Hicr Suresi 14. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

14. Ayet

وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا مِنَ السَّمَٓاءِ فَظَلُّوا ف۪يهِ يَعْرُجُونَۙ

14,15. Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine “Gözlerimiz döndürüldü, biz herhâlde büyülenmiş bir toplumuz” derlerdi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara gökten bir kapı açsak da melekler, o kapıdan inip çıksalar.

Besim Atalay (1965)

Onlara gökten bir kapı açsaydık, onlar da çıksalardı

Cemal Külünkoğlu

14-15. Hatta o inkârcılara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar yine: “Gözlerimiz hayal görüyor, herhalde birileri (bize) sihir yaptı” derler.

Cemil Said (1924)

14, 15. Eğer semânın kapularını açsak oraya çıkar iken dahî: "Gözlerimiz serhoşlukla karârdı sihre tutulmuş bir kavimiz" diyeceklerdi.

Diyanet Vakfı

14, 15. Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar, yine de «Gözlerimiz boyandı, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır» derler.

Edip Yüksel

Onlara gökten bir kapı açsak ve onun içinde yükselecek olsalardı,

Elmalılı Hamdi Yazır

Üzerlerine Semadan bir kapı açsak da orada urûc ediyor olsalar, diyeceklerdi ki her halde gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyüye tutulmuş bir kavmiz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar,

Emrah Demiryent

14-15. Şâyet onlara (müşriklere) gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar (ve semâlardaki melekleri görmüş olsalardı,) “herhalde gözlerimiz boyandı, daha doğrusu bize büyü yapılmış olmalı!” derlerdi (de onlar yine de îmân etmezlerdi.)

Abdullah-Ahmet Akgül

Şayet onların üzerlerine gökyüzünden bir kapı açsak, oradan (urûc edip) yukarı yükselseler de; (yine imana gelmeyeceklerdir.)

Erhan Aktaş

Gökten bir kapı açsak da oraya çıksalar bile.

Eski Anadolu Türkçesi

14-15. daħı eger açmışmıssaduķ anlaruñ üzere ķapu gökden pes gündüz geçürelerdi ya'nį firişteler aġarlar eyidelerdi “bayıķ baġlanıldı gözlerümüz; belki biz ķavmuz bugülenmişler.”

Hasan Basri Çantay

14,15. Onlara gökden bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar (o zaman da) muhakkak ki: «Gözlerimiz (bir serhoş gözü gibi) döndürülmüşdür. Belki de biz büyülenmişler zümresiyiz» diyeceklerdir.

Hayrat Neşriyat

14,15. Eğer onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkacak olsalardı, gerçekten: “Herhâlde gözlerimiz boyandı; daha doğrusu biz (galibâ) sihirlenmiş kimseler topluluğuyuz!” diyeceklerdi.

İhsan Aktaş

Eğer (Kur’an’ın Kelâmımız olduğuna dair mucizevî bir delil olarak) üzerlerine gökten (uzaydan) bir kapı açsak (uzaya çıkmaları için bir imkân versek) de, (inkâra şartlanmış olan kesim) oradan yukarılara çıksalar bile, *

İlyas Yorulmaz

Onlara göklerden kapılar açsak sonra o kapılardan göğe çıkmış olsalar,

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz onlara gökten bir kapı açsak, onlar da oradan yukarı çıksalar bile,

İsmail Hakkı İzmirli

14, 15. Biz, onlara gökten bir kapı açsak, onlar da o kapıdan yukarı çıkacak olsalar [⁸] yine inanmazlar. "- Gözlerimiz bağlanmıştır [⁹], hayır, biz büyüye tutulmuş kimseleriz" derler.

İsmail Yakıt

Şayet onlara gökten bir kapı açsak ve oradan yukarıya çıkmaya koyulsalar dahi

Kadri Çelik

Onların üzerlerine gökyüzünden bir kapı açsak da oradan yukarı yükselseler.

Abdullah Parlıyan

Hatta onlara gökten bir kapı açsaydık da, onlar oradan göğe yükselip çıksalardı bile.

Kuran Yolu

14-15. Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar, yine de “Herhalde gözlerimiz perdelendi, hatta bize büyü yapılmış olmalı!” derler.

