Nahl Suresi 34. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

34. Ayet

فَاَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟

Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Yaptıkları kötülüğe uğradılar ve alay ettiklerinin cezasını çektiler.

Besim Atalay (1965)

Yaptıkları işlerin kötülükleri değdi onlara; alay ettikleri de kapladı kendilerin

Cemal Külünkoğlu

Öyle ki, işledikleri kötülükler kendi başlarına yıkılmış, alay edip durdukları şey onları çepeçevre kuşatmıştı.

Cemil Said (1924)

İcra iyledikleri seyyiât kendilerine muzırr oldı ve istihzâ itdikleri şeyler kendilerini ihâta iyledi.

Diyanet Vakfı

Sonunda yaptıklarının cezası onlara ulaştı ve alay etmekte oldukları şey onları çepeçevre kuşatıverdi.

Edip Yüksel

Yapmış olduklarının kötü sonuçları onlara dokundu ve alaya almış oldukları şeyler onları kuşattı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için amellerinin fenalıkları başlarına musîbet oldu ve istihza ettikleri şey kendilerini sarıverdi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Bunun için, sonunda yaptıklarının cezası başlarına felaket oldu ve alay edip durdukları o azap, kendilerini kuşattı.

Emrah Demiryent

Nihâyet, yaptıkları kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve o alay edip durdukları (azap), onları çepeçevre kuşattı!

Abdullah-Ahmet Akgül

Böylece işledikleri kötülükleri (musibet olarak) kendilerine isabet etmiş ve alaya aldıkları şey, kendilerini sarıp-kuşatıvermişti.

Erhan Aktaş

Böylece yaptıklarının kötülükleri onlara isabet etti. Alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

Eski Anadolu Türkçesi

pes irdi anlara yavuz işleri ya'nį cezāsı anuñ kim işlediler. daħı ķapladı anları ol kim oldılar yañśularlar ya'nį 'aźāb

Hasan Basri Çantay

Onun için yapdıklarının cezası onları çarpmış, istihza edegeldikleri (hakıykat) çepçevre kendilerini kuşatıvermişdir.

Hayrat Neşriyat

Sonunda yaptıklarının cezâsı onlara isâbet etti ve kendisiyle alay eder oldukları şey onları kuşatıverdi.

İhsan Aktaş

Sonunda yaptıkları kötülüklerin cezası başlarına geldi de, alay etmekte oldukları gerçekler onları çepeçevre sarıverdi.*

İlyas Yorulmaz

Böylece, yaptıklarının karşılığında onlara kötülükler isabet etti ve alay ettikleri şeylerde onları kuşatmış oldu.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Derken ettiklerini buldular. Eğlenceye aldıkları azap kendilerini kuşattı.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara amellerinin kötülükleri yetişti. Eğlenceye aldıkları azap da onların etrafını sardı.

İsmail Yakıt

Bu sebeple yapmış oldukları kötülükler kendi başlarına ulaştı [esâbehum] ve alay etmekte oldukları şeyler de kendilerini kuşattı.

Kadri Çelik

Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey, kendilerini sarıp kuşatıverdi.

Abdullah Parlıyan

Yaptıkları kötülüklerin cezası başlarına geldi de, alay etmekte oldukları gerçekler onları çepeçevre sarıverdi.

Kuran Yolu

Sonunda yaptıklarının kötülüğü yine kendilerine dokundu ve alay ettikleri şey onları kuşattı.

Mahmut Kısa

Ve sonunda, yaptıkları kötülükler dönüp kendilerini buldu ve o alay edip durdukları azap, onları çepeçevre kuşatıverdi! İşledikleri günahların, ezelden belirlenmiş ilâhî bir yazgı olduğunu öne sürerek sorumluluktan kurtulmaya çalışanlara gelince:

Mahmut Özdemir

İşledikleri şeylerin kötülüğü onlara isabet etti / dokundu. Alay ediyor oldukları şey onları kuşatarak içine aldı.

Mehmet Çakır

Sonunda yaptıkları, başlarına belâ oldu. Alay ettikleri şeylerin hücumuna uğradılar.

