Yusuf Suresi 83. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

83. Ayet

قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ اَنْفُسُكُمْ اَمْرًاۜ فَصَبْرٌ جَم۪يلٌۜ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَأْتِيَن۪ي بِهِمْ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ

Yakub, “Nefisleriniz sizi bir iş yapmağa sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir” dedi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Yakup, olsaolsa dedi, nefisleriniz, yaptığınız işi size güzel, o güç işi kolay göstermiş; fakat ben, pek güzel dayanır, sabrederim. Umarım ki Allah hepsine birden kavuşturur beni, hiç şüphe yok ki o, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Besim Atalay (1965)

Babaları dedi ki: «Bu sizin canınızın isteğidir, imdi sabır güzeldir, olur ki hepinizi de, Allah bana gönderir, o bilici, o bilge»

Cemal Külünkoğlu

Yakup onlara: “Hayır, nefsiniz size bir işi süsleyip hayal gücünüzü artırmıştır. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah, onların hepsini (günün) birinde bana getirecektir. Şüphesiz ki O, (her şeyi) hakkıyla bilendir, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.”

Cemil Said (1924)

Ya’kûb: "Bunları hep siz tertîb itdiniz lâkin ben sabr iderim belki Allâh bana ikisini de virir ’âlim ve hakîmdir." didi.

Diyanet Vakfı

(Babaları) dedi ki: «Hayır, nefisleriniz sizi (böyle) bir işe sürükledi. (Bana düşen) artık, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.»

Edip Yüksel

"Hayır, egonuz sizi bir işe sürüklemiş. Bana düşen artık güzelce sabretmektir. Olur ki ALLAH, bana onları topluca getirir. O, Bilendir, Bilgedir," dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yok, dedi: size nefsiniz bir emir tesvil etmiş, artık bir sabrı cemîl, yakındır ki Allah bana hepsini bir getire, hakikat bu: alîm o, hakîm o

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Babaları dedi ki: "Hayır, sizi nefisleriniz altadıp bir işe sürüklemiş. Artık bana güzel güzel sabretmek düşüyor. Belki Allah hepsini birden bana geri getirir. Çünkü O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir."

Emrah Demiryent

(Babalarının yanına geldiler ve Mısır’da kalan abilerinin öğrettiği şekilde olanları anlattılar. Ya‘kûb,) “Hayır!” dedi. “Size nefisleriniz bir işi süslemiştir. Bundan sonra bana düşen *sabr-ı cemîldir. Allah’tan ümit ediyorum ki (yakın bir zamanda) onların tümünü bana getirir. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir. Hüküm ve hikmet sahibidir.”

Abdullah-Ahmet Akgül

(Evlerine vardıklarında Hz. Yakub onlara) Dedi ki: "Belki nefsiniz sizi yanıltıp (böyle kötü) bir işe (ve yeni bir hileye) sürüklemiş de (olabilir). Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırla (Allah’a tevekkül edip, teslimiyet göstermektir.) Umulur ki Allah (pek yakın bir gelecekte) onların hepsini bana getirir. (Zira hasretim bir iken, şimdi iki katına çıkmış vaziyettedir!..) Şüphesiz O (Allah CC, her şeyi) hakkıyla Bilendir. Hüküm ve Hikmet sahibidir."

Erhan Aktaş

“Hayır! Nefsiniz bu işte sizi aldatmış.¹ Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Umarım ki Allah hepsini birden bana kavuşturur. Gerçek şu ki O, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti “belki bezedi sizüñ içün nefslerüñüz bir iş ķatlanmaķdur ya'nį işüm görklü. ola kim Tañrı getüre baña anları hep bayıķ ol oldur bilici dürüst işlü sözlü.

Hasan Basri Çantay

(Geldiler, aynı sözü söylediler. Bunun üzerine Ya'kub) dedi ki: «Hayır, sizi nefisleriniz aldatıb (böyle büyük) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Allahın, onların hepsini birden bana getirmesi yakın bir ümiddir. Hakıykat şudur ki: Her şey'i bilen, yegâne hüküm (ve hikmet) saahibi olan Odur».

