Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Anlamamaları için gönüllerine perdeler gerer, kulaklarına ağırlık veririz ve sen, Kur'an'da, Rabbini, bir olarak andın mı yüz çevirirler, uzaklaşırlar senden.
Besim Atalay (1965)
«Onu anlamasınlar» diye gönüllerine örtü, kulaklarına da ağırlık verdik, sen Kur'anda Tanrının birliğini anarken, iğrenerek arkaların dönerler
Cemal Külünkoğlu
Onların kalplerini (kötü niyetlerinden dolayı) onu anlamalarına mâni olacak şekilde bir kılıfla kaplarız ve kulaklarının işitme yeteneğini zayıflatırız. Bu yüzden, Kur'an okurken ne zaman Rabbinin tek bir ilah olduğundan söz etsen nefretle arkalarını dönüp giderler.
Cemil Said (1924)
Anlamasunlar diyu kalblerini setr itdik, kulaklarını ağırlaşdırdık. Kur’ân’da rabbinin vahdâniyetini zikr itdiğin vakit nefret ile uzaklaşıyorlar.
Diyanet Vakfı
Ayrıca, onu anlamamaları için kalplerine bir kapalılık ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Sen, Kur'an'da Rabbinin birliğini yâdettiğinde onlar, canları sıkılmış bir vaziyette, gerisin geri dönüp giderler.
Edip Yüksel
Ve onu anlamalarını engellemek için kalplerine kabuklar, kulaklarına da ağırlık koyarız.* Rabbini yalnızca Kuran'da andığın zaman nefretle geriye dönerler**
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve kalblerinin üzerine onu iyi anlamalarına mani' kabuklar geçiririz ve kulaklarına bir ağırlık veririz
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Ve kalblerinin üzerine, Kur'ân'ı anlamalarına engel perdeler geçiririz ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Rabbini Kur'ân'da bir tek olarak andığın zaman da ürkerek arkalarına döner kaçarlar.
Emrah Demiryent
Onların kalplerini (isyan ve küfürdeki inatlarından dolayı) onu anlamalarına mâni olacak şekilde bir kabukla (manevi bir kılıfla) kaplarız ve kulaklarına (işitmelerine engel olacak manevi bir) ağırlık koyarız. Kur’ân’da Rabbini (ibadete layık, tek) bir (ilâh) olarak andığın zaman, nefretle arkalarına dönüp kaçarlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
Ve onların kalpleri üzerine, Onu (Kur’an’ı) kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık bırakmışızdır. Sen Kur’an’da Rabbini "bir ve tek" (İlah olarak) andığın (tapınılacak, sığınılacak ve sadece O’nun hükümleri esas alınacak yegâne ZAT şeklinde inanıp açıkladığın) zaman, (münafıklar ve kalbi marazlılar) ’nefretle uzaklaşır vaziyette’ arkalarını dönüp gerisin geriye kaçıp kaytarmaktadırlar.
Erhan Aktaş
Kur'an'ı anlamalarına engel olsun diye, kalplerine perde, kulaklarına bir ağırlık koyduk. Sen, Kur'an'da Rabb'inin tekliğini andığın zaman, nefretle arkalarını dönüp kaçarlar.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķılduķ göñülleri üzere örtüler ya'nį kim anlamayalar anı daħı ķulaķlarında aġırlıķ. daħı ķaçan añdun çalabuñı ķur’ān’da yaluñuz iken yüz döndürdiler arķaları üzere ķalıcılar iken.
Hasan Basri Çantay
(Evet) onların kalbleri üzerine, onu (Kur'ânı) iyice anlamalarına (engel), perdeler gerer, kulaklarına bir ağırlık veririz. Sen Kur'anda Rabbini bir tek olarak andığın vakit onlar ürkek ürkek arkalarını çevirirler.
Hayrat Neşriyat
Ve kalblerinin üzerine (kendilerinin de istediği gibi) onu iyice anlamasınlar diye perdeler çekeriz, kulaklarına da bir ağırlık (koyarız)! Çünki Kur'ân'da Rabbini bir olarak zikrettiğin vakit, (onlar) nefret ederek arkalarını dönüp giderler.
İhsan Aktaş
Ve biz onu (Kur’an’ı) anlamaları (istememeleri) noktasında (melekler tarafından tanınmaları için iman etmediklerine dair) kalblerine (akıl, duygu ve karar verme merkezi olan beyinlerine) ekinne (manevi izler) oluşturduk. (Yine Kur’an’ı doğru anlamak için dinlemek istemediklerinden) kulaklarına da (manen) bir ağırlık (koyduk). Ayrıca Kur’an’da Rabbini tek olarak zikrettiğin zaman da onlar nefret ederek arkalarına döner giderler. *
İlyas Yorulmaz
Onların kalplerine, anlamalarını engelleyen bir örtü ve kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kur’an da yalnızca Rabbini andığında, nefretle arkalarını dönüp giderler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
yürekleri üzerine örtüler örteriz, kulaklarını da ağırlaştırırız, Kur’an’ı kavrıyamasınlar diye. Sen Kur’an’da çalabını bir tek olarak anınca da onlar ürkerek arkalarını dönerler.
