83. Ayet
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ
Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ
Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.
Sabah çağına erdikleri gibi bir bağırış yüzünden helak olup gittiler.
Onlara tan vakti, bir gürültü gelip çattı
Onları da sabaha girerlerken, (yaptıkları yüzünden) korkunç bir gürültü yakalayıverdi.
Sabah oldığı vakit bir furtınaya tutuldılar.
Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakaladı.
Sabahleyin onları da o korkunç gürültü yakaladı.
Bunları da sabahleyin sayha tutuverdi
Onları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı.
Onları da sabaha girerlerken, (küfürde ısrar etmelerinden ötürü müstahak oldukları üzere) korkunç bir sayhâ yakaladı.
Derken (intikam gününün) sabah vaktine girdiklerinde, onları o dayanılmaz çığlık (korkunç gök gürültüsü ve şimşek çakması) yakalayıvermişti.
Derken, sabaha karşı korkunç bir ses onları yakaladı.
pes duttı anları ün irte vaķtına giricilerken.
Derken onları dahi sabaha girdikleri sırada o (korkunç) ses yakalayıverdi.
Onları da sabaha çıkmakta olan kimseler iken, o (korkunç) ses yakaladı.
Derken o korkunç gürültü (volkanik patlama) onları da (o zalim ve azgın halkı da) sabah vaktine girerlerken yakalayıverdi
Sabah olunca onları şiddetli bir ses yakaladı.
Derken, onları gün doğarken bir haykırmadır çarptı.
Sabaha karşı onlar korkunç bir sese giriftar oldular.
O korkunç ses [sayha] sabah vakti onları da yakaladı.²³
Derken, onları sabah vaktine girdiklerinde, o dayanılmaz çığlık yakalayıverdi.
Ama sonunda, bir sabah erkenden onları da, hakettikleri azabın gürültüsü apansız yakalayıverdi.
Ama sonunda sabaha girerlerken korkunç ses onları da yakaladı!
Ama bir sabah vakti, kulakları sağır eden korkunçbir gürültü yakalayıverdi onları.
Sabahladıklarında onları Sayha / Yüksek Ses yakaladı.
Sabaha karşı kopan, müthiş patlama onları da vurdu.
Kendilerini güvenlik içinde zannederlerken korkunç bir ses onları yakaladı. Başlarına gelen felaketle yokluğa karıştılar.
Onları sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakalamıştı.
Derken, onları sabahleyin dayanılmaz bir çığlık yakalayıverdi.
ama sonunda, (bir) sabah erkenden onları da [hak ettikleri azabın] gürültüsü apansız yakalayıverdi;
Fakat sabahın ilk ışıklarıyla birlikte korkunç bir çığlık onları yakalayıverdi. 11/67
Sabah olmak üzereyken, şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe onların işini bitirdi.
fakat sabahın ilk ışıklarıyla (dehşetli) sayha onları kıskıvrak yakalayıverdi;
Sonra onları, sabahladıkları an o sayha yakalamış oldu.
Derken onları da, sabaha girdikleri sırada o korkunç ses yakalayıverdi.
Onlar sabaha çıkarlarken, o korkunç ses, onları yakalayıverdi.
Sabahladıklarında onları da bir çığlık yakalayıverdi.
Pes anları helāk itdi Cebrā’īl āvāzı ṣabāḥ vaḳtında.
Bir sabah o korkunç ses bastırıverdi onları!
Sabaha girerlerken onları da (o) korkunç ses yakaladı.
Sabaha karşı onları sayha aldı ve helâk itdi.
Onlar da sabaha girerken dehşet bir sesle sarsılmışlardı.
Derken onları da sabaha vardıkları sırada o çığlık alıverdi.
Onları da bir sabah vakti o korkunç ses yakaladı.
Korkunç titreşimli ses onları da sabaha girecekleri sırada yakaladı.
Derken, sabah vaktine girdiklerinde, onları o dayanılmaz-çığlık yakalayıverdi.
Bunları da o (korkunç) sayha (ses ve gürültü) sabahleyin yakalayıverdi. (gürültü ve zelzele neticesi helâk oldular.)
Birden sabahleyin bir ses ve patlama, onları yakalayıverdi.
Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç ses yakaladı.