65. Ayet
اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ وَك۪يلًا
“Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ وَك۪يلًا
“Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!”
Şüphe yok ki gerçek kullarımın üstünde hiçbir hükmün yoktur, onlara karşı hiçbir gücün olmaz senin ve Rabbin, koruyucu olarak yeter onlara.
«Benim kullarıma gücün yetmez, Tanrın yeter vekil olarak !»
“Şüphesiz ki benim (erdemli) kullarım üzerinde senin hiçbir etkin olmayacaktır. (Onlara) vekil olarak Rabbin yeter!”
"Fakat bemim mü’min ’ibâdım üzerinde hiç bir te’sîrin olmıyacakdır. Ânlar içün rablerini tevkîl itmek kifâyet iyler" buyurdı.
Şurası muhakkak ki, benim (ihlâslı) kullarım üzerinde senin hiçbir ağırlığın olmayacaktır. (Onları) koruyucu olarak Rabbin yeter.
"Kullarıma gelince, senin onlar üzerine hiç bir gücün yoktur." Koruyucu olarak Rabbin yeter.
Doğrusu o benim kullarım yok mu! Senin onlar üzerine hiç bir saltanatın yoktur, vekîl ise rabbın yeter
Doğrusu benim (ihlaslı) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.
(Ey İblîs, ancak şunu da kesin olarak bil ki) Şüphesiz, benim (ihlâslı) kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur.” (Onlara) Vekil olarak Rabbin yeter.
"Ama şu kesin ki (ey İblis!) Benim (sadık ve uyanık) kullarıma (karşı) senin hiçbir sultanın (zorlayıcı hükümranlığın geçerli) değildir-sökmeyecektir." Vekîl olarak Rabbin yeterlidir.
“Bana yönelmiş kullarım üzerinde, senin bir sultanın¹ yoktur. Vekil² olarak Rabb'in yeter.”
“bayıķ ķullarum yoķdur senüñ anlaruñ üzere güç yitmek daħı ŧap oldı çalabuñ śaķlayıcı iş sürici.”
«Benim gerçek kullarım (var ya.) Senin onlar üzerinde hiç bir haakimiyyetin yokdur. (Onlara) vekîl olarak Rabbin yeter».
“Şübhesiz ki kullarımın üzerinde senin için bir hâkimiyet yoktur. (Onlara) Vekîl olarak ise Rabbin yeter!”
(Ey İblis!) “Şüphesiz ki benim (ihlaslı gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir etkin (yaptırım gücün) olmayacaktır. Ve (onları) koruyucu olarak Rabbin yeter!”(buyurdu.)*
“Şüphesiz ki benim kullarım üzerinde senin hiçbir yaptırım gücün (etkin) yoktur. Böyle olduğuna Rabbin kefil olarak yeter” dedi.
İşte benim öz kullarım üzerinde senin hiçbir baskın olamaz. Senin çalabının gözetici olması yeter."
«— Benim halis kullarıma senin hiçbir tasallûtun olamaz. Rabbinin vekil ve gözetici olması elverir [¹⁰]».
“Muhakkak ki Ben’im (gerçek) kullarım üzerine senin bir gücün [sultân] yoktur.³⁴ Vekil olarak Rabbin yeter!” buyurdu.
“Benim kullarım (ise); senin onlar üzerinde hiç bir zorlayıcı gücün yoktur.” Vekil olarak Rabbin yeter.
Şüphesiz ki, benim gerçek kullarımın üzerinde hiçbir hükmün yoktur, onlara karşı hiçbir gücün olamaz. Vekil mi arıyoruz, Rabbimizden başkasına ne ihtiyacımız var, O yeter.
“Şurası muhakkak ki benim kullarım üzerinde senin hiçbir nüfuzun olmayacaktır.” Güvenip dayanmak için rabbin yeter.
