Yusuf Suresi 20. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

20. Ayet

وَشَرَوْهُ بِثَمَنٍ بَخْسٍ دَرَاهِمَ مَعْدُودَةٍۚ وَكَانُوا ف۪يهِ مِنَ الزَّاهِد۪ينَ۟

Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.[284]

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onu değersiz bir kar, sayılı birkaç kuruş karşılığında satmışlardı ve onu satarlarken paraya pek o kadar rağbetleri de yoktu.

Besim Atalay (1965)

Kardeşleri onu, birkaç ucuz para ile sattılar, tamah göstermediler

Cemal Külünkoğlu

(Kafile Mısır'a varınca) Onu yanlarında alıkoymak istemedikleri için ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar.

Cemil Said (1924)

Ânı yanlarında saklamak istemediklerinden gâyet dûn bir fiyata, bir kaç dirhem gümüşe satdılar.

Diyanet Vakfı

(Kafile Mısır'a vardığında) onu değersiz bir pahaya, sayılı birkaç dirheme sattılar. Onlar zaten ona değer vermemişlerdi.

Edip Yüksel

Ona ihtiyaçları olmadığı için ucuz bir fiyata, bir kaç dirheme sattılar.

Elmalılı Hamdi Yazır

değersiz bir baha ile onu bir kaç dirheme sattılar, hakkında rağbetsiz bulunuyorlardı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ve onu düşük bir değerle birkaç dirheme sattılar. Ona fazla önem vermemişlerdi.

Emrah Demiryent

(Kervan Mısır’a vardığında) onu düşük bir değerle, sayılı birkaç dirheme sattılar. Onlar zaten ona hiç değer vermemişlerdi.

Abdullah-Ahmet Akgül

Derken (merak edip kuyu başına toplanan üvey kardeşleri) onu (Hz. Yusuf’u bulan kafileye, kendi hizmetçileriymiş gibi) ucuz bir değere, sayısı belli (birkaç) dirheme satıvermişlerdi ve zaten onu pek önemsemeyen kimselerdi.

Erhan Aktaş

Onu düşük bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Ona önem vermemişlerdi.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı śattılar anı bir bāhaya eksmek aķçalar śayılmış daħı oldılar anda raġbet eylemeyicilerden.

Hasan Basri Çantay

Onu değersiz bir bahâye, bir kaç dirheme satdılar. Onlar bunun hakkında rağbetsizdiler.

Hayrat Neşriyat

Onu az bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zâten (onlar), onun hakkında rağbetsiz(ona değer vermeyen) kimselerden idiler.

İhsan Aktaş

Ve onu (Mısır’a götürüp köle pazarında) birkaç dirhemlik çok düşük bir değer ile sattılar. Zaten (buluntu olduğu için) onlar O’nun hakkında isteksizlerden (ona değer vermeyenlerden) olmuşlardı. *

İlyas Yorulmaz

Kervancılar parayı önemsemedikleri için, Yusuf’u birkaç dinar karşılığında sattılar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar Yusuf’u pek ucuza, bir kaç dirheme sattılar. Bu kadarıyla yetindiler.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar onu pek ucuz pahaya, birkaç dirheme sattılar, ona tamah göstermediler [⁵].

İsmail Yakıt

Onu (alıkoymakta) isteksizdiler ve sonunda onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. çıkamayacağı derinlikteki toprak kuyulara denir. Eğer taşla örülürse o zaman ona “bi’r” derler.

Kadri Çelik

Onu ucuz bir fiyata, sayısı belli (bir kaç) dirheme sattılar. onlar O'nun hakkında isteksizlerden olmuşlardı.

Abdullah Parlıyan

Ve sonunda Mısır'a varınca, Yûsuf'u değersiz bir fiyatla, birkaç dirhem gümüşe sattılar. O'nu ellerinde tutmak için isteksiz davrandılar. Yani buluntu olduğu için, ona fazla değer vermeyip hemen ellerinden çıkardılar.

Kuran Yolu

(Mısır’da) onu yok pahasına, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona pek değer -vermemişlerdi.

Mahmut Kısa

Uzun bir yolculuğun sonunda, nihâyet kervan Mısır’a vardı. Yûsuf’uköle pazarına çıkardılar ve onu ucuz bir fiyata, birkaç gümüş dirheme sattılar. Çünkü çalıntı bir çocuk olduğu için, onu uzun süre ellerinde tutmak istemiyorlardı. Zaten çok da değer vermemişlerdi.

Mahmut Özdemir

Onu, bir kaç dirhemlik çok düşük bir değer ile sattılar. Bu konuda “İsteksizler”den idiler.

