103. Ayet
وَمَٓا اَكْثَرُ النَّاسِ وَلَوْ حَرَصْتَ بِمُؤْمِن۪ينَ
Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu inanacak değillerdir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَمَٓا اَكْثَرُ النَّاسِ وَلَوْ حَرَصْتَ بِمُؤْمِن۪ينَ
Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu inanacak değillerdir.
Sen ne kadar üstlerine düşersen düş, gene de insanların çoğu imana gelmez.
Sen istemiş olsan da, insanların çoğu inan etmezler
Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu (hakikate) inanmayacaklardır.
Fakat senin arzularına rağmen insânların ekserîsi inanmıyacaklardır.
Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu iman edecek değillerdir.
Ne kadar istesen de halkın çoğunluğu inanmıyacaktır.
Ve insanların ekserisi sen ne kadar hırslansan mü'min değildirler
Sen ne kadar şiddetle arzulasan da, insanların çoğu iman edecek değildir.
Sen ne kadar çok istesen de insanların çoğu (küfürdeki inatları sebebiyle) îmân etmeyecekler.
(Ey Nebim ve davetçim!) Sen ne kadar üstüne düşsen (ve hırs göstersen de) insanların çoğu (gerçekten) iman edecek değillerdir.
Ama ne kadar çok istesen de insanların çoğu inanacak değildir.
daħı degül ādemįlerün eyregi eger ḥāriŝ oldun ise daħı inanıcılar.
Sen ne kadar hırs göstersen yine insanların çoğu îman ediciler değildir.
(Sen ne kadar) hırs göstersen de, yine insanların çoğu îmân edecek kimseler değildir.
(Ey Resul!) Hâlbuki herkesin (inanmasını) ne kadar hırsla arzu etsen de, insanların çoğu inanacak değillerdir.
İnsanların pek çoğu, sen ne kadar çaba gösterirsen göster, inanacak değillerdir.
Sen ne kadar çırpınırsan çırpın, yine de insanlardan bir çoğu inanmayacaklardır.
Ne kadar haris olsan da yine nâs/ın pek çoğu mü/min değillerdir.
Sen ne kadar arzu etsen de insanların çoğu inanacak değildirler.
Sen ne kadar hırslansan da insanların çoğu iman etmezler.
Ama sen, insanların iman etmelerine ne kadar içten arzu edip çırpınsan da, insanların çoğu iman edecek değillerdir.
Sen ne kadar inanmalarını istesen de insanların çoğu inanmazlar.
Sen ne kadar arzu etsen de, yine de insanların çoğu hakîkate inanmayacaktır.
İnsanlar’ın çoğu, çok istediysen de, inanmış değildir.
Resulüm! sen istediğin kadar hırslan, yine de insanların çoğu inanmayacaktır.
Sen ne kadar istersen iste insanların çoğu sana inanacak değiller. Sana her türlü tuzakları kuracaklar. Unutma! Ancak Rabbin seni tuzaklardan kurtarır. Seni istediği mevkie ve makama getirir. Onların hiçbiri bir şey yapamaz. Yeter ki sen de Yusuf gibi Rabbine teslim ol!
Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu asla iman edecek değildir. [*]
İnsanların pek çoğu, sen ne kadar arzu etsen de (bu kıssaya) inanmazlar.¹
Yine de -bunu ne kadar yürekten istersen iste- insanların çoğu [bu vahye] inanmayacaklar.
Hem sen ne kadar çok istersen iste, insanların çoğu yine de mümin olmayacaklar! 13/1, 21/6, 28/56
Sen ne kadar üstüne düşsen de, insanların çoğu iman edecek değildir.
Hem -sen gönülden arzuluyor olsan dahi- insanların çoğu yine de inanmayacak.
Ve insanların ekserisi, sen fazlaca arzu etsen de imân edici kimseler değildirler.
Sen ne kadar uğraşsan (bu kıssa gibi hakkı getirdiğine ne kadar kesin deliller göstersen) yine de insanların çoğu (küfürlerinde ısrar ettiklerinden) iman edecek değildir!
Sen ne kadar arzu etsen de insanların çoğu iman edecek değillerdir.
Sen ne kadar çok istesen de, insanların çoğu inanmazlar.
Daḫı ḫalḳuñ çoġı, eger sen ḥarīṣ olsañ daḫı īmān getürmezler.
Şunu unutma ki: Sen, büyük bir kuvvetle arzu etsen bile insanların çoğu iman etmezler.
Ama sen, ne kadar istesen de, yine insanların çoğu inanacak değillerdir.
Sen ne kadar hırs ile arzu idersen it, nâsın ekserîsi îmân idicilerden değildirler.
Ne kadar çırpınırsan çırpın, insanların çoğu sana inanmazlar.
Sen çok arzulasan da insanların çoğu iman etmezler.
Fakat sen ne kadar hırs göstersen, insanların çoğu iman edecek değildir.
Sen hırslanasıya istesen de, insanların çoğu inanmayacaktır.
Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir.
Sen ne kadar şiddetli arzulasan da yine insanların çoğu iman edici değillerdir.
Fakat sen ne kadar hırs göstersen de, insanların çoğu inanacak değildir.
Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu iman edecek değillerdir.