Hûd Suresi 91. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

91. Ayet

قَالُوا يَا شُعَيْبُ مَا نَفْقَهُ۬ كَث۪يرًا مِمَّا تَقُولُ وَاِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ينَا ضَع۪يفًاۚ وَلَوْلَا رَهْطُكَ لَرَجَمْنَاكَۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْنَا بِعَز۪يزٍ

Dediler ki: “Ey Şu’ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce itibarlı biri değilsin.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey Şuayb dediler, söylediğin sözlerin çoğunu anlamıyoruz ve seni de içimizde zayıf görmedeyiz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık ve sen, bizden üstün değilsin zaten.

Besim Atalay (1965)

Dediler ki: «Ey Şuayb! Söylediğin sözlerin çoğunu anlamayız, aramızda seni zayıf görürüz; oymağın olmasaydı, seni taşa tutardık, sen bir emre olamazsın bizlere»

Cemal Külünkoğlu

Dediler ki: “Ey Şuayb! (Bize) söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Üstelik biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer (sana arka çıkan) kabilen olmasaydı, seni taşlayarak öldürürdük. Çünkü senin bize karşı koyacak hiçbir gücün/üstünlüğün yok.”

Cemil Said (1924)

Didiler ki: "Yâ Şu’ayb! Senin didiklerini anlayamıyoruz. İçimizde sen za’îfsin. Eğer ’âilene acımıya idik seni taşa tutardık, kurtulamaz idin."

Diyanet Vakfı

Dediler ki: Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf (âciz) görüyoruz! Eğer kabilen olmasa, seni mutlaka taşlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün değilsin.

Edip Yüksel

"Şuayb," dediler, "Senin söylediklerinin bir çoğunu anlamıyoruz. Üstelik biz, seni aramızda güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık. Senin bize karşı herhangi bir üstünlüğün yoktur."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya Şuayb! dediler: biz senin dediklerinin çoğunu iyi anlamıyoruz ve her halde biz seni içimizde pek zaıyf buluyoruz, eğer taallûkatından beş on kişi olmasa idi mutlak seni recmederdik, senin bize karşı hiç bir ehemmiyetin yok

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Biz senin söylediklerinin çoğundan birşey anlamıyoruz. Ayrıca seni içimizde çok zayıf biri olarak görüyoruz. Eğer akrabaların olmasaydı mutlaka seni recmederdik (taşa tutardık). Senin bize hiçbir üstünlüğün yoktur."

Emrah Demiryent

(Onlar ise,) “Ey Şuayb! Biz, senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve seni de içimizde, gerçekten çok zayıf (âciz biri olarak) görüyoruz. Eğer (inancımız üzere devam eden ve değer verdiğimiz, hatırlarını saydığımız) kabilen olmasaydı, seni taşlayarak öldürürdük. Senin bize karşı bir üstünlüğün de (itibarında) yoktur!” dediler.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Onlar ise:) "Ey Şuayb" dediler. "Senin söylediklerinin çoğunu biz ’kavrayıp anlamıyoruz.’ Doğrusu biz seni içimizde (servet ve aşiret bakımından) zayıf biri olarak görüyoruz. Eğer yakın çevren (akrabaların hatırı ve koruması) olmasaydı, gerçekten seni taşa tutar-öldürürdük. Sen bize karşı güçlü ve üstün (yanımızda itibar sahibi) değilsin."

Erhan Aktaş

“Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz, biz, seni içimizde güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık. Esasen sen değerli biri de değilsin.”

Eski Anadolu Türkçesi

eyittiler “iy şu'ayb! añlamazuz çoķı andan kim eydürsin daħı bayıķ biz görürüz seni bizde ża'if. daħı eger degülmisse ķavmuñ ŧaş-ıla depeleyedük seni daħı degülsin sen [117b] üzerümüze güci yiter.”

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: «Ey Şuayb, biz senin söylemekde olduğundan bir çoğunu iyice anlamıyoruz. Seni de içimizden cidden zaîf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı muhakkak ki seni taşla öldürürdük. Sen bizden üstün bir şeref saahibi değilsin ki...»

