Hûd Suresi 82. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

82. Ayet

فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا جَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهَا حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۙ مَنْضُودٍۙ

82,83. (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Emrimiz gelince, o şehirlerin altını üstüne getirdik, tepelerine, üstüste yığılıp taş kesilmiş balçıktan meydana gelmiş taşlar yağdırdık.

Besim Atalay (1965)

Buyrumumuz gelince, altını üstüne getirdik oranın, hem dahi üzerlerine, Tanrınca belgelenen kızgın, katı taş yağdırdık

Cemal Külünkoğlu

(Nihayet azap) emrimiz gelince, o (Sodom) şehrinin altını üstüne getirdik, tepelerine de daha önceden takdir edilmiş bir cezanın infazı için üzerlerine birbiri ardından püskürtü halinde balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

Cemil Said (1924)

82, 83. Bizden bir emir geldi, o şehir başdan aşağıya kadar harâb oldı. Ahâlînin üzerine Allâh tarafından pişmiş kerpiçler yağdı. O zâlimler bu ’azâba müstehak olmakdan dûr değildiler.

Diyanet Vakfı

Emrimiz gelince, oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine (balçıktan) pişirilip istif edilmiş taşlar yağdırdık.

Edip Yüksel

Emrimiz gelince onun üstünü altına getirdik, üzerlerine sertleşmiş kat kat taş yağdırdık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktâ ki emrimiz geldi o memleketin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine istif edilmiş siccîlden taşlar yağdırdık

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ne zaman ki, emrimiz geldi, o ülkenin altını üstüne getirdik ve üzerlerine istif edilip pişirilmiş çamurdan taşlar yağdırdık.

Emrah Demiryent

(Nihâyet azap) emrimiz gelince, (yaşadıkları Sodom şehrini, korkunç bir sarsıntıyla) altını üstüne getirdik. Ve üzerlerine, balçıktan pişirilmiş taşları, birbiri ardınca (arka arkaya, şiddetli bir yağmur gibi) yağdırdık.

Abdullah-Ahmet Akgül

Böylece vaktâki emrimiz (ve takdir saatimiz) geldiğinde (o ahlâksız sapkınların ülkelerini ve düzenlerini) altını üstüne çevirdik (çeviririz) ve üstlerine balçıktan (ve farklı maddelerden) pişirilip (son şekli verilmiş ve) istif edilmiş (kurşun gibi) taşlar yağdırıverdik.

Erhan Aktaş

Takdirimizle yaşadıkları yeri alt üst ettik. Üzerlerine pişmiş çamurdan yığınlarca taş yağdırdık.

Eski Anadolu Türkçesi

82-83. pes ol vaķt kim geldi buyruġumuz ķılduķ yücesini anuñ aşaġasın. daħı yaġdurduk anuñ üzere ŧaş ŧaş olmuş balçıķdan biri biri ardınca olınmış nişānlanmış çalabuñ ķatında. daħı degül ol, ya'nį degül ol bellü ol žālimlerden ıraķ.

Hasan Basri Çantay

82,83. Vaktaki (azâb) emrimiz geldi, (o memleketin) üstünü altına getirdik ve tepelerine balçıkdan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdik ki onlar Rabbinin katında hep damgalanmışlardı. Onlar zaalimlerden uzak değildir.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet (azâb) emrimiz gelince oranın üstünü altına getirdik ve üzerlerine(balçıktan) pişirilmiş, arka arkaya dizilmiş taşlar yağdırdık!

İhsan Aktaş

Artık (azapla ilgili) emrimiz geldiği zaman, o (iğrenç ilişkilerde bulunan halkın yaşadığı) şehrin altını üstüne getirdik ve (püskürtü hâlinde) üzerlerine akkor balçıktan istif edilmiş (volkanik patlama sonucu oluşan) taşlar (lavlar) yağdırdık. *

İlyas Yorulmaz

Azap emrimizin zamanı geldiğinde, oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine sert taşlar yağdırdık.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Buyruğumuz erişince, o yurdun altını üstüne getirdik. Üzerlerine de birbiri ardınca pişmiş balçıktan taşlar yağdırdık.

İsmail Hakkı İzmirli

Vaktaki fermanımız geldi, kasabalarının üstünü altına getirdik. Balçıktan taş kesilmiş, birbiri üzerine konmuş [¹] taş da yığdırdık. O taşlar Rabbinin yanında nişanlı idi. Bu taşlar zalimlerden uzak değildir [²].

İsmail Yakıt

Nihayet emrimiz/buyruğumuz gelince, oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişmiş sert taşlar [siccîl] yağdırdık.³¹

Kadri Çelik

Buyruğumuz gelince oraların altını üstüne getirdik ve üzerlerine sağanak halinde balçıktan pişirilmiş sert taşlar yağdırdık.

Abdullah Parlıyan

Böylece azap emrimiz gelince, o ülkenin altını üstüne getirdik ve tepelerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık.

Kuran Yolu

82-83. Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine sağanak halinde, rabbin katında işaretlenmiş taşlar yağdırdık. Böyle cezalar zalimlerin başından hiç eksik olmaz.

Mahmut Kısa

Ve nihâyet Sodom şehri için helâk emrimiz gelince, Lut’u ve ailesini oradan çıkardık, sonra korkunç bir sarsıntıyla oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine, ateşte pişip sertleşmiş kızgın taşları sağanak sağanak yağdırdık.

