Yusuf Suresi 72. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

72. Ayet

قَالُوا نَفْقِدُ صُوَاعَ الْمَلِكِ وَلِمَنْ جَٓاءَ بِه۪ حِمْلُ بَع۪يرٍ وَاَنَا۬ بِه۪ زَع۪يمٌ

Onlar, “Hükümdar’ın su kabını yitirdik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Ben buna kefilim” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Padişahın şerbet bardağını kaybettik, bulup getirene bir deve yükü zahire verilecek, ben de kefilim buna dediler.

Besim Atalay (1965)

Denildi ki: «Hakanın sürahisini yitirdik, kim onu getirirse, bir deve yükü vardır, ben de ona kefilim»

Cemal Külünkoğlu

Onlar: “Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü ödül var” dediler. (Bu arada Kralın sözcüsü) “buna ben de kefilim” dedi.

Cemil Said (1924)

Münâdî: "Hükümdârın maşrabasını arayorız. Kim bulur ise bir deve yükü buğday mükâfât alacak ben kefilim." diyu bağırdı.

Diyanet Vakfı

Kralın su kabını arıyoruz; onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var dediler. (İçlerinden biri:) Ben buna kefilim, dedi.

Edip Yüksel

"Kralın su tasını kaybettik. Kim onu getirirse ona bir deve yükü ödül verilecektir. Ben bunu garantiliyorum."

Elmalılı Hamdi Yazır

Melikin dediler: suvaını arıyoruz onu getirene bir deve yükü bahşiş var, ve ben ona kefilim.

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onlar da dediler ki: "Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu bulup getirene bir yük zahire var. Üstelik o tas bana zimmetlidir".

Emrah Demiryent

(Görevliler) dediler ki: Melikin (kıymetli bir) su kabını kaybettik, kim onu (bulup) getirirse (ona ödül olarak) bir deve yükü (erzak) vardır.” (Munâdî,) “Ben de buna kefilim!” demişti.

Abdullah-Ahmet Akgül

Dediler ki: (Mısır Meliki olan) "Hükümdarın (kıymetli) su tasını kaybettik, kim onu (bulup) getirirse, (ona armağan olarak) bir deve yükü vardır. (Yetkili şahıs:) Ben de buna kefilim" (demişti).

Erhan Aktaş

“Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu bulana bir deve yükü ödül var.” dediler. Çağırıcı: “Ben buna garanti veriyorum.” dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

eyittiler “isterüz pādişāh maşrabasını. daħı anuñ kim getürdi anı daħı yükidür ya'nį ŧa'am daħı ben aña payandanvan.”

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: «Pâdişâhın su kabını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var. Ben de buna kefilim».

Hayrat Neşriyat

(Onlar) dediler ki: “Melik'in su kabını kaybettik; hem onu getirene bir deve yükü(bahşiş) var”; (tellâl:) “Ben de buna kefîlim” (dedi).

İhsan Aktaş

Dediler ki: “Hükümdarın su kabını kaybettik, onu kim (bulup) getirirse, ödül olarak kendisine bir deve yükü zahire (tahıl) verilecek. Ve (çağrı yapan görevli) buna ben kefilim!” (dedi).

İlyas Yorulmaz

Melikin adamları “Melikin su tasını kaybettik. Kayıp tası kim getirirse ona bir deve yükü ihtiyacı olan buğday verilecek ve ben o tası sizde bulacağımı zannediyorum” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Dediler : "Hakanın su tasını arıyoruz. Onu bulana bir deve yükü var." Ünleyici de: "Bunu vermek boynumun borcu olsun" dedi.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar «— Padişahın maşrapasını [²] kaybettik. Her kim onu getirirse ona bir deve yükü zahire müjdesi vardır» dediler. Münadi ben de ona kefilim dedi.

İsmail Yakıt

Onlar, “Hükümdarın su kabını kaybettik” dediler. (Çığırtkan da) “Onu getirene bir deve yükü (tahıl) ödül var. Bunun kefili benim” dedi.

Kadri Çelik

“Hükümdarın su kabını kaybettik, onu getirene bir deve yükü mükâfat verilecek” dediler. (Tahıl ambarının sorumlusu ise) “Ben de kefilim” (dedi.)

Abdullah Parlıyan

Dediler ki: “Kralın su kabını kaybettik, onu kim bulursa, ödül olarak kendisine bir deve yükü zahîre verilecek. Buna ben kefilim!” diye ekledi o görevli kimse.

Kuran Yolu

“Kralın su kabını arıyoruz; onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var” diye cevap verdiler. (İçlerinden biri) “Ben bu söze kefilim” dedi.

Mahmut Kısa

“Melikin su kabını arıyoruz!” dediler, “Onu bulup getirene, ödül olarak bir deve yükü erzak verilecek; melikin sözcüsü olarak, buna bizzat ben kefilim.”