Hayrat Neşriyat

Dediler ki: “Ey Şuayb! Senin söylemekte olduğun şeylerden birçoğunu anlamıyoruz ve doğrusu biz, seni içimizde gerçekten zayıf olarak görüyoruz. Eğer kabîlen olmasaydı, elbette seni taşla(yarak öldürü)rdük. Senin bizim üzerimize bir üstünlüğün de yoktur!”

İhsan Aktaş

“Ey Şuayb!” dediler: “Senin söylediğin şeylerin çoğunu biz anlamıyoruz; sonra şurası kesin ki, seni içimizde zayıf görüyoruz; (o hâlde sana niye itaat edelim ki?) Ve eğer senin aşiretin/çevren olmasaydı, seni mutlaka kovardık. Bilmelisin ki, senin bizim yanımızda hiçbir değerin ve bize karşı hiçbir gücün yok!” *

İlyas Yorulmaz

Kavmi “Ey Şuayb! Söylediklerinden pek çoğunu anlamıyoruz ve seni aramızda çok zayıf birisi olarak görüyoruz. Eğer senin çevrendeki sana inananlar (taraftarın) çok olmasaydı, seni mutlaka taşa tutardık. Sen bizden güçlü birisi değilsin” dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Dediler: "Ey Şuayb! Biz senin söylediklerinden birçoğunu iyice anlamıyoruz. Doğrusu, biz seni kendi aramızda küçük görüyoruz. Eğer senin oymağın olmasaydı ne olursa olsun seni taşa tutardık. Yoksa senin sözün mü olur!"

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar dediler ki Şuayb! Dediğin şeylerin çoğunu anlamıyoruz. Biz seni aramızda hakir görüyoruz. Eğer senin kabilen [²] olmasaydı biz seni taşlardık [³]. Yoksa sen bizim yanımızda şerefli bir kimse değilsin [⁴].

İsmail Yakıt

Dediler ki: “Ey Şuayb! Biz senin dediklerinden çoğunu anlamıyoruz. Doğrusu biz senin aramızda ne kadar zayıf olduğunun farkındayız/görüyoruz. Eğer senin çevren [rehtuke] olmasaydı, seni (öldüresiye) taşlardık. Sen zaten bize göre değerli/güçlü biri değilsin!”

Kadri Çelik

“Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyor ve doğrusu seni aramızda güçsüz görüyoruz. Eğer aşiretin olmasaydı seni taşlardık. Esasen bizim için pek değerli de değilsin” dediler.

Abdullah Parlıyan

Fakat soydaşları, ona dediler ki: “Ey Şuayb! Söylediklerinden pek birşey anlamıyoruz ve içimizde seni, cidden zayıf ve aciz görüyoruz. Eğer kabilen olmazsa, seni mutlaka öldüresiye taşlardık. Öyle ya, bizim üzerimizde, bir gücün ve itibarın da yok ki!”

Kuran Yolu

Medyenliler, “Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz, ayrıca aramızda seni zayıf görüyoruz! Eğer kabilen olmasaydı, seni mutlaka taşlayarak öldürürdük. Bizim karşımızda sen güçlü biri değilsin” dediler.

Mahmut Kısa

Fakat onlar,“Ey Şuayb!” diye karşılık verdiler, “Boşuna çeneni yorma! Çünkü biz, senin bize söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz! Üstelik senin, aramızda ne kadar zayıfve güçsüz biri olduğunu da çok iyi biliyoruz! Sana bu kadar tahammül ettiysek, tehditlerinden korktuk sanma! Eğer sana arka çıkan şu kabîlen olmasaydı, seni çoktan taşlayıp öldürmüştük! Çünkü senin, bize karşı hiçbir üstünlüğün yok!

Mahmut Özdemir

-“Ey Şuayb! Söyediklerinin birçoğunu iyice anlamıyoruz (fıkıh etmiyoruz). Biz, seni içimizde zayıf görüyoruz. Senin takımın olmasaydı, seni elbette taşlardık / kovardık. Zaten sen bize göre pek izzetli / güçlü de değilsin” dediler.

