Nahl Suresi 84. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

84. Ayet

وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يدًا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkâr edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve o gün her ümmete bir tanık getiririz de sonra kafirlere, ağız açıp özür dilemeye bile izin verilmez ve yaptıkları kötülüklerden vazgeçeceklerine dair verdikleri söz de kabul edilmez.

Besim Atalay (1965)

O gün her bir ümmetten, bir tanık çıkarırız, kâfir olanlara izin verilmez, özürleri de dinlenmez

Cemal Külünkoğlu

O gün (kıyamette) her ümmetten bir şahit getiririz. Sonra inkâr edenlere ne izin verilir ne de özür dilemelerine imkân sağlanır.

Cemil Said (1924)

Kıyâmet güni her ümmetden bir şâhid çıkaracağız o vakit kâfirlere izin virilmeyecek ve ânlar kabûl olunmayacakdır.

Diyanet Vakfı

Her ümmetten bir şahit göndereceğimiz gün, artık ne kâfir olanlara (özür dilemelerine) izin verilir ne de onların özür dilemeleri istenir.

Edip Yüksel

Her topluluktan bir tanık gönderdiğimiz gün, inkar edenlere ne izin verilir ne de özürleri kabul edilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir gün de gelecek ki her ümmetten bir şâhid ba'sedeceğiz, sonra o küfredenlere ne izin verilecek ne de onlardan tarzıye istenecek

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Her ümmetten bir şahid getireceğimiz gün, artık kâfirlere ne izin verilecek, ne de onlardan özür dilemeleri istenecektir.

Emrah Demiryent

O (hesap) gün (ünde) her ümmetten (gönderdiğimiz) bir (peygamberi, gönderilmiş oldukları kavmin îmânına veya inkârına) şahit (olarak, manevi huzurumuza) getiririz. Artık o kâfirlere ne (özür dilemeleri için) izin verilir ne de onlardan Rablerini razı etmeleri istenir.

Abdullah-Ahmet Akgül

Her ümmetten bir şahit getireceğimiz (ve herkesin amellerini ortaya dökeceğimiz) gün; (artık ondan) sonra inkâr edenlere (özür dilemeleri için) izin verilmeyecek, (Allah’tan) hoşnutluk dilekleri de kabul edilmeyecektir.

Erhan Aktaş

Her ümmetten¹ bir tanık getirdiğimiz gün, artık gerçeği yalanlayan nankörlere izin verilmez. Onlardan özür dilemeleri de istenmez.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol gün kim viribiyevüz her bölükden ŧanuķ andan destūr virinilmeye anlara kim kāfir oldılar ne daħı anlar ħoşnūd eylemek istenileler.

Hasan Basri Çantay

Bir gün her ümmetden birer şâhid göndereceğiz. Sonra o kâfirlere izin verilmeyecek, onlardan tarziye de taleb (ve kabul) edilmeyecek.

Hayrat Neşriyat

Her ümmetten bir şâhid çıkaracağımız gün ise,(3) artık inkâr edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilir, ne de onlardan (Rablerini) râzı etmeleri istenir.

İhsan Aktaş

Ve her ümmetten (kendilerine dinin tebliğ edildiğine dair) bir şahit göndereceğimiz (ve herkesin amellerini ortaya dökeceğimiz) gün; artık (ondan) sonra ne o inkâr etmiş olanlara [özür dilemeleri için] izin verilir, ne de hâllerini düzeltme fırsatı tanınır.*

İlyas Yorulmaz

O gün (hesap günü) her toplumun içerisinden şahitler getiririz ki, inkâr edenlerin gereksiz konuşmalarına ve kendilerine göre mazeret uydurmalarına izin verilmez.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün her topluluktan tanık getireceğiz, tanımazlar dinlenmiyecek, onların bağış dilemelerine de meydan verilmiyecektir.