Hayrat Neşriyat

(Döndüklerinde babaları) dedi ki: “Hayır! Nefisleriniz sizi (aldatıp böyle) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabır (etmektir)! Umulur ki Allah, onları (Yûsuf'u, Bünyâmin'i ve orada kalan diğer ağabeyini) hep birlikte bana getirir. Şübhesiz ki, Alîm(herşeyi bilen), Hakîm (her işi hikmetli olan) ancak O'dur.”

İhsan Aktaş

(Şehre dönüp durumu babalarına aktarınca o:) "Dedi ki. "Belki nefsiniz sizi yanıltıp (böyle) bir buyrultuya sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Ta ki Allah (pek yakın bir gelecekte) onların tümünü bana getirir. Şüphesiz O, (her şeyi) bilen, (her konuda doğru) hüküm verendir."

İlyas Yorulmaz

Babaları “Nefsiniz size bir şeyler yaptırmış. Bana düşen güzel bir şekilde sabretmek. Belki Allah onların (evlatlarımın) hepsini bana getirir. Elbette ki O her şeyi bilen ve ona göre hüküm verendir” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Yakup dedi: "bütün bu düzenleri kuran siz kendinizsiniz. Artık benim için iyice dayanmak var. Belki de Allah beni her ikisine birden kavuşturacaktır. Çünkü bilici, doğruyu bildirici olan Odur."

İsmail Hakkı İzmirli

Babalarına avdet edince Yakup «— Hayır, nefsiniz size bu işi kolaylaştırmıştır [⁵]. Telâşsız sabır etmeden başka elimden ne gelir! Olabilir ki Allah bana hepsini kavuşturacaktır. Çünkü O, hakkıyle âlimdir, hakimdir» dedi.

İsmail Yakıt

(Yakup olayı öğrenince), “Bilakis, nefisleriniz size (yine) çok kötü bir iş yaptırmış. Artık bana güzelce bir sabretmek/göğüs germek düşer. Umulur ki Allah bana hepsini geri getirir. Muhakkak ki O, Alîm’dir, Hakîm’dir” (dedi).

Kadri Çelik

(Yakup,) “Hayır, size nefisleriniz bir işi süslemiştir, (artık bana düşen) güzelce bir sabır! Belki Allah hepsini birden bana getirecektir; çünkü O bilendir, hikmet sahibidir” dedi.

Abdullah Parlıyan

Ve babalarının yanına dönüp, olup biteni ona anlattıkları zaman Ya'kub: “Yoo, benlikleriniz ve hayalleriniz size yeni bir iş kurdurdu. Bana düşen yalnızca güzelce sabredip bu acıya da katlanmaktır. Belkide Allah onların hepsini birden bana geri getirecektir. Gerçekten Allah herşeyi bilendir, yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.”

Kuran Yolu

Babaları şöyle dedi: “Hayır, nefisleriniz bu hususta sizi aldattı. Bana düşen artık güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Şüphesiz O, çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.”

Mahmut Kısa

Bu sözleri dinleyen babaları, “Yazıklar olsun size!” dedi, “Demek Bünyamin’in hırsız olduğuna hemencecik inanıverdiniz! Hayır, aslında, yine ihtirâslarınız ve kıskançlığınız, sizi fenâ bir işe sürükledi. Ben de, yine sizi Allah’a havale ediyorum. Artık bana düşen, güzelce sabretmektir. Ne Yûsuf’tan, ne Bünyamin’den ne de büyük kardeşinizden ümidimi kesmedim. Ümit ediyorum ki, Allah onların hepsini günün birinde bana geri getirecektir. Çünkü O, her şeyi bilendir, sonsuz hikmet sahibidir.”

Mahmut Özdemir

-“Belki sizi nefsiniz bir işe sürükledi. Artık güzel bir sabır (gerekir). Yakındır ki Allah, topluca onları bana getirir. Gerçekten O, Hakîm Alîm’dir” dedi.