Mahmut Kısa

Eğer üzerlerine gökten Arş’a uzanan bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalardı,

Mahmut Özdemir

Eğer onlara Gök’ten bir kapı açsaydık da oradan inip çıkıyor olsalardı:

Mehmet Çakır

Hattâ onlar için, gök yüzüne bir kapı açsak da oraya tırmanıp gerçeği görseler,

Mehmet Çoban

İnkâr edenler inançlarına bağlıdır. Bağlılıkları yüzünden ayetlerimizi anlamazlar. Onlara gökten bir kapı açıp bütün gerçekleri göstersek yine de inanmazlar. Ön yargıları gözlerini gerçeklere karşı kör etmiştir. Ön yargılarının kalplerinde yükselttiği duvarlar kalın, sert, aşılmazdır.

Mehmet Okuyan

Onlara gökten bir kapı açsak ve oradan yukarı çıksalar,

Mehmet Türk

Hatta onların üzerlerine gökten bir kapı açsak ve onlar oradan yukarı yükselseler,

Muhammed Esed

Hatta onlara gökten bir kapı açsaydık ve oraya biteviye yükseliyor olsalardı,

Mustafa Çavdar

Onlara gökten bir kapı açmış olsaydık da oradan yukarı yükselselerdi. 6/35, 17/93

Ahmet Tekin

Onlara gökten bir kapı açsak, orada devamlı yükseliyor olsalardı, diyecek bir şey bulurlardı.

Mustafa İslamoğlu

Ve eğer onların üzerine gökten bir kapı açmış olsaydık ve onlar da oraya yükselebilselerdi,

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer onların üzerine gökten bir kapı açsak da oradan yukarıya çıkacak olsalar,

Orhan Kuntman

14.15. (Küfür kalplerine öylesine yerleşmiştir ki) Şayet onlara gökten bir kapı açsak da yukarı çıkacak olsalar (melekler alemini seyretseler, yine de inanmazlar) "Gözlerimiz perdelendi, herhalde bize büyü yapıldı" derler.

Osman Fırat

14-15. Şayet onlara gökten bir kapı açsak da biteviye oradan çıksalar, mutlaka; ’’Ne gördüğümüzü bilmiyoruz, toplum olarak büyülendik ’’ derlerdi.

Şaban Piriş

Onlara gökten bir kapı açsak da onlar oradan yukarı çıksalar bile,

Satıraltı Meal (1534)

Eger açsa‐y‐idük anlaruñ üstine bir ḳapu gökden, pes andan göge çıḳsalar‐dı,

Suat Yıldırım

14, 15. Hatta o kâfirlere gökten bir kapı açsak, onlar da yukarı yükselip çıksalar, yine de “Galiba gözlerimiz bağlandı, belki de büyüye tutulduk! ” derler.

Süleyman Ateş

Onlara gökten bir kapı açsak da oraya çıkacak olsalardı:

Süleyman Tevfik (1927)

Eğer onlara (müşriklere) gökden bir kapu açsak ve oradan melekler gelüb gitseler,

Süleymaniye Vakfı

Üzerlerine gökten bir kapı açsak, onlar da oradan yukarı çıksalar,

Ahmet Varol

Biz onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarıya çıksalar;

Ümit Şimşek

Biz onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkacak olsalar,

Yaşar Nuri Öztürk

Üzerlerine gökten bir kapı açsak da oradan yükseliyor olsalardı.

Ali Bulaç

Onların üzerlerine gökyüzünden bir kapı açsak, ordan yukarı yükselseler de,

Ali Fikri Yavuz

14,15. O müşriklere, gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar (gözleriyle göreceklerini görseler), şöyle diyeceklerdi: “- Muhakkak ki gözlerimiz döndürüldü; daha doğrusu, biz büyülenmiş bir topluluğuz.”

Bahaeddin Sağlam

14, 15. Öyle ki; eğer gökten bir kapı açsaydık, oradan yukarı çıkmaya başlasalardı, yine: “Herhalde gözlerimiz boyandı, bilakis biz büyülenmiş bir toplumuz” derlerdi.

Bayraktar Bayraklı

14,15. Onlara gökten bir kapı açsaydık da oraya çıkmaya koyulsalardı; “şüphesiz ki gözlerimiz döndü; hayır, büyüye uğramış bir topluluk olduk” derlerdi.[251]