Mehmet Çoban

Sonunda yaptıklarının cezası onlara ulaştı. Onlara ceza gelmeden önce sürekli alay ediyorlar: "Hani ceza nerede? İşte inkâr ediyoruz. İşte alay ediyoruz. İşte karşı çıkıyoruz. Allah varsa bizi cezalandırsın! Haydi! Cezamızı görelim!" diyorlardı. Onlar böyle derken cezamız onları kuşatınca ne yapacaklarını bilemezler.

Mehmet Okuyan

Sonunda yaptıklarının kötülükleri onlara ulaşmış ve alay etmiş oldukları şey onları çepeçevre kuşatmış (olacak)tır. [*]

Mehmet Türk

Böylece yaptıkları şeylerin kötülükleri kendilerine dokundu ve hafife aldıkları (azap), kendilerini kuşatıverdi.

Muhammed Esed

Öyle ki, işledikleri kötülükler kendi başlarına yıkılmış, alay edip durdukları şey onları çepeçevre kuşatmıştı. ³⁰

Mustafa Çavdar

Nihayet yaptıkları kötülüklerin, kötü sonucu başlarına geldi ve hafife alıp alay edip durdukları o şey kendilerini çepeçevre kuşatıverdi. 7/70, 10/50-51, 11/32, 21/38, 36/48, 46/22

Ahmet Tekin

Sonunda yaptıkları kötülükler başlarına felâket getirdi. Alay etmekte oldukları şeylerin gücü onları çepeçevre kuşattı, işlerini bitirdi.

Mustafa İslamoğlu

En sonunda yaptıkları kötülüklerin hedefi hâline geldiler: alay edip durdukları şey tarafından çepeçevre kuşatıldılar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onlara yapar oldukları şeylerin kötülükleri dokundu ve onları kendisiyle istihzâ eder oldukları şey sarıverdi.

Orhan Kuntman

Sonunda (ne yaptılarsa onu buldular) kötülük yaptılar kötülüğün cezası başlarına bela oldu.. "O azap ne zaman?" diye alay ettiler.. alay ettikleri azap kendilerini ansızın kuşatıverdi

Osman Fırat

Ve işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey onları kuşattı.

Şaban Piriş

Onlara, yaptıklarının kötülüğü dokundu ve onları alay ettikleri şey, çepeçevre kuşattı.

Satıraltı Meal (1534)

Pes irişdi anlara yaman ‘amelleri cezāsı. Daḫı indi özlerine masḫara‐lıġa alduḳlarınuñ cezāsı daḫı.

Suat Yıldırım

33, 34. Dini inkâr edenler ille kendilerine meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin azap emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Allah zulmetmedi onlara, kendi canlarına zulmediyordu onlar! Kendilerini buldu, yaptıkları kötü işler. Sarıp kuşatıverdi onları alay ettikleri şeyler. [52, 14]

Süleyman Ateş

Nihayet yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alay ettikleri şey onları kuşattı.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlara 'amellerinin seyyiâtı isâbet itdi ve istihzâlarının cezâsı onları ihâta iyledi.

Süleymaniye Vakfı

Yaptıkları işlerin kötü tarafları onlara gelip çattı da hafife aldıkları o şey başlarına geldi.

Ahmet Varol

Bu yüzden yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alaya aldıkları şey kendilerini kuşattı.

Ümit Şimşek

Yaptıkları şeyin kötülüğü başlarına geldi, alay ettikleri şey de onları kuşatıverdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonunda, yapıp ettiklerinin kötülükleri başlarına musibet olmuş, alay edip durdukları şey kendilerini sarıvermiştir.

Ali Bulaç

Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey, kendilerini sarıp-kuşatıverdi.

Ali Fikri Yavuz

Bunun için, yaptıkları fena işlerin cezası, başlarına felâket oldu ve alay edip durdukları o azab, kendilerini kuşatıverdi.

Bahaeddin Sağlam

Yaptıklarının kötülüğü başlarına geldi. Ve alay ettikleri azap, onları kuşattı.

Bayraktar Bayraklı

Nihayet yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alay ettikleri şey, onları kuşattı.