48. Ayet
اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلًا
Bak, senin için ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık (doğru) yolu bulamazlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلًا
Bak, senin için ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık (doğru) yolu bulamazlar.
Bak da gör, sana nasıl örnekler getirip de saptılar ve artık bir yol bulmaya güçleri yetmeyecek onların.
Bak, seni nelere benzeterek saptılar, artık doğru yolu bulamazlar
(Ey Resul!) Bak, senin için (sihirbaz, kâhin, mecnun gibi) ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık onların doğru yolu bulmaya güçleri kalmamıştır.
Bak sana meseller darb idiyorlar lâkin dalâletdedirler hak yolunı bulamıyacaklardır.
Baksana; senin için ne türlü benzetmeler yaptılar! Bu yüzden, (öyle bir) saptılar ki, artık (doğru) yolu bulamayacaklardır.
Dikkat et, seni nasıl da tanımlayarak sapıyorlar ve artık bir daha yol bulamazlar
Biz pek âlâ biliyoruz seni dinlerken ne suretle dinliyorlar? Birbirleriyle fısıldaşırlarken de ve o zalimler derlerken de: başka değil, sırf bir sihirli adama tâbi' oluyorsunuz
Bak senin için nasıl misaller verdiler de bu yüzden nasıl sapıklığa düştüler! Artık hak yolu bulmaya güçleri yetmez.
(Resûlüm! O müşriklerin) senin için ne türlü benzetmeler yaptıklarına (sana yakıştırdıkları kötü sıfatlara) bir bak. (Senin hakkında; “o bir sihirbazdır, kâhindir ya da mecnundur diyorlar.) Onlar (senin hakkında söyledikleri bu sözler ile daha da) saptılar. Artık onlar (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe, doğru) yolu bulamazlar.
(Dikkat et) Sana nasıl örnekler (kafa karıştırıcı şeytani misaller) vererek saptıklarına bir bak, artık onların (İslam ve insanlık adına hayırlı) bir yola (girmeye iz’an ve vicdan) güçleri yetmemektedir.
Seni neye benzettiklerine¹ bir bak! Bu yüzden sapkınlaştılar. Artık, bir daha doğru yolu bulamazlar.
baķ nite urdılar saña meŝelleri pes azdılar pes [147a] güçleri yitmezler yola.
Bak, sana nasıl misâller getirib sapdılar. Artık onlar bir yol (bulmıy) a güc yetiremiyeceklerdir.
Bak, senin için (şâir, sihirbaz ve kâhin diyerek) nasıl misâller getirdiler de bu yüzden dalâlete düştüler; artık (hakka giden) bir yola güçleri yetmez.
Bak (Resulüm), hakkında ne tuhaf benzetmeler uyduruyorlar (sana bazen büyücü, bazen şair, bazen büyülenmiş, bazen mecnun, bazen da kâhin diyorlar); Böyle diye diye tamamen sapıp gittiler de, artık kendilerini hidayete ulaştıracak (doğru) yolu da bulabilecek durumda değildirler.
Onları bekle gör ki, senin için daha ne misaller anlatacaklar. Artık onlar doğrulardan sapmış olup, hakikate ulaşmak için kendilerine asla bir yol bulamayacaklar.
Bak, seni kimlere benzettiler! Onlar bir kere sapıtmışlardır, artık yollarını bulmıya güçleri yetmiyecektir.
Baksana: Seni kimlere benzettiler [⁷] de sapıttılar, onların doğru yol bulmaya güçleri de yoktur.
(Ey Peygamber!) Bak, senin için ne benzetmeler [emsâl]²⁵ yaptılar da sapıttılar. Artık doğru yolu bulamazlar.
Sana nasıl örnekler (kötü sıfatlar) vererek saptıklarına bir bak! Artık onların (doğru) yolu bulmaya güçleri yetmemektedir.
Baksana, onlar seni kimlere benzettiler de saptılar. Artık bir yol bulmaya güçleri yetmeyecek onların.
Bak işte, senin hakkında ne türlü benzetmeler yapıyorlar! Böylece yoldan saptılar, bir daha da doğru yolu bulamıyorlar.