Mehmet Çakır

Halk: " A Şuayb! Biz senin dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Aslında bize göre sen zayıfsın. Zaten arkan olmasa çoktan senin başını ezmiştik. Yani bizim yanımızda hiç değerin yok. "

Mehmet Çoban

Dediler ki: "Ey Şuayb! Biz söylediğin şeylerin çoğunu anlamıyoruz. İçimizde seni güçsüz görüyoruz. Şayet yakın çevren olmasaydı seni taşlardık. Senin bize üstünlüğün yoktur!"

Mehmet Okuyan

(Medyenliler) şöyle demişti: “Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf görüyoruz! Kabilen olmasaydı seni mutlaka kovardık. [*] Sen asla bize göre güçlü değilsin.” [*]

Mehmet Türk

(Kavmi de Şuayb’e): “Ey Şuayb! Biz senin dediklerinin hiç birini anlamadık.¹ Aslında biz seni içimizde, (söylediklerini yapmaktan) âciz birisi olarak görüyoruz. Eğer senin akrabaların olmasaydı, biz seni taşa tutardık. Zâten senin bize gücün de yetmez.”² dediler.

Muhammed Esed

[Fakat soydaşları o’na:] “Ey Şuayb! Söylediklerinden pek bir şey anlamıyoruz” ¹²⁵ dediler, “ayrıca aramızda ne kadar zayıf olduğunun da açıkça farkındayız; ¹²⁶ eğer ailen olmasaydı seni mutlaka öldüresiye taşlardık! Öyle ya, bizim üstümüzde bir gücün, bir nüfûzun yok ki!”

Mustafa Çavdar

– Ey Şuayb, dediler. Biz, senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve üstelik senin aramızda ne kadar güçsüz biri olduğunu da görüyoruz. Eğer kabilenin hatırı olmasaydı seni taşlayarak öldürürdük. Zaten senin bize hiçbir üstünlüğün de yok. 26/116, 36/18

Ahmet Tekin

Onlar: “Ey Şuayb, söylediklerinden birçoğunu anlamıyoruz. Seni de içimizde çok zayıf, aciz biri olarak görüyoruz. Eğer itibarlı kabilen, güçlü birkaç akraban olmasaydı, seni taşlayarak öldürürdük. Bizim üstümüzde güçlü, kuvvetli, otoriter biri de değilsin.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

“Ey Şuayb!” dediler, “Senin söylediklerinden bir çoğunu anlamıyoruz; üstelik biz, aramızdaki konumunun ne kadar zayıf olduğunun da farkındayız: eğer bir kaç kişilik şu aile olmasaydı,[¹⁷⁹¹] seni mutlaka taşa tutardık; zira sen bizim için çok da eşi bulunmaz ve değerli biri değilsin.”[¹⁷⁹²]

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Ya Şuayb! Söylediklerinden bir çoğunu iyice anlayamıyoruz. Şüphe yok ki, biz seni aramızda cidden zayıf görüyoruz ve eğer senin aşiretin olmasa idi elbette seni taşlayarak öldürürdük ve sen bizim üzerimize bir izzet sahibi değilsin.»

Orhan Kuntman

Kavmi ise: "Ey Şuayb, biz senin söylediklerinin çoğundan birşey anlamıyoruz! (Aslında onun söylediklerini anlıyorlardı fakat işlerine gelmediği için anlamak istemiyorlardı) Ayrıca seni içimizde çok zayıf biri olarak görüyoruz. (Senin bir kuvvetin yok ki, sana karşı yapacağımız bir kötülüğü önleyebilesin) Eğer kabilen olmasaydı mutlaka seni taşlayarak öldürürdük. (Kabilenin hatırı için böyle yapmıyoruz) Sen bizim indimizde artık muteber bir kişi değilsin!" (Sana saygımızdan dolayı değil, kabilen arasında sana uymayıp bizim dinimizde bulunanların hatırı için sana dokunmuyoruz" diyerek onu tehdit etmekten de çekinmediler.)

