29. Ayet
جَهَنَّمَۚ يَصْلَوْنَهَاۜ وَبِئْسَ الْقَرَارُ
28,29. Allah’ın nimetini küfre değişenleri ve kavimlerini helâk yurduna, yaslanacakları cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? O, ne kötü duraktır!
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
جَهَنَّمَۚ يَصْلَوْنَهَاۜ وَبِئْسَ الْقَرَارُ
28,29. Allah’ın nimetini küfre değişenleri ve kavimlerini helâk yurduna, yaslanacakları cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? O, ne kötü duraktır!
Cehenneme sokanları? Hepsi de oraya gider ve orası, karar edilecek ne kötü yerdir.
Onları cehenneme sokar; o ne kötü bir durak
28-29. Allah'ın nimetine nankörlükle karşılık verenleri ve kavimlerini de yıkım ve azap yurduna (cehenneme) sürükleyenleri görmedin mi? Onlar cehenneme gireceklerdir. Orası, ne kötü bir karargâhtır.
Cehennemde yanacaklar! Ne müdhîş karârgâhdır.
Onlar cehenneme girecekler. O ne kötü karargâhtır!
Cehennemde yanacaklardır. Ne kötü bir duraktır o!
Cehenneme, yaslanırlar ona, o ise ne fena makardır
Onlar, cehenneme girecekler. O ne kötü karargâhtır.
Onlar cehenneme girecekler. O ne kötü bir duraktır!
(Ki bu kötü yurt ve sonuç) Ona atılıp-yaslanıp yanacakları cehennem (olacaktır.) O ne kötü ve ürkütücü bir karar (mecburi barınma ve katlanma yeridir).
Gidecekleri yer Cehennem'dir; kalacakları yer ne kötüdür!
28-29. görmedüñ mi anları kim degşürdiler Tañrı ni'metini nā śıpāslıġa daħı indürdiler ķavumlarını helāklıķ sarāyına ŧamuya? gireler aña daħı ne yavuz oldı ŧurmaķ
28,29. Allahın ni'metine bedel küfrü (ve nankörlüğü) ihtiyâr edenleri, (bununla beraber) kavmlerini de helak yurduna, cehenneme (sürükleyib) sokanları görmedin mi? Onlar (ın hepsi) oraya girecekler. O, ne kötü bir karar (gâh) dır!
28,29. Allah'ın ni'metini küfürle değiştiren ve kavimlerini helâk yurduna, Cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? (O kâfirler) oraya gireceklerdir! O ise, ne kötü karargâhtır!
(Sonunda onlar) o cehenneme girerler. (Orası) ne kötü bir kalış yeridir.
Onlar cehenneme girecekler. Orası kalınacak yer olarak ne kadar kötü bir yerdir.
bunların girecekleri yer Cehennem dir. O ne kötü duraktır!
yani girecekleri Cehenneme sokanları görmüyor musun? O, ne fena karargâhtır.
Onlar oraya yaslanacaklardır/gireceklerdir. Orası ne kötü bir duraktır!
(Ki o helak yurdu) Cehennemdir. Ona girerler. Pek de kötü bir yerleşme yeridir o!
Onların hepsi de cehenneme girecekler, ne kötü bir konaklama yeridir orası.
28-29. Allah’ın lütfettiği nimete nankörlükle karşılık verip sonunda toplumlarını helâke uğrayacakları yere, cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? Oraya girecekler; orası ne kötü karargâh!
Yani cehenneme ki, bütün zâlimler girecektir oraya. Ne korkunç bir son!
Yaslanacakları / atılacakları Cehennem’e! Ne kötü Yaşama Yeri!
Kendilerini ateşe atıyorlar. Aman ne kötü bir yer:
Onlar cehenneme girecekler. Cehennem ne kötü bir yerdir.
Onlar cehenneme girecekler. (O) ne kötü bir karargâhtır!
(Sonunda onlar) o cehenneme girerler. (Orası) ne kötü bir yerleşme (yeridir).
(O yıkım yeri,) katlanmak zorunda kalacakları cehennemdir: Ne kötü bir konaklama yeridir orası!
O helak yurdu cehennem. Oraya atılacaklar. Ne kötü bir durak! 23/99...109, 35/37, 43/74...78
Onlar cehennemde yanacaklar. Orası ne kötü bir yerleşim yeridir.
cehenneme? (Evet) oraya varıp dayanacaklar: Ama orası ne berbat bir ikametgâhtır!
Cehenneme, oraya gireceklerdir. O ne kötü karargâh!
28,29. (Ey Muhammed) Allah’ın nimetini küfre tebdil edenlere; (Rablerinin ayetlerini ve hak davetini kabul edip şükredecekleri yerde nankörlükte bulunan ve onları inkar edenlere) ve kavimlerini (doğru yoldan alıkoymak suretiyle) helak yurduna sürükleyenlere (şu Kureyş kodamanlarına) bir bak! Ki onlar cehenneme gireceklerdir, orası ne kadar kötü bir son duraktır.
Atılacakları o cehennem ne kötü kalma yeridir.
Onları cehenneme sokacaklardır. Ne kötü bir durak!
Ṭamuya gireler aña. Daḫı ne yaman ṭuraḳ yir oldı.
28, 29. Allah'ın nimetine bedel, inkâr ve nankörlüğü tercih edenleri, ayrıca kendi halklarını da helâk yurduna, cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? Onların hepsi oraya girecekler. Cehennem ne kötü bir yerleşim yeridir!
Yaslanacakları cehenneme (götürdüler). Ne kötü bir duraktır o!
O dâr-ı helâk cehennemdir ki ne fenâ mahall-i karâr ve ikāmetdir.
Cehenneme... Bunlar oraya gireceklerdir. Ne kötü konaklama yeridir o!
(O helak yurdu) cehennemdir. Oraya girerler. Orası ne kötü bir kalış yeridir.
Girecekleri o helâk yurdu Cehennemdir. Yerleşmek için ne kötü bir yerdir orası!
Yaslanacakları cehenneme kondurdular. Ne kötü bir duruş yeridir o!
(Ki bu) Cehennemdir. Ona yaslanırlar. Ne kötü bir karar (yeridir) o!..
Bir cehenneme ki, hepsi oraya atılacaklar. O ne kötü karargâhtır!...
(O yurdun adı) Cehennemdir, oraya konulup yakılacaklar. Yerleşmek için en kötü yer orasıdır.
Onlar cehenneme girecekler. O, ne kötü karargâhtır!