Ey Muhammed! Bak; zâlimler, gerçeği çarpıtmak için senin hakkında kimi zaman büyücü, kimi zaman büyülenmiş, bazan zeki bir düzenbaz, bazan deli, bazan da şâir diyerek nasıl saçma ve anlamsız örnekler getirdiler de doğru yoldan iyice saptılar; bu bakış açısıyla, bir daha da doğru yola gelemezler!
Bir bak, sana nasıl Misâller verdiler? Sapıttılar; artık yol bulamazlar.
Senin için neler uyduruyorlar görüyor musun? İyice sapıttılar, artık çaresizler...
Baksana: Seni nelere benzetiyorlar. Bu yüzden öyle saptılar ki artık doğru yolu bulamayacaklar.
Baksana; senin için ne türlü benzetmeler yapıp saptılar; (doğru) yolu bulamazlar.
Bak, seni nelerle mukayese ederek, nasıl da sapkınlığa düştüler. Artık onlar, hak yolu asla bulamazlar.¹
Seni benzettikleri şeye bak [ey Peygamber!] Bir kere yoldan çıkmış bunlar ve bu yüzden [hakka çıkan] bir yol da bulacak durumda değiller artık!
Şunlara bak, sana neler yakıştırıyorlar öyle! Ve öyle bir sapıyorlar ki, artık doğru yolu bulmalarına imkân yok. 10/90...93, 23/25, 25/41, 51/52
İbret nazarıyla bak, senin için ne türlü benzetmeler yaptılar. Bu yüzden başlarına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaştılar, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ettiler, artık doğru yola ulaşabilecekleri bir çıkış yolu da bulamayacaklar.
Şunların seni neye benzettiklerine bir bak hele! Ve sonuçta öyle bir sapıttılar ki, bir daha doğru yolu bulacak (muhakeme) gücünü asla kendilerinde bulamayacaklar.[²²⁷⁹]
Bak senin için nasıl misaller irad ettiler, artık onlar sapıtmış oldular, artık onlar doğru bir yola (gitmeğe) güç yetiremezler.
(Ey Muhammed) Bak o müşrikler, senin için (şair, sihirbaz, kâhin ve mecnun gibi birbirini tutmaz) ne benzetmeler yaptılar da bu yüzden sapıklığa düştüler, artık onlar doğru yolu bulmaya güç yetiremezler.
Bak, senin için ne misaller veriyorlar ve böylece saptılar. Artık (doğru) yolu bulamaya güç yetiremezler.
Sana nasıl örnek verdiklerine bir bak! Bu sebeple onlar sapıtmışlardır. Artık yol da bulamazlar.
Gör niçe urdılar saña meẟelleri, pes azdılar ḥaḳdan, yol ṭapmadılar.
Bak Resulüm, seni nelere kıyas ettiler (gâh şair, gâh büyücü, gâh kâhin, gâh mecnûn dediler) de nasıl dalâlete düştüler? Hem öyle sersemleştiler ki artık yol bulacak halleri kalmadı.
Bak, nasıl misaller verdiler (seni şa'ire, büyücüye, kahine ve mecnuna benzettiler) de şaştılar. Artık bir daha yolu bulamazlar.
(Yâ Muhammed) Senin içün nasıl meseller darb iderek dalâlete düşürdüklerine ve hakka yol bulamadıklarına nazar it.
Baksana seni nelere benzettiler de sapıttılar. Artık bir çıkış yolu bulamazlar.
Bak sana nasıl örnekler verdiler de saptılar. Artık bir yol (bulmay)a güç yetiremezler.
Seni benzettikleri şeye bak! Onlar öyle bir saptılar ki, bir daha da yollarını bulamıyorlar.
Bak nasıl örnekler verdiler sana, nasıl sapıttılar. Artık hiçbir yola varamazlar.
Sana nasıl örnekler vererek saptıklarına bir bak, artık onların bir yola güçleri yetmemektedir.
Bak, seni nelere nisbet ettiler (şairdir, sahirdir, mecnundur dediler) de nasıl dalâlete düştüler! Artık hak yolu bulmağa güçleri yetmez.
İşte bak; senin için nasıl örnekler verdiler! Onun için öyle saptılar ki yol bulamıyorlar.
Baksana, senin için ne türlü benzetmeyi yaptılar! Bu yüzden öylesine saptılar ki, artık doğru yolu bulamayacaklardır.