İsmail Hakkı İzmirli
Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına işitmemek için ağırlık koyduk. Kur/an/da Rabbini bir tek olarak zikrettiğin zaman onlar nefret ederek dönüp giderler.
İsmail Yakıt
Kalplerine onu/Kur’an’ı anlamalarına engel olacak bir kapak, kulaklarına da bir ağırlık koyarız. Kur’an’da yalnız tek (Tanrı) olarak Rabbini andığın zaman, (tevhitten hoşlanmadıkları için) arkalarına dönüp kaçarlar.
Kadri Çelik
Ve onların kalpleri üzerine, onu (Kur'an'ı) kavrayıp anlarlar diye (engelleyen) kılıflar ve kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kur'an'da Rabbinin birliğini andığın zaman, gerisin geriye dönüp uzaklaşırlar.
Abdullah Parlıyan
Gönüllerine anlamalarına engel perdeler çeker, kulaklarına ağırlık koyarız ve sen Kur'ân'da Rabbinden, tek olarak bahsettin mi yüz çevirirler, uzaklaşırlar senden.
Kuran Yolu
Ayrıca onu anlamamaları için kalplerinin üzerine örtüler, kulaklarına da bir tıkaç koyarız. Sen rabbinin Kur’an’daki ismini tek başına andığında canları sıkılmış olarak arkalarını dönüp giderler.
Mahmut Kısa
İnsanın özüne yerleştirdiğimiz yasalar gereğince, onların kalplerine, onu anlamalarına engel kılıflar geçirir, kulaklarına da onu duymalarına engel ağırlıklar koyarız. İşte bu yüzden, Kur’an okuma esnasında, ne zaman Rabb’inden eşi ve ortağı olmayan bir tek ilâh olarak söz etsen, taptıkları ilâhların sahte olduğunun anlaşılacağı, buna bağlı olarak şeytânî düzenlerinin yıkılacağını bildiklerinden, ürkerek sırtlarını dönüp giderler. Sonra da, güya açığını yakalayıp sana karşı koz olarak kullanmak için, seni Kur’an okurken gizli gizli dinlerler:
Mahmut Özdemir
Onu fıkıh ederler / inceden inceye düşünürler diye kalbleri üzerinde kabuk örtüler, kulaklarında işitme ağırlığı yaptık. Kur’ân’da rabbini birleyerek andığın zaman nefretle arkalarına döndüler.
Mehmet Çakır
Kalplerini, anlamalarını önleyecek bir zarla kaplıyor, kulaklarını da ağırlaştırıyoruz. Bundan böyle sen Kuran’da, Allah’ı tek Tanrı olarak telaffuz eder etmez, onlar ürküp kaçarsa hiç şaşırma.
Mehmet Çoban
Ayrıca ayetlerimizi anlamamaları için kalplerine bir kapalılık, kulaklarına bir sağırlık veririz. Bu durum yaratılış yasamız gereğidir. Onların inkârları gözlerinde, kulaklarında, kalplerinde bir ön yargı oluşturur. Ön yargılarıyla ayetlerimize karşı gözlerini, kulaklarını, kalplerini kapatırlar. Sen onlara Kur’an okuyup Rabbinin birliğinden söz ettiğinde, onların canı sıkılır, dinlememek için senden uzaklaşırlar.
Mehmet Okuyan
(İnkârcıların) onu (Kur’an’ı) anlamalarıyla ilgili kalplerine bir kapalılık ve kulaklarına bir (s)ağırlık veririz. [*] Kur’an’da O’nu (Allah’ı tek ilah olarak) andığında, nefret ederek arkalarını dön(üp gid)erler. [*]
Mehmet Türk
Ve o (Kur’an’ı) anlamamaları için Biz onların kalplerine bir kapalılık, kulaklarına da bir ağırlık veririz.¹ Ve sen, Kur’an’da sadece Rabbini andığın zaman onlar, derhal (sana) sırt dönüp gerisin geriye giderler.²
Muhammed Esed
ve kalplerine, onu kavramalarına engel olan bir örtü koyarız ve kulaklarına bir tıkaç. ⁵⁵ Ve bu yüzden, Kur’an okurken ne zaman Rabbinden Tek Tanrı olarak söz etsen ⁵⁶ nefretle sırtlarını dönüp giderler.
Mustafa Çavdar
Kuran’ı anlamak istemeyenler kalplerinin üzerine perde gererler. Kulakları ile dinlemek istemezler. Sen Kuran’da Rabbinin tekliğini dillendirdiğinde, nefretle arkalarına dönüp kaçarlar. 19/73, 38/1...10, 41/44
Ahmet Tekin
Kur'ân'ı anlamalarını engellemek için, kafalarına, kalplerine örtüler koyarız, kulaklarına ağırlık veririz. Sen Kur'an'da, Rabbinin birliğini, bir tek olduğunu hatırlatarak anlattığında, onlar, canları sıkılmış bir vaziyette gerisin geri dönüp giderler.
