Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Dönüp babalarına varınca baba dediler, bize artık zahire verilmeyecek, kardeşimizi de bizimle gönder de zahire alalım ve şüphe yok ki biz, onu iyice koruruz.
Besim Atalay (1965)
Onlar evlerine, babaları yanına varınca dediler ki: «Ey babamız! Bize tahıl yasak oldu, bizimle birlikte kardeşimizi gönder, ancak tahıl alabiliriz, bizler onu koruruz»
Cemal Külünkoğlu
Onlar, babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz mutlaka koruyacağız” dediler.
Cemil Said (1924)
Pederlerinin nezdine ’avdet iyledikleri vakit "Ba’demâ bize buğday virmiyecekler. Bırak birâderimizi berâber götürelim ki buğday alabilelim biz ânı muhâfaza ideriz" didiler.
Diyanet Vakfı
Babalarına döndüklerinde dediler ki: Ey babamız! Erzak bize yasaklandı. Kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle beraber gönder de (onun sayesinde) ölçüp alalım. Biz onu mutlaka koruyacağız.
Edip Yüksel
Babalarına döndüklerinde, "Ey babamız," dediler, "Bundan böyle bize erzak yasaklandı. Kardeşimizi bizimle yolla da erzak alalım. Biz onu koruruz," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu suretle vaktâ ki babalarına döndüler, ey pederimiz! Dediler: bizden ölçek men'edildi, bu kerre kardeşimizi bizimle beraber gönder ölçüp alalım ve her halde biz onu muhafaza ederiz
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Böylece dönüp babalarına geldikleri vakit, dediler ki: "Ey babamız! Bizden ölçek menedildi (bize zahire verilmeyecek). Bu kere kardeşimizi de bizimle gönder ki, ölçek alabilelim. Biz onu kesinlikle koruyacağız."
Emrah Demiryent
(Yûsuf’un kardeşleri) babalarının yanına döndükleri zaman dediler ki: “Ey babamız! (Bünyâmin’i yanımızda götürmedikçe) artık bize bir ölçek bile (zahîre) verilmeyecek, bunun için kardeşimizi bizimle gönder ki, (hepimize yetecek kadar) ölçek (zahîre) alabilelim. Şüphen olmasın (sana söz veriyoruz) ki, biz onu kesinlikle koruruz.”
Abdullah-Ahmet Akgül
Böylelikle (Yusuf’un kardeşleri) babalarına döndükleri zaman, dediler ki: "Ey babamız, (şimdilik bize ikram olarak karşılıksız erzak verildi ama, bundan sonra Mısır’da) ölçek(le bir şey almak) bizden engellendi. Bu durumda kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle gönder de (ihtiyacımız olan erzakın daha fazlasını) değerini vererek ve ölçerek alalım. (Sana söz veriyoruz) Onu mutlaka koruyacağız."
Erhan Aktaş
Babalarının yanına vardıklarında: “Ey babamız! Kardeşimizi bizimle birlikte gönder ki tahıl alalım. Yoksa bize tahıl verilmeyecek. Onu mutlaka koruruz.” dediler.
Eski Anadolu Türkçesi
pes ol vaķt kim döndiler atalarına eyittiler “iy atamuz! yıġlındı bizden ölçmek pes viribi bizüm-ile ķarındaşumuzı ölçüp alavuz daħı bayıķ biz anı śaķlayıcılaruz.” .
Hasan Basri Çantay
Bu suretle babalarına döndükleri zaman: «Ey babamız, dediler, bizden ölçek men olundu. (Bu sefer) kardeşimizi de bizimle beraber yolla da ölçek alalım. Biz her halde onu muhaafaza edicileriz».
Hayrat Neşriyat
Nihâyet babalarına döndüklerinde dediler ki: “Ey babamız! (Kardeşimizi bizimle göndermediğin takdirde) bizden ölçek men' edildi; bu yüzden kardeşimizi bizimle berâber gönder ki, ölçek (ile verilen zahîre) alalım; artık şübhesiz ki biz onu gerçekten muhâfaza edici kimseleriz.”
İhsan Aktaş
Babalarına döndüklerinde (olan biteni haber verdiler ve) dediler ki: "Ey babamız! (Bir daha ki sefer için) bizden ölçek (erzak) alıkonuldu. Kardeşimizi (Bünyamin’i) de bizimle birlikte gönder ki (onun sayesinde) ölçüp (erzak) alalım. Biz onu mutlaka koruyacağız."
İlyas Yorulmaz
Babalarına döndüklerinde “Ey Babamız! Bundan sonra (bizimle kardeşimizi göndermezsen) bize ihtiyaçlarımız verilmeyecek. Bizimle birlikte kardeşimizi gönderde ihtiyaçlarımızı alalım. Biz kardeşimizi koruruz” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Böylece babalarının yanına dönünce dediler: "Ey babamız! Artık ölçek bize yasak edildi. Onun için bizimle birlikte kardeşimizi de gönder ki ölçek alabilelim. Biz onu nasıl olsa koruruz."