Mehmet Çakır

Babaları: " Yoo olamaz! Yine mi çocukça işler çevirdiniz. Hey Allah'ım sen bana sabır ver! İçimde, güzel Allah'ım, hepsini bana geri verecekmiş gibi bir his var. Artık, her şeye bilgi ile hakim olan sadece o. "

Mehmet Çoban

Bunun üzerine kardeşleri babalarına geldiler. Ağabeylerinin sözlerini söylediler. Yakup haberi duyunca: "Herhalde nefisleriniz sizi bir işe sürükledi. Artık güzelce sabretmek gerek. Belki de Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, iyi bilen ve her şeye hakîm olandır!"

Mehmet Okuyan

(Yakup onlara) şöyle demişti: “Hayır! Nefisleriniz sizi (kötü) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzelce sabretmektir. [*] Umulur ki Allah onların hepsini [*] bana getirir. Şüphesiz ki O bilendir, doğru hüküm verendir.”

Mehmet Türk

(Yâkûb bunu duyunca): “Hayır, bilakis bu iş, sizin de hoşunuza gitti.¹ Bundan sonra (bana düşen) pek yakında Allah, onları bana getirinceye kadar güzelce sabretmektir, çünkü O, bilenin, hüküm (ve hikmet) sahibi olanın tâ kendisidir.” dedi.

Muhammed Esed

[VE BABALARININ yanına dönüp, olup biteni o’na anlattıkları zaman Yakub;] “Yoo; yine kendi muhayyilenizdir olmayacak bir işi size olağan gösteren; [bana gelince] artık sabır en iyisidir; belki de Allah onların hepsini birden bana [geri] getirecektir; ⁸⁵ gerçek şu ki, Allah doğru hüküm ve hikmetle edip-eyleyen, mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir!”

Mustafa Çavdar

Yakup: “Kıskançlık duygularınız belli ki size bu işi yaptırmış. Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Belki de Allah, hepsini birden bana getirecektir. Şüphesiz ki O’dur, her şeyi bilen ve her şeyi yerli yerince yapan.” dedi. 5/116, 13/24, 39/7

Ahmet Tekin

Babaları: “Söyledikleriniz kabul edilecek şeyler değil, nefisleriniz sizi aldatarak kötü bir plan yapmaya sürükledi. Artık bana düşen, güzelce sabretmek, metanetli olmaktır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana geri getirir. Her şeyi bilen hikmet sahibi ve hükümran olan yalnız O'dur.” dedi.

Mustafa İslamoğlu

(OLAN biteni haber verdikleri babaları) “Hayır!” dedi, “tasavvurlarınız size tumturaklı bir oyun oynamış.[¹⁹⁰²] Bundan böyle bana düşen güzel bir sabırdır; kim bilir belki de Allah hepsini birden bana kavuşturur: çünkü O, evet O’dur her şeyi bilen, her hükmünde tam isabet kaydeden.”[¹⁹⁰³]

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Hayır, size nefisleriniz bir işi süslemiştir. Artık güzel bir sabır; umulur ki, Allah Teâlâ onların hepsini bana getiriverir. Şüphe yok ki alîm, hakîm ancak O'dur.»

Orhan Kuntman

(Döndüklerinde babalarına olayları bu şekilde anlattılar) Yakub ise: "Hayır!.. Sizi nefisleriniz aldatıp böyle büyük bir işe sürüklemiş. (Olay Mısır’da olduğuna göre, kardeşiniz hakkında sizin fetva vermeniz doğru değildi... Mısır kanunlarında ise böyle alıkoyma diye bir hüküm yoktur. Siz fetva vermeseydiniz Bünyamin'imi geri getirebilirdiniz, neyse bundan sonra) Artık bana güzel bir sabır gerekir, umulur ki Allah, onların hepsini bana kavuşturacaktır. Şüphe yok ki Allah, herşeyi hakkıyle bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir" dedi.

Osman Fırat

(Yakub) dediki: "Nefisleriniz sizebu işi yapmayı kolaylaştırdı. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. "

Şaban Piriş

Yakup: -Sizi nefsiniz bir iş yapmağa sürükledi, artık bana güzelce sabır gerekir; belki Allah hepsini birden bana getirecektir, çünkü O bilendir, hakimdir, dedi.

