İsrâ Suresi 24. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

24. Ayet

وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَان۪ي صَغ۪يرًاۜ

Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

İkisine karşı da merhametle kanatlarını indir, mütevazı ol ve ya Rabbi de, onlar, çocukluğumda beni nasıl büyütüp yetiştirdilerse sen de onlara öylece merhamet et.

Besim Atalay (1965)

Hem de esirgeyerek alçak gönüllülükle kanad açın onlara, «Tanrım! Onlar beni nice büyüttülerse, sen de yarlığa kıl onlara» diye dua edesin

Cemal Külünkoğlu

Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Ey Rabbim! Beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!”

Cemil Said (1924)

Ânlara karşu mütevâzı’ ve rahîm ol ve Allâh’a "Yâ rabbî bunlar benim küçüklüğümde bana bakdılar, ânlara merhamet it" diyu du’â iyle.

Diyanet Vakfı

Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: «Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!» diyerek dua et.

Edip Yüksel

Onlara merhamet ederek alçak gönüllük kanadını ger ve de ki, "Rabbim, beni küçükken yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı."

Elmalılı Hamdi Yazır

İkisine de merhametten döşenerek kanad indir ve de ki: rabbım! İkisine de merhamet buyur, beni küçükken terbiye ettikleri gibi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

İkisine de acıyarak tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de: "Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et."

Emrah Demiryent

Onlara acıyarak tevazu kanadını indir ve “Rabbim! Onların beni küçükken terbiye edip yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhametinle muamele et!” de.

Abdullah-Ahmet Akgül

Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanadını ger ve de ki: "Rabbim, onlar beni küçükken nasıl (şefkatle) terbiye ettilerse Sen de onları esirge" (diye dua etmeli, hürmet ve şefkat göstermelidir).

Erhan Aktaş

Ve merhametle, alçakgönüllüce onlara kol kanat ger. Ve de ki: “Rabb'im, onların beni büyütürken gösterdikleri merhamet gibi, onlara merhamet et.”

Eski Anadolu Türkçesi

daħı yumşaķ eyle ol ikiye ħorlıķ yanın esirgemekden ötürü daħı eyit “iy çalabum! raḥmet eyle nite kim bislediler beni giçi iken.”

Hasan Basri Çantay

Onlara acıyarak tevaazu kanadını (yerlere kadar) indir ve: «Yârab, Onlar beni çocukken nasıl terbiye etdilerse Sen de kendilerini (öylece) esirge» de.

Hayrat Neşriyat

Hem onlara merhamet(in)den alçak gönüllülük kanadını indir ve de ki: “Rabbim!(Onlar) beni küçük iken nasıl (merhamet edip) yetiştirdilerse, (sen de) onlara (öyle)merhamet eyle!”

İhsan Aktaş

Ve o ikisine (ana babana) alçak gönüllü davranarak merhametle kol-kanat ger ve de ki: "Rabbim, o ikisi beni küçüklüğümde sevgiyle (özenle) görüp gözettikleri gibi, sen de onları merhametinle kolla!"

İlyas Yorulmaz

Onlara merhamet kanatlarını açarak koru ve onlar için “Rabbim, onların küçükken beni şefkatle yetiştirip eğittikleri gibi, sende onlara şefkat ve merhamet et” de.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlara acı da alçak gönüllülüğünün kanatlarını yerlere kadar indir. Şöyle de: "Çalabım! Onlar beni küçükken nasıl yetiştirdilerse, Sen de onları öyle esirge."

İsmail Hakkı İzmirli

23, 24. Rabbin kat/î olarak hükmetti: Ancak, O/na tapın, analarınıza, babalarınıza iyilik edin, şayet gerek yalnız biri, gerek ikisi birden yanında [¹] kocarsa sakın onlara «— Of, aman» deme [²] yüzlerine bağırma [³], onlara tatlı söz söyle, onlara karşı acıyarak [⁴], tezellül ve tevazu kanadını aç da de ki «— Yâ Rab! Onlar beni küçük yaşımda iken merhametle besledikleri gibi [⁵] sen de şimdi onlara öyle merhamet et.

İsmail Yakıt

Onlara merhamet ederek tevazu kanatlarını ger ve de ki: “Rabbim o ikisi tıpkı beni küçükken şefkatle terbiye edip yetiştirdikleri gibi, Sen de o ikisine rahmetinle muamele eyle!”

Kadri Çelik

Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: “Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse, sen de onları esirge.”

Abdullah Parlıyan

İkisine karşı da merhametle kol kanat ger, mütevazi ol ve ya Rabbi de: “Onlar çocukluğumda beni nasıl büyütüp yetiştirdilerse, sen de onlara öylece merhamet et!”

Kuran Yolu

Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster” diyerek dua et.

Mahmut Kısa

Onlara, en içten şefkat ve alçak gönüllülük duygularıyla kol kanat ger ve “Ey Rabb’im, onlar beni çocukluğumda nasıl büyütüp yetiştirdilerse, sen de onlara öylece merhamet et!” diye onlar için duâ et.

Mahmut Özdemir

Onlara Rahmet’ten Kol-Kanat ger! De ki: “Rabbim! Beni küçükken terbiye ettikleri gibi onlara merhamet et!”.

Mehmet Çakır

Onlara , kol kanat ol, sevgi ile yaklaş. " Ya Rab! Küçükken nasıl beni bağırlarına bastılarsa sen de onları kucakla " diye dua et.