İsmail Hakkı İzmirli
Vaktaki babalarına döndüler. «— Baba! Artık bize zahire men edildi. Bizim ile kardeşimizi gönder ki zahire alalım. Biz onu saklarız» dediler.
İsmail Yakıt
Onlar, babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Bize (tahıl) ölçeği yasaklandı. Bizimle beraber kardeşimizi de gönder ki ölçekle tahıl alalım. Muhakkak biz onu koruruz” dediler.
Kadri Çelik
Babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Bize ölçek (erzak) yasak edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de ölçek (erzak) alalım. Biz onun için elbette koruyucu kimseleriz” dediler.
Abdullah Parlıyan
Ve böylece babalarının yanına döndüklerinde, Yûsuf'un kardeşleri, “Ey baba!” dediler. “Bünyamin'i yanımızda götürmedikçe, artık bize bir ölçek bile zahîre verilmeyecek; bunun için kardeşimizi bizimle gönder ki, hepimize yetecek tartıda zahîre alabilelim. Şüphen olmasın ki, biz onu koruyacağız.”
Kuran Yolu
Babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Artık (kardeşimiz olmadan) bize erzak verilmeyecek (çünkü kardeşimizi istiyorlar). Kardeşimizi bizimle beraber gönder de erzak alalım. Biz onu mutlaka koruyacağız” dediler.
Mahmut Kısa
Böylece Yûsuf’un kardeşleri babalarının yanına döner dönmez, daha yüklerini açmadan, “Ey babamız!” dediler, “Bünyamin’i de yanımızda götürmediğimiz takdirde, bundan böyle Mısır’dan erzakalmamız bize yasaklandı! O hâlde, bir daha Mısır’a gidişimizde küçük kardeşimiz Bünyamin’i de bizimle beraber gönder ki, onun sayesinde bol bol erzak satın alalım. Bünyamin için endişelenmene gerek yok. Sana söz veriyoruz, biz onu gözümüz gibi koruyacağız!”
Mahmut Özdemir
Babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! Bize Tartı / Ölçek yasaklandı. Daha çok almak üzere kardeşimizi bizimle birlikte gönder! Biz, onun için elbette koruyucularız” dediler.
Mehmet Çakır
Döner dönmez, babalarının huzuruna çıkan kardeşler: " Baba! N'olur kardeşimizi bizimle gönder, yoksa bize mal vermeyecekler. Ona çok iyi bakacağız. "
Mehmet Çoban
Kardeşleri babalarına döndüklerinde dediler ki: "Bizden bir daha Mısır’a gidip buğday almamız yasaklandı. Ancak kardeşimizi yanımızda götürürsek bize istediklerimiz verilecek! Ey babamız! Yanımıza kardeşimizi ver! Tekrar Mısır’a gidelim! Biraz daha buğday alıp gelelim! Muhakkak ki biz kardeşimizi mutlaka koruruz."
Mehmet Okuyan
Babalarına döndüklerinde (ona şöyle) demişlerdi: “Ey babamız! Böyle bir ölçek (tahıl verilmesi artık) bize yasaklandı. Kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle birlikte gönder de (onun sayesinde) ölçüp alalım! Biz onu mutlaka koruyacağız.”
Mehmet Türk
(Yûsuf’un kardeşleri,) babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! (Eğer kardeşimizi bizimle göndermezsen) bize bir ölçek bile erzak verilmeyecek. (Ne olur) onu bizimle gönder de erzak alalım. Biz onu kesinlikle koruruz.” dediler.
Muhammed Esed
Ve böylece babalarının yanına döndüklerinde, [Yusuf’un kardeşleri,] “Ey babamız!” dediler, “[Bünyamin’i yanımızda götürmedikçe] artık bize bir ölçek bile zahire ⁶² verilmeyecek; bunun için kardeşimizi bizimle gönder ki (bize yetecek) tartıda [zahire] alabilelim; bu arada onu elbette koruyup gözeteceğiz!”
Mustafa Çavdar
Sonunda babalarına döndüklerinde: “Ey babamız! Bir dahaki sefer kardeşimizi de götürmezsek, bize bir ölçek bile tahıl verilmeyecek. Onun için kardeşimizi bizimle beraber Mısır’a gönder de tahıl alabilelim. Emin ol ki onu çok iyi koruyacağız.” dediler.
Ahmet Tekin
Babalarının yanına vardıklarında: “Ey babamız, erzak almak bize yasaklandı. Kardeşimiz Bünyamin'i bizimle beraber gönder de, biz de ölçekler dolusu erzak alalım. Biz onu kesinlikle koruruz.” dediler.
