Yusuf Suresi 22. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

22. Ayet

وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُٓ اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ergenlik çağına girince ona hükmetme kabiliyeti ve bilgi verdik ve işte iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.

Besim Atalay (1965)

Yiğitlik çağına eriştiğinde, biz ona, hem hikmet, hem bilim verdik, iyilik eyleyenlere böyle ödül veririz

Cemal Külünkoğlu

(Yusuf) olgunluk çağına erişince ona bir muhakeme yeteneği ve bilgi yöntemi bahşettik. Ve işte iyiliği, güzel davranmayı huy edinenleri böyle mükâfatlandırırız.

Cemil Said (1924)

Yûsuf sinn-i rüşde irdiği vakit âna ’ilim ve ’akıl virdik biz sabır iden muhsinlere mükâfât ideriz.

Diyanet Vakfı

(Yusuf) erginlik çağına erişince, ona (isabetle) hükmetme (yeteneği) ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükâfatlandırırız.

Edip Yüksel

Büyüyüp erginleşince ona bilgelik ve bilgi verdik. Güzel davrananları böyle ödüllendiririz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktâ ki kıvamına irdi biz ana bir huküm ve bir ılim bahşettik ve işte muhsinlere böyle karşılık veririz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O, tam erginlik çağına gelince, kendisine ilim ve hüküm verdik. İşte biz, güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız.

Emrah Demiryent

(Yûsuf) en güçlü ve kuvvetli olduğu erginlik yaşına gelince, ona (isabetli ve adaletli) hüküm (verme yeteneği) ve (görülen rüyaları en doğru şekilde tabir etme gibi kıymetli bir) ilim verdik. İşte biz güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız.

Abdullah-Ahmet Akgül

Erginlik çağına erişince (Yusuf’un) kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte Biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.

Erhan Aktaş

Olgunluk çağına erişince ona hükmetme yeteneği ve bilgi verdik. İşte Biz, iyi davrananları böyle ödüllendiririz.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol vaķt kim irdi ķuvvetine virdük aña [120b] hükm eylemek ya'nį peyġamberlıķ daħı 'ilm. daħı şundayuķ yanud virürüz eylük eyleyicilere.

Hasan Basri Çantay

O, tam erginlik çağına girince kendisine hüküm ve ilim verdik, işte iyi hareket eden insanları biz böyle mükâfatlandırırız.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet (Yûsuf'un) gücü kemâle erince, (biz) ona hikmet ve ilim verdik. İşte iyilik edenleri böyle mükâfâtlandırırız.

İhsan Aktaş

Ve (Yusuf) olgunluk çağına erişince ona hikmet (problem çözme bilimi, muhakeme gücü ve doğru hükmetme becerisi) ve ilim verdik. Ve işte sürekli iyilik yapanları (iyiliği, güzel davranmayı huy edinenleri) böyle mükâfatlandırırız.

İlyas Yorulmaz

Yusuf ergenlik çağına geldiğinde, ona hüküm verecek yetki ve ilim verdik. Biz iyilik yapanları böyle mükafaatlandırırız.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Yusuf erginlik çağına varınca ona doğruyu düşünmeyi, bilimi eriştirdik. Biz iyilik edenlerin karşılığını işte böyle veririz.

İsmail Hakkı İzmirli

Yusuf yiğitlik çağına baliğ olunca biz ona hüküm [⁸] ve ilim [⁹] verdik. Biz işte böyle iyilik edenlere mükâfat veririz.

İsmail Yakıt

O, olgunluk/reşit çağına erişince, ona bir hikmet ve ilim verdik. Biz iyi ve güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız.

Kadri Çelik

O, kemal çağına geldiğinde kendisine hikmet ve bilgi verdik. İhsan sahiplerini işte böyle mükâfatlandırırız.

Abdullah Parlıyan

Derken, ergenlik çağını aştığı zaman eğriyi doğruyu ayırmaya yetecek keskin bir muhakeme gücü ve derin bir kavrayış yeteneği bahşettik ona. İyilik yapanları, biz işte böyle ödüllendiririz.

Kuran Yolu

Yûsuf olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükâfatlandırırız.

Mahmut Kısa

Böylece, aradan yıllar geçti. Yûsuf, gençlik dönemini bitirip olgunluk çağına ulaşınca, ona Allah adına hayata hükmetme, düzenleme yetkisi ve katımızdan derin bir ilimbahşettik. İşte Biz, güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız.

