6. Ayet
مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ
1,2,3,4,5,6. De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlâh’ına sığınırım.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ
1,2,3,4,5,6. De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlâh’ına sığınırım.”
Cinden olsun, insandan olsun, bu çeşit kişilerin şerrinden.
1,2,3,4,5,6. Diyesin ki sen: «İnsan olsun, cin olsun, gönlü işkillendiren kaypakların şerrinden, insanların taptığına, insanların egemeni olana, insanların Tanrısına sığınırım ben»
Görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen varlıkların bütün ayartmalarından (Allah'a sığınırım).”
1-6. Di ki:" İnsanların kalblerine vesvese ilkâ iden vesvâs-ı şeytânın, cinlerin ve insânların şerrine karşu insânların rabbi, hükümdârı ve sâhibi olan rabbime sığınırım."
1, 2, 3, 4, 5, 6. De ki: İnsanların kalplerine vesvese sokan, (insan Allah'ı andığında) pusuya çekilen cin ve insan şeytanının şerrinden insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine) insanların İlâhına sığınırım!
"Onlar hem cinlerden hem de halktandır."
Gerek cinden gerekse insten
Gerek cinlerden, gerek insanlardan.
(O şeytan,) cinlerden de olur, insanlardan da.”
Gerek cinnlerden, gerekse insanlardan (olan her hannas’tan, yani; hem cinn olarak enerji boyutundaki, hem de insan suretindeki safsatacılardan; kalpleri İblisin karargâhı olmuş: Ahlâk fesatçısı, günah fetvacısı, münakaşa ve kavga fırsatçısı vesveseci şeytanlardan Allah’a sığınırım.)"
Cinlerden ve insanlardan.¹
perrįlerden daħı ādemįlerden ya'nį şeyŧān iki dirlüdür biri perrįdür biri ādemįdür.
(O şeytan) gerek cinden, gerek insandan (olsun).
“Gerek cinlerden, gerekse insanlardan!”
Gerek cinlerden ve gerekse insanlardan (olan bütün vesvesecilerin şerrinden sığınırım). *
“(O vesvese verenler) Gerek bilinmeyen (cin) topluluklardan, gerekse bilinen, tanınan topluluklardan olsun.”
cinlerin de, insanların da kötülüğünden."
1, 6. De ki: İnsanların Rabbine, insanların mâliki ve padişahına, insanların mâbuduna; insanların kalbine vesvese verip zikr-i İlâhi/den geri giden müvesvisin, perilerden olsun, insanlardan olsun şerlerinden sığınırım [⁴].
“O, cinlerden de insanlardan da olur.”³
“Gerek cinlerden, gerekse insanlardan (vesvesecinin şerrinden).”
Bu şeytanca işi yapanlar insanlardan da olabilir, cinlerden de. Hepsinin vesvesesinden O'na sığınırım.”
1-6. De ki: “Cinlerden olsun insanlardan olsun, insanların kalplerine vesvese sokan sinsi şeytanın şerrinden insanların rabbine, insanların mâlik ve hâkimine, insanların mâbuduna sığınırım!”
Zannedildiği gibi onlar sadece “cin şeytanlarından” ibaret değildir: bu şeytanlığı yapanlar Hem cinlerden, hem insanlardandır.” Allah’ın Elçisi, Muhammed (s) her gece yatağına girdiğinde avuçlarını birleştirir ve İhlâs, Felak ve Nâs sûrelerini okuyup avuçlarına üfler, sonra da ellerini vücudunun ulaşabildiği her tarafına sürer ve bunu üç kez tekrarlardı.
Cinnler’den ve İnsanlar’dan!”.
" cin ve insan kılıklı şeytanların şerrinden. "
Muhakkak ki insanın bildiği bilmediği, tanıdığı tanımadığı birçok düşmanı vardır. Onun için insan çok dikkatli olmak zorundadır. İşte ben tanıdığım tanımadığım, bildiğim bilmediğim, bütün varlıkların kötülüklerinden, iftiralarından, yalanlarından, tuzaklarından, düzenleyecekleri sahte belgelerden Rabbime sığınırım. Bilirim ki Rabbime güvendikçe onların bütün tuzakları boşa çıkar. Gönderdiği bilgilerle beni doğru yola iletir. Ufkumu açar. Kalbimi açar. Çünkü ayetler benim için yol gösterici basiretimi açan bir ışıktır. Ben bu ışıkla hiçbir zaman karanlığa düşmem. Rabbim istemedikçe hiçbir karanlığın kötülüğü bana ulaşmaz. Eğer bir kötülük bana dokunmuşsa imanım sınava tabi tutulmuştur. Onun için hemen Rabbime döner tövbemi yaparım. Azimle, kararlılıkla Rabbime sığınır Rabbimin yolundan bir karış ayrılmam.
4,5,6. İnsanların göğüslerine (kalplerine) vesveseler fısıldayan, cinlerden ve insanlardan (olan o) sinsi vesvesecinin [*] şerrinden (Allah’a sığınırım).”
4,5,6. “O, cinlerden ve insanlardan olan ve insanların gönüllerine vesvese veren, sinsi vesveseci (şeytanın) şerrinden.”¹
görünmez güçler[in] ve insanlar[ın bütün ayartmaların]dan”. ²
Hem cin türünden hem insan türünden! 6/112, 46/29...32
“Cinlerden ve insanlardan kötülük yapmayı fısıldayanların şerrinden Allah'a sığınırım.”
İster görünmeyen-bilinmeyen, ister görünen-bilinen türden.[⁵⁹⁵¹]
«(O vesvese veren) Gerek cinden ve gerek insandan (olsun, hepsinden de Allah'a iltica etmelidir).»
1-6. (Ey Muhammed) De ki: Gerek cinlerden, gerek insanlardan olsun; İnsanların kalbine vesvese veren, O sinsi şeytanın şerrinden; insanların Rabbine, İnsanların Melik'ine; İnsanların ilâh'ına (Allah'a) sığınırım.
(O vesvese veren) hem cinden ve hem de insandandır.
Cinlerden ve insanlardan!
cinlerden ve ādemīlerden.
O şeytan, cinlerden de olur, insanlardan da olur. [6, 112]
Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah'a sığınırım).
"O, cinden ve nâsdan şeytânlardır."
İster cinlerden olsun, ister insanlardan[*].
Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olur).
Cin ve insandan olan bütün şeytanların şerrinden.
Cinlerden de insanlardan da olur o!"
Gerek cinlerden, gerekse insanlardan (olan her hannas'tan Allah'a sığınırım).
(O şeytan), cinlerden de olur, insanlardan da...
O, hem cinlerden (var) hem de insanlardan.
4,5,6. “İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden ki o, insanların sinesine vesvese düşürür. Cinlerden ve insanlardan oluşur.”[825]