Mahmut Özdemir

Emrimiz geldiğinde oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine üst üste siccîl’den taşlar yağdırdık;

Mehmet Çakır

İnfaz vakti gelir gelmez, şehrin altını üstüne getirdik. Şehre, el yapımı taşlarla yoğun atışlar yaptık.

Mehmet Çoban

Azap emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik! İnkârcıların üzerine taş yağdırdık! Azap için hazırlanmış taşları üzerlerine istifler halinde yığdık! Artık onları kimse göremiyordu. Hepsi taşların altında kaldı.

Mehmet Okuyan

82,83. (Azap) emrimiz gelince, oranın üstünü altına getirmiş ve üzerlerine Rabbin katında işaretlenerek [*] (balçıktan) pişirilip istif edilmiş taşlar yağdırmıştık. Onlar (işaretli taşlar), zalimlerden uzak değildir.

Mehmet Türk

(Helâk) emrimiz(in vakti) gelince (o memleketin) üstünü altına çevirdik ve üzerine pişirilerek istiflenmiş (çok özel) taşları (yağmur gibi) yağdırdık.

Muhammed Esed

Ve böylece hükmümüz vaki olunca bu [günahkar şehirlerin] altını üstüne getirdik; ve önceden yazılmış bir cezanın infazı için üzerlerine birbiri ardından püskürtü halinde sert taşlar yağdırdık. ¹¹⁴

Mustafa Çavdar

82-83. Azap hükmümüz gelince o memleketin altını üstüne getirdik. Üzerlerine Rabbin tarafından hedefi belirlenmiş işaretli, püskürtü halinde sert taşlar yağdırdık. Bu taşların zalimleri de helak etmesi pek de uzak değildir.

Ahmet Tekin

Planımız gerçekleşirken, o ülkenin altını üstüne getirdik. Belirlenmiş cezanın infazı için üzerlerine balçıktan dökülerek pişirilip istif edilmiş taşlar yağdırdık.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda emrimizin (infaz) vakti geldi, oranın altını üstüne getirdik ve o coğrafyanın üzerine püskürtü hâlinde[¹⁷⁷⁸] akkor balçıktan taşlar yağdırdık;[¹⁷⁷⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, emrimiz geldi, onun (o yurdun) üstünü altına çevirdik ve onun üzerine ateşte pişirilmiş, birbirine bitişik bulunmuş balçıktan taşlar yağdırdık.

Orhan Kuntman

Ne zaman ki, azap emrimiz geldi, o beldenin altını üstüne getirdik ve tepelerine balçıktan pişirilip istif edilmiş taşlar yağdırdık (ki)

Osman Fırat

(Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine de işaretlenmiş üst üste yığılmış taşlar yağdırdık.

Şaban Piriş

82,83. -Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine Rabbin katından, işaretli olarak yığın yığın sert taş yağdırdık. Bunlar şimdi de zalimlerden uzak değildir.

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt kim geldi buyruġumuz, ol şehrlerüñ aşaġasın yuḳaru eyledük.Daḫı yaġdurduḳ anlar üstine ṭaşlar yaġmur gibi siccīlden.

Suat Yıldırım

82, 83. Azap emrimiz gelince o ülkenin üstünü altına çevirdik ve üzerlerine pişirilmiş balçıktan yapılıp istif edilmiş ve Rabbinin nezdinde damgalanmış taşlar yağdırdık. Evet bu taşlar şimdiki zalimlerden de uzak değildir. [51, 33]

Süleyman Ateş

(Azab) emrimiz gelince oranın üstünü altına getirdik, üzerine de taş yağdırdık: Çamurdan pişmiş, (azab için) hazırlanmış, istif edilmiş.

Süleyman Tevfik (1927)

82,83. Emrimiz (helâklerine hükmümüz) geldikde beldenin üstüni altına getirdik. Üzerlerine de rabbin tarafından nişânlı, pişmiş çamurdan taşlar yağdırdık. Bu 'azâb zâlimlerden uzak değildi.

Süleymaniye Vakfı

Emrimiz gelince, oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine pişmiş çamurdan üst üste taşlar yağdırdık.

Ahmet Varol

Emrimiz gelince oranın üstünü altına çevirdik ve üzerine balçıktan, pişirilmiş, birbirini izleyen taşlar yağdırdık.

Ümit Şimşek

Emrimiz geldiğinde, oranın altını üstüne getirdik ve başlarına ateşte pişmiş taşları peş peşe yağdırdık.(15)

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet emrimiz gelince oranın üstünü altına getirdik. Ve üzerlerine, pişirilmiş çamurdan yapılıp istif edilmiş taş yağdırdık.

Ali Bulaç

Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık;

Ali Fikri Yavuz

Onlara azab emrimiz gelince, o memleketin üstünü altına getirdik ve üzerlerine, arka arkaya ateşte pişirilmiş çamurdan taşlar yağdırdık.

Bahaeddin Sağlam

82, 83. İşte emrimiz geldiği zaman, Biz o şehrin altını üstüne getirdik. Üzerlerine çamurdan biçilmiş Rabbin katından (gayb âleminden) işaretlenmiş sert taşlar yağdırdık. İşte böyle bir azap, zalimlerden uzak olmaz.

Bayraktar Bayraklı

Emrimiz gelince, oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine sağanak halinde balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.