Hicr Suresi 90. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

90. Ayet

كَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِم۪ينَۙ

Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Nitekim bölükbölük olanlara da indirmiştik.

Besim Atalay (1965)

90,91. Nitekim, kitabı üleşenlerle; Kur'anı bölüşenlere azap indirdiğimiz gibi

Cemal Külünkoğlu

Nitekim kendi kitaplarını parçalara ayıran (bir kısmını geçerli bir kısmını geçersiz sayan Yahudi ve Hristiyan)lara indirdiğimiz gibi (vahyi sana biz indirdik)!

Cemil Said (1924)

90, 91. Kur’ân’ın ba’zı aksâmını red idenleri, Kur’ân’ı kısımlara ayıranları tecziye ideceğiz.

Diyanet Vakfı

Nitekim biz, komplo kuranlara (azabı) indirmişizdir.

Edip Yüksel

Aynı şekilde o bölücülerle de ilgileneceğiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tıpkı indirdiğimiz gibi o taksimcilere

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir).

Emrah Demiryent

(Ey müşrikler!) Biz, (bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak veya içindeki âyet-i kerîmelerini tahrif ederek kitaplarını) kısımlara ayıran (yahûdî ve hıristiyan) lara (azap) gönderdiğimiz gibi (size de azap göndermeye kadiriz.)

Abdullah-Ahmet Akgül

Tıpkı o (dinlerini) taksim edicilerin (kolay tarafını alıp zor kısmını bırakıverenlerin) üzerine indirdiğimiz (azapla sizi de uyarmaya geldim).

Erhan Aktaş

Muktesimlere¹ indirdiğimiz şey gibi.

Eski Anadolu Türkçesi

90-91. nitekim indürdük üleşiciler üzere anlar kim ķıldılar ķur’ān’ı bölükler.

Hasan Basri Çantay

90,91. Nitekim iş bölümü yapanlara, Kur'ânı parçalayanlara da (öyle azâb) indirmişdik.

Hayrat Neşriyat

Nitekim, o taksîm edicilere (kendilerini sakındırdığın azâbı) indirmişizdir.(2)

İhsan Aktaş

Nitekim biz bölüp parçalayanlara (kitap ehline mesajlarımızı) indirdiğimiz gibi (sana da o yüce Kur’an’ı indirdik).

İlyas Yorulmaz

Daha önceki ayrılıklara düşmüş olanlara indirdiğimiz kitaplar gibi,

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Nasıl ki parçalara ayrılanlara da böyle uyarıcılar göndermiştik.

İsmail Hakkı İzmirli

Azaptan korkunuz. Nitekim buluşanlara [¹³] azap indirmiştik.

İsmail Yakıt

Nitekim Biz, (kendi kitaplarını) parçalara ayıranlara da (kitap) indirdiğimiz gibi,

Kadri Çelik

Parça parça edenlere indirdiğimiz (azap) gibi (diğer Mekke putperestlerine de azap indiririz).

Abdullah Parlıyan

Nitekim bölük bölük olanlara, veya kendilerine indirilen kitabı parçalara ayırıp bir kısmına inanıp, bir kısmını reddedenlere de kitap indirmiştik.

Kuran Yolu

Nitekim biz, bölüp parçalayanları cezalandırdık.

Mahmut Kısa

Ey insanlar! İşte size mesajımızı gönderdik, tıpkı daha önce kendilerine gönderilen kutsal Tevrat, Zebur ve İncil’i tahrif ederek düşman gruplara ayrılan o bölücülere indirdiğimiz gibi.

Mahmut Özdemir

“Bölüşenler’e / Kısım Kısım Ayıranlar’a indirdiğimiz gibi!”.

Mehmet Çakır

Resulüm! vaktiyle biz bu imkânları, bölücülere de sağlamıştık:

Mehmet Çoban

Buna rağmen inkârcılar uyarılarımıza inanmaz, ayetlerimize karşı tuzak kurarlarsa; Hicr, Eyke ve Lut halkını cezalandırdığımız gibi inkâr edenleri de cezalandırırız.

Mehmet Okuyan

Nitekim biz yalan yere yemin edenlere (azabı) indirmişizdir. [*]

Mehmet Türk

89,90. Ve tıpkı (kitaplarını işlerine geldiği gibi) kısımlara ayıranlara indirdiğimiz (uyarıcılar) gibi: “Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım.” de.

Muhammed Esed

[Bir ilahî kelâm bağışladık sana], ⁶⁶ tıpkı onu [sonradan] bölüp parçalayanlara indirdiğimiz gibi, ⁶⁷

Mustafa Çavdar

Tıpkı daha önce vahyi parça parça edenlere indirdiğimiz gibi. 17/105-106, 25/32, 41/43

Ahmet Tekin

Nitekim kutsal kitapların hükümleri arasında ayırım yapanlara, bir kısım hükümlerini dışlayarak ihtilaf çıkaranlara da sorumluluklarını tevdi eden kitap indirmiştik.

Mustafa İslamoğlu

(Vahyi sana Biz indirdik), tıpkı (onu önceden) paramparça edenlere[²⁰⁷⁴] indirdiğimiz gibi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Nitekim (o azabı,) taksimcilerin üzerlerine indirmiştik.

Orhan Kuntman

90,91. (Nitekim) Biz, Kur'an'ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak suretiyle, onu taksim etmeye (bozmaya) yeltenenlere (kitap ehline) azap indirmiştik.

Osman Fırat

Tıpkı o bölücülere indirdiğimiz gibi,

Şaban Piriş

Bölücülere indirdiğimiz gibi...

Satıraltı Meal (1534)

Nite kim indürdük yolları bölük bölük idenler üstine.

Suat Yıldırım

90, 91. Tıpkı o bölüşenlerin, O Kur'ân'ı parça parça edenlerin başlarına indirdiğimiz felaket gibi.

Süleyman Ateş

(Siz bilirsiniz, inanmazsanız Allah'ın azabı başınıza inecektir.) Tıpkı o bölücülere (veya and içenlere) indirdiğimiz gibi (sizin başınıza da azab indiririz)!

Süleyman Tevfik (1927)

90,91- Sizi öyle bir 'azâbla korkudırım ki Kur'ân'ı uzuv uzuv idenler ve kısımlara ayıranlar üzerine onı göndeririz.

Süleymaniye Vakfı

Nitekim (dinlerini) bölüp ayıranlara da (cezayı) indireceğiz.

Ahmet Varol

O (kitabı) parçalara ayıranlara indirdiğimiz gibi! [5]

Ümit Şimşek

Nitekim, bölüşenlerin üzerine de azap indirmiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Aynı şekilde, o bölücülere/yemin edip duranlara da beyyineler indirmiştik.

Ali Bulaç

Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi,

Ali Fikri Yavuz

Tıpkı o Yahudi ve Hristiyanlara indirdiğimiz (azap) gibi.

Bahaeddin Sağlam

Nitekim (dinî emirleri kendine göre) bölenlerin başına (azap) indirdik.

Bayraktar Bayraklı

“Nitekim biz, bölücülere azabı indirmişizdir.”