29. Ayet
فَادْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ فَلَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ
“Haydi, içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَادْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ فَلَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّر۪ينَ
“Haydi, içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!”
Artık girin cehennem kapılarından, ebedi kalacaksınız orada. Ululuk satanların yurtları, ne de kötüdür.
Orda sonsuz kalmak üzere, hemen girin cehennemin kapılarından! Ne kötüdür büyüklenen kimselerin durağı
“Haydi, içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!”
Ve "Cehennemin kapularından giriniz. Orada ilelebed kalacaksınız" dirler. Mütekebbirlerin oradaki ikāmeti ne kadar müdhîşdir.
«O halde, içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin! Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!»
İçinde sürekli kalacağınız cehennemin kapsından girin. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür.
Onun için girin bakalım Cehennemin kapılarına: içinde kalmak üzere, bak artık mütekebbirlerin mevkıi ne fena?
"O halde içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin" denir. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!
(Ey kâfirler, haydi,) içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin! (Hakkı kabul etmeyerek) kibirlenenlerin yeri ne kötüdür.
Öyleyse içinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların (İslam’a teslim olmayanların) konaklama yeri ne kötü ve çetindir.
O halde, içinde ebedi kalıcılar olarak Cehennem'in kapılarından girin! Büyüklük taslayanlar için ne kötü bir yerdir orası.
pes girüñ ŧamu ķapularına ebed ķalıcılarken anuñ içinde. pes ne yavuz oldı ŧuraġı yiri kibr eyleyicilerün!
O halde, içinde ebedî kalıcı olarak, girin cehennemin kapılarından. (Bak) büyüklük taslayanların mevkii ne kötüdür!
Öyle ise içinde ebedî kalıcılar olarak Cehennemin kapılarından girin! Artık kibirlenenlerin kalacakları yer ne kötüdür!
(O gün onlara şöyle denilir!) Artık, içinde (Allah’ın dilediği vakte kadar) kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların (hakkı kabul etmeyenlerin, zorbalık ve diktatörlük yapanların) yeri ne kötüdür!”*
“Sürekli kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Allah’a karşı büyüklük taslayanlar için, kalınacak yer olarak ne kadar kötü bir yer.”
"Öyleyse Cehennem’in kapılarından girin. Hep orada kalacaksınız. Büyüklük taslıyanların durağı ne kötüdür."
- Haydi Cehennemin kapılarına girin, orada daim kalacaksınız. Kibirlilerin makamı ne kötü makamdır! denecek.
(Onlara) “Haydi, içinde sürekli kalacağınız cehennemin kapılarına girin!” (denilir). Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!
Öyleyse içinde temelli kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların konaklama yeri pek de kötüdür!
Artık girin cehennem kapılarından, ebedi kalacaksınız orada, büyüklük duygusuna kapılanların düştüğü durum ne kötüdür.
“İçinde ebedî olarak kalacağınız cehennemin kapılarından girin!” Ululuk taslayanların yeri ne kötü!
“Öyleyse, haydi girin bakalım cehennemin kapılarındaniçeri, hem de sonsuza dek içerisinde kalmak üzere! Büyüklük taslayanların varacağı yer gerçekten ne kötüdür!” Müminlere gelince:
İçinde sürekli kalacağınız Cehennem’in kapılarından girin! Büyüklenenler’in kalacak yeri elbette ne kötüdür!
Artık sonsuza kadar kalmak üzere yürüyün cehennem kapılarına. Aman ne kötüdür kibirlilerin yeri!
Cevap veremezler. Onlara: "İçinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin! Allah’a, Resulüne, ayetlerine, yasalarına, dini İslam’a, inananlara karşı kibirlenenlerin yeri ne kötüdür." denilir.
İçinde [ebedî] kalıcılar olarak cehennemin kapılarına girin!” Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!
(...Ve devamla): “Derhâl içerisinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin (bakalım). Büyüklük taslayanların barınağı ne kötüdür.” (diyecekler.)
Haydi, girin kapılarından bakalım, içinde kalıp duracağınız cehennemin!” Gerçekten de, ne kötü olacak (o Gün), kendilerini boş yere büyüklük duygusuna kaptırmış olanların düştüğü durum!
Haydi içinde kalacağınız cehennem kapılarından girin bakalım. Büyüklük taslayanların barınağı ne kötüdür! 7/40, 14/17, 35/37, 40/47...50, 43/74...78
“O halde, içinde ebedî kalacağınız Cehennem'in kapılarından girin. Büyüklük taslayarak serkeşlik, zorbalık ve diktatörlük yapanların devamlı ikametgâhları ne kötüdür.”
Haydi o hâlde, içerisinde yerleşip kalmak üzere cehennemin kapılarından buyurun!” İşte, büyüklük taslamayı kişiliğinin bir parçası haline getirenlerin[²¹¹⁴] düştüğü berbat konum.
Artık giriniz cehennemin kapılarına içinde müebbet kalmak üzere. Artık mütekebbirlerin yurdu ne kadar fena!
Haydi, içinde sonsuza dek kalacağınız cehennemin kapılarından girin" diye nida ederler. İşte büyüklük taslayanların son durağı böyle çok feci bir yerdir.
(Ve onlara:) ’’Haydi, içinde devamlı kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!" (denir. )
Bu sebeple, içinde ebedi kalacağınız cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların ikametgahı ne kötüdür!
Eydürler: Giriñüz ṭamu ḳapularından. Ebedī ḳalursız anda. Ne yamanvaracaḳ yirdür ol büyüklenenlere.
28, 29. Kendi öz canlarına zulmederlerken meleklerin canlarını aldıkları kimseler azabı görünce: “Biz, bir kötülük olsun diye yapmıyorduk! ” diye başlarını öne eğerler. Kendilerine iman ilmi nasib edilmiş olanlar da: “Hayır, hayır! Allah yaptığınız işi ne maksatla yaptığınızı pek iyi biliyor! O halde girin bakalım içinde ebediyyen kalmak üzere cehennemin kapılarından! Ne fena bir yerdir o kibirlilerin yeri! ” derler. [6, 23; 58, 18] [35, 36; 40, 46]
Onun için, içinde sürekli kalmak üzere cehennemin kapılarına girin. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!
"Onda muhalled oldığınız halde cehennem kapularından giriniz: Orası kibir idenler içün ne fenâ bir makâmdır" denilür.
“Haydi, girin Cehennem’in kapılarından. Hep orada kalacaksınız. Büyüklük taslayanların yerleşecekleri yer ne kötüdür!”
"O halde, içinde sonsuza kadar kalmak üzere cehennemin kapılarından girin! Büyüklenenlerin oturacakları yer ne kadar kötüdür!"
Sürekli kalmak üzere şimdi girin Cehennemin kapılarından! Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!
Hadi, girin cehennem kapılarından; sürekli kalacaksınız orada. Gerçekten kötü yermiş kibre sapanların barınağı.
Öyleyse içinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların konaklama yeri ne kötüdür.
O halde, içinde ebedî kalmak üzere, hepiniz cehennem kapılarından giriniz bakalım!... İşte büyüklenenlerin (hakkı kabul etmiyenlerin) yeri ne kötüdür!...
Artık orada ebedî kalmak üzere Cehennem kapılarına girin.” (derler.) Orası büyüklük taslayanların yeri olarak ne kötüdür!
O halde, içinde süreli kalacağınız cehennemin kapılarından giriniz! Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!