Mustafa İslamoğlu
(akleden) kalplerinin üzerine onu anlamalarını engelleyen bir kapak, kulaklarına ise bir tıkaç yerleştiririz.[²²⁷⁷] Bu yüzden sen ne zaman Kur’an (okuma ânın)da Rabbini birleyerek ansan,[²²⁷⁸] nefretle gerisingeri dönüp uzaklaşırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onların kalpleri üzerine, onu iyice anlayamamaları için perdeler ve kulakları içine de bir ağırlık kıldık ve Kur'an'da rabbini bir olarak andığın zaman nefret ederek arkalarını dönüp giderler.
Orhan Kuntman
Kalplerinin üzerine- Kur’an’ı anlamalarını engelleyen- örtüler ve kulaklarına da bir ağırlık getiririz de, sen Kur'an'da Rabbini bir olarak andığın (putlarının batıl şeylerden ibaret olduğunu gösterdiğin) zaman o müşrikler nefret ederek (işitmek istemeyerek) arkalarını dönüp giderler.
Osman Fırat
Ve onların kalplerine, onu (Kur’an’ı) kavramalarına engel olan bir örtü koyarız ve kulaklarına da bir ağırlık. Ve sen Kur’an okurken ne zaman Rabbinden tek ilah olarak söz etsen sırtlarını dönüp kaçarlar.
Şaban Piriş
Onu anlarlar diye kalplerine örtüler, kulaklarına da ağırlık koyduk. Kur'an'da Rabbini tek olarak andığın zaman nefretle ardlarına dönerler.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ḳılduḳ anlaruñ yürekleri üstine örtüler, tā ki anı añlamayalar. Daḫıḳıluruz ḳulaḳlarında ṣaġırlıḳ. Daḫı ḳaçan añılsa seni yaradan Allāh Ḳur’āniçinde yaluñuz, yüz ḳaytarup ardlarına dönerler, ḳaçarlar.
Suat Yıldırım
Ve kalplerinin üzerine onu iyi anlamalarına mani kılıflar geçirir, kulaklarına da ağırlıklar koyarız. Sen Kur'ân'da Rabbini tek olarak andığın zaman, nefretle arkalarını dönüp giderler. [39, 45]
Süleyman Ateş
Kalblerine -onu anlamalarına engel olacak- kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyarız. Kur'an'da yalnız Rabbini andığın zaman (tek Tanrı inancından hoşlanmadıkları için) arkalarına dönüp kaçarlar.
Süleyman Tevfik (1927)
Kalblerine onı fehm itmekden örtü kor ve kulaklarına da sağırlık viririz. Ve Kur'an'da, yalnız olarak rabbini zikr iylediğin zamân senden nefret ider ve arkalarını dönerler. [¹]
Süleymaniye Vakfı
Sanki kalplerinin üstüne örtüler ve kulaklarına ağırlıklar koymuşuz gibi olurlar. Kur’ân’da Rabbini tek olarak andığında, nefretle sırtlarını dönerler[*].
Ahmet Varol
Onu anlayamamaları için kalplerine örtüler, kulaklarına da bir ağırlık koyarız. Kur'an'da Rabbini tek olarak andığın zaman nefretle arkalarını dönüverirler.
Ümit Şimşek
Kalplerine, onu anlamalarını önleyen bir örtü geçirir, kulaklarına da bir ağırlık veririz.(7) Sen Kur'ân'da Rabbini tek olarak andığın zaman da onlar arkalarını döner, nefretle kaçar giderler.
Yaşar Nuri Öztürk
Kalpleri üzerine, onu anlamamaları için kabuklar geçiririz, kulaklarına da bir ağırlık koyarız. Rabbini yalnız Kur'an'da andığın zaman/Kur'an'da yalnız O'nu andığın zaman, nefretle geriye dönüp kaçarlar.
Ali Bulaç
Ve onların kalbleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kur'an'da sadece Rabbini 'bir ve tek' (ilah olarak) andığın zaman, 'nefretle kaçar vaziyette' gerisin geriye giderler.
Ali Fikri Yavuz
Ve kalblerinin üzerine, Kur'ân'ı anlamalarına engel perdeler geçiririz, kulaklarına da bir ağırlık veririz. Rabbini, Kur'ân'da tek (eşsiz) olarak andığın zaman da, ürkerek arkalarını döner giderler.
Bahaeddin Sağlam
Anlamasınlar diye kalplerine kılıflar geçirmişiz, kulaklarına ağırlıklar koymuşuz. Çünkü sen Rabbini Kur’anda yalnız olarak zikrettiğin zaman sırtlarını dönüp kaçarlar.
Bayraktar Bayraklı
Âhirete inanmayanlar Kur'ân'ı anlarlar diye kalplerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk. Çünkü, Kur'ân'da Rabbini yalnız andığın zaman, onlar canları sıkılarak arkalarını dönerler.