Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Noksan sıfatlardan münezzehtir kulunu geceleyin Mescidi Haram'dan çevresini kutladığımız Mescidi Aksa' ya götüren, ayetlerimizden bir kısmını ona da gösterelim diye, şüphe yok ki o, her şeyi duyar, görür.
Besim Atalay (1965)
Kendisine belgelerimizden bir nicesin göstermekçin, kulunu geceleyin Mesçidi Haram'dan, yöresini uğurlu kıldığımız Mesçidi Aksâ'ya getirmiş olan Allah kutsaldır, O İşitir, O görür
Cemal Külünkoğlu
Yüceliğinde sınır olmayan O (Allah) ki kulu (Muhammed')i bir gece, kendisine bazı ayetleri göstermek için Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götürdü. Muhakkak ki O, (evet) O, (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla görendir.
Cemil Said (1924)
Bir gice vakti Allâh te’âlâ ’abdini (Muhammed sallAllâhu ’aleyhi vesellemi) Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya götüren Allâh’a hamd olsun. Mu’cizeler göstermek içün o mescidin etrâfındaki bilâd ve emâkine dünyâ berekâtı virdik. Allâh her şeyi işidir ve görir.
Diyanet Vakfı
Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Harâm'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir.
Edip Yüksel
Bazı ayetlerimizi kendisine göstermek için kulunu geceleyin (Mekke'deki) Kutsal Mescitten, çevresini kutlu kıldığı en uzak mescide (secde yerine) alıp götüren çok Yücedir. O kuşkusuz İşitendir, Görendir
Elmalılı Hamdi Yazır
Tenzih o Sübhana ki kulunu bir gece Mescidiharamdan o havalisini mübarek kıldığımız Mescidi Aksâya isrâ buyurdu ona âyetlerimizden gösterelim diye, hakıkat bu: odur o işiden gören
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Kulu Muhammed'i geceleyin, Mescidi Haram'dan kendisine bazı âyetlerimizi göstermek için, etrafını mübarek kıldığımız Mescidi Aksâ'ya götüren Allah, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz ki her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören O'dur.
Emrah Demiryent
Gecenin bir vaktinde, kendisine (kudretimize delâlet eden) bazı âyetlerimizi gösterelim diye (resûlü, Muhammed) kulunu (rûh ve bedeniyle) Mescid-i Harâm’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah, bütün noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla görendir.
Abdullah-Ahmet Akgül
• NOT: [İSRA SURESİ ilk ayetlerinde: a-Hem Miraç hadisesinin hikmet ve hedefleri anlatılmaktadır. b-Hem Mescid-i Aksa’nın (Kudüs ve Filistin topraklarının) ve civarının; Doğu Akdeniz Havzası, Türkiye, Mısır, Sudan, Suriye, Irak, İran ve Arabistan yarımadasının, iklim ve bitki ürünleri ve yer altı zenginlikleri bakımından bereketli kılındığı, ve özellikle Hakk Dinin ve büyük medeniyetlerin beşiği yapıldığı vurgulanmaktadır. c-Hem de Beni İsrail’in küfür ve zulüm ehlinin kirli geçmişlerine ve günümüzdeki acı akıbetlerine işaret buyrulmaktadır.] Bazı ayetlerimizden (ibret ve hikmet mucizelerimizden) kendisine göstermek için, (en makbul ve muhterem) kulunu (Hz. Muhammed’i AS) bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren (oradan da bütün gök katlarına yükseltip kudret ve hikmet eserlerini seyrettiren. Bak: İsrâ-93) O (Allah) Yücedir. (Sübhan olup her türlü hata ve noksanlıktan münezzehtir.) Gerçekten O (her şeyi, herkesi, her sesi ve kalpten geçeni) İşitendir, Görendir. (Öyle ise devamlı O’nun huzurunda bulunduğunuzu unutmayınız.)
Erhan Aktaş
O sübhandır.¹ Kulunu, Mescid-i Haram'dan² çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya³ bir gece yürüttü. Ona ayetlerimizi göstermek için. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
arulıġı anuñ, ol kim gice iltti ķulını bir gice, mescid-i harām’dan mescidi’l aķsa ya ol kim bereketlü eyledük yörendürisin anuñ tā gösterevüz aña nişānlarumuzdan. bayıķ ol oldur işidici görici.
Hasan Basri Çantay
Kulunu (Muhammed sallellâhü aleyhi ve sellemî) bir gece Mescid-i haramdan (alıb) Mescid-i Aksaaya kadar götüren (Zât-i ecelle ve a'lâ her dürlü nakıysalardan) münezzehdir. (O Mescid-i Aksaa ki) biz onun etrafına (feyz ve) bereket verdik (ve bu gece yolculuğunu) ona (o peygambere) âyetlerimizden ba'zısını gösterelim diye (yapdırdık). Şübhesiz ki O, (asıl) O (her şey'i) hakkıyle işiden, (her şey'i) kemâliyle görendir.
Hayrat Neşriyat
Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye, kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Harâm'dan, etrâfını mübârek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya (İsrâ -gece yürüyüşü- ile) götüren (Allah, her türlü noksanlıktan) münezzehtir.(1) Şübhesiz ki Semî'(herşeyi işiten), Basîr (hakkıyla gören), ancak O'dur.
İhsan Aktaş
Geceleyin, kendisine ayetlerimizden (kudretimizi yansıtan delillerimizden ve kâinatın işleyiş kanunlarından), bir kısmını gösterelim (müşahede ettirelim) diye kulunu Mescid-i Harâm’dan (kutsal secdelikten, Kâbe’den), çevresini mübarek kıldığımız Mescid’i Aksa’ya (en uzak secdelik’e) kadar (ruhen) götürmüş bulunan (o zatım olan Allah bütün) noksan sıfatlardan (niteliklerden) uzaktır. Şüphesiz o, işitendir; görendir.*
İlyas Yorulmaz
Kulunu bir gece Mescid-i Haramdan, çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksa’ya (Medine’ye), ayetlerimizi ona göstermemiz için, gece yürüyüşü yaptıran (Allah), bütün eksikliklerden noksanlıklardan uzaktır. O her şeyi işiten ve her şeyi görendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Uluların o Allah’ı ki kendisine belgelerimizden bir nicesini göstermek için kulunu geceleyin Mescid_i Haram’dan alıp, dolayını kutlulandırdığımız Mescid-i Aksa’ya götürdü. Çünkü O işiticidir, görücüdür.
İsmail Hakkı İzmirli
Kendisine kudretimize ait bazı âyetlerimizi göstermek için kulunu bir gece vakti Mesçid-i Haram/dan etrafına bereket verdiğimiz Mesçid-i Aksa/ya [²] götüren Zat her ayıptan tamamıyle münezzehtir. Semi/ O/dur, basir O/dur.
İsmail Yakıt
Kulunu bir gece Mescid-i Harâm’dan, kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya¹ götüren Allah noksanlıktan münezzeh olandır [subhân]. Muhakkak ki o Semî’dir, Basîr’dir.²
Kadri Çelik
Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Allah münezzehtir. Gerçekten O, işitendir görendir.
Abdullah Parlıyan
Yüceliğinde sınır olmayan O Allah ki, kulu Muhammed'i geceleyin, kendisine bazı ayetlerini göstermek için, Mekkede'ki Mescii Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız, Mescidi Aksâ'ya götürdü. Çünkü, gerçekten herşeyi duyan ve gören O'dur.
Kuran Yolu
Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.
Mahmut Kısa
O yüceler yücesi Allah ki, mûcizelerinden bir kısmını kendisine göstermek üzere, bir gece kulunu Mekke’deki Mescid-i Haram’dan alıp, bereketlerle kuşattığı Peygamberler diyarı Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürdü. Böylece, bugüne kadar elden ele taşınan tevhid sancağını devralan Son Elçi, yeryüzünde kendisini bekleyen çetin mücâdeleye hazırlanmak üzere, Rabb’inin huzurunda muhteşem mûcizelere şahit oldu ve tüm insanlığı aydınlatacak mesajlarla yeniden aranıza döndü. Hiç kuşkusuz O, her şeyi işiten, her şeyi gören mutlak kudret sahibidir.
Mahmut Özdemir
Ayetlerimizden ona göstermemiz için Mescid ül-Harâm’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid ül-Aksâ’ya geceleyin kulunu YÜRÜTMÜŞ olan ne yücedir! Gerçekten O, Gören İşiten’dir.
Mehmet Çakır
Kulu Muhammedi, gecenin bir vaktinde Mekke'den, hayırlar ülkesi Kudüs'e doğru yürüten erişilmez güç, övgüye lâyıktır. Biz, kainatın gözü ve kulağı olarak bu geziyi, kulumuza gücümüzü göstermek için yaptık...
Mehmet Çoban
Bir gece kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan, çevresini mübarek kıldığımız uzaktaki mescide (Mescid-i Aksa’ya) götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. Allah işitendir, görendir.
Mehmet Okuyan
Bir gece, kendisine delillerimizden gösterelim diye kulunu Mescid-i Haram’dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya (en uzak mescide) yürüten Allah yücedir. Şüphesiz ki O duyandır, görendir.
Mehmet Türk
Bir kısım mûcizelerimizi göstermek için¹ kulu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan,² çevresini (hayırlı ve) şerefli kıldığımız Mescid-i Aksa’ya³ götüren⁴ O (Allah’ın) şânı çok yücedir.⁵ Gerçekten O (Allah) her şeyi işitendir, görendir.
Muhammed Esed
YÜCELİĞİNDE sınır olmayan O [Allah] ki kulunu geceleyin, kendisine bazı alametlerimizi ¹ göstermek için [Mekke’deki] Mescid-i Harâm’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götürdü. ² Çünkü, gerçekten her şeyi işiten, her şeyi gören O’dur.
Mustafa Çavdar
Ayetlerimizden bir kısmını ona göstermek/iletmek için bir gece Mescidi Haram’dan, çevresini bereketli kıldığımız en uzak mescide/(Ciraneye) kulunu yürüten Allah, bütün noksanlıklardan uzaktır. Şüphesiz O’dur, her şeyi işiten ve her şeyi gören. 17/111, 57/4, 58/7
Ahmet Tekin
Bir gece, kulu Muhammedin Mescidi Haram'dan, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya, en yüce makama vuslatını gerçekleştiren, huzurunda secdesini sağlayan Allahı tesbih, tenzih ve takdis ederiz. Kudretimizin açık delillerinden olan o evrensel peygamberi ins ü cinne, bütün kainata tanıtalım; kainat ve ötesinin, geçmişte olanlar ve gelecekte olacakların bir kısmını ona müşahede ettirelim diye bu miracı gerçekleştirdik. Şüphesiz Rasulü Muhammedin, kainat ve ötesindeki duyduklarını ve gördüklerini duyuran ve gösteren Odur.
Mustafa İslamoğlu
YARATTIKLARINA benzemekten münezzeh, mutlak aşkın ve yüce O (Allah) ki,[²²¹⁵] kulunu[²²¹⁶] gecenin bir vaktinde[²²¹⁷] Mescid-i Haram’dan çevresini bereketli kıldığımız[²²¹⁸] Mescid-i Aksâ’ya,[²²¹⁹] âyetlerimizden bir kısmını gösterelim[²²²⁰] diye yürüttü:[²²²¹] zira O, evet sadece O’dur her şeyi işitip gören.[²²²²]
Ömer Nasuhi Bilmen
Münezehtir o (Hâlik-i Kudret) ki, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya yürüttü. Tâ ki, O'na âyetlerimizden gösterelim. Şüphe yok ki, ancak O (Hâlik-i Kadîm)dir ve herşeyi işiten, gören.