İsmail Hakkı İzmirli

O gün her ümmetten hakkıyle şahit olan bir peygamber getireceğiz, kâfirlere özür için izin verilmeyecek, onlardan hoşnutluk da [⁷] istenmeyecek.

İsmail Yakıt

Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz²⁸ gün, artık inkâr edenlerin (konuşmalarına) ne izin verilir ve ne de özürleri kabul edilir.

Kadri Çelik

Her ümmetten bir şahit göndereceğimiz gün, artık ne küfre sapanlara izin verilir ve ne de (Allah'tan) hoşnutluk dilemeleri istenir.

Abdullah Parlıyan

Ama biz, bir gün gelecek ki, her toplumdan bir şahit çıkaracağız. O gün gerçekleri örtbas edenlere, özür dilemeleri için izin verilmeyecek, yaptıkları kötülüklerden vazgeçeceklerine dair verdikleri söz de kabul edilmeyecektir.

Kuran Yolu

Bir gün gelecek, her ümmetten bir tanık çıkaracağız ve artık inkâr etmiş olanların, ne (olmadık) mazeretler ileri sürmelerine izin verilecek ne de onlardan Allah’ın hoşnutluğunu kazanma yönünde çaba göstermeleri istenecektir.

Mahmut Kısa

O gün her toplumun içinden, vaktiyle onlara hak dini tebliğ etmiş olan Peygamber veya onun takipçisi olan dâvetçilerden birer tanık getirip ümmetiyle yüzleştirerek hepsini hesaba çekeceğiz! O zaman, şefaat konusunda kâfirlere herhangi bir izin verilmeyeceği gibi, tövbeleri de asla kabul edilmeyecektir!

Mahmut Özdemir

Bir gün ki her ümmetten bir şahid göndeririz; sonra inkâr etmiş olanlara izin verilmez; özür dilemeleri de istenmez.

Mehmet Çakır

O gün her milletten bir tanık çağıracağız. İnkarcılara söz hakkı verilmeyecek. Sızlanmaya bile hakları olmayacak.

Mehmet Çoban

Her topluluğa gerçekleri açıklayan elçilerimizi şahit tutacağımız hesap günü ne inkâr edenlerin özür dilemelerine izin verilir ne de böyle bir şey istenir. Süre bitmiştir. Hesap için insanların hayat defterleri açılmıştır. O gün elçilerimiz tebliğ ettiği dine şahit olurlar. İnsanların hayat defterleri yaptıklarına şahit olur. Hesaplarında hiçbir haksızlık yapılmaz.

Mehmet Okuyan

Her ümmetten bir şahit göndereceğimiz (getireceğimizi) gün, [*] artık (özür dilemeleri için) kâfir olanlara izin verilmez; onların özür dilemeleri de istenmez. [*]

Mehmet Türk

Her ümmete (peygamberlerini) şâhit¹ olarak göndereceğimiz o (kıyamet) günü, kâfirlerin (özür dilemelerine) izin verilmediği gibi onların dilekleri de asla kabul edilmeyecektir.

Muhammed Esed

Ama Biz gün gelecek her ümmetten ¹⁰⁰ bir tanık çıkaracağız: o Gün, hakkı inkara şartlanmış olanlardan [bilgisizlik gibi] bir ¹⁰¹ mazeret kabul edilmeyecek, af dilemeleri de asla kâle alınmayacaktır.

Mustafa Çavdar

Gün gelecek biz her toplumdan bir şahit çıkaracağız. İşte o zaman kâfirlerin özür beyan etmelerine izin verilmeyecek1 ve geri dönüş istekleri de kabul edilmeyecektir.2, 16/26...28, 45/34-35, 27/53, 14/44, 16/89, 23/99...108, 33/45-46, 39/69, 42/44, 63/10-11

Ahmet Tekin

Her milletten kutsal kitapları bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek önderler ve doğruları konuşan tek tek şâhitler görevlendireceğimiz gün, artık, ne kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfir olanların özür dilemelerine izin verilir, ne de, onların hoşnut etmeleri, özür dilemeleri istenir.