Mahmut Özdemir

Erginliğine ulaştığında ona ilim ve hüküm (hikmet) verdik. Muhsinler’i / İyilik-Güzellik Edenler’i böyle mükâfatlandırırız.

Mehmet Çakır

Yusuf ergin yaşa geldiğinde ona, siyasî güç yanı sıra bir takım bilgiler de yükledik. Zaten bizim, gönül erlerine karşılığımız hep böyle olmuştur.

Mehmet Çoban

Yusuf büyüdü. Akıl muhakeme gücüne ulaştı. Gerçekler üzerine hüküm verme yeteneği kazandı. İlmini geliştirme yeteneklerini kullanarak takdir edilen bir kişiliğe ulaştı. Güzel hareket edenleri böyle mükâfatlandırırız.

Mehmet Okuyan

(Yusuf) yetişkinlik çağına ulaşınca, ona doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz. [*]

Mehmet Türk

Olgunluk çağına erişince, kendisine hâkimiyet ve vahiy ilmi verdik. İşte Biz, iyilik yapanları¹ böyle ödüllendiririz.

Muhammed Esed

Derken, ergenlik çağını aştığı zaman [eğriyi doğruyu ayırmaya yetecek] keskin bir muhakeme gücü ve [derin] bir kavrayış yeteneği bahşettik o’na: iyilik yapanları Biz işte böyle ödüllendiririz.

Mustafa Çavdar

Artık olgunluk çağına ulaşınca, ona doğru karar verme yeteneği ve ilim verdik. İşte biz, iyileri böyle ödüllendiririz. 11/114, 55/60

Ahmet Tekin

O erginlik, yiğitlik çağına-onsekiz yaşına gelince, ona hükümranlık, yargı ve icra yetkisi, şeriat ve ilim verdik. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderleri, idarecileri, mü'minleri, işte biz böyle mükâfatlandırırız.

Mustafa İslamoğlu

Artık erişkinlik çağına ulaşınca[¹⁸⁴³] ona bir muhakeme yeteneği ve bilgi (yöntemi) bahşettik: Zira Biz iyileri işte böyle ödüllendiririz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki ergenlik çağına erişti, O'na bir hüküm ve bir ilim verdik ve işte muhsin olanları öylece mükâfaatlandırırız.

Orhan Kuntman

Yusuf erginlik çağma geldiğinde ona; hüküm (hikmet) ve ilim verdik, işte güzel davrananları biz böyle mükafatlandırırız.

Osman Fırat

Ne zaman ki rüşdüne/olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız.

Şaban Piriş

Erginlik çağına ulaşınca ona hikmet ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt ki buluġlik maḳāmına yitişdi. Virdük aña ḥükm‐ile ‘ilmi. Anuñ gibi cezā virür‐biz muḥsinlere.

Suat Yıldırım

O kemâl çağına geldiğinde kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanlara biz böyle karşılık veririz.

Süleyman Ateş

(Yusuf), kuvvetli çağına erişince ona hüküm ve ilim verdik. İşte biz, güzel hareket edenleri böyle mükafatlandırırız.

Süleyman Tevfik (1927)

Yûsuf sinn-i rüşde bâliğ oldukda ona hikmeti ve 'ilmi virdik. Ve biz muhsinleri böyle mükâfât ideriz.

Süleymaniye Vakfı

Yusuf reşit olunca ona doğru karar verme yeteneği ve bir ilim verdik. Biz, güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Ahmet Varol

O erginlik çağına erişince kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.

Ümit Şimşek

Yusuf olgunluk çağına erişince, ona hüküm(4) ve ilim verdik. İyilik yapan ve iyi kulluk edenleri Biz böyle ödüllendiririz.

Yaşar Nuri Öztürk

Yûsuf gerekli olgunluğa ulaşınca ona hükmetme yeteneği ve ilim verdik. Güzel düşünüp güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz.

Ali Bulaç

Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.

Ali Fikri Yavuz

Yûsuf tam kemal çağına ( veya yaşına) varınca, kendisine hikmet ve ilim verdik (ilimle amel, dinde de anlayış bahşettik). İşte biz, güzel iş yapanlara böyle mükâfat veririz.

Bahaeddin Sağlam

Yusuf, ergenlik çağına erişince, ona hüküm (peygamberlik) ve ilim verdik. Biz, kendilerini güzelce koruyanları böylece mükâfatlandırırız.

Bayraktar Bayraklı

Yûsuf ergenlik çağına erişince, ona hüküm ve ilim verdik. İşte, güzel davrananları biz böyle ödüllendiririz.