Nahl Suresi 46. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

46. Ayet

اَوْ يَأْخُذَهُمْ ف۪ي تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَۙ

Yahut onlar dönüp dolaşırken Allah’ın kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Onlar, Allah’ı âciz bırakacak değillerdir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Yahut onu aciz bırakamayacaklarına göre dönüp dolaşırlarken tutup onları helak etmeyeceğinden.

Besim Atalay (1965)

46,47. Ya da gezerlerken azaba yakalanmamaktan; yahut korku içindelerken, azap gelmiyeceğinden emniyette midirler? Onlar âciz kılamazlar Allahı, benim Tanrım acıyıcı, yarlıgayıcı

Cemal Külünkoğlu

Yahut dönüp dolaşırlarken (azabın) kendilerini yakalamasına karşı (korunabileceklerine dair bir yerlerden garanti mi aldılar)? Onlar, Allah'ı âciz bırakacak değillerdir.

Cemil Said (1924)

45, 46, 47. Hîle ve seyyiât icrâ idenler ayaklarının altında toprağın yarılmıyacağından ve yâhud hiç beklemedikleri bir zamânda ’azâb-ı elîme dûçâr olmıyacaklarından ve seyr ü seferleri esnâsında bu ’azâbın kendilerine yetişmiyeceğinden veyâ te’sîrini izâle idebileceklerinden veyâ emvâllerinin tedrîcen mahv idilmesi ile dûçâr-ı mücâzât olmıyacaklarından emîn midirler? Lâkin rabbiniz lütufkâr ve rahîmdir.

Diyanet Vakfı

45, 46. Kötülük tuzakları kuranlar, Allah'ın, kendilerini yere geçirmeyeceğinden veya kendilerine bilemeyecekleri bir yerden azabın gelmeyeceğinden veya onlar dönüp dolaşırlarken Allah'ın kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? Onlar (Allah'ı) âciz bırakacak değillerdir.

Edip Yüksel

Yahut (yataklarında) dönüp dururlarken kendilerini yakalamayacağından..? Onlar kurtulamazlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Veya dönüp dolaşırken kendileri yakalayıvermesinden, ki onlar âciz bırakacak değillerdir

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Yahut (rızık için) dolaşıp dururlarken (Allah'ın azabının) kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Üstelik onlar, azabı engelleyici de değillerdir.

Emrah Demiryent

Ya da onlar, (gafletle) dönüp dolaşırlarken, (azabımızın) kendilerini yakalamayacağından (emin mi oldular)? Ki onlar, buna (azabımıza) engel de olamazlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ya da onlar, (gafletle) dönüp dolaşmaktalarken, (İlahi azabın) onları yakalayıvermesinden (nasıl emindirler ve neye güvenmektedirler?) Ki onlar (bu konuda Allah’ı) aciz bırakacak değildirler.

Erhan Aktaş

Veya gezinip dururlarken, onları ansızın yakalamasından. Onlar, bunu engelleyemezler de.

Eski Anadolu Türkçesi

yā duta anları varmaķlarında gelmeklerinde? pes degül anlar āciz eyleyiciler.

Hasan Basri Çantay

Yahud onlar dönüb dolaşırlarken (Allahın) kendilerini yakalayıvermesinden (bir eman mı aldılar) ki onlar (hiç bir suretle Allâhı) aaciz bırakıcı değildirler.

Hayrat Neşriyat

Veya dönüp dolaşırlarken (azâbın) kendilerini yakalayıvermesinden (mi emin oldular)? Hâlbuki onlar, (Allah'ı) âciz bırakıcı kimseler değillerdir.

İhsan Aktaş

Yahut (normal hayatlarında) dönüp dolaşırlarken kendilerini yakalamayacağından (emin mi oldular)? Hâlbuki onlar, (Allah’ı) âciz bırakıcı kimseler değillerdir.

İlyas Yorulmaz

Veya bulundukları yerde dolaşırlarken azap onları yakalarsa bu durumda onların Allah’ı engelleyecek güçleri var mı?

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ya da dönüp dolaşırken Allah’ın kendilerini çarpacağından korkmuyorlar mı? Hem onlar Allah’ı bundan alıkoyamazlar da.

İsmail Hakkı İzmirli

Yahut gidip gelirken azaba giriftar olacaklarından emin mi oldular? Onlar Allah/ı âciz kılacak değillerdir.

İsmail Yakıt

Yahut dönüp dolaşırlarken kendilerini yakalayıvermesinden (emin midirler?). Onların engel olacak/aciz bırakacak güçleri yoktur.

Kadri Çelik

Ya da onlar, (normal hayatlarında) dönüp dolaşırlarken onları (azabın) yakalayıvermesinden (mi emindirler?) Ki onlar (bu konuda asla Allah'ı) aciz bırakacaklar değillerdir.

Abdullah Parlıyan

Yahut O'nu aciz bırakamayacaklarına göre, dönüp dolaşırlarken, tutup onları helak etmeyeceğinden.

Kuran Yolu

45-46. Şimdi şu kötülükleri planlayanlar, Allah’ın onları yerin dibine geçirmeyeceğinden veya hiç bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azabın gelmeyeceğinden ya da onlar işe güce dalmışken Allah’ın kendilerini kıskıvrak yakalamayacağından emin mi oldular? Onların bunu engelleme güçleri de yoktur.

Mahmut Kısa

Ya da refah ve zenginlikle şımarmış bir hâlde gezip dolaşırlarken, onları ansızın yakalayıp helâk etmeyeceğinden —ki buna asla engel olamazlar— nasıl emîn olabiliyorlar?

