Nahl Suresi 78. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

78. Ayet

وَاللّٰهُ اَخْرَجَكُمْ مِنْ بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْـًٔاۙ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Allah sizi, analarınızın karnından çıkardı, hiçbir şey bilmezdiniz ve size, şükredesiniz diye kulak verdi, gözler verdi, gönüller verdi.

Besim Atalay (1965)

Allah sizi, ananızın karnından bir şey bilmediğiniz halde çıkardı; size kulak, göz, gönül de verdi; olur ki şükredesiz !

Cemal Külünkoğlu

Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

Cemil Said (1924)

Allâh sizi vâlidelerinizin karnından hiç bir şey bilmediğiniz halde çıkardı, size işitmek içün kulak, görmek içün göz ve muhâkeme itmek içün akıl virdi tâ ki müteşekkir olasınız.

Diyanet Vakfı

Siz, hiçbir şey bilmezken Allah, sizi analarınızın karnından çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

Edip Yüksel

ALLAH sizi annelerinizin karnından çıkardığı zaman bir şey bilmiyordunuz. Size işitme, görme duyuları ve beyinler verdi ki şükredesiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Allah sizi analarınızın karınlarından öyle bir halde çıkardı ki hiç bir şey bilmiyordunuz, öyle iken size, işitme, gözler, gönüller verdi ki şükredesiniz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Allah sizi annelerinizin karnından çıkardığı zaman hiçbir şey bilmiyordunuz. Şükredesiniz diye size işitme (duygusu), gözler ve gönüller verdi.

Emrah Demiryent

Sizler hiçbir şey bilmez bir durumdayken, Allah sizi analarınızın karnından çıkardı, (Allah’a kulluk edip) şükredesiniz diye, size (hakikati işitecek) kulaklar, (hakikati görecek) gözler, (hakikati idrak edecek) kalpler verdi.

Abdullah-Ahmet Akgül

Allah, sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (yetenekleri) ve (idrak etmek için) gönüller verdi.

Erhan Aktaş

Ve Allah, sizi hiçbir şey bilmez halde, annelerinizin karnından çıkardı. Size işitme yetisi¹, görme yetisi² ve düşünme yetisi³ verdi. Umulur ki şükredersiniz.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı Tañrı çıķardı sizi atalaruñuz ķarınlarından bilmezlerken siz neseneyi daħı ķıldı sizüñ içün ķulaķ [141a] daħı gözler daħı göñüller anuñ-içün kim siz şükr eyleyesiz.

Hasan Basri Çantay

Allah sizi analarınızın karınlarından, kendiniz hiç bir şey bilmiyorken, çıkardı. Size, şükredesiniz diye kulaklar, gözler, gönüller verdi. Tâki şükredesiniz.

Hayrat Neşriyat

Ve Allah sizi analarınızın karınlarından, (siz) hiçbir şey bilmez bir hâlde iken çıkardı; şükredesiniz diye de size kulaklar, gözler ve kalbler verdi.

İhsan Aktaş

Ve Allah sizi analarınızın karınlarından, (siz) hiçbir şey bilmez bir hâlde iken çıkardı; şükredesiniz diye de size işitme duyusu, görme duyusu, akıl (idrak etme) yetisi verdi.*

İlyas Yorulmaz

Allah, sizler henüz hiçbir şey bilmezken, annelerinizin karnından sizi çıkarandır. Şükredesiniz diye size, kulak, göz ve kalp vermiştir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Allah sizi analarınızın karnından, hiç bir bilginiz olmadan çıkardı. Size kulak, göz, yürek verdi. Şükredesiniz diye.

İsmail Hakkı İzmirli

Allah sizi analarınızın karnından hiçbir şey bilmediğiniz halde çıkarmıştır. Size şükredesiniz diye kulaklar, gözler, kalpler vermiştir.

İsmail Yakıt

Allah sizi, analarınızın karnından siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Sizler şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

Kadri Çelik

Allah sizi annelerinizin karınlarından siz hiç bir şey bilmez halde iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi. Umulur ki şükredersiniz.

Abdullah Parlıyan

Ve Allah sizi analarınızın karnından çıkardı, hiç birşey bilmezdiniz. Belki de şükredersiniz diye size kulak verdi, gözler verdi ve gönüller verdi.

Kuran Yolu

Sizler hiçbir şey bilmez bir durumdayken Allah sizi analarınızın karnından dışarı çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler, kalpler verdi.

Mahmut Kısa

Sizi, hiçbir şey bilmeyen minicik bebekler hâlinde annelerinizin karnından çıkaran; kendisine kulluk edip şükredesiniz diye size duyacağınız kulaklar, göreceğiniz gözler ve araştırma, düşünme ve duyumsama yeteneği kazandıran gönüller veren Allah’tır. Size bahşedilen bu yetenekleri kullanarak çevrenizi dikkat ve ibretle inceleyin:

Mahmut Özdemir

Allah, sizi bir şey bilmediğiniz, annelerinizin karınlarından çıkardı. Sizin için İşitme, Görmeler ve Gönüller kıldı. Umulur ki şükredersiniz.