“Ama ey İblîs, şunu da bil ki, Benim gösterdiğim yolda yürüyen ve sadece Bana güvenen kullarımın üzerinde senin hiçbir egemenliğin, zorlayıcı gücün olmayacaktır. Evet, her konuda güvenilir bir vekil olarak, Rabb’in onlara yeter!” Öyleyse, ey insan! Ezelî düşmanını tanımalı ve onun sinsi tuzaklarına karşı uyanık olmalısın! İşte, ona karşı girişeceğin amansız mücâdelede sana yol gösterecek, imanını güçlendirecek açıklama ve uyarılar:
"Benim kullarım üzerinde senin bir sültanın / etkileme gücün yoktur". Senin rabbin vekîl olarak yeter.
hasılı ne yaparsan yap kullarıma baskı yapma yetkisine sahip değilsin. Rabb'in kullarını sana karşı kollayacaktır...
"Şüphesiz benim inanan kullarım üzerinde senin hiçbir ağırlığın olmayacaktır. Rabbin onlara vekil olarak yeter!"
“(Samimi) kullarım üzerinde senin hiçbir gücün yoktur.” [Vekil] (güven kaynağı) olarak Rabbin yeter. [*]
(Ve devamla): “...doğrusu Benim (has) kullarım¹ üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin olamaz.² Onlara vekil olarak Rabbin yeter.” (buyurdu.)
[Bununla birlikte yine de] bil ki, [Bana güven bağlayan] kullarım üzerinde senin bir etkin olmayacaktır; ⁸⁰ çünkü kimse Rabbin kadar güvene layık değildir.”
“Şunu iyi bil ki, benim has kullarımın üzerinde senin hiçbir etkin gücün olmayacaktır. Zira Rabbin vekil olarak yeter.” 15/40, 16/98...100, 38/83
Beni ilâh tanıyan, candan müslüman olarak bana bağlanan, saygılı kullarımın üzerinde onun nüfuzu, etkili bir gücü yoktur. Ona karşı Rabbin, hâmi ve güvence olarak yeter.
Fakat unutma ki, (gerçek) kullarım üzerinde senin yaptırım gücün olmayacaktır:[²³⁰⁰] zira senin Rabbin, (kullarını) koruyucu otorite olarak haydi haydi yeterlidir!”
«Şüphesiz benim kullarım var ya, senin için onların üzerinde bir hakimiyet yoktur. Vekil olarak da Rabbin kâfidir.»
"Kuşkusuz benim ihlaslı kullarımın üzerine senin hiçbir hakimiyetin yoktur, onları (senin şerrinden) koruyucu olarak Rabbin yeter" buyurdu.
Benim kullarımın üzerinde senin bir gücün olmayacak ve vekil olarak Rabbin yeter.
Şüphesiz kullarımın üzerinde senin bir gücün yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.
Taḥḳīḳ benüm ḳullarum üstine ki muḫliṣlerdür sen musallaṭ olmazsın.Tañrı Ta‘ālā yitişür vekīl olmaġa isti‘āẕede.
“Benim gerçek kullarıma senin asla bir hakimiyetin olamayacaktır. Rabbinin onları koruyucu olması yeter de artar! ”
Benim (gerçek) kullarım(a gelince) senin onlar(ı kandırmağ)a gücün yetmez! vekil olarak Rabbin yeter.
"Benim has kullarım üzerine senin tasalluta haddin yokdur, onlara rabbin vekîl olarak kâfîdir." didi. [¹]
“Kullarım üzerinde senin bir üstünlüğün (gücün,yetkin) yoktur[*]. Rabbinin onlara vekil olması yeter.”
"Şüphesiz benim (gerçek) kullarımın üzerinde senin bir gücün olamaz." Vekil olarak Rabbin yeter.
“Benim kullarım üzerinde ise senin hiçbir gücün yoktur. Vekil olarak Rabbin onlara yeter.”
"Kuşkusuz, benim kullarım üzerinde senin hiçbir sultan olmayacaktır." Vekil olarak Rabbin yeter.
'Benim kullarım; senin onlar üzerinde hiç bir zorlayıcı gücün (hakimiyetin) yoktur.' Vekil olarak Rabbin yeter.
Doğrusu, benim o gerçek kullarım var ya! Senin (ey İblis) onlar üzerine hiç bir hâkimiyetin yoktur. Rabbin ise, vekil olarak yeter.
“Şüphesiz hakiki kullarımın üstünde senin bir tesirin olmaz.” Koruyucu olarak Rabbin yeter.
“Benim kullarıma gelince; senin onlara gücün yetmez. Vekil olarak Rabbin yeter.”