Satıraltı Meal (1534)

Ya‘ḳūb eyitdi: Bel ki sizüñ nefsüñüz size bir iş buyurdı. Pes ben ulu ṣabrideyin, ola kim Tañrı baña anlaruñ [virür] bir cümlesin. Ol Allāh her nes‐neyi bilicidür, ḥikmetler issidür.

Suat Yıldırım

Ama babaları Yâkub: “Hayır, hayır! Korkarım yine nefisleriniz sizi olumsuz bir işe sürükleyip ayağınızı kaydırmıştır. Ne yapayım? Bu hale karşı sükûnet ve ümit içinde sabretmekten başka yapacak şey yok! Ümidim var ki Allah bütün kaybettiklerimi bana lütfedecektir. Çünkü O alîmdir, hakîmdir (benim de onların da hallerini bilir ve beni elbette hikmetini ortaya koymak için, bu imtihana tâbi tutmuştur). ”

Süleyman Ateş

(Dönüp babalarına geldiler ve kardeşlerinin sözünü söylediler. Ya'kub): "Herhalde, dedi, nefisleriniz size bir işi süs(leyerek sizi ona sürük)ledi. Artık (bana) güzelce sabretmek gerek. Belki de Allah, onların hepsini bana getirir. Çünkü O, bilendir, herşeyi hikmetle (yerli yerince) yapandır.

Süleyman Tevfik (1927)

(Evlâd-ı Ya'kûb babalarının nezdine gelüb böyle söylediklerinde) Ya'kûb: "Belki nefsiniz size böyle bir iş yapdırdı. Buna karşı benim işim sabır itmekdir. Me'mûldur ki Allâh Te'âlâ onları bana hep birden getirir. O, 'alîm ve hakîmdir." didi.

Süleymaniye Vakfı

Yakup dedi ki “Hayır… Arzularınız size bir iş yaptırmış… Bundan sonrası güzel bir sabırdır. Belki de Allah, onları,bana birlikte getirir. Çünkü her şeyi bilen ve kararları doğru olan O’dur.”

Ahmet Varol

(Babaları) dedi ki: "Hayır, nefisleriniz sizi aldatıp (kötü) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah onların hepsini bana getirir. Muhakkak O, hakimdir, alimdir."

Ümit Şimşek

Babaları “Belli ki nefsiniz sizi bir işe sürüklemiş,” dedi. “Artık güzel bir sabır gerek. Bakarsınız, Allah hepsini bana geri getirir. O herşeyi bilen, her işi hikmetle yapandır.”

Yaşar Nuri Öztürk

Yakub dedi ki: "Hayır, öyle değil, nefisleriniz sizi yine bir işe itmiş. Bana düşen yine güzel bir sabra sarılmak. Bakarsın Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü Alîm olan O, Hakîm olan O'dur."

Ali Bulaç

(Şehre dönüp durumu babalarına aktarınca o:) 'Hayır' dedi. 'Nefsiniz sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah (pek yakın bir gelecekte) onların tümünü bana getirir. Çünkü O, bilenin, hüküm ve hikmet sahibi olanın kendisidir.'

Ali Fikri Yavuz

(Babalarına varıp aynı sözleri söyleyince, babaları) dedi ki: “- Hayır, size nefisleriniz, bir iş bezeyip yaptırmıştır. Artık benim işim güzel bir sabırdır. Allah'ın bana, hepsini bir getirmesi yakındır. Gerçekten O Alîm'dir, Hâkim'dir.”

Bahaeddin Sağlam

Yakub: “Hayır! Nefsiniz, size yeni bir iş kurdurdu. Bana düşen, yalnızca güzel bir sabırdır. Allah’ın yakında hepsini geri getireceğini umuyorum. Şüphesiz Allah, her şeyi bilen ve her şeyi yerli yerinde yapandır” dedi.

Bayraktar Bayraklı

Babaları dedi ki: “Hayır, nefisleriniz sizi böyle bir işe sürükledi. Bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, bilendir; hikmet sahibidir.”