu, Allah’a ait olan dişi deve sizin için bir işaret olacaktır; bunun için, onu bırakın Allah’ın arzında otlasın; ona bir kötülük yapmayın, yoksa beklenmedik bir azaba dûçâr olursunuz!” ⁹⁵
Mustafa Çavdar
– Ey halkım, İşte bu Allah’ın devesi size açık bir delildir. Onu bırakın, Allah’ın arzında otlasın. Sakın ona bir kötülük yapmayın, sonra sizi ani bir azap yakalar. 91/11...15
Ahmet Tekin
“Ey kavmim, bu, benim hak peygamber olduğumu gösteren, sizin için bir mûcize olan Allah'ın dişi devesidir. Bırakın onu, Allah'ın arazisinde yesin, içsin. Kötü bir maksatla ona el sürmeyin. Ona zarar verirseniz eğer, ilâhî bir ceza, tez zamanda işinizi bitirir.”
Mustafa İslamoğlu
“İmdi ey kavmim! Allah’a ait olan bu dişi deve[¹⁷⁶⁰] sizin için bir delil kılınmıştır. O hâlde bırakın da Allah’ın arzında otlasın! Sakın ona kötülük yapayım demeyin! Sonra ânî bir azaba çarptırılırsınız.”
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ve ey kavmim! İşte şu sizin için bir mucize olmak üzere Allah'ın bir dişi devesidir. Artık onu bırakınız, Allah'ın arzında otlasın ve ona bir kötülükle dokunmayınız, sonra sizi pek yakın bir azap yakalar.»
Orhan Kuntman
Ey kavmim (benden mucize isteyip duruyorsunuz) işte size mucize olarak (kayanın içinden çıkan şu) Allah’ın devesi! Onu serbest bırakın da, Allah’ın arzında (otlaklarında gezip) otlasın, sakın ona kötü maksatla dokunmayın, yoksa sizi derhal çetin bir azap yakalar" dedi. (Onları uyardı.)
Osman Fırat
Ey kavmim, işte şu, Allâh’ın devesi, size bir mu’cizedir. Bırakın onu, Allâh’ın arzından yesin, ona bir kötülükle dokunmayın, yoksa sizi yakın bir azâb yakalar!
Şaban Piriş
-Ey halkım, Bu, size açık bir belge olarak Allah'ın devesidir. Onu bırakın, Allah'ın arzında yayılsın. Ona kötülük etmeyin; yoksa sizi çok yakında bir azap çarpar.
Satıraltı Meal (1534)
İy ḳavmüm, didi. Bu Tañrı Ta‘ālānuñ devesidür. Size mu‘cize indürdi,ḳoyuñuz anı yisün otlarından Tañrı Ta‘ālā yirinüñ. Daḫı aña ziyān yitişdür‐meñüz. Pes alur sizi muḥkem ‘aẕāb yaḳın zamānda.
Suat Yıldırım
63, 64. Salih: “Ey benim halkım! ” dedi, “Şimdi söyleyin bakayım: Şayet ben Rabbimden gelen kesin delile dayanıyorsam ve O bana tarafından bir nübüvvet lütfetmişse? Peki bu durumda ben kalkıp Allah'a isyan edersem, O'nun cezasından kim beni kurtarabilir? Sizin bana hiçbir faydanız olamaz, olsa olsa ziyanımı artırırsınız. Hem Ey halkım! İşte size mûcize olarak Allah'ın devesi! Bırakın onu Allah'ın mülkünde yayılsın, yesin içsin. Sakın kötü bir maksatla ona el sürmeyin, yoksa çok geçmez sizi bir azap kıstırıverir. ” [7, 33]
Süleyman Ateş
Ey kavmim, işte şu, Allah'ın devesi, size bir mu'cizedir. Bırakın onu, Allah'ın arzında yesin, ona bir kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azab yakalar!
Süleyman Tevfik (1927)
"Ey Kavmim! İşte bu Allâh'ın devesidir. Onı Allâh'ın arzında serbest bırakınız otlasun ve fenâ maksadla dokunmayınız. Sizi yakın bir 'azâb helâk ider." didi. [¹]
Süleymaniye Vakfı
Ey halkım! Bu, Allah’ın dişi devesidir; sizin için bir belge… Bırakın Allah’ın toprağında otlasın. Ona kötü niyetle dokunmayın yoksa fazla sürmez, azaba çarpılırsınız.”
Ahmet Varol
Ey kavmim! Allah'ın şu dişi devesi sizin için bir mucizedir. Onu bırakın Allah'ın toprağında otlasın. Ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar."
Ümit Şimşek
“Ey kavmim, işte şu Allah'ın devesi size bir âyettir. Onu bırakın, Allah'ın arzında otlasın. Sakın ona kötü bir niyetle el sürmeyin; yoksa yakın bir azap sizi çarpar.”
Yaşar Nuri Öztürk
"Ey toplumum! İşte şu size, Allah'ın bir mucize olan devesi. Rahat bırakın onu. Allah'ın toprağında karnını doyursun. Bir kötülük dokundurmayın ona. Yoksa sizi çok yakın bir azap yakalayıverir."
Ali Bulaç
'Ey kavmim, size işte bir ayet olarak Allah'ın devesi; onu serbest bırakın, Allah'ın arzında yesin. Ona kötülük (vermek niyeti)yle dokunmayın. Yoksa sizi yakın bir azab sarıverir.'
Ali Fikri Yavuz
Ey kavmim! İşte bu gördüğünüz, Allah'ın dişi devesi, size bir mûcizedir. Onu kendi haline bırakın, Allah'ın arzından yayılsın otlasın. Ona fena bir maksadla el sürmeyin, sonra sizi peşin bir azap yakalar.”
Bahaeddin Sağlam
Ey kavmim! Bu, Allah’ın devesidir. Sizin için bir mucizedir. Bırakın, Allah’ın arzında otlansın. Ona kötülükle dokunmayın, yakın bir azap sizi yakalar.”
Bayraktar Bayraklı
“Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın devesi. Onu bırakın, Allah'ın mülkünde yesin. Ona kötülük etmeyiniz; sonra sizi yakın bir azap yakalar.”