Mahmut Özdemir

-“Melik’in su kabını arıyoruz. Onu getiren kimse için bir deve yükü daha vardır. Ben de buna görevli / kefilim” dediler.

Mehmet Çakır

Memurlar: " Vezirin değerli su kabını kaybettik. " Yusuf: " Getirene bir deve yükü malzeme var. Ben de buna kefilim. "

Mehmet Çoban

Adamlar: "Melikin su tasını kaybettik! Onu arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü mükâfatı var. Biz buna kefiliz." dediler.

Mehmet Okuyan

(Onlar) “Hükümdarın su kabını arıyoruz; onu getirene bir deve yükü (ödül) var.” demişlerdi. (İçlerinden biri) “Ben buna kefilim.” demişti.

Mehmet Türk

(O adamlar da): “Hükümdarın su kabını¹ kaybettik, onu kim getirirse (ona armağan olarak) bir deve yükü (erzak) vardır.” dediler. (Birisi de): “Ben de bu (armağa)na kefilim.”² dedi.

Muhammed Esed

“Kral’ın su-kupasını kaybettik” diye karşılık verdiler, “Onu kim bulursa, [ödül olarak] kendisine bir deve yükü [zahire] verilecek!” “Buna ben kefilim!” diye ekledi [çığırtkan].

Mustafa Çavdar

Görevlilerde: “Kral’ın su tasını kaybettik. Onu kendiliğinden getirene bir deve yükü tahıl verilecek. Ben buna kefilim!” dedi.

Ahmet Tekin

Onlar: “Kaybettiğimiz kralın altın su tasını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü bahşiş var.” dediler, içlerinden biri: “Buna ben de kefilim” dedi.

Mustafa İslamoğlu

“Kralın su kupasını[¹⁸⁸⁸] kaybettik!” dediler ve (eklediler): “Onu getiren kimseye bir deve yükü (tahıl ödül) verilecektir! Ben de buna kefilim!”

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Hükümdarın su kabını arıyoruz, ve onu getirecek kimse için bir deve yükü vardır. Ve ben de ona kefilim.»

Orhan Kuntman

(Memurlar da) "Kral'ın su kabını arıyoruz, onu getirecek kimse için bir deve yükü vardır" dediler. (Tellal da) "Ben de buna kefilim" dedi.

Osman Fırat

Dediler ki: "Kralın su tasını kaybettik. Onu getirene bir deve yükü (ödül) var. Ben buna kefilim"

Şaban Piriş

-Hükümdarın su kabını kaybettik. Onu getirene bir deve yükü (mükafat) vardır. Buna ben kefil oluyorum, dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdiler: Nafaḳa altun ölçüsini yitürdük kim getürse anı yük buġday virürmelik. Daḫı melik eyitdi: Ben yaḫşı baḳarın, didi.

Suat Yıldırım

Görevlilerden biri: “Hükümdarın su kabını kaybettik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Buna ben kefilim. ” dedi.

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Kralın su tasını kaybettik (onu arıyoruz). Onu getirene bir deve yükü (mükafat) var. Ben buna kefilim"

Süleyman Tevfik (1927)

Me'mûrlar: "Melik'in kâsesini gayb itdik, onı kim bulur ve getirirse bir büyük zahîre vireceğiz" didiler. (Başları da) "Ben buna kefîlim" didi.

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki “Kralın su tasını bulamıyoruz. Onu getirene bir deve yükü var.” Tellal dedi ki “Ben de buna kefilim.”

Ahmet Varol

Dediler ki: "Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var. Ben de buna kefilim."

Ümit Şimşek

“Hükümdarın tasını kaybettik,” dediler. “Onu bulana bir deve yükü ödül var. Ben de buna kefilim.”

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Kralın su tasını kaybettik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Kefili benim."

Ali Bulaç

Dediler ki: 'Hükümdarın su tasını kaybettik, kim onu (bulup) getirirse, (ona armağan olarak) bir deve yükü vardır. Ben de buna kefilim.'

Ali Fikri Yavuz

Onlar dediler ki, hükümdarın su tasını arıyoruz (altından yapılmıştı), onu getirene bir deve yükü ikramiye var ve ben de onu ödemeye kefilim.

Bahaeddin Sağlam

“Biz Kralın su kabını bulamıyoruz” dediler. Münadi: “Kim onu getirirse, ona bir deve yükü bahşiş var. Ben buna kefilim” dedi.

Bayraktar Bayraklı

“Hükümdarın kâsesini kaybettik; bulup getirene bir deve yükü bahşiş var” dediler. Çağırıcı, “Ben de buna kefilim” diye ilâve etti.