Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Onları, delillerle, kitaplarla gönderdik ve sana da, onlara ne indirildiğini açıkça anlatman, düşünmelerini sağlaman için Kur'an'ı indirdik.
Besim Atalay (1965)
Onları belgelerle, kitaplarla gönderdik, insanlara indirileni, bildirmençin, sana öğüt indirdik, ola ki düşüneler
Cemal Külünkoğlu
(O Peygamberleri) apaçık mucizelerle ve sayfalarla/kitaplarla (gönderdik). Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki, kendilerine indirilen (ayetler)i insanlara açıklayasın ve belki onlar da bu sayede düşünürler.
Cemil Said (1924)
O peygamberleri mu’cizeler ve kitâblar ile inzâl iyledik. Sana Kur’ân gönderdik. İnsanlara gönderilen dîni anlat ki tefekkür itsünler.
Diyanet Vakfı
Apaçık mucizeler ve kitaplarla (gönderildiler). İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana da bu Kur'an'ı indirdik.
Edip Yüksel
Belgeler ve kitaplarla... Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka açıklayasın (bildiresin) ve onlar da düşünsünler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Beyyinelerle ve kitablarla; sana da bu zikri indirdik ki kendilerine indirileni nâsa anlatasın ve gerek ki tefekkür edeler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Biz o peygamberleri mucizelerle ve kitaplarla gönderdik. Ey Peygamberim! Sana da Kur'ân'ı indirdik ki, insanlara vahyedileni açıklayasın. Belki onlar da düşünürler.
Emrah Demiryent
(O peygamberler) apaçık mu‘cizeler ve kitaplarla (kavimlerine) gönderildiler. İnsanlara, kendilerine gönderileni (helâlleri ve harâmları) açıklaman ve (böylece onların) düşünüp öğüt almaları için sana da bu Kur’ân’ı vahyettik.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Nebiler ve zikir ehli) Apaçık delillerle, (nakli ve akli hikmetlerin yazıldığı) kitaplar(daki hakikatlerle cevap verirler. Ey Resulüm!) Sana da bu Zikri (Kur’an’ı) indirdik ki, kendilerine gönderilen (ayetleri) insanlara açıklayasın, ta ki tefekkür etsinler (düşünüp gerçeği görsünler diye)...
Erhan Aktaş
Onları¹ beyyinelerle² zeburlarla³ gönderdik. Sana da zikri⁴ indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin.5 Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.
Eski Anadolu Türkçesi
ḥüccetler-ile daħı kitāblar-ile. daħı indürdük senüñ anmaķ ya'nį ķur’ān tā bellü eyleyesin ādemįlere anı kim indürinildi anlara daħı anuñ-içün kim anlar endįşe eyleyeler.
Hasan Basri Çantay
(O peygamberler) apaçık bürhanlarla (mu'cizelerle) ve kitablarla (gönderildiler. Habîbim) biz sana da Kur'ânı indirdik. Tâki insanlara, kendilerine ne indirildiğini açıkça anlatasın ve tâki onlar da iyice fikirlerini kullansınlar.
Hayrat Neşriyat
(O peygamberleri) mu'cizelerle ve kitablarla (gönderdik). Sana da, kendilerine indirileni (helâl ve harâmı) insanlara açıklayasın diye Zikr'i (Kur'ân'ı) indirdik; tâ ki düşünsünler.
İhsan Aktaş
(O elçileri) deliller (kanıtlar) ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur’an’ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni okuyasın (ilan edesin) ve (böylece) onlar da (kendilerine indirilen o Kur’an üzerinde) iyice düşünsünler, diye.*
İlyas Yorulmaz
Onlar açık deliller ve vahy den oluşan sayfalarla gönderildiler. Sana da, öğütlerle dolu kitabı, onlara indirilenleri açıkça bildirmen için indirdik ki, belki düşünürler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bu elçiler açıklayıcı belgelerle, kitaplarla geldiler. Sana da Kur’an’ı bildirdik. Kendilerine gönderilenin ne olduğunu insanlara açıkça anlatasın, onlar da düşünsünler diye.
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara açık mucizeler, Kitaplar indirdik. Sana da Kur/an/ı inzal ettik ki nâs/a kendilerine indirilen emir ve nehyi beyan edesin, onlar da tefekkür etsinler.
