121. Ayet
شَاكِرًا لِاَنْعُمِهِۜ اِجْتَبٰيهُ وَهَدٰيهُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ
O’nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
شَاكِرًا لِاَنْعُمِهِۜ اِجْتَبٰيهُ وَهَدٰيهُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ
O’nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
Onun nimetlerine şükrederdi. Tanrı onu seçmiş ve doğru yola sevketmişti.
Şükrederdi verdiği nimetlerine, Allah onu seçkin kıldı, onu doğru yola iletti
O, kendisini (peygamber) seçip dosdoğru bir yola yönelten (Allah'ın) nimetlerine (söz ve davranışlarıyla) şükreden bir kuldu.
Allâh’ın ni’metlerine şükür ider idi Allâh ânı intihâb ve tarîk-i tevhîde hidâyet itmiş idi.
Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. Çünkü Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
O'nun nimetlerine şükredici idi. Onu seçti ve onu doğru yola iletti.
Onun ni'metlerine şâkir idi, o onu seçmiş ve doğru bir yola hidayet buyurmuştu
Allah'ın nimetlerine şükredendi. Allah onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
120-121. Şüphesiz ki İbrâhîm, (tek başına) bir ümmetti (bütün güzel hasletlere sahip bir önderdi), O, Allah’a itaat eden bir muvahhiddi (her daim tevhid inancı üzere olan bir kimseydi). Ve o, (hayatının hiçbir döneminde) Allah’a ortak koşanlardan olmadı. (İbrâhîm,) kendisini (peygamber olarak) seçip dosdoğru bir yolda sebat ettiren Rabbinin nimetlerine (her hali ile) şükreden bir kuldu.
(Hz. İbrahim) O’nun nimetlerine şükrediciydi. (Allah da) Onu seçti ve doğru yola iletti.
Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. Onu seçti ve dosdoğru yola iletti.
şükr eyleyici ni'met leri içün. üyürdi anı daħı ŧoġru yol gösterdi aña aña yol dapa ŧoġru.
O, (Allahın) ni'metlerine şükredendi. (Allah) onu beğenib seçmiş, kendisini doğru bir yola iletmîşdi.
O'nun ni'metlerine şükrediciydi. (Allah da) onu (peygamberliğe) seçmiş ve onu dosdoğru bir yola hidâyet etmişti.
Allah’ın nimetlerine (söz ve davranışlarıyla) şükredici idi. (Allah, dinini tebliğ için) onu seçmiş ve onu dosdoğru (muhkem, güvenli) yola, (islami hayata) iletmişti. *
O’nun nimetine şükreden bir kul oldu. Rabbi onu seçti ve dosdoğru bir yola iletti.
İbrahim Allah’ın iyiliklerine karşı şükredici idi. Allah onu beğenip seçmişti, doğru yola iletmişti.
120, 121. Şurası muhakkak ki İbrahim tek başına bir ümmetdi [¹]. Allah/a muti/ idi, muvahhid-i pâk idi, müşriklerden değildi, Allah/ın nimetlerine şakirdi, Allah onu nübüvvet için seçti, doğru yola götürdü.
O’nun nimetlerine şükreden idi. Allah onu seçmiş ve dosdoğru yola iletmişti.
O'nun nimetlerine şükrediciydi. (Allah) Onu seçti ve doğru yola hidayet etti.
O Allah'ın nimetlerine şükrederdi, Allah da onu seçmiş ve dosdoğru yoluna iletmişti.
Allah’ın nimetlerine şükrederdi; Allah onu seçkin kılmış, doğru yola yöneltmişti.
Kendisini seçip yücelterek dosdoğru yola ileten Rabb’ine, bağışladığı nîmetlerden dolayı söz ve davranışlarıyla dâimâ şükrederdi.
Onu, nimetlerine şükredici olarak eleyerek seçti. Onu doğru yola eriştirdi.
Haline şükrederdi. Zaten Allah onu, bu özelliği sebebiyle tutup düze çıkarmıştı.
Allah’ın nimetlerine şükreder, Allah’ın yasalarından bir karış dahi ayrılmazdı. Allah onun samimiyetle Rabbine teslim oluşunu görmüş, onu yolunun önderi seçerek doğru yola iletmişti.
Allah’ın nimetlerine şükrediciydi. (Allah) onu seçmiş ve doğru yola ulaştırmıştı.
O, Allah’ın nîmetlerine şükredendi. (Çünkü Allah) onu (peygamber olarak) seçti ve hak yola iletti.
[Çünkü] o, kendisini seçip doğru yola yönelmesini sağlayan (Allah’a), nimetlerinden ötürü her zaman şükranla doluydu.
O, her daim Allah’ın nimetlerine şükreden biri idi. Allah da onu seçti ve onu dosdoğru yola yöneltti. 2/124...135, 6/74...83,
Allah'ın nimetlerine şükrederdi. Allah, dinini tebliğ için onu seçmiş ve onu doğru muhkem, güvenli, mutedil yola, islâmî hayata iletmişti.
Daima O’nun nimetlerine minnettar idi. Çünkü onu O derleyip toparlamış; ve onu dosdoğru bir yola yöneltmişti.
O'nun nîmetlerine şükredici idi. (Cenâbı Hak da) O'nu mümtaz kıldı. Ve O'nu dosdoğru bir yola hidâyet buyurdu.
Allah’ın nimetlerine şükreden bir kuldu; Allah onu (peygamber olarak) beğenip seçmiş ve doğru yola iletmişti.
O, onun (Rabbinin) ni’metlerine şükredici idi. (Allâh) onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
Allah'ın nimetlerine şükredici idi. Allah, onu seçti ve onu dosdoğru yola iletti.
Şükr eyleyici‐y‐idi Allāh ni‘metlerine, anı ḫalīl idindi Allāh ve gösterdiözine doġru yol.
Allah'ın nimetlerine şükreden bir zat idi. Çünkü Allah onu seçmiş ve doğru yola iletmişti. [4, 125; 21, 51; 53, 37]
O'nun ni'metlerine şükredici idi. (Allah) onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
Allâh'ın ni'metlerine şükür idici idi. Allâh onı nübüvvetle mümtâz kıldı ve doğrı yola hidâyet buyurdı.
Allah’ın nimetlerine teşekkür ederdi. Allah ona fırsat verdi ve doğru bir yola yöneltti.
(Allah'ın) nimetlerine şükredendi. (Allah) onu seçti ve doğru yola iletti.
O, Allah'ın nimetlerine şükredici idi. Allah da onu seçkin kıldı ve dosdoğru bir yola iletti.
O'nun nimetlerine şükrediyordu. Allah onu seçip yüceltti ve dosdoğru bir yola kılavuzladı.
O'nun nimetlerine şükrediciydi. (Allah) Onu seçti ve doğru yola iletti.
Allah'ın nimetlerine şükredendi. Allah da onu seçmiş, doğru bir yola iletmişti.
O, Allah’ın bütün nimetlerine şükrederdi. Allah onu seçti ve ona doğru yolu gösterdi.
Allah'ın nimetlerine şükredici idi. Çünkü Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.