Mustafa İslamoğlu
Sonunda babalarının yanına dönerek (olan biteni haber verdiler ve) “Ey babamız!” dediler, “(Bünyamin olmadan) bize bir ölçek dahi verilmeyecek. İşte bu yüzden kardeşimizi bizimle birlikte gönder de payımızı alalım.[¹⁸⁸¹] Bir de, onu koruyacağımızdan en ufak kuşkun olmasın!”
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki babalarına dönüverdiler, dediler ki: «Ey pederimiz! Bizden zahire men edildi, artık bizimle beraber kardeşimizi de gönder ki, zahire alalım ve muhakkak ki biz onun için elbette muhafız kimseleriz.»
Orhan Kuntman
(Babalarına döndüklerinde de) "Ey babamız, -kardeşimizi bizimle beraber yollamaz isen- bundan sonra bize ölçek men edildi! (Zahire verilmeyecek çünkü Mısır'ın hâkimi çok konuksever ve adil bir insan, Bünyamin'in hakkını da verdi, fakat bundan sonra bizzat vermek istiyor, böylece bizim doğru söyleyip söylemediğimizi deneme arzusunda.. ne olur bizi yalancı çıkarma, sen hiç tasalanma) Biz elbette onu koruruz" dediler..
Osman Fırat
Babalarına döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız, bizden ölçü (zahire almak) men’edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder ki (ihtiyacımız olanı) ölçüp alalım. Biz onu kesinlikle koruruz. "
Şaban Piriş
Babalarına döndüklerinde: -Ey babamız! Bize yiyecek yasak edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de yiyecek alalım. Biz, onu koruruz, dediler.
Satıraltı Meal (1534)
Ol vaḳt kim yitdiler atalarına eyitdiler: İy bizüm atamuz, ölçü bizden men‘olundı ḳardaşumuzı virmesek. Pes gönder bizümle ḳardaşumuzı ölçeyim.Daḫı biz anı ṣaḳlayıcılar, didiler.
Suat Yıldırım
Babalarının yanına dönünce: “Sevgili babamız, dediler, ölçeğimiz, tahsisatımız kaldırıldı. Gelecek sefer, öbür kardeşimizi de bizimle beraber gönder ki onu vesile ederek, daha çok tahsisat alalım. Onu gözümüz gibi koruyacağımıza kesin söz veriyoruz. ! ”
Süleyman Ateş
Babalarına döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız, bizden ölçü men'edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de (ihtiyacımız olanı) ölç(üp al)alım. Biz onu mutlaka koruruz."
Süleyman Tevfik (1927)
Pederlerinin nezdine 'avdetlerinde: "Ey Pederimiz! Bizden zahîre men' olundı. Bizimle berâber kardaşımızı gönder ki zahîre alabilelim. Biz, onı muhâfaza iyleriz." didiler.
Süleymaniye Vakfı
Babalarının yanına dönünce dediler ki; “Ey babamız! Tahsisatımız kaldırıldı. Kardeşimizi bizimle birlikte gönder ki tekrar tahsisat alalım. Biz onu iyi koruruz.”
Ahmet Varol
Babalarının yanına döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız! Bizden ölçek (erzak) alıkonuldu. Kardeşimizi de bizimle birlikte gönder ki ölçek (erzak) alalım. Biz onu mutlaka koruruz."
Ümit Şimşek
Babalarının yanına döndüklerinde, “Baba, artık bize erzak verilmeyecek,” dediler. “Kardeşimizi de bizimle gönder ki erzak alalım. Biz ona göz kulak oluruz.”
Yaşar Nuri Öztürk
Babalarına döndüklerinde dediler ki: "Ey babamız! Ölçü bizden yasaklandı. Şimdi kardeşimizi bizimle gönder ki, ölçüp alabilelim. Biz onu gerçekten iyi koruyacağız."
Ali Bulaç
Böylelikle babalarına döndükleri zaman, dediler ki: 'Ey babamız, ölçek bizden engellendi. Bu durumda kardeşimizi bizimle gönder de erzağı alalım. Onu mutlaka koruyacağız.'
Ali Fikri Yavuz
Bu şekilde babalarına döndükleri zaman, şöyle dediler: “- Ey Babamız! Bizden ölçek (zahire) menedildi. Şimdi kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle beraber gönder de zahire ölçüp alalım. Biz muhakkak onu koruruz.”
Bahaeddin Sağlam
Onlar babalarına döndüklerinde dediler ki: “Bundan böyle, ölçek bize yasaklandı. Kardeşimizi bizimle beraber gönder, ölçekten (Buğdaydan) nasibimizi alalım. Şüphesiz biz, kardeşimizi koruyacağız.
Bayraktar Bayraklı
Babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Erzak bize yasaklandı. Kardeşimizi bizimle beraber gönder de, erzak ölçüp alabilelim. Biz onu mutlaka koruyacağız” dediler.