Mehmet Çoban

Onlara merhametle yaklaş! "Rabbim! Onlar beni küçüklüğümde nasıl bakıp büyütmüşlerse; şimdi bana da onlara bakma gücü ver!" diyerek dua et!

Mehmet Okuyan

Onlara merhametten kaynaklanan alçak gönüllülük kanadını ger ve şöyle de: “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl sahiplendiyseler (özenle büyüttüyseler), şimdi sen de onlara merhamet et!”

Mehmet Türk

Onlara merhamet ederek alçak gönüllülükle kanat ger¹ ve: “Ey Rabbim! Onlar, beni küçükken nasıl (merhametle) terbiye ettilerse Sen de onlara merhamet et.” diye (dua et).

Muhammed Esed

ve onlara alçak gönüllüce ve acıyıp-esirgeyerek kol-kanat geresin; ²⁸ ve “Ey Rabbim!” diyesin, “Onların beni küçükken sevgi ve şefkatle besleyip büyüttükleri gibi, Sen de onlara merhamet eyle!”

Mustafa Çavdar

Dahası onlara şefkatle tevazu kanadını ger ve şöyle dua et: “Rabbim, onlar küçükken nasıl beni merhametle besleyip büyüttülerse şimdi de sen onları merhametinle kolla! 19/14

Ahmet Tekin

İkisine de, şefkatle, tevazu ile kol kanat ger. “Rabbim, onların, beni, küçükken terbiye edip yetiştirdikleri gibi sen de, onlara merhametinle muamele et” de.

Mustafa İslamoğlu

Dahası, o ikisine alçakgönüllü davranarak merhametle kol-kanat ger ve de ki: “Rabbim, o ikisi beni küçüklüğümde sevgiyle görüp gözettikleri gibi, sen de onları merhametinle kolla!”[²²⁵¹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve ikisi için merhametten tevazu kanadını indir ve de ki: «Yarabbi! İkisine de merhamet buyur. Nasıl ki, onlar beni çocuk iken besleyiverdiler.»

Orhan Kuntman

Onlara acıyarak üzerlerine şefkat kanatlarını indirin ve "Ey Rabbim, küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirdilerse sen de kendilerine merhamet eyle" diye dua etmenizi emretti"

Osman Fırat

Onları muhafaza kanatlarını tevazu ile üstlerine indir ve de ki: "Rabbim! Tıpkı beni küçükken nasıl koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı. "

Şaban Piriş

Onlara merhamet ile tevazu kanadını indir ve şöyle dua et: “Rabbim, onların küçükken bana merhametle muamele ettikleri gibi şimdi de sen onlara merhamet et.”

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı aşaġa eyle anlar‐çun miskinlik ḳanadını şefḳatden ve eyit: İy Çala‐bum, raḥmet eyle ikisine, nite kim beni bislediler kiçi‐y‐iken.

Suat Yıldırım

Şefkatle, tevazu ile onlara kol kanat ger ve şöyle dua et: “Ya Rabbî, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla yetiştirdilerse, ona mükâfat olarak Sen de onlara merhamet buyur! ”

Süleyman Ateş

Onlara acımadan dolayı, küçülme kanadını indir, (onlara karşı alçak gönüllü ol) ve: "Ey (her varlığı terbiye edip yetiştiren) Rabbim! Bunlar, beni küçükken nasıl (acıyıp) yetiştirdilerse sen de bunlara (öyle) acı!" de.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlara rahm ve şefkat ile tevâzu' göster: "Yâ Rabbî beni küçük iken besledikleri gibi onlara merhamet buyur" söyle.

Süleymaniye Vakfı

Onları merhamet kanatlarının altına al. De ki “Rabbim! Küçükken onlar bana nasıl iyilikte bulundularsa sen de onlara o şekilde iyilikte bulun.”

Ahmet Varol

Onlara acıyarak alçakgönüllük kanadını indir ve: "Ey Rabbim! Onlar beni küçükken eğittikleri gibi sen de onlara merhamet et" de.

Ümit Şimşek

Onları esirgeyerek tevazu kanadını ger ve de ki: “Rabbim, onlar beni küçüklüğümde nasıl yetiştirdilerse, Sen de onlara öylece merhamet et.”

Yaşar Nuri Öztürk

Rahmetten yerlere eğilme kanadını onlar için indir ve de ki: "Rabbim, merhametli davran onlara, tıpkı küçüklüğümde beni koruyup büyüttükleri gibi."

Ali Bulaç

Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: 'Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge.'

Ali Fikri Yavuz

İkisine de acıyarak tevazu kanadını indir ve şöyle de: “-Ey Rabbim! Onlar, beni küçükken terbiye edip yetiştirdikeri gibi, sen de kendilerine merhamet et.”

Bahaeddin Sağlam

Şefkatten gelen alçakgönüllülük kanadını onlara ger ve: “Ey Rabbim! Onlar beni küçük iken büyüttükleri gibi, Sen onlara rahmet et” de.

Bayraktar Bayraklı

Onlara alçak gönüllüce ve esirgeyerek kol kanat geresin ve “Ey Rabbim!” diyesin, “Onları beni küçükken sevgi ve şefkatle besleyip büyüttükleri gibi, sen de onlara merhamet eyle!”[286]