Mehmet Çakır

Allah sizi, ana rahminden dünyaya getirirken siz, hiçbir şeyin bilincinde değildiniz. O, giderek sizin duyma, görme ve hissetme yeteneklerinizi geliştirdi. Ona teşekkür borçlusunuz.

Mehmet Çoban

Siz hiçbir şey bilmezken Allah sizi analarınızın karnından çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler, kalpler verdi.

Mehmet Okuyan

Allah siz hiçbir şey bilmezken sizi analarınızın karınlarından çıkarmış, şükredesiniz diye size işitme (duyusu), gözler ve kalpler vermiştir. [*]

Mehmet Türk

Allah sizi annelerinizin karnından, hiç bir şey bilmez halde iken çıkardı. Belki şükredersiniz diye size kulak, göz ve gönüller verdi.

Muhammed Esed

Ve sizi analarınızın karnından, hiçbir şey bilmez bir halde çıkarıp size, şükredesiniz diye işitme duyusu, görme duyusu, duyma-düşünme yetisi bahşeden Allah’tır.

Mustafa Çavdar

Sizi analarınızın karnından hiçbir şey bilmez bir halde çıkaran ve belki hakkını verip şükredesiniz diye size duyma, işitme, görme ve düşünme kabiliyeti veren Allah’tır. 7/179, 23/78, 27/73, 46/26, 67/23

Ahmet Tekin

Allah sizi analarınızın karnından çıkardı. Siz, verdiğiniz taahhüt, kaderiniz, menfaatleriniz v.s. konularda hiçbir şey bilmiyordunuz. Size kulaklar, gözler, kalpler, akıllar verdi. Umulur ki şükrünüze vesile olur.

Mustafa İslamoğlu

Sizi analarınızın karınlarından hiçbir şey bilmez bir hâlde çıkaran, belki şükrederler diye sizin için işitme, görme ve duyma-düşünme kabiliyeti takdir eden de yine Allah’tır.[²¹⁶⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Allah sizi analarınızın karınlarından hiçbir şey bilmez olduğunuz halde çıkardı. Ve size teşekkür edesiniz diye kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

Orhan Kuntman

(Ey müşrikler, sizler kıyameti ve hesabı inkar ediyorsunuz, oysa) Allah sizi analarınızın karnından çıkardığı zaman hiçbir şey bilmiyordunuz, (hayvandan farksız idiniz) sonra (büyüdükçe) size kulak (manevi işitme yeteneği), gözler (basiret, manevi görme yeteneği) ve gönüller (vicdan, hak ile batılı ayırma yeteneği) verdi ki, (sizi hayvan değil, şerefli bir mahluk kıldığı için, Rabbinize) şükredesiniz!

Osman Fırat

Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve gönüller verdi.

Şaban Piriş

Allah sizi, hiçbir şey bilmez olduğunuz halde annelerinizin karnından çıkarmış ve size, şükür edesiniz diye kulak, göz ve kalp vermiştir.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı Tañrı Ta‘ālā çıḳardı sizi analaruñuz ḳarnından hīç nesne bilmez‐iken.Yaratdı sizi ḳulaḳlar işitmeg‐içün ve gözler görmeg‐içün ve yüreklerfikr‐içün. Ola kim siz bu ni‘metlere şükr eyleyesiz.

Suat Yıldırım

Allah sizi analarınızın karınlarından öyle bir halde çıkardı ki hiçbir şey bilmiyordunuz. Öyle iken size kulaklar, gözler, kalpler verdi ki şükredesiniz. [67, 23-24]

Süleyman Ateş

Allah sizi, (hiçbir şey bilmediğiniz durumda) annelerinizin karınlarından çıkardı, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller verdi ki şükredesiniz.

Süleyman Tevfik (1927)

Allâh sizi vâlidelerinizin karnından, hiç bir şey bilmediğiniz halde çıkardı. O'na şükr idesiniz içün işidir, görir, kalb sâhibi (düşünür, tefekkür ider) kıldı.

Süleymaniye Vakfı

Allah sizi analarınızın karnından çıkardığında hiç bir şey bilmiyordunuz. Ama size dinleme ve ileri görüşlü olma (basiret) özelliği ile gönüller vermişti. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

Ahmet Varol

Allah sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmez halde çıkardı ve belki şükredersiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

Ümit Şimşek

Allah sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmez halde çıkardı ve şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah sizi annelerinizin karınlarından çıkardı, hiçbir şey bilmiyordunuz; şükredebilesiniz diye size işitme gücü, gözler ve gönüller verdi.

Ali Bulaç

Allah, sizi annelerinizin karnından hiç bir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (duyularını) ve gönüller verdi.

Ali Fikri Yavuz

Siz hiçbir şey bilmezken Allah, sizi, analarınızın karnından çıkardı ve size kulaklar, gözler, kalbler verdi ki (iman edip) şükredesiniz.

Bahaeddin Sağlam

Allah, sizi analarınızın karınlarından çıkardı. Siz hiçbir şey bilmiyordunuz. Sizin için kulaklar, gözler ve duyular kıldı ki şükredesiniz.

Bayraktar Bayraklı

Siz hiçbir şey bilmezken Allah sizi analarınızın karnından çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.