Mustafa İslamoğlu

Fakat bir gün gelecek Biz, her ümmetten bir şahit çıkaracağız. Sonra inkârda ısrar edenlere ne mazeret beyan etme izni verilecek, ne de suçlarını itiraf ile af dileme imkânı.[²¹⁷⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve bir gün her ümmetten birer şahit göndereceğiz. Sonra kâfir olmuş olanlara izin verilmeyecektir ve onlardan bir tarziye de istenmiyecektir.

Orhan Kuntman

(Oysa) Bir gün (kıyamet günü) her ümmetten birer şahit (olmak üzere peygamberlerini) getiririz (ki o gün) O kafirlere (itiraz etmeleri için asla) izin verilmez ve onlardan hiçbir özür kabul edilmez. (Onlardan ancak yaptıklarının hesabı sorulur)

Osman Fırat

Ve her ümmetten bir şâhid çıkardığımız gün, artık o kafirlere (konuşmalarına) izin verilmez ve de onlar hoş karşılanmazlar

Şaban Piriş

Her toplumdan birer şahit getirdiğimiz gün, artık küfredenlere izin verilmeyecek ve onların özürleri de dinlenmeyecektir.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ol gün ki virürüz her ümmetden nebīlerinden ṭanuḳlar. Andan ṣoñradestūr virilmez kāfirlere. ‘Öẕr ideler, daḫı anlara ‘itāb olunur.

Suat Yıldırım

Gün gelir, o gün her ümmetten birer şahit getiririz. Artık ne o kâfirlere konuşmaları için izin verilir, ne de özür dileme imkânı bırakılacak. [77, 35-36]

Süleyman Ateş

Her ümmetten bir şahid getirdiğimiz gün, artık ne nankörler(in konuşmaların)a izin verilir, ne de onların özür dilemeleri istenir.

Süleyman Tevfik (1927)

Yevm-i kıyâmetde her ümmetden bir şâhid ba's ideriz. Sonra kâfirlere beyân-ı 'özr içün izin virilmez ve onlara teklîf de olunmaz.

Süleymaniye Vakfı

Her toplumdan(ümmetten) bir şahit çıkardığımız gün, şahitlerden sonra kâfirlere konuşma izni verilmeyecek ve bağışlanma dileğinde bulunmaları bile istenmeyecektir[*].

Ahmet Varol

O gün, her ümmetten bir şahit getiririz. Sonra inkâr edenlere ne izin verilir ne de özür dilemeleri istenir.

Ümit Şimşek

Her ümmetten birer şahit(21) tuttuğumuz gün, artık kâfirlere ne özür beyan etmeleri için izin verilir, ne de onlardan kusurlarını affettirecek birşey istenir.

Yaşar Nuri Öztürk

Her ümmetten bir tanığı ortaya sürdüğümüz gün, küfre sapanlara ne izin verilir ne de özür dilemelerine imkân sağlanır.

Ali Bulaç

Her ümmetten bir şahid göndereceğimiz gün; (artık ondan) sonra ne inkâr edenlere (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilecek.

Ali Fikri Yavuz

Kıyamet gününde her ümmetten Peygamberlerini bir şâhid göndereceğiz ki, müminlerin imanına ve kâfirlerin küfrüne şâhidlik etsinler. Sonra o kâfirlere, (özür dilemek için) ne izin verilecek, ne de Allah'ın razı olduğu şeye dönüş kendilerinden istenecek veya kabul olunacak.

Bahaeddin Sağlam

Bir gün her ümmetten bir şahit diriltip göndereceğiz. Sonra onlardan kafir olanlara ne izin verilir ne de özür dilemeleri istenilir.

Bayraktar Bayraklı

Her milletten bir tanık getireceğimiz gün, artık inkâr edenlere özür dileme izni verilmez ve özürleri de dinlenmez.