52. Ayet
اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ اِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ
Hani misafirler İbrahim’in yanına girmiş ve “Selâm” demişlerdi. O da, “Gerçekten biz sizden korkuyoruz” demişti.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ اِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ
Hani misafirler İbrahim’in yanına girmiş ve “Selâm” demişlerdi. O da, “Gerçekten biz sizden korkuyoruz” demişti.
Hani, huzuruna girmişler de esenlik sana demişlerdi; o da, biz gerçekten de sizden korkuyoruz demişti.
Hani onlar girip: «Selâm !» dediler; İbrahim de: «Ben sizlerden korkuyorum!» demişti
Hani, onun yanına geldiklerinde: “Sana selam olsun!” dediler de o da onlara: “Biz sizden korkuyoruz!” diye cevap verdi.
51, 52. Ânlara İbrâhîm’in misafirlerinin hikâyesini anlat: Ânlar İbrâhîm’in yanına girüb selâm virdikleri vakit "Bizi korkutdınız" didi.
Onun yanına girdikleri zaman, «selam» dediler. (İbrahim:) Biz sizden çekiniyoruz, dedi.
Onun yanına varıp, "Selam!," demişlerdi. O da, "Biz sizden korkuyoruz," demişti.
O vakıt ki yanına girdiler de, selâm dediler, biz dedi: sizden cidden korkuyoruz
Hani melekler, İbrahim'in yanına girdikleri zaman, "selam" demişler, İbrahim de onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demişti.
Onlar (İbrâhîm’in) yanına girdiklerinde, “Selâm” demişlerdi. O da, (gelen misafirlerin melek olduğunu bilmediği için hemen onlara yemek hazırlamıştı. İbrâhîm, gelen misafirlerin kendilerine ikram edilenleri yemediklerini görünce,) “Gerçekten biz sizden (hâlinizden,) endişeye kapılıyoruz” demişti.
(Onun) Yanına girdiklerinde "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizin (garip halinizden çekinip) ürküntü duymaktayız" demişti.
İbrahim'in yanına girdiklerinde, “Selam.” dediler. İbrahim: “Doğrusu, sizden korkuyoruz.” dedi.
ol vaķt kim girdiler anuñ üzere eyittiler “selām olsun!” eyitti “bayıķ biz sizden ķorķıcılaruz.”
Hani bunlar onun karşısına girib «Selâm» demişlerdi. O da: «Biz, demişdi, sizden endîşe edicileriz».
Hani onun yanına girmişler de, “Selâm (senin üzerine olsun!)” demişlerdi. (O da onlara yemek ikrâm etmesine rağmen, yemediklerini görünce): “Doğrusu biz, sizden endişe eden kimseleriz!” demişti.
Hani bir zaman (beşer suretinde) onun yanına girmişler de, ’Selâm (senin üzerine olsun!)’ demişlerdi. (O da onlara yemek ikram etmesine rağmen, yemediklerini görünce): ’Doğrusu biz, sizden endişe ediyoruz!’ demişti.
Misafirler İbrahim’in yanına girdiklerinde ona “Selam” dediler. İbrahim “Biz sizin durumunuzdan dolayı heyecanlandık, ürperdik” dedi.
O gün bu konuklar İbrahim’in yanına varmışlardı: "esenlik size" demişlerdi. İbrahim ise: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti.
Hani onlar İbrahim/in yanma girip selâm vermişlerdi. İbrahim ise "- Biz sizden telâş ediyoruz" demişti.
Hani onun yanına girdiklerinde, “Selâm!” demişlerdi. O da “Muhakkak biz sizden tedirginiz” demişti.¹³
Yanına girdiklerinde, “Selam” demişlerdi. O da, “Biz sizden korkmaktayız” demişti.
Hani onlar, İbrahim'in yanına geldiklerinde ona: “Sana selâm olsun!” demişler. O da onlara: “Biz, sizden gerçekten korkuyoruz!” diye cevap vermişti.
Onun yanına girip selâm vermişler, o da, “Doğrusu biz sizden korkuyoruz” demişti.