İsmail Yakıt
(O peygamberleri) apaçık belgeler ve hikmet dolu sayfalarla [zubur] gönderdik. Sana da Zikr’i/Kur’an’ı indirdik ki insanlara kendilerine indirileni açıklayasın. Ola ki düşünüp öğüt alırlar.
Kadri Çelik
(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur'an'ı) insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler diye indirdik.
Abdullah Parlıyan
O peygamberler, apaçık delillerle ve kitaplarla gönderildiler. Ey peygamber! Biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara başından beri indirilegelen mesajın aslını, olanca açıklığıyla anlatasın diye, onlar da böylece belki düşünürler.
Kuran Yolu
O peygamberleri apaçık delillerle ve kutsal metinlerle gönderdik. İnsanlara indirdiklerimizi kendilerine açıklaman için ve (ola ki üzerinde) düşünürler diye sana da uyarıcı kitabı indirdik.
Mahmut Kısa
Allah, her devirde insanlar arasından elçiler seçmiş ve onları, hakîkati gözler önüne seren apaçıkdelillerle ve hikmet dolu kitaplarla insanlığı aydınlatmak üzere göndermiştir. Ve işte ey Muhammed, sana da hikmet, uyarı ve öğütlerle dolu bu Zikri gönderdik ki, kendilerine indirilen bu son ilâhî vahyi, —onun pratik hayata uygulanmasının bireysel ve toplumsal bir modelini de ortaya koyarak— tüm insanlığa açıkça bildiresin ve böylece onlar, Allah’ın ayetlerini düşünüp ibret alabilsinler. Fakat yine de, Kur’an’ın ortaya koyduğu hayat programından yüz çevirenler olacak:
Mahmut Özdemir
Zebûrlar (Kitaplar) ve Beyyineler (Açık Belgeler) ile! Onlara (iletilmek üzere) indirilmiş şeyleri İnsanlar’a beyan etmen için sana da Zikr’i indirdik. Umulur ki düşünürler.
Mehmet Çakır
Hem de mucize ve Kitap destekli olarak. Sana, unutulmaz bir Anı indirdik. Artık inenleri halkına izah edip kendilerini düşünceye salacaksın...
Mehmet Çoban
"Biz daha önce de erkeklerden Resuller seçtik! Vahiylerimizde açıkladığımız gerçekleri insanlara duyurdular. Geçmiştekiler gibi sana da okunan bir kitap gönderdik! Vahiylerimizi insanlara açıkla! İnsanlar düşünsün! Ayetlerimizi anlasın! Öğüt alıp cezamızdan kurtulsunlar!"
Mehmet Okuyan
43,44. Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. [*] Apaçık delilleri ve (ilahî) kitapları bilmiyorsanız, [zikr] (Vahiy) ehline sorun! [*]Kendilerine indirileni insanlara açıklaman (ilan etmen) için [*] ve düşünsünler diye sana da [zikr]i (Kur’an’ı) indirdik. [*]
Mehmet Türk
(O Peygamberleri) açık mûcizeler ve yazılmış kitaplarla (gönderdik).¹ Sana da insanlara indirilen (emir ve yasakları) belki düşünürler diye açıklaman için Kur’an’ı indirdik.
Muhammed Esed
[Onlar size, kendilerini] apaçık delillerle ve hikmet dolu ilahî kitaplarla ⁴⁷ [desteklediğimiz peygamberlerin ölümlü adamlardan başka kimseler olmadığını söyleyeceklerdir]. Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara, başından beri indirilegelen mesajın ⁴⁸ aslını olanca açıklığıyla ulaştırasın ve onlar da böylece belki düşünürler.
Mustafa Çavdar
Onları hakikatin apaçık belgeleri ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin diye sana da bu Kuran’ı indirdik. Bunu belki derinlemesine düşünürler. 5/67, 9/70, 11/57, 13/40, 29/18, 35/25
Ahmet Tekin
Peygamberleri, apaçık mûcizeler ve kitaplarla gönderdik. Sonra da, bütün insanların haklarının korunmasına, iyiliğine, kurtuluşuna vesile olsun diye, ana hatları vahyedilen konuları (mücmelleri) ayrıntılı açıklaman için, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur'ân'ı, bölüm bölüm sana indirdik. Umulur ki, düşünmelerine, incelemelerine vesile olur.
