Nahl Suresi 117. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

117. Ayet

مَتَاعٌ قَل۪يلٌۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Hâlbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Elde ettikleri pek az bir geçimden ibarettir ve onlara elemli bir azap var.

Besim Atalay (1965)

Dünya az bir metadır, onlar için ağrıtıcı azap var

Cemal Külünkoğlu

(Uydurulan yalanlarla elde edilen dünyalık menfaatler) az ve geçici bir avuntudan ibarettir. (Ahirette ise) onlara acıklı bir azap vardır.

Cemil Said (1924)

Dünyâda ânların müstefîd olacakları şeyler cüz-îdir ve ’azâbları elîmdir.

Diyanet Vakfı

(Kazandıkları) pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardır.

Edip Yüksel

Kısa süren bu zevkten sonra onlar için acı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Az bir istifade ve haklarında elîm bir azâb vardır

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onlar için dünyada pek az bir menfaat var, ahirette ise çok acıklı bir azab vardır.

Emrah Demiryent

(Onların, Allah adına uydurdukları yalanlarla elde ettikleri menfaat, âhiret nimetlerine nispetle, değersiz ve) pek az (olan) bir menfaattir. (Âhirette ise) onlar için elem dolu bir azap vardır.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Dini yozlaştıranların ve din istismarı yapanların bu dünyada kazandıkları) Pek az bir metadır. (Kısa süreli bir mal ve yararlanmadır. Ahirette ise) Onlara çok acı bir azap vardır.

Erhan Aktaş

Bu yaptıkları az bir yararlanmadır. Onlara acı bir azap vardır.

Eski Anadolu Türkçesi

gönenmekdür az daħı anlaruñdur 'aźāb aġrıdıcı.

Hasan Basri Çantay

(Bu, ancak geçici ve) az bir menfeatden ibâretdir. Halbuki onlara (âhıretde) pek acıklı bir azâb vardır.

Hayrat Neşriyat

(Dünyada) az bir faydalanma ve (buna mukabil âhirette) onlar için (pek) elemli bir azab vardır.

İhsan Aktaş

(O Allah adına yalan uyduranlara dünyada verilen) az bir geçimliktir. Onlar için (ahirette ise) acıklı azap vardır.

İlyas Yorulmaz

(Bu şekilde yalanlarla) Bir müddet yaşayıp giderler ama onlar için acıklı bir azap vardır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Dünyadaki gönenme pek az sürer. Onlar için öbür dünyada acıklı bir azap vardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Onların dünyada biraz geçinmesi vardır, âhirette ise acıklı azap vardır.

İsmail Yakıt

(Dünyada) az bir yararlanma, (ahirette) ise can yakıcı bir azap vardır.

Kadri Çelik

(Kazandıkları) Pek az bir menfaattir. Hâlbuki onlar için elem verici bir azap vardır.

Abdullah Parlıyan

Onların bu dünyadaki hali: Az bir geçim ve avunmaktan ibarettir. Onlar için, can yakıcı bir azap vardır.

Kuran Yolu

Az bir faydalanma... Ardından onlara elem veren bir azap vardır.

Mahmut Kısa

Onların yaptığı, âhiret nimetlerine göre küçücük bir menfaat olan dünya hayatının basit ve gelip geçici zevkleriyle oyalanmaktan ibarettir fakat öte dünyada, onlar için can yakıcı bir azap vardır! İşte, yiyecekler konusunda kaçınmanız gereken haramlar, yukarıda sayılanlardan ibarettir. Bunların dışında haramlar olduğunu öne sürenlere inanmayın. Gerçi;

Mahmut Özdemir

Az bir geçimlik; onlar için acıveren bir azap vardır.

Mehmet Çakır

Azıcık bir zevk, ardından kocaman bir ceza...

Mehmet Çoban

Böyle yapanlar yaptıklarıyla çok az bir dünya menfaati kazanır. Hâlbuki onlar için ahirette elem verici bir azap vardır.

Mehmet Okuyan

(Kazandıkları) az bir menfaattir. Onlar için elem verici bir azap vardır.

Mehmet Türk

(Onların dünyada kazandıkları) pek az bir faydalanmadır. Onlara (âhirette) çok acıklı bir azap vardır.

Muhammed Esed

[Onlarınki bu dünyada] kısa bir avuntudan ibarettir; [öte dünyada ise] kendilerini can yakıcı bir azap beklemektedir!

Mustafa Çavdar

Dünyada kısa ve geçici bir haz, ahirette ise acıklı bir azap onları bekler. 2/126, 3/14, 6/70, 9/55-85, 15/3, 46/20, 57/20

Ahmet Tekin

Onlara dünyada azıcık bir zevk ü sefa, âhirette de can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.

Mustafa İslamoğlu

(Bu dünyada) oyalayıcı kısa bir haz (duysalar da), (âhirette) onların hakkı elem verici bir cezadır.

Ömer Nasuhi Bilmen

(Bu) Biraz menfaatten ibarettir ve onlara pek acıklı bir azap vardır.

Orhan Kuntman

(Böyle yalan uyduranların elde ettiği ancak) Az bir dünya menfaatinden ibarettir, oysa onlar için ahirette pek çetin bir azap vardır.

Osman Fırat

(Böyle yalancılar için) Azıcık (Dünyadan) yararlanmadan sonra elim bir azâb vardır.

Şaban Piriş

Az bir menfaat ve onlara acı bir azap!

Satıraltı Meal (1534)

Dünyāda az ḫoş geçerler ve āḫiretde vardur anlara ulu ‘aẕāb.

Suat Yıldırım

Onların bütün bulacakları, dünyanın azıcık bir zevkidir. Onlara gayet acı bir azap vardır. [31, 24; 10, 70]

Süleyman Ateş

Azıcık yaşama(nın ardından), onlara acı bir azab gelecektir.

Süleyman Tevfik (1927)

Hayât-ı dünyâdan istifâdeleri az bir zamândır. Âhiretde onlara elemli 'azâb vardır.

Süleymaniye Vakfı

Bu pek az bir menfaatir. Onların hak ettiği acıklı bir azaptır[*].

Ahmet Varol

(Onlara dünyada verilen) az bir geçimliktir. Onlar için (ahirette ise) acıklı azap vardır.

Ümit Şimşek

Bulacakları az bir menfaattir; sonra onlar için acı bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Az bir nimetlenme ardından, acıklı bir azap var onlara.

Ali Bulaç

(Bu dünyada olup-biten) Pek az bir metadır. Onlara ise acı bir azab vardır.

Ali Fikri Yavuz

Onlar için dünyada pek az bir menfaat var, ahirette ise çok acıklı bir azab...

Bahaeddin Sağlam

(Onlar için dünyada) az bir yaşam ve (ahirette) elem verici bir azap vardır.

Bayraktar Bayraklı

Kazandıkları pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardır.