108. Ayet
وَيَقُولُونَ سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنْ كَانَ وَعْدُ رَبِّنَا لَمَفْعُولًا
“Rabbimizin şanı yücedir. Rabbimizin va’di mutlaka gerçekleşecektir” derler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَيَقُولُونَ سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنْ كَانَ وَعْدُ رَبِّنَا لَمَفْعُولًا
“Rabbimizin şanı yücedir. Rabbimizin va’di mutlaka gerçekleşecektir” derler.
Ve noksan sıfatlardan münezzehtir Rabbimiz diyorlar, gerçekten de Rabbimizin vaadi, yerine gelmiştir.
Hem de derler ki: Tanrımız kutsaldır, Tanrımızın sözü yerine gelir»
Ve derler ki, “Rabbimizin şanı yücedir, O'nun verdiği söz (elçinin gelmesi ve Kur'an'ın inmesi) kesinlikle gerçekleşmiştir.”
"Şükür olsun rabbin va’adleri icrâ olundı" dirler.
Ve derlerdi ki: Rabbimizi tesbih ederiz. Rabbimizin vâdi mutlaka yerine getirilir.
"Rabbimiz yücedir. Rabbimizin sözü gerçekleşmiştir," derler
Ve diyorlar ki tesbih rabbımıza «hakıkat rabbımızın va'di kat'ıyyen fı'le çıkarılmış bulunuyor
Ve derler ki: Rabbimizi tenzih ederiz. Şüphesiz ki Rabbimizin vaadi gerçekleşir.
‘Rabbimizi her türlü noksan sıfatlardan tenzih ederiz. Gerçek şu ki, Rabbimizin (her türlü) vaadi, kesinlikle yerine gelir’ derler.”
Ve: "Rabbimiz Yücedir, Rabbimizin va’adi kesinlikle gerçekleşmiş bulunuyor" diyerek (Allah’a teşekkür edilmektedir).
Ve derler ki: “Rabb'imiz her şeyden yücedir. Rabb'imizin uyarısı kesinlikle gerçekleşecektir.
daħı eydürler “arulıġı çalabumuzuñ bayıķ oldı çalabumuzuñ va'desi işlenmiş.”
Ve: «Rabbimizi tenzîh ederiz. Hakıykat, Rabbimizin va'di kat'iyyen fi'le çıkarılmışdır» diyorlar.
Ve derler ki: “Rabbimizi tenzîh ederiz; gerçekten Rabbimizin (kitablarımızda haber verdiği üzere âhir zaman peygamberi hakkındaki) va'di, doğrusu yerine getirilmiş oldu.”
Ve derler ki: ’Rabbimizi tenzîh ederiz; ’Hiç kuşku yok ki, Rabbimizin vaadi (sözü) mutlaka gerçekleşecektir.*
Sonra “Rabbimiz her türlü noksan sıfatlardan uzaktır. Rabbimizin vaat ettikleri mutlaka yerine gelecektir” derlerdi.
hem de : "Çalabımızı ulularız. Çünkü çalabımızın sözü kesin olarak gerçekleşmiştir diyorlar."
«— Rabbimiz tamamıyle münezzehtir [³], Rabbimizin vaadi her halde yerine gelir» derler,
(Onlar da) “Rabbimizi her türlü noksanlıktan tenzih ederiz. Rabbimizin vaadi mutlaka gerçekleşir” derler.
Ve derler ki: “Rabbimiz münezzehtir. Rabbimizin vaadi mutlaka gerçekleşir.”
Ve şöyle derler: “Sınırsız kudretiyle ne yücedir Rabbimiz, işte Rabbimizin vaadi apaçık gerçekleşti.”
Ve “Rabbimizi tesbih ederiz, rabbimizin vaadi mutlaka yerine getirilir” derler.
“Rabb’imizin şânı ne yücedir!” derler, “İşte, müjdelenen Son Elçi geldi ve Rabb’imizin vaadi nihâyet gerçekleşti!”
-"Rabbimiz sübhandır. Rabbimizin vaadi yapılagelmiştir” derler.
olur şey değil, Rabbi'mizin vadi gerçekleşiyor galiba " diyorlar.
Derler ki: "Rabbimizin şanı yücedir. Gerçekten Rabbimiz sözünü mutlaka yerine getirir!"
Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz) ki O’nun vaadi mutlaka yerine getirilmiştir.” derler. [*]
Ve onlar: “Bizim Rabbimiz ne ka dar da yücedir. Gerçekten Rabbimizin va’di kesinlikle gerçekleşmiş bulunuyor.” derler.¹
ve şöyle derler: “Sınırsız kudretiyle ne yücedir Rabbimiz! İşte Rabbimizin vaadi apaçık gerçekleşti!” ¹³¹
Ve derler ki; “Rabbimizin şanı ne yücedir, O’na boyun eğeriz! İşte Rabbimizin son mesaj ile ilgili vaadi gerçekleşmiş oldu.” 2/255, 40/64, 59/23
“Rabbimizi tenzih ve tesbih ederiz. Rabbimizin va'di mutlaka yerine getirilir.” de.
ve derler ki: “Kudret ve yüceliğine pâyân olmayan Rabbimizin şanı ne yücedir! İşte Rabbimizin sözü kesin olarak gerçekleşmiş bulunuyor!”[²³³⁸]
Ve derler ki, «Rabbimizi takdis ve tenzih ederiz. Rabbimizin vaadı hakikaten fiile çıkarılmış oldu.»
Ve: "Rabbimizi tenzih ederiz. (O elbette kafirlerin inkarından münezzehtir) Rabbimizin va'di kuşkusuz gerçekleşmiş oldu! (Önceki kitaplarda müjdelediği Son Peygamber geldi)" derler.
Ve Rabbimizin şanı ne yücedir. Eğer Rabbimizin bir va’di oldu ise o mutlaka gerçekleşecektir derler.
Ve şöyle derler: “Rabbimiz sen her türlü eksiklikten uzaksın, Eğer Rabbimiz bir söz verdiyse o elbette yerine gelecektir.
Daḫı eydürler: Münezzehdür Allāh va‘deye ḫilāf eylemekden. Taḥḳīḳ TañrıTa‘ālānuñ va‘desi şeksüz işlense gerek.
“Ulu Rabbimizin şanı yücedir. Ne vâd ederse mutlaka gerçekleşir. ” derler.
Rabbimizin şanı yücedir, gerçekten Rabbimizin sözü mutlaka yerine getirilir! derler.
"Rabbimiz her 'ayıb ve noksândan münezzehdir. Rabbimizin va'di her halde vâki' olacakdır" dirler.
Derler ki “Rabbimize boyun eğeriz; demek ki Rabbimizin verdiği söz gerçekleşmiş.”
Ve: "Rabbimizi tenzih ederiz. Rabbimizin vaadi kesinlikle yerine gelmiştir" derler.
“Rabbimizi her türlü kusurdan uzak tutarız,” derler. “Hiç kuşku yok ki, Rabbimizin vaadi gerçekleşecektir.”
Ve diyorlar: "Rabbimizin şanı yücedir, Rabbimizin vaadi mutlaka gerçekleşecektir!"
Ve derler ki: 'Rabbimiz yücedir, Rabbimizin va'di elbette gerçekleşmiş bulunuyor.'
Ve şöyle diyorlar: “- Rabbimizi tenzih ederiz (vaadini yerine getirir). Gerçekten Rabbimiz vaadi yerine getirilmiş bulunuyor.”
Ve: “Rabbimizi acizlikten, kusurlardan tenzih ederiz. Onun verdiği söz, mutlaka gerçekleşir.” derler. (Allah’ın sözünde durmaması, -hâşâ- onun acizliğini ve kusurlu olduğunu gerektirir ki; O, böyle bir şeyden çok münezzehtir.)
Derler ki: “Rabbimizi noksan sıfatlardan uzak tutarız. Rabbimizin vaadi mutlaka yerine getirilir.”