Hani insan sûretindeki bu melekler onun yanına geldiklerinde, “Selâm sana ey İbrahim!” demişlerdi. İbrahim, ikram ettiği yemeği geri çevirdiklerini görünce, “Doğrusu, şu tavrınızla bizi korkutuyorsunuz!” diye karşılık vermişti.
Onun üzerine girdiklerinde “selâm!” dediler. “Biz, sizden endişe etmekteyiz” dedi.
Misafirler İbrahim’in evine baskın yapar gibi girdiler: " selâm " İbrahim: " bizi korkuttunuz. "
Hani konukları İbrahim’in yanına gelip "Selam" demişlerdi. İbrahim konuklarına: "Biz sizden korkuyoruz!" dedi.
Hani onun yanına girdikleri zaman “Selam!” demişler, (İbrahim de onlara:) “Şüphesiz ki biz sizden korkuyoruz.” demişti.
(O misafir melekler İbrahim’in) yanına girince: “Allah’ın selâmı üzerine olsun.” ¹dediler. O da: “Biz, sizden gerçekten korkuyoruz.” dedi.
Hani, o’nun yanına geldiklerinde o’na: “Sana selâm olsun!” demişler; o da onlara: “Biz sizden korkuyoruz!” diye cevap vermişti. ³⁸
Hani onun yanına girdikleri zaman: “Selam” demişlerdi. O da; “Doğrusu biz, sizden korkuyoruz” demişti. 11/69-70, 51/25
Misafirler, İbrâhim'le karşılaştıkları zaman: “Selâm sana, selâmette ol, sen selâmete erenlerdensin” dediler. İbrâhim: “Biz sizden korkuyoruz.” dedi.
Hani, onun huzuruna girmişler ve “Selam!”[²⁰⁵⁹] demişlerdi. (İbrahim) ise “Doğrusu biz sizden çekiniyoruz” diye mukabele etmişti.
O vakit ki, O'nun huzuruna girmişler de selâm vermişlerdi. O da, «Biz sizden hakikaten korkuyoruz,» demişti.
Bir vakit melekler, İbrahim'in yanma girdiler ve "Selam" dediler. O da: Biz sizden (sizin ansızın gelmenizden) endişe ediyoruz" dedi.
Hani misafirler İbrahim’in yanına girip: "Selâm" demişler. O da, "Gerçekten biz sizden ürperdik" demiş.
Onun yanına girdikleri zaman: “Selam! “ demişlerdi. O da: “Biz, sizden endişe ediyoruz” demişti.
Ol vaḳt ki girdiler İbrāhīm ḳatına, pes selām virdiler. İbrāhīm eyitdi: Bizsizden ḳorḳduḳ, didi.
Onun yanına girdiklerinde “Selam! ” dediler. İbrâhim: “Biz sizden korkuyoruz. ” dedi.
Onun yanına girmişler: "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizden korkuyoruz." dedi.
Onlar (misâfirler) İbrâhîm'in yanına girdiklerinde "Selâm" didiler. İbrâhîm de "Biz sizden korkuyoruz" didi. [¹]
Bir gün İbrahim’in yanına girmişler ve “Selâm(esenlik ve güvenlik dileriz)” demişlerdi. İbrahim: “Biz sizden kuşku duyuyoruz” dedi.
Onlar yanına girdiklerinde: "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizden korkuyoruz" demişti.
Yanına girdiklerinde “Selâm olsun” dediler. İbrahim “Biz sizden korkuyoruz” dedi.(6)
Hani onun yanına girmişlerdi de "Selam!" demişlerdi. O da "Biz sizden korkuyoruz." diye konuşmuştu.
Yanına girdiklerinde 'Selam' demişlerdi. O da: 'Biz sizden korkuyoruz' demişti.
Hani melekler, İbrahîm'in yanına varıp “selam” demişlerdi (İbrahîm misafir melekler için hazırladığı yemeği, misafirlerin yemediğini görünce) dedi ki: “- Biz, sizden cidden korkuyoruz.”
Onun yanına girdiklerinde selam verdiler. İbrahim: “Biz, sizden korkuyoruz” dedi.
Onun yanına girdikleri zaman, “Selâm” dediler. İbrâhim, “Biz sizden çekiniyoruz” dedi.