Osman Fırat

Dediler ki: "Ey Şu’ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni içimizde zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce üstün biri değilsin. "

Şaban Piriş

-Ey Şuayib, Biz, senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve biz, senin aramızda zayıf olduğunu görüyoruz. Eğer taraftarların olmasaydı seni taşa tutardık. Zaten senin bizim gözümüzde hiç bir değerinde yok, dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Eyideler: İy Şu‘ayb biz añlamazuz sen söylegen nesneler çoġını. Daḫı bizseni ortamuzda ża‘īf görürüz. Daḫı eger senüñ ḳavmüñ olmasa‐y‐dı biz se‐ni ṭaşlarduḳ, didiler. Daḫı sen bizüm üstümüze ‘azīz degülsin.

Suat Yıldırım

Halkı ise “Şuayb! ” dediler, “söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz, kabul etmiyoruz. Hem içimizde seni pek zayıf görüyoruz, eğer senin üç beş kişilik akraba grubunun hatırı olmasaydı seni taşa tutar linç ederdik. Bizim nazarımızda senin hiç önemin yoktur. ”

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Ey Şu'ayb, senin söylediklerinden çoğunu anlamıyoruz, biz seni içimizde zayıf görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni mutlaka taşla(yarak öldürü)rdük! Senin bizim yanımızda hiçbir değerin yoktur!"

Süleyman Tevfik (1927)

Kavmi: "Ey Şu'ayb! Senin sözlerinden çoğını anlamıyoruz ve seni aramızda za'îf göriyoruz. Eğer 'aşîret ve akrabânın hâtırı olmasa seni taşa tutardık. Sen bizim üzerimize sâhib-i kudret değilsin" didiler.

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki “Bak Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Bizim gözümüzde sen gerçekten çok zayıfsın. Eğer ailen olmasaydı seni taşa tutardık. Bizim yanımızda senin bir gücün yoktur!”

Ahmet Varol

Dediler ki: "Ey Şuayb! Biz senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve seni içimizde güçsüz görüyoruz. Yakın çevren olmasaydı seni mutlaka taşlardık. Bize karşı bir üstünlüğün de yoktur."

Ümit Şimşek

Dediler ki: “Şuayb, senin söylediklerinden fazla birşey anlamıyoruz. Zaten biz seni aramızda güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık. Yoksa bizim gözümüzde sen öyle değerli biri değilsin.”

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Ey Şuayb! Söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz. Ve biz seni aramızda zayıf bir adam olarak görüyoruz. Hani, kabilen olmasa, kafanı taşla ezivereceğiz. Senin bize karşı hiçbir üstünlüğün yok."

Ali Bulaç

'Ey Şuayb' dediler. 'Senin söylediklerinin çoğunu biz 'kavrayıp anlamıyoruz'. Doğrusu biz seni içimizde zayıf biri görüyoruz. Eğer yakın-çevren olmasaydı, gerçekten seni taşa tutar-öldürürdük. Sen bize karşı güçlü ve üstün değilsin.'

Ali Fikri Yavuz

Onlar şöyle dediler: “-Ey Şuayp! Biz, senin söylediklerinin çoğunu iyice anlamıyoruz ve seni de içimizde hakikaten zayıf (âciz) görüyoruz. Eğer aşiretin olmasaydı, muhakkak seni taşla öldürürdük. Senin bize karşı hiç bir üstünlüğün ve kıymetin yok; (ancak dinimize bağlı aşiretinin önemi vardır.)”

Bahaeddin Sağlam

Onlar dediler ki: “Ey Şuayb! Senin dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Seni içimizde zayıf bir kişi olarak görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni recmederdik. Senin bizim yanımızda bir itibarın da yoktur.

Bayraktar Bayraklı

Dediler ki: “Ey Şu‘ayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf görüyoruz! Eğer kabilen olmasa, seni mutlaka taşlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün değilsin.”