Mustafa İslamoğlu
(Biz onları) hakikatin açık belgeleri ve hikmet yüklü sayfalarla[²¹²⁷] (göndermiştik). İşte sana da bu uyarıcı vahyi indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın[²¹²⁸] ve belki onlar da bu sayede düşünürler.
Ömer Nasuhi Bilmen
(O peygamberleri) Açık mûcizeler ile ve kitaplar ile (gönderdik) ve sana da Kur'an'ı indirdik ki, kendilerine indirilmiş oldukları(emir ve nehyi) nâsa açıkça anlatasın ve gerek ki onlar da tefekkür edeler.
Orhan Kuntman
O peygamberleri açık mucizeler ve kitaplar ile gönderdik; (Ey Muhammed) Biz sana da, Kur'an’ı indirdik ki, insanlara kendilerine (Rablerinden) indirilen emir yasakları açıkça anlatasın, onların da bu nasihatlerden, düşünüp ibret alması gerekir.
Osman Fırat
(O resulleri) apaçık beyankitaplarla gönderdik. Ve da insanlara açıklaman zikri(Kur’an’ı) indirdik. Onlara indirdiğimizi (Kur’an’ı) umulur ki düşünür anlarlar.
Şaban Piriş
Onları açıklanmış belgeler ve kitaplarla (gönderdik.) Sana da “zikri” indirdik. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için. Umulur ki onlar da düşünürler.
Satıraltı Meal (1534)
Mu‘cizātlar bile ve kitāblar bile ve indürdük saña Ḳur’ānı beyān eylemeg‐içün ḫalḳa, özlerine inen şerī‘atlara, illā kim tefekkür idesiz.
Suat Yıldırım
Evet, belgeler, mûcizeler ve kitaplarla gönderdik onları. Sana da ey Resulüm bu zikri indirdik ki kendilerine indirileni insanlara açıklayasın. Umulur ki düşünüp anlarlar. [17, 93-94; 25, 20; 21, 8; 18, 110]
Süleyman Ateş
Açık kanıtları ve Kitapları. Sana da o Zikr'i indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın, ta ki düşünüp öğüt alsınlar.
Süleyman Tevfik (1927)
Biz onları mu'cizât ve kitâblar ile gönderdik ve kendilerine nâzil olan emir ve nehyi nâsa beyân itmen içün de sana Kur'ân'ı inzâl iyledik. Şâyed ki tefekkür ideler.
Süleymaniye Vakfı
Onları mucizelerle ve hikmet dolu sayfalarla[1] gönderdik. O Zikri (Kitabı) sana da indirdik ki kendilerine gönderilenin ne olduğunu o insanlara açık açık anlatasın[2], belki düşünürler.
Ahmet Varol
Apaçık delillerle ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendilerine indirileni açıklayasın ve olur ki düşünürler.
Ümit Şimşek
Onları apaçık deliller ve kitaplarla gönderdik. Sana da, kendilerine indirilmiş olanı insanlara açıklaman için Kur'ân'ı indirdik—tâ ki iyice düşünsünler.(7)
Yaşar Nuri Öztürk
Açık delillerle, kitaplarla gönderdik. Sana da bu zikiri/Kur'an'ı vahyettik ki, kendilerine indirileni insanlara açık-seçik bildiresin de derin derin düşünebilsinler.
Ali Bulaç
(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye.
Ali Fikri Yavuz
Biz, o Peygamberleri mûcizelerle ve kitaplarla gönderdik. Ey Rasûlüm, sana da Kur'an'ı indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara anlatasın olur ki; iyice düşünürler.
Bahaeddin Sağlam
43, 44. Senden önce, kendilerine vahyettiğimiz, mucizeler ve kitaplarla teyid ettiğimiz bazı erlerden (melekler değil) başka göndermedik. Eğer siz bilmiyorsanız, ehl-i zikirden (ilim ve keşif ehlinden) sorun. Seninle de, insanlara açıklamak üzere ve düşünmeleri için onlara inen Kur’anı gönderdik.
Bayraktar Bayraklı
Apaçık mucizelerle ve kitaplarla gönderildiler. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için ve düşünsünler diye, sana da bu Kur'ân'ı indirdik.