Mehmet Çakır

Kervancılar, umursamaz bir tavır takınarak Yusuf'u öldü pahasına, yani birkaç kuruşa sattılar.

Mehmet Çoban

Kervan Mısır’a geldi. Köle pazarında Yusuf’u satılığa çıkardılar. Kervan sahipleri Yusuf’u ucuz pahalı hemen satıp kurtulmak istiyorlardı. Çünkü sahibini bilmedikleri için başlarına bir kötülüğün geleceğinden korkuyorlardı. Diğer kölelerin satışı gibi değerini buluncaya kadar beklemeye niyetleri yoktu.

Mehmet Okuyan

(Kafile Mısır’a vardığında) onu basit bir değere, sayılı birkaç dirheme satmışlardı. [*] Onlar ona değer vermeyenlerdendiler.

Mehmet Türk

Onlar Yûsuf’u önemsemedikleri için ucuz bir fiyatla, birkaç dirheme sattılar.

Muhammed Esed

Ve sonunda önemsiz bir paha -sadece birkaç gümüş dirhem- karşılığında o’nu sattılar; o kadar az değer biçmişlerdi o’na.

Mustafa Çavdar

Sonunda onu düşük bir değere, birkaç dirheme sattılar. Zira ondan kurtulmak için kâr amacı gütmemişlerdi.

Ahmet Tekin

Onu düşük bir fiyatla, birkaç dirheme sattılar. Onlar da Yûsuf'u önemsemeyenlerdendi.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda onu düşük bir değere -sadece bir kaç gümüş paraya- sattılar;[¹⁸⁴¹] zaten onlar ondan kurtulmak istiyorlardı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve O'nu biraz bedel ile sayılmış birkaç dirhem ile satıverdiler ve onlar O'nun hakkında rağbetsizlerden olmuşlardı.

Orhan Kuntman

(Kafile Mısır'a vardığında) Onu az bir bedel karşılığı, birkaç dirheme sattılar. Onlar zaten Yusuf'a pek değer vermemişlerdi.

Osman Fırat

Onu ucuz bir fiyatla, birkaç dirheme sattılar. Onlar ona (Yusuf’a) değer vermiyorlardı.

Şaban Piriş

Onu düşük bir fiyatla bir kaç dirheme sattılar. Onu pek önemsemediler.

Satıraltı Meal (1534)

Ṣatun aldılar Yūsufı ḳardaşları ve ṣatdılar az bahā‐y‐ıla ki hīç yaman aḳçaidi ṣayılmış. Daḫı anlar anı almaḳda, ṣatmaḳda zāhidlerden idi.

Suat Yıldırım

Nihayet Mısır'a varınca, onu düşük bir fiyata, birkaç paraya sattılar. Zaten ona pek kıymet biçmiyorlardı. {KM, 37. 28}

Süleyman Ateş

Nihayet (Mısır'a varınca) onu düşük bir pahaya, birkaç paraya sattılar. Onlar, ona (Yusuf'a) karşı isteksiz idiler.

Süleyman Tevfik (1927)

Yûsuf'ı (Bizim kölemizdi kaçdı diye iddi'â iden kardaşlarından) sayılı bir kaç dirhemden 'ibâret olan noksan kıymet ile kervandan birisi satın aldı. Bâyi'ler kıymet husûsunda zâhidlik gösterdiler. (Fazla istemediler).

Süleymaniye Vakfı

Yusuf’u pek ucuza, bir kaç dirheme, sattılar. Yanlarında değeri yokmuş gibi davrandılar.

Ahmet Varol

Onu ucuz bir fiyata birkaç dirheme sattılar. Onlar onu pek önemsemiyorlardı.

Ümit Şimşek

Sonra onu birkaç dirhem gibi az bir fiyata sattılar. Zira ona pek değer vermiyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu basit bir karşılıkla, birkaç paraya sattılar. Onlar, ona değer vermeyen kişilerdi.

Ali Bulaç

Onu ucuz bir fiyata, sayısı belli (birkaç) dirheme sattılar. Onu pek önemsemediler.

Ali Fikri Yavuz

(Yûsuf'u takip eden kardeşleri işin farkına varınca, “bu bizim kaçak kölemizdir” diye) onu değersiz bir fiat ile, birkaç dirheme (kafileye) sattılar. (onu uzaklaştırmak için) hakkında rağbetsiz bulunuyorlardı. (Yûsuf'a kıymet biçmiyorlardı.)

Bahaeddin Sağlam

Sayılı dirhemler ile çok az bir paraya onu sattılar. Onu ellerinde tutmak için isteksiz davrandılar.

Bayraktar Bayraklı

Nihayet onu düşük bir fiyata sattılar. Onlar ona karşı isteksiz idiler.