82. Ayet
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ
Ey Muhammed! Eğer yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ
Ey Muhammed! Eğer yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir.
Bütün bunlara rağmen yüz çevirirlerse şüphe yok ki sana düşen vazife, açıkça tebliğden ibarettir.
Onlar yüz dönerse de, ancak sana düşen, açıkçana eriştirmek
(Ey Resul!) Bütün bunlara rağmen (yine de Allah'a kulluk etmekten) yüz çevirirlerse (üzülme, bundan sen sorumlu değilsin), sana düşen açıkça (hakikati) onlara tebliğ etmektir.
Varsunlar arkalarını çevirsünler sen yalnız ânlara vâzıhan teblîğa me’mûrsın.
(Ey Resûlüm!) Yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğden ibarettir.
Yüz çevirirlerse, sana düşen, yalnızca (mesajı) açık bir biçimde iletmektir.
Buna karşı eğer yüz çevirirlerse artık senin üzerine düşen ancak tebliği beliğdir
Buna rağmen eğer yüz çevirirlerse, ey Muhammed! Artık sana düşen sadece açık bir şekilde tebliğden ibarettir.
(Resûlüm! Bunca hakikatlere rağmen) şayet (müşrikler, tevhid üzere îmân edip, müslüman olmaktan) yüz çevirirlerse, artık (üzülme, bundan sen sorumlu değilsin), senin üzerine düşen (vazife, onlara hakkı) açık bir şekilde tebliğ etmektir.
(Ey Nebim!) Fakat (buna rağmen) onlar (hâlâ Hakk’tan ve kutlu çağrından) yüz çevirirlerse, (aldırma ve yolundan geri durma); Sana düşen yalnızca apaçık bir tebliğdir.
Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen sadece açık bir şekilde tebliğ¹ etmektir.
pes eger yüz döndüreler bayıķ üzerüñedür degürmek bellü.
Eğer yine yüz çevirirlerse artık senin üzerine düşen ancak apaçık bir tebliğden ibâretdir.
(Habîbim, yâ Muhammed!) Buna rağmen eğer yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak apaçık bir tebliğdir.
(Ey Resul!) Bütün bunlara rağmen (yine de Allah’a kulluk etmekten ve sana gelen haktan) yüz çevirirlerse (üzülme, bundan sen sorumlu değilsin), senin üzerine düşen (ise) ancak açıkça tebliğ etmektir.*
Allah’ın bu mesajlarından da yüz çevirirlerse, sana düşen yalnızca açık ve anlaşılır bir şekilde anlatmaktır.
Eğer onlar yine de yüz çevirecek olurlarsa, artık sana düşen, apaçık bir bildirmedir, o kadar.
Onlar yüz çevirirlerse sana ne! Çünkü senin vazifen ancak açık bir tebliğden ibarettir, onu da yaptın.
(Ey Peygamber!) Eğer onlar yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir.
Fakat onlar yüz çevirirlerse, sana düşen yalnızca apaçık bir tebliğdir.
Bütün bunlara rağmen ey peygamber! Hâlâ senden ve mesajından yüz çevirirlerse, şüphe yok ki sana düşen, açıkça bir bildirimdir.
(Ey resulüm!) Buna rağmen eğer onlar senden yüz çevirirlerse artık sana düşen, sadece açık seçik duyurmaktır.
Ey Müslüman! Bütün bunlara rağmen, yine de Allah’a kulluk etmekten yüz çevirirlerse, üzülme, bundan sen sorumlu değilsin. Çünkü sana düşen, yalnızca, onlara hakîkati açıkça duyurmaktan ibarettir. İnkârcılar, hakikati gösteren yeterli delil bulamadıklarından inkârı tercih ediyor değiller:
Yüz çevirdilerse, doğrusu sana düşen görev Açık Tebliğ Etmek’tir / Bildirim’dir.
Resulüm! kabul etmezlerse kendileri bilir. Çünkü senin görevin sadece duyurudur.
Biz düşünüp öğüt almaları için her şeyi açıkça anlatırız. İnsanlar buna rağmen gerçeklere yüzünü çevirirse; elçimiz olarak sana düşen ancak açık bir tebliğden ibarettir. Onları hiçbir şeye zorlayamazsın.
Yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen (görev) ancak apaçık tebliğdir.
(Ey Muhammed!) Eğer o (kâfirler hâlâ) yüz çevirirlerse sana düşen, sadece apaçık bir tebliğdir.
FAKAT, [ey Peygamber, eğer senden] yüz çevirirlerse, unutma ki, senin görevin sadece, [sana vahyolunan] mesajı açıkça duyurmaktan ibarettir.
Bunlara rağmen yine de yüz çevirecek olurlarsa, unutma ki sana düşen sadece apaçık bir tebliğdir. 3/20, 5/92-99, 13/40, 16/35, 24/54
Yine de İslâm'a sırtlarını çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendirmeyi sürdürürlerse Allah'ın azâbından kurtulamazlar. Senin açık seçik tebliğden başka bir sorumluluğun yok.
BUNA rağmen yüz çevirirlerse unutma ki sana düşen açık ve net olarak (mesajı) tebliğ etmektir.
Eğer onlar yine yüz çevirirlerse artık senin üzerine olan, apaçık bir tebliğden ibarettir.
(Ey Muhammed, onlar hak davetinden) Yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir. (Bütün sorumluluk onu kabul etmeyenlere aittir)
Şayet yüz çevirirlerse, (Resulüm) artık senin üzerine düşen sadece açık bir şekilde onlara (islam’ı) duyurmaktır.
Buna rağmen yine de yüz çevirirlerse, O zaman sana düşen açıkça tebliğdir.
Pes eger yüz dönderseler senüñ üstüñe vācib degüldür, illā risāleti degürmek.
Eğer bunca nimetlere rağmen yüz çevirirlerse sen sorumlu değilsin. Çünkü senin açık tebliğden başka bir görevin yoktur.
Eğer yine yüz çevirirlerse, artık senin üzerine düşen sadece açık bir şekilde duyurmaktır.
Eğer onlar İslâm'dan ve hakkı kabûlden i'râz iderler ise (sana zarar virmezler) Sana vâcib olan âşikâr teblîğdir.
Yüz çevirirlerse sana düşen sadece her şeyi açıklayan bir tebliğdir.
Ancak onlar yüz çevirirlerse artık senin üzerine düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
Eğer yüz çevirirlerse, zaten sana düşen açıkça tebliğ etmekten ibarettir.
Yine de yüz çevirirlerse artık sana düşen, açık bir tebliğden başka şey değildir.
Fakat onlar yüz çevirirlerse, sana düşen yalnızca apaçık bir tebliğdir.
Eğer buna karşı yine yüz çevirirlerse (islâmı kabul etmezlerse), ey Rasûlüm, senin üzerine düşen ancak açık bir tebliğdir. (Bu âyet-i kerime kıtal âyetinden önce nâzil olmuştur).
Artık, eğer arka verip kaçarlarsa, sana düşen ancak apaçık bir tebliğdir.
Eğer yüz çevirirlerse, sana, “ancak açıkça bildirmek” düşer.