Orhan Kuntman
Kulunu (Muhammed s.a.s.'i) ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye; bir gece (Miraç gecesi) Mescid-i Haram'dan alıp -çevresini mübarek kıldığımız- Mescid-i Aksa ‘ya götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir. (Yücelerin Yücesidir) Herşeyi hakkıyle işitendir, herşeyi hakhyle görendir. O!
Osman Fırat
Sübhan olan Allah kulunu (Muhammed as’ı) Mescidi Haram’dan çevresini bereketli kıldığımız Mescidi Aksa’ya götürdü. O’na ayetlerimizden gösterelim diye bunu yapan Allah işiten ve görendir.
Şaban Piriş
Bir gece kulunu, Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya ayetlerimizi O'na göstermek için götüren (Allah) her türlü noksanlıktan uzaktır. Şüphesiz O, her şeyi işiten ve görendir.
Satıraltı Meal (1534)
Münezzehdür ol Allāh barça ‘ayblardan ki yürütdi ḳulını, bir giçede Mek‐keden Ḳudüse iletdi. Ol kim bereketlendürdük çevresini göstermeg‐içünözine bizüm āyetlerümüzden. Ol Allāh işidicidür göricidür.
Suat Yıldırım
Bir gece, kendisine bazı delillerimizi gösterelim diye kulu Muhammedi, Mescid-i Haramdan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksaya götüren O zatın şanı ne yücedir! Bütün eksikliklerden uzaktır O! Gerçekten, her şeyi işiten, her şeyi gören O'dur. [53, 18; 17, 60]
Süleyman Ateş
Eksiklikten uzaktır O (Allah) ki gecenin bir vaktinde kulunu, ayetlerimizden bir bölümünü, kendisine göstermemiz için, Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksa'ya yürüttü. Gerçekten O, işitendir, görendir.
Süleyman Tevfik (1927)
Tenzîh ve takdîs idin o Allâh'ı ki âyetlerimizden (kudret ve 'azamet-i ilâhiyeye delâlet iden şeylerden) ba'zılarını göstermek içün kulunı (Muhammed'i) gice vakti Mescid-i Harâm'dan Mescid-i Aksâ'ya götürdi. Allâh işidici ve bilicidir. [¹]
Süleymaniye Vakfı
Kulunu bir gecede Mescid-i Haram[¹]’dan alıp, çevresini bereketli kıldığı[²] en uzak mescide (el-Mescid’ul-aksâ’ya) götüren Allah, eksikliklerden uzaktır. Bu, ona bir kısım âyetlerimizi[³] göstermek içindir. O (Allah) dinler ve görür.
Ahmet Varol
Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir.
Ümit Şimşek
Her türlü eksiklikten münezzehtir o Allah ki, bir kısım âyetlerimizi göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haramdan alarak çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya seyahat ettirmiştir. O herşeyi işiten, herşeyi görendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Bütün varlıkların tespihi o kudretedir ki, ayetlerimizden bazılarını kendisine gösterelim/kendisini ayetlerimizden bir parça olarak gösterelim diye kulunu, gecenin birinde Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya/o en uzak secdegâha yürütmüştür. Hiç kuşkusuz, O'dur Semî' ve Basîr.
Ali Bulaç
Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O (Allah) yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir.
Ali Fikri Yavuz
Her türlü noksanlıktan münezzeh olan O Allah'dır ki, kulunu (Hz. Peygamber Aleyhisselâmı) gece Mescid-i Harâm'dan (Mekke'den alıp) o etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya kadar götürdü; ona, âyetlerimizden (kudretimize delâlet eden acaibliklerden) gösterelim diye yaptık. Hakikat bu: O Semî'dir = her şeyi işitir, Basîr'dir= her şeyi görür.
Bahaeddin Sağlam
Bir gece kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye, (Muhammed) kulunu, Mescid-ül Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-ül Aksa’ya götüren Allah(*) her nevi eksikliklerden münezzehtir. O gerçekten işitendir, görendir.
Bayraktar Bayraklı
Bir gece, kendisine âyetlerimizden/kâinatın işleyiş kanunlarından bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya yürüten Allah, noksan sıfatlardan uzaktır. O, işitendir; görendir. [281][282]