Mahmut Özdemir

Yahut tekallüb / debelenmelerinde onları yakalamasından (güvende mi oldular)? Onlar kaçıp kurtulacak değildir.

Mehmet Çakır

Ya da felaket, kendilerini ayakta dolaşırken yakalayabilir -ve buna asla mani olamazlar-.

Mehmet Çoban

"Yahut onlar rahatça özgürce yaşarlarken, Allah’ın cezalandırmak için kendilerini yakalamayacağından eminler mi? Unutmasınlar ki, karar verdiğimizde kimse Allah’ı engelleyemez. Bilmiyorlar mı? Ceza verirken kimse Allah’ı aciz bırakamaz."

Mehmet Okuyan

Veya onlar dönüp dolaşırlarken (Allah’ın) kendilerini yakalamasından (güvende midirler)? Onlar (Allah’ı) asla aciz bırakıcı değillerdir. [*]

Mehmet Türk

Yahut onlar (rızık için) dolaşıp dururlarken (hiç helâkin) kendilerini yakalayıvermesinden... (eminler mi?) Ve onlar (Allah’ı) asla âciz bırakamazlar.

Muhammed Esed

Yahut dönüp dururken ⁵¹ hiçbir şekilde engel olamayacakları (bir azapla O’nun) kendilerini [apansız] yakalamayacağına,

Mustafa Çavdar

Yahut gündelik işlerin peşinde dolaşırlarken asla kaçamayacakları bir azabın kendilerini yakalayıvermeyeceğinden yana bir garantileri mi var? 7/4-97-98, 15/61...84, 29/40, 46/21...25

Ahmet Tekin

Yahut onlar, servet, kudret ve ticaret sahibi olarak refah içinde ülke ülke dolaşırlarken, Allah'ın kendilerini yakalayamayacağından, cezalandırmayacağından emin mi oldular? Onlar Allah'ı âciz bırakacak, koyduğu kanunların dışına çıkacak, yakayı kurtaracak değildirler.

Mustafa İslamoğlu

Veya (gündelik telaşeyle) dolaşıp dururken, kendilerini asla savuşturamayacakları bir (belanın) yakalamayacağından?

Ömer Nasuhi Bilmen

Veya onları dönüp dolaşırlarken ya- kalayıvermesinden (emin mi oldular?) Halbuki, onlar (Hak Teâlâ'yı) aciz bırakıcılar değildirler.

Orhan Kuntman

45,46. (Ey Muhammed, sana karşı) Fesat planlan hazırlayanlar Allah’ın kendilerini yerin dibine geçirmeyeceğinden veya bilmedikleri bir yönden kendilerine bir azap gelmeyeceğinden ve o azabın (çölde kervan ile) bir yerden diğer bir yere giderken onları yakalamayacağından emin mi oldular? (Ki böyle şirk ve küfürde direnebiliyorlar) Oysa onlar Allah'ı aciz bırakacak değillerdir. (Allah’ın takdiri olan azaba engel olmaya hiçbir güç yetiremezler)

Osman Fırat

Hem de onlar dönüp dolaşırken Allah’ın kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Kendileri de buna engel olacak değillerdir!

Şaban Piriş

Veya Onlar, dolaşıp dururlarken, kaçamayacakları bir azabın kendilerine gelmesinden güvende midirler?

Satıraltı Meal (1534)

Yā helāk itmekden Allāh özlerini dünyāda sevindükleri yirde. Pes anlar‘āciz eylemezler.

Suat Yıldırım

45, 46. Şer planları hazırlayanlar, emin mi oldular: Allah'ın kendilerini yerin dibine geçirmesinden yahut hiç ummadıkları bir yerden azabın gelmesinden, yahut gezip dolaşırlarken Allah'ın kendilerini kıskıvrak yakalamasından? Çünkü onlar, kaçıp kurtulacak durumda değildirler. [67, 16-17]

Süleyman Ateş

Yahut dönüp dolaşırlarken onun, kendilerini yakalamayacağından (emin midirler)? Kendileri buna engel olacak değillerdir!

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar Allâh'ı 'âciz ider değillerdir. [*]

Süleymaniye Vakfı

Yahut dönüp dolaşırken Allah’ın onları yakalamasına karşı güvenceleri mi var? Onlar, Allah’ı çaresiz bırakamazlar.

Ahmet Varol

Yahut dönüp dolaşmaları esnasında kendilerini yakalamasından. Ki onlar (Allah'ı) aciz bırakacak değildirler.

Ümit Şimşek

Yahut onlar dolaşıp dururlarken, asla kaçamayacakları bir azabın kendilerini yakalayıvermesinden mi emin oldular?

Yaşar Nuri Öztürk

Yahut dönüp dolaşmaları sırasında kendilerini yakalamayacağından... Onlar buna engel de olamazlar.

Ali Bulaç

Ya da onlar, dönüp-dolaşırlarken, onları yakalayıvermesinden (mi emindirler?) Ki onlar (bu konuda Allah'ı) aciz bırakacak değildirler.

Ali Fikri Yavuz

Yahud gezip dolaşırlarken (Allah'ın azabı) kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Üstelik onlar, azabı engelleyiciler de değillerdir.

Bahaeddin Sağlam

Veya yeryüzünde dolaşırlarken, azabın kendilerine geleceğinden emin mi oldular? Azap gelirse, onlar kurtulacak değiller.

Bayraktar Bayraklı

45,46. Tuzak kuranlar, Allah'ın kendilerini yere geçirmeyeceğinden veya kendilerine bilemeyecekleri bir yerden azabın gelmeyeceğinden veya onlar dönüp dolaşırlarken Allah'ın kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? Onlar Allah